‘CEMO’ diye biri

Hayrullah Demiray
Hayrullah Demiray

Gazeteci meslektaşlarım ile ilgili çok fazla yazı yazmam. Ama kendini bilmezlere birkaç kelamım elbette olacak.

Bazı düşüncelerimi kenara not ederim, söyleyeceklerimi ise dolandırmadan doğrudan söylerim. Bahaneler üretip birileri üzerinden başkalarını yermeye çalışmam.

Geçmişte malum bir süreç yaşadım ve o dönemde birileri kendine yakışmayacak şekilde birkaç yazı yazdı.

Elbette zamanı geldiğinde cevap vermem gereken şekilde cevabını verdim, veririm.

Bu konuda kimsenin şüphesi olmasın.

Bazen sesimiz çıkmıyorsa edebimizdendir.

Yoksa korktuğumuz ya da çekindiğimiz için değildir.

Bunun böyle bilinmesini isterim.

“Kişinin hatırı yoksa sahibinin hatırı vardır” derler ya bizimki de o misal.

Ama bu tamamen sahibinden bağımsız bir durum. Çünkü o dönem vatandaşın biri oturup klavye başında bir şeyler karalamış, hesapta iş yapmıştı.

Ben düşünmeden altını doldurmadığım hiçbir şeyi yazmam ve söylemem.

Şimdi aldığım notları değerlendiriyorum;

Kulak arkası etmediğim notlarla sadece bir gün oturup özellikle altı dolu bir yazı yazmak istedim.

Bu kentte bizim meslekte bazı kişiler gittiği yere göre şekil değiştirebiliyor. Gittikleri yerlere esenlikler yerine musibet götürenler de var.

Bunlardan biri de ‘Cemo’ adında bir arkadaş.

Anlamayanlar için biraz daha açık yazayım. İsminin baş harfi C, soyadının baş harfi de Ö.

Siz anladınız kim olduğunu aslında ama ben buradan açık şekilde yazmayacağım. Nasıl olsa o anlayacak ve birkaç gün sonra klavye kahramanlığı yapacak.

Dedim ya, insanlarla sohbet ettikleri iki kelimenin üstüne yalan yanlış sözler ekleyerek, birilerine söyleyecekleri lafı başkaları üzerinden söylemeye alışmışlar.

O yüzden işte bu zat-ı muhterem; bir dönem sırf selam bile vermediğim isimdi. Zaten Kocaeli’de çalışmadığı bir tek bizim gazete kaldı. Allah da nasip etmesin. Çalışmayı asla düşünmedim.

Kendini dev aynasında gören, gittiği yere göre kılık değiştiren insanlardan oldum olası hoşlanmadım.

Onun için de yollarımız kesişmedi.

İyi ki yollarımız bir yerde birleşmedi ve kesişmedi.

Bu zat-ı muhtereme bu yaştan sonra dinler mi bilmem ama bir tavsiyem olacak.

Bir daha birisine söylemek istediklerini kendin bizzat söyle, başkasının üzerinden söyleme!

Zaten gittiğin her yere bir musibetle gidiyorsun.

Bugüne kadar hangi gazetede çalıştıysa o gazete kapandı ya da el değiştirdi.

Deyin ki yalan!

Burada saymak istemiyorum.

O gazete sahiplerine haksızlık olmasın. Ama merak edenler olursa özelde bilgi veririm. O zaman bana hak verecekler.

İnsan ikiyüzlü olmayacak, insan sırtını döndüğünde arkandan iş çevirmeyecek.

İnsan, “ağam gitti paşam geldi” demeyecek, biraz cesaretli biraz da karakterli olacak ve öyle davranacak.

Demek ki akıl yaşta değil baştadır.

Bu mesleği kaç yıldır yaparsanız yapın ama omurgalı yapın.

Kendiniz olun!

Ha bu arada şunu da ifade etmeden geçemeyeceğim;

O dönem bu yaptıklarını uzun zamandan beri birlikte yol yürüdüğümüz meslek büyüğümüz olan Sayın Galip Ataman hocamızla aramıza nifak sokmak için ve haddini bilmediği için yaptı, lakin oyunu tutmadı.

Sana son bir kelam daha edeyim;

Bu meslekte kendini ispatlamış hem yaşça büyük hem de meslek büyüğümüz olan Galip Ataman’a laf söylemek bana göre sana düşmez.

Yaptığı haberleri üç gün sonra yapınca zoruna gitmemesi gerekir. Yaptığın haber itibarsızlaştığı için oraya buraya saldırmak ayıptır ayıp, ama sen anlar mısın bilmem.

Aldığınız her köşeyi başka şekilde değerlendirmeyin!

Saygılarımla…

- Bizim Yaka Kocaeli Gazetesi, Hayrullah Demiray tarafından kaleme alındı
https://www.bizimyaka.com/makale/5450587/hayrullah-demiray/cemo-diye-biri