Minibüsçüler sonunda patladı; “Gerekirse kontak kapatırız!”

Galip Ataman
Galip Ataman

Koronavirüs (Covid-19) salgını herkesi mağdur etti.

İşi olanlar işlerini, aşlarını kaybetti.

İşsizlere yeni işsizler eklendi.

Dükkanı kapatılan esnaf, borç batağında kıvranıyor.

Okullar kapalı olduğundan siftah yapamayan esnaf kan ağlıyor.

Ama Özel Halk Otobüsleri sahipleri kamu görevi gördükleri ve yaptıkları iş gereği her zaman diğer sektörlerde çalışanlara göre korundu, kollandı.

Ocak 2016’da Resmi Gazete’de yayınlanan yasa sonrası araç sahiplerine 65 yaş, engelli, polis, postacı, basın mensuplarından ücret alınması karşılığında aylık 1.000 TL ödeme yapıldı.

Kocaeli Büyükşehir Belediye Meclisi’nin devrim niteliğinde 14 Şubat 2018 tarihinde aldığı kararla Özel Halk Otobüs sahiplerine her ay ücretsiz taşınan yolcular için Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı tarafından ödenen 1.000 TL’lik gelir desteğini aşan her bir ücretsiz biniş toplamları ay sonunda hesaplanarak aldıkları destek ücretinin üzerine eklenerek Büyükşehir Belediyesi tarafından ödenmeye başladı.

Koronavirüs salgın döneminde hiçbir sektöre yapılmazken Kocaeli’de 3 ay süreyle Özel Halk Otobüs sahiplerine mağduriyetlerini gidermek amacıyla toplam 17 milyon 600 bin TL ödeme yapıldı.

MEYDAN OKUMA MI?

Koronavirüste devletlerin olduğu gibi esnafın da ekonomik sıkıntı çektiği bir dönemde esnaf kuruluşlarının üyelerinin mağduriyetlerin giderilmesini istemek, çözüm aramak en doğal hakkıdır.

Hak ararken ücretlere zam istemenin de yolu yordamı olduğu gibi dikkatli olmak lazım.

“Aba altından sopa göstermenin” ötesinde açıkça meydan okurcasına “rest” çekmek doğru değil.

Tüm Özel Halk Otobüsleri Birliği (TÖHOB) Başkanı Ercan Soydaş ve yönetim kurulu üyelerinin Özel Halk Otobüsçülerinin yaşadığı zorluklar ve talepleriyle ilgili açıklaması gibi.

Hak, hukuk, adaletten” bahsederken hukuku, yasaları ve yönetmelikleri yok sayan TÖHOB açıklamasında, “Şehit ailelerimiz, gazilerimiz ve güvenlik güçlerimiz hariç, 2021 yılı Ocak ayından itibaren ücretsiz taşımaya Türkiye genelinde mecburen son verilecektir” üslubu doğru bulmadığımı, minibüsçü esnafına yakıştıramadığımı söylemek istiyorum.
Ne demek, “Gerekirse kontak kapatırız, cezai müeyyideleri kabul ediyoruz”.

Geçmişte benzer çıkışları yerel yönetimlerin sabrını test etmek isteyen Kocaeli Otobüs ve Minibüsçüler Odası Başkanı Mustafa Kurt da yapmıştı.
Kurt, 65 yaş ve üstü, engelli ve engelli refakatçisi kartları bulunan kişileri 11 Nisan’dan itibaren ücretsiz taşımayacaklarını açıklamıştı.
Ne oldu?
Özellikle 65 yaş üstü yolcuları afra tafra yapsalar da, hor görseler de, bindirmemek için her yolu deneseler de taşıdılar, karşılığında paralarını aldılar.
Aynı yolu şimdi Tüm Özel Halk Otobüsleri Birliği (TÖHOB) Başkanı Ercan Soydaş deniyor
Koronavirüs salgın sürecinde TÖHOB üyeleri en çok mağdur olan sektör olabilir.
Kanun eksikliği ve ücretsiz taşıma konusunda ilgili tüm kurum ve kuruluşlara resmi verilerle bilgi verilmesine rağmen şu ana kadar herhangi bir sonuç alınamaması nedeniyle camia üzüntünün ötesinde sıkıntıya girebilir.

Ama bunun yolu yöntemi “rest çekmek, meydan okumak” olmamalıydı.

Hem de dayanışmaya, birlik ve beraber olmaya en çok ihtiyaç duyduğumuz bir an da.

Aslına bakılırsa; Özel Halk Otobüs sahipleri kanunla tanınan 65 yaş üstünü ücretsiz taşımayı hiç kabullenemedi.

Bir iki kişinin yaptığı yanlış nedeniyle tüm 65 yaş üstü vatandaşları itibarsızlaştırmaya, kırmaya, üzmeye kalkıştılar.

Kaldı ki salgının Türkiye’ye girdiği Mart ayından buyana Özel Halk Otobüsüne binen 65 yaş üstü vatandaş olduğunu sanmıyorum.

Özel Halk Otobüs sahiplerine tavsiyem; 65 yaş üstü vatandaşların ücretsiz yasal haklarını kullanmalarını engellemenin yolu “rest çekmek, ceza ödemek pahasına taşımayız” diyerek yerel yönetimlerin sabrını test etmek olmamalıdır.

Türkiye’nin en güçlü, en etkin kamu görevi yapan özel sektör olarak haklarını, isteklerini “tehditle, şantajla” değil görüşmeyle yasal yollardan halletmeleridir.

TBMM ve Büyükşehir Belediye meclislerinde her partiden üyeleri var.

Onları devreye soksunlar, kapılarında nöbet tutsunlar, Ocak 2016’da Resmi Gazete’de yayınlanan ücretsiz seyahat yasasıyla sonrası çıkartılan yönetmelikleri iptal ettirsinler.

Yerel yöneticilerin sabrını test etmeye hiç kalkışmasınlar.

Geçmişte gördüler ve yaşadılar. “Zam vermezseniz kontak kapatırız” dediler.

Büyükşehir Belediyesi 240 konforlu, seri, güvenli, çevre dostu 12 metre ve körüklü otobüs aldı.

Ne oldu? Özel halk otobüs sahiplerinin gelirleri azaldı.

5 yıl sonra aynı yöntemi deneyeceklerini söyleyenlere cevap, “Önümüzdeki aylarda “79 adet 12 metre, 30 adet körüklü, 5 adet uzun yol otobüsü olmak üzere 114 toplu taşıma araç alacağız” diyen Büyükşehir Belediyesi’nden geldi.

ESKİSİ GİBİ OLMAZ

“Diğer sektörlerde ücretsiz hizmet yaptırılmadığını” öne sürerek zaman zaman istediklerini alamayınca “Kontak kapatırız” tehdidinde bulunan özel halk otobüs sahipleri salgın bitse de yaşamın her sektörde olduğu gibi TÖHOB sektöründe de eskisi gibi olmayacağını, gelirlerinin azalacağını kabul etmek zorundalar.

SONUÇ: Koronavirüs salgını Özel Halk Otobüs sahiplerini mağdur ettiği doğru.

En çok mağduriyeti okulların kapanmasıyla öğrencileri taşıyamayan Özel Halk Otobüs sahiplerinin yüzde 40 gelir kaybına uğradıkları da gerçek.

Ama bunun yolu; yerel yönetimlerin sabrını test edecek kararlar almak değil, yasal yollardan çözmek olmalıdır.

TÖHOB üyeleri araçlarını yenileyemiyorlarsa, yolcuları seri, güvenli, konforlu araçlarla taşımak istiyorlarsa Büyükşehir Belediyesi’nin kapısını çalsınlar.

“ortak havuz sistemi” ya da “hizmet alımı” uygulamasının hayata geçirilmesini istemelidirler.

Yoksa dimyata giderken evdeki bulgurdan olurlar.

Benden söylemesi ve uyarması!


TÖHOB BAŞKANLIK AÇIKLAMASI

Tüm Özel Halk Otobüsleri Birliği Başkanı Ercan Soydaş ve Yönetim Kurulu Üyeleri Özel Halk Otobüsçülerinin yaşadığı zorluklar ve talepleriyle ilgili açıklama yaptı. Yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi; "TÖHOB yönetimi olarak göreve geldiğimiz günden bu yana yaptığımız ikili görüşmelerde, kanun eksikliği ve ücretsiz taşıma konusunda ilgili tüm kurum ve kuruluşlara resmi verilerle bilgi verilmesine rağmen şu ana kadar herhangi bir sonuç alınamaması camiamızı ziyadesiyle üzmüştür.

BELLİ STANDARDA BAĞLANMALI 

Devasa bir camianın kaderine terk edilmesi ve hiçbir sektörde olmayan ücretsiz hizmetin bu sektörü yok etmesine göz yumulması izahı mümkün olmayan bir durumdur. Birçok il ve ilçede Özel Halk Otobüsü, özel toplu taşıma aracı, özel halk minibüsü isimleri altında 5 farklı statüde belediyeler tarafından özel toplu taşıma hizmeti yaptırılmaktadır. Ticari araçlar içerisinde tahdit kapsamına alınmayan ancak hiçbir ticari araçta olmayan, devir ücreti, durak katılım payı, yolcu başına pay gibi gerekçelerle belediyelere ödemeler yapılmaktadır. Her belediyenin farklı uygulamalarla çalışma şartlarını belirlediği Özel Halk Otobüsleri ücret tarifeleri ve çalışma koşulları adına belli bir standarda bağlanmalıdır.

İCRALIK OLUYORUZ

Türkiye’de hiçbir özel sektöre ücretsiz hizmet yaptırılmamaktadır. Bütün giderlerini kendileri karşılayan Özel Halk Otobüsü esnaflarına devlet illere göre değişen oranlarda gelir desteği vermektedir. Bu miktarlar günlük örnek olarak Çanakkale’de 800/30/3,25=8 binişe tekabül etmekte, oysa bir araca günlük ortalama ücretsiz binen yolcu sayısı 175 – 325 arasındadır. Bu durumda gelir gider dengesini esnaflarımızın sağlaması mümkün değildir. Nitekim birçok esnafımız haciz ve icralarla mücadele etmektedir.

TAŞIMACILIK SUİSTİMAL EDİLİYOR

Ayrıca bu kartların kullanımında ciddi suistimaller tespit edilmiştir. Anayasanın eşit vatandaş ilkesi gereği, ben ücretli biniyorken bu ne diye ücretsiz biniyor mantığı ile vatandaş ücretsiz binme yollarını aramaktadır. Örneğin; 65 yaş kartı kullanan bir yolcumuzun elektronik sistemde yapılan tespitlere göre bir günde 32 defa toplu taşıma aracı kullandığı, engelli kartı kullanan yolcularımızın da koşarak gelip araca binerek engelli kartı gösterdikleri tespit edilmiştir.

BİNİŞ BAŞINA ÜCRET İSTİYORUZ

Ücretsiz taşımacılığın, sosyolojik olarak yaşlıya ve engelliye olan saygıyı bitirdiği, diğer yolcuların yaşlılara ve gerçek engellilere yer vermediklerinden anlaşılmaktadır. Hakkaniyet yönünden bakıldığında ise maddi  durumu çok iyi olan ve milyonlarca liralık evlerde oturan serbest kart sahibi araçlarımızdan ücretsiz faydalanırken bu evlere temizliğe veya tamire giden yolcularımızdan ücret alınmaktadır. Bu açıdan bakıldığında da uygulamanın çok adil olmadığı anlaşılmaktadır. Devlet demiryolları ve denizyollarında aynı yolcular %50 indirimli ücret öderken özel araç sahibine ait araçlara ücretsiz bindirilme dayatması kabul edilemez durumdur. Biz devletimizden sadaka değil yaptığımız hizmetin karşılığı olarak, kamu ve toplum disiplini açısından, biniş başına ücret istiyoruz. Polis dahil her ücretsiz binişin bedelinin tıpkı Devlet Demiryolları ve denizyollarında olduğu gibi ödenmesi gerekmektedir.

MALİYETİMİZ ARTIYOR AMA ZAM YOK

Ülkemizde tüm mal ve hizmetlere, harçlara, cezalara, maaşlara, asgari ücrete vb. her yıl TEFE, TÜFE oranında artış yapılırken, illerde belediyeler tarafından çeşitli gerekçelerle ulaşımda işletme maliyetleri
hiç artmıyormuş gibi uzun süre zam yapılmaması ve bu sektöre ücretsiz ve indirimli taşıma konusunda sürekli yükler bindirilmesi hiç adil değildir. Dolayısıyla ücretsiz ve indirimli taşımaya karar veren mercilerin özel sektör boyutunu da düşünerek değerlendirme yapmaları son derece önemlidir.

KONTAK KAPATMA NOKTASINA GELDİK

TÖHOB yönetimi olarak çağrımız şudur: Belediyelerin zarar ettikleri ve özel sektöre devrettikleri toplu taşıma mutlaka kanuni bir alt yapıya kavuşturulmalı ve ücretsiz taşıma konusunda önerilerimiz dikkate alınmalıdır. Mart 2020 tarihinden itibaren ülkemizi etkisi altına alan pandeminin de olağanüstü etkilediği sektörümüz iflasın eşiğine gelmiştir. Normal dönemde de ücretsiz taşıma, artan maliyetler ve araç yenileme nedeniyle sürekli kredi borcu ödeyen esnaflarımızın işletmeye devam etmeleri mümkün görülmemektedir.

ÜCRETSİZ TAŞIMAYA SON VERİLECEK

Geçimini bu işten sağlayan on binlerce esnafımız iflas edecektir. Aksi halde, esnaflarımızın araçlarını işletemeyecek duruma geldikleri de göz önüne alınarak, Şehit ailelerimiz, Gazilerimiz ve güvenlik güçlerimiz hariç, 2021 yılı Ocak ayından itibaren gelir desteğini talep etmeyerek ve cezai müeyyideleri kabul ederek ücretsiz taşımaya Türkiye genelinde mecburen son verilecektir. Çünkü işleticilerimizin ticari hayatlarına devam edebilmeleri için başka seçenek kalmamıştır. Sayın Cumhurbaşkanımıza şimdiye kadar camiamıza verdiği destekler için teşekkür ediyor, şu anda can çekişen esnaflarımıza; tüm girişimlerimize rağmen gerçekleşmeyen düzenlemelerin bir an önce gerçekleşmesi için desteklerini hassasiyetle bekliyoruz."


- Bizim Yaka Kocaeli Gazetesi, Galip Ataman tarafından kaleme alındı
https://www.bizimyaka.com/makale/5358900/galip-ataman/minibusculer-sonunda-patladi-gerekirse-kontak-kapatiriz