Başiskele İlçe Başkanı Görkem Bora Taner: “Gelin ‘DEVA’ olalım”

Kocaeli’de geniş bir kesim tarafından tanınan ve Kocaeli Barosu’nda da çok başarılı bir avukat olarak bilinen Görkem Bora Taner, gazetemizin konuğu oldu.

DEVA Partisi Başiskele İlçe Başkanı olarak görevlendirilen Görkem Bora Taner, AK Parti’de 3 yıldır aktif siyasette bulunduktan sonra 2019 yılında istifa ederek, halka DEVA olarak çıktığı yolda hazırlıklarını ve çalışmalarını hızlandırmaya başladı. Kısa süre içinde yönetimini de oluşturmaya hazırlanan Taner ile siyasette bugüne kadar geldiği süreci değerlendirdik.

İşte DEVA Partisi Başiskele İlçe Başkanı Görkem Bora Taner’in siyaset yolculuğu…

“BİZ KUCAKLAYICIYIZ”

Kamuoyunda ve siyasi çevrelerde en çok yakınılan sorunlardan birisi de toplumdaki kutuplaşma... DEVA Partisi nasıl bir örgütlenme modeli izleyecek?

Toplumsal kutuplaşmayı halkımız en derinden hissediyor. Aslında yeni oluşumların ortaya çıkmasından evvel de bir takım gruplaşmalar, eşitsizlikler elbette mevcuttu. Yıllardır politik sahnede liyakatten uzak olarak sürekli aynı kişileri görmek insanların siyaset kurumuna olan güvenini ciddi ölçüde sarstı. Bir bakıyorsunuz ‘değişim’ diye seçimler kongreler yapılıyor ancak yine aynı yüzler, aynı isimler veya aynı isimlerin yancıları kadrolarda yerini almış aynı düzen devam ediyor. Siz çok başarılı ve ülkeye faydası olacak bir birey iseniz de ‘bizden değilsen, yerin yok düşüncesi’ politik sistemi ele geçirmiş durumda. Bu kutuplaşma artık sabrın sınırını tüketti.

"DEVAYA GİRDİĞİMDEN BERİ OLUMLU TEPKİLER ALIYORUM"

Bizim insanımız siyasette bazı şeyleri gerçekten görüyor ve çok iyi değerlendiriyor. Yeri ve zamanı geldiği zaman sandıkta onun cevabını veriyor. Vatandaş siyasileri iyi gözlemliyor. Bu kutuplaştırma ve ayrışma çok derinden hissedildiği için vatandaş, DEVA Partisi’nin kucaklayıcı mesajlarına ya da insanları birleştirici söylemlerine çok kıymet veriyor. Ben DEVA'ya girdiğimden beri çok olumlu tepkiler alıyorum. Çünkü DEVA Partisi'nin Genel Başkanı Ali Babacan'dan başlayarak tüm teşkilatın ortak dili bu... Biz kucaklayıcı, biz birleştirici olalım. Bu kutuplaşmaya son verelim, eşitliği, adaleti ve liyakati ön planda tutalım. Bu söylemlere uygun eylemleri insanlar görüyor ve değer veriyor DEVA Partisi'ne... Bu bence ülkemizin geleceği için umut verici bir durum…

BÜYÜK HEDEFLERE, GÜÇLÜ TEŞKİLATLARLA ULAŞILIR

Başiskele'de ne gibi çalışmalar yapıyorsunuz?

Başiskele'de şu anda güçlü bir teşkilat hedefindeyiz. İyi bir teşkilat kurma çabası içindeyiz. Kuşkusuz, ‘büyük hedeflere güçlü teşkilatlarla ulaşılır.’ Bu sebeple Başiskele'de büyük hedeflere ulaşmak için teşkilatımızı en sıkı şekilde hazırlıyoruz. Tabi ki de Başiskelemiz için yönetimimizi oluşturduktan sonra çok güzel projeler hazırlama çabası içinde olacağız. Ama şu çok önemli, örneğin bir takım sorunları tespit edebilirsiniz, ama sadece eleştirel pozisyonda kalırsanız, sadece sorunları ortaya koyar pozisyonunda kalırsanız, mevcut siyasetçilerden pek bir farkınız kalmaz. Yalnızca muhalefet etmiş olursunuz. Burada asıl önemli olan çözüm önerilerini de birlikte getirebilmek... Sorunları tespit ettiğiniz zaman, yanında onun çözüm önerilerini de sunabilmek önemlidir. Biz bu noktada projeler yaparken ya da sorunlara karşılık çözüm önerilerini dikkate alarak ilçe teşkilatlarımızda değerlendirip, proje olarak sunmayı hedefliyoruz.

“TECRÜBELER EDİNİRKEN KİRLENMEMİŞ OLMAK ÖNEMLİ”

AK Parti'den neden istifa ettiniz?

AK Parti'de aslında kısa bir siyasi hayatım oldu. Çok uzun diyemeyiz ama tecrübe oldu bizler için. Ben tecrübelere her zaman kıymet veririm. Önemli olan tecrübe edinirken kirlenmemiş olmaktır. Ben de siyasette kirlenmediğime inanıyorum. Zaten bu noktada da ülkemizin temiz siyaset anlayışında örnek bir kurum olan DEVA Partisi'nde yol almayı hedefledik.

“AK PARTİ'DE EMEK VERENLERE KIYMET VERİLMİYOR”

Ne zaman AK Parti'de 'duramam' dediniz?

Geçtiğimiz yılın Ekim-Kasım aylarında ayrıldım. Ayrıldığımı sosyal medyamda da paylaşmıştım. O dönem ben şunu gördüm: Ne yazık ki, üzülerek söylüyorum; birçok siyasi alanda ve mecrada olduğu gibi insanlara ya da emek verenlere kıymet verilmeyişi yahut da ülkemizdeki kutuplaşmanın daha derinleşmesiyle birlikte, ülkeye ve kente değer katacak insanların ülke ve kent yönetiminde değerlendirilmeyecek olduğunu gördüğümde AK Parti'den ayrılmam gerektiğini düşündüm. Çünkü ben hiçbir mevki, hiçbir makam gözetmeksizin AK Parti'de bulundum. Ben AK Parti'de meclis üyesi aday adayı oldum. AK Parti'de mahalle teşkilatlarında da yer aldım. Hiçbir zaman 'biz şurada olalım' demedik. İnsanların ayrıştırılması, eşit platformda değerlendirilmeyişi ve bunların sonucu, ayrılma sürecimde etkili oldu.

'SİYASİ HAYATIM AK PARTİ NEZDİNDE DEVAM ETMEMELİ' DEDİM

Yeni parti kurulmasaydı yine de AK Parti'den istifa eder miydiniz?

Ben herhangi bir partiye geçmek içim AK Parti'den istifa etmedim. Hatta benim aklımda herhangi bir partiye geçmek dahi yoktu. Ben o ayrılış sürecinde dedim ki: "Benim siyasi hayatım AK Parti nezdinde devam etmemeli. Ben eşitsiz, liyakatsiz bir düzene uyum sağlayamıyorum."

“KENDİ ÇİZGİME UYGUN BİR PLATFORM”

Bunu polemik yaratmak için söylemiyorum, ancak siyaset hayatıma AK Parti’de devam edemeyeceğimi ciddi anlamda düşündüm. Kendi çizgime, kendi akışıma daha uygun bir noktada ancak siyaset yapabileceğime inandım ve ayrıldım. Hatta o zamanlar sıcağı sıcağına, 'siyaseti neden bırakıyorsun, mutlaka siyasette bulun' dediklerinde ise, 'Şu an düşünmüyorum' dedim. Aradan zaman geçti, birtakım oluşumların hazırlık içinde olduğunu gördüm, onunla ilgili bana dostlarım yeni oluşumlarda bulunmam gerektiğini söyleyerek, siyaseti bırakmamamı istedi. Ve siyaseti bırakmadım ancak kendi çizgime uygun bir platformda olmam gerektiğini düşündüm ve 'Babacan hareketinde olursam değerlendirebilirim' diyerek diğer oluşumlarda olmayı düşünmediğimi belirttim. Aradan zaman geçtikten sonra dostlarımın aracılılığıyla DEVA Partisi'nden teklif gelince de, bu önemli teklifi kabul ettim.

“BABACAN'I AK PARTİ DÖNEMİNDEN BERİ TAKİP EDİYORDUM”

AK Parti döneminde Ali Babacan ile diyaloğunuz nasıldı? DEVA Partisi'ne geçerken Babacan'ın etkisi oldu mu?

O dönemde Ali Babacan ile birebir tanışmamıştım ama AK Parti döneminden beri takip ediyordum. Siyaset dönemim boyunca sürekli kendisini izledim. Babacan'ı izlediğim dönemde de bir siyasi oluşum içine gireceğini duyduğumda heyecanlandım. Çünkü kendileri ülkeyi heyecanlandıran bir isim... Bu heyecanı ben de gönülden hissettiğim için DEVA Partisi'nde yol almak istedim.

“DEVA, GERÇEKÇİ BİR OLUŞUM”

Sizce DEVA Partisi'ni AK Parti'den ayıran özellik nedir?

Bence eşitlikçi, adaletli ve gerçekten adil bir düzeni hedefliyor olmasıdır. Bu noktada DEVA Partisi’nde ülkenin sorunlarını tespit edebilecek donanımlı insanlar olduğu gibi, bu sorunlara çözümler üreten ve sunan bir ekip mevcut...

Türkiye’deki ayrıştırıcı, ötekileştirici söylem yerine, bütün ülkeyi kucaklayan bir gerçeği var. Bu sebeple Türkiye'nin ihtiyacı olan her noktada DEVA olacağını düşündüm. Baktığınız zaman ülkenin birçok anlamda problemleri var. Bu problemleri önce tanımak ve kabul etmek lazım. Bir tedavi sürecini başlatabilmek için hasta, hasta olduğunu kabul etmelidir. Bunları tespit eden ve bunların çözümünü sunabilen bir oluşum. DEVA Partisi'nin bu noktada da AK Parti'den ayrıldığını düşünüyorum. Ayrıca belirtmek gerekir ki Deva Partisi gerçekçi bir siyaset izliyor. Suni kavgalar, tartışmalar yaratılarak gündem değiştirilen ülkemizde, kavgadan, tartışmadan öte ülkenin sorunlarına odaklanan ve bunu gündemine alan bir siyasi oluşum Deva Partisi… Zaten insanlarda bu kavga ortamından yılmış durumda ve ülkesine hizmet etmek için gerçek gündemi odak alan Ali Babacan’ı heyecanla takip etmeye başladı.

Mesela bu çok önemlidir: Sınavlardaki adaletsizlik birçok insanın güvenini sarsmakta. Ülkenin birçok akademik, idari kadrolarında sınavlar sonrasında sözüm ona mülakatlar yapılıyor. Bence burada esas olarak sınav sonuçlarına kıymet vermek ve liyakati esas almak önemli diye düşünüyorum. Bu noktada Genel Başkanımız Ali Babacan'ın da söylemleri bu doğrultuda. Mülakatı kaldırmayı hedeflediğini ve sınav sonuçlarının esas alınacağını söylemlerinde belirtiyor. Liyakate önem verileceğini, her mecrada donanımlı insanların ülkeye hizmet de yer alması gerektiğini söylüyor. Bu noktada da AK Parti'den ayrıldığını düşünüyorum. Deva Partisi’nin farklı olduğu birçok nokta sayabiliriz ancak aslında Deva Partisi kendi şahsına münhasır bir parti oluşumudur. Ayrıştırmayan, çözüm odaklı, halkın kalbinden gelen bir partidir diyebiliriz.

“PLAKAMI DEĞİŞTİRDİM”

Geçmiş dönem 'AK' olan araç plakanızın AK Parti'yle ilgisi var mıydı ve yoksa neden değiştirdiniz?

Eskiden ‘AK’ olan araç plakamı 'AV' olarak değiştirdim. Ben aracıma o dönemde plaka almak istediğimde 'AV' olmasını istemiştim. Bir tane ‘AV’ plaka boştaydı o da avukat olan bir meslektaşımızındı. Onun olduğunu bildiğim için almak istemedim. Ne olabilir diye sorduğumda, 'AK' ya da 'KS' olabileceğini söylediler. Ben de siyaseten Ak Parti içinde bulunduğum için AK plakayı tercih ettim. Özellikle olan bir durum değildi. Kaldı ki ben o aracı aldığımda AK Parti'de de çok aktif bir insan değildim. Haberini yaptıkları Jetta olan ‘AK' plakalı siyah aracımı aldığımda AK Parti'de bulunuyordum ama aktif değildim. Ama o aracı gördüklerinde gazeteci arkadaşlarımız koyu bir AK Partili olduğumla alakalı haberler yaptılar. Oysa aslında zaten değiştiriyordum…

“SADECE 'HAYIRLI OLSUN' DEDİLER”

DEVA Partisi'ne geçerken AK Partili büyüklerinizin ya da arkadaşlarınızın size karşı tepkileri ne oldu?

Bir kişi irtibat kurdu sadece... Kocaeli'nin sevilen bir ismi AK Parti'den ayrılıyor, ne bir ilçe başkanı, ne bir ilçe yönetimindeki bir insan 'ne oldu' diye bir telefon açmadı. Partiden ayrılırken bile ‘niye’ diye sormayan bir anlayış, neden başka bir partiye geçtiğinizde arasın ki? Kısacası olumlu ya da olumsuz hiçbir tepki almadım. Sadece 'Hayırlı olsun' dediler. AK Parti'nin içindeyken, siyaset yaparken de iyi niyetimizi, çabamızı ortaya koyduyduk. Yanlışımız, kötü niyetimiz olmadı kimseye... Bu sebeple olumsuz bir tepki de almadım.

“PARTİNİN GİDİŞATINA GÖRE YOLA ÇIKMADIM”

Atanmış bir başkansınız. Bir sonraki dönemde yeniden aday olmayı düşünür müsünüz, yoksa bu durumu partinin gidişatı mı belirleyecek?

Ben partinin gidişatına göre yola çıkmadım. Ama bir kongre süreci mutlaka olacak... Seçilmiş olmak tabi ki de kıymetli… Bu konudaki süreçte adaylığımı, benim DEVA Partisi’ne, Başiskele’ye ve Kocaeli’ye katkım var mı; bu belirleyecek. Eğer katkım olmadığını düşünürsem, aday dahi olmam. Ama partime hizmete bir nefer olarak devam ederim. Çünkü ülkenin geleceğinin sadece DEVA Partisi ile olabileceğini görüyorum. Elbette katkımız olabilecekse kongreye katılırız. Başka arkadaşlarımız da katılabilir. Bizim derdimiz koltuk, makam, mevki değil. O dönemdeki duruma göre bunları değerlendiririz…

“DEVA PARTİSİ KALICI OLACAKTIR”

DEVA Partisi, siyaset arenasında son durağınız mı?

DEVA Partisi geçici bir siyasi hareket olarak görmüyorum. Bence DEVA Partisi Türk siyasetinde kalıcı olacaktır. Bu siyasi hareketin mutlaka siyasi konjonktürde çok önemli bir yeri olacaktır. Ben de bu noktada kalıcı olmayı düşünüyorum. Her mecrada zaten siyaset yapmam. Nerede olursa olsun siyasete devam edeyim düşüncesi içinde olmadım.

“PİŞMAN OLACAĞIM YERDE BULUNMAM”

DEVA Partisi Başiskele İlçe Başkanı olarak AK Parti’de geçmiş dönemde siyaset yaptığınız için pişman mısınız?

Hayır pişman değilim. Sonuçta benim Başiskele'de her mecrada, her partide dostlarım, arkadaşlarım var. Başiskele’ye bir şeyler katabilmek için siyaset içerisinde yer aldık. Amacımız belliydi. AK Parti’de bulundum diye de pişmanlık duymam. Pişman olacağım yerde de bulunmam. Bu çok yakışık alan bir şey olmaz.

 “GÜÇLÜ PROJELERİN HAZIRLIĞINI BİRLİKTE YAPALIM  

Son olarak neler söylemek istersiniz?

İlçe yönetimi oluşturulurken gerçekten gönüllü olanları görüyoruz. Gönüllü başvurularda binlerce insanla irtibat halindeyiz. Bu gönüllü insanlar içinden mümkün oldukça birebir görüşmeler yapmaya çalışıyoruz. Bu hemşerilerimizle ilçe teşkilatlanmasının hazırlığı içerisindeyiz. Büyük hedeflere güçlü teşkilatlarla ulaşılır. İşte bu güçlü teşkilatı oluşturmak için çabalıyoruz. Bu sürecimiz içerisinde de DEVA Partisi’nde ve ülkenin geleceğine katkısı olabilecek insanların bizlere ulaşmasını gerektiğini düşünüyorum. Her bir vatandaşımıza, her bir hemşerimize ihtiyacımız var. Çünkü ülkemizin dertleri çok ve her geçen gün artıyor, acil olarak DEVA’ya ihtiyacı var! Çünkü biz liyakate önem veriyoruz. İlçe yönetiminde de liyakatli bir şekilde, Başiskelemize, Kocaeli’mize ve ülkeye katkısı olacak ekip kurmanın derdindeyiz. Bu derde ortak olacak insanlar bizlere ulaşsın. Biz de değerlendirmeleri hep birlikte yapalım. Bu yolda da güçlü projelerin hazırlığını gelin birlikte yapalım diyoruz. Röportaj: Burcu NAZLI

27 Eyl 2020 - 19:57 -


TÜM RÖPORTAJLAR GÖSTER

göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Bizim Yaka Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Bizim Yaka Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Bizim Yaka Kocaeli Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Bizim Yaka Kocaeli Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.




Anket Koronavirüs aşısı çıktığında yaptırmayı düşünür müsünüz?