Kartepe Belgelendirme yurt dışına açılıyor!

2011 yılında çıktığı yolda emin adımlarla sektörde devam eden Kartepe Belgelendirme, yapmış olduğu çalışma ve uygulamalar ile alanında öncü isimler arasında yer alıyor.

Şermin Özcan
Şermin Özcan Tüm Haberleri

İlimizde 9 yıllık bilgi birikimiyle çeşitli başarılara imza atarak alanında lider isimler arasında yer alan Kartepe Belgelendirme, Türk Akreditasyon Kuruluşu tarafından yetki verilen tek firma olma özelliğini koruyor. Kocaeli’de yapılan çalışmalara ek olarak Azerbaycan’da bir ofis açma hedefi olduğundan bahseden firma sahibi Fikret Yıldırım, belgelendirme hizmetleri konusunda tüm merak edilen esasları gazetemizin Genel Yayın Yönetmeni Semrel Aşçı'ya anlattı. Hedefleri doğrultusunda değerlendirme yapan Yıldırım, “2020 yılı içinde Azerbaycan’a bir ofis açma hedefimiz var. Süreç şu anda akreditasyon denetimlerimiz olduğu için biraz yavaş ilerleyecek. Mart ayından sonraki süreçte oraya çıkarma yapmayı düşünüyoruz. Orada Kartepe Belgelendirme’nin bayrağını göklere çekeceğim” şeklinde konuştu.

“AZERBAYCAN’A ÇIKARMA YAPACAĞIZ”

-İlk olarak kendinizden bahseder misiniz?

“İsmim Fikret Yıldırım, Kartepe Belgelendirme firmasının sahibiyim. Kartepe Belgelendirme, 2011 yılında kuruldu. Kaliteli eğitim sistemleri üzerine belgelendirme ve eğitim hizmetleri veriyor. Kartepeliyiz, o açıdan ismimizi Kartepe Belgelendirme olarak koyduk. Türk Akreditasyon Kurumu (TÜRKAK), Türkiye’de belgelendirme yapabilmesi için izin verilen tek yetkili kurumdur. Kartepe Belgelendirme de Kocaeli’de TÜRKAK’ın akredite ettiği tek firma. Akreditasyonlarımız 9001 ve İSO 14000 olarak devam ediyor. Mart ayından itibaren 9001, 14000 ve 45001akreditasyonuyla birlikte Kocaeli’deki tek yetkili kurum olacağız.”

-Kartepe Belgelendirme kimler ile çalışıyor?

“Tüm Kocaeli ve Türkiye’ye hizmet veriyoruz. Son bir yıl içinde belgelendirme yapmış olduğumuz ülkeler arasında Rusya, Azerbaycan, Almanya, Romanya ve İngiltere var. 2020 yılı içinde Azerbaycan’a bir ofis açma hedefimiz var. Süreç şu anda akreditasyon denetimlerimiz olduğu için biraz yavaş ilerleyecek. Mart ayından sonraki süreçte oraya çıkarma yapmayı düşünüyoruz.  Daha çok üretim yapan firmalarla çalışıyoruz. En son Doğu Marmara Kalkınma Ajansı (MARKA), danışman firma aracılığıyla bize ulaştı. Belgelendirme kuruluşlarının çalıştığı firmalar ve danışmanlar üzerinden gelen firmalarımız var.”

-Birçok sektörde resmi olmayan yerler var. Belgelendirmeyle ilgili yaptırım var mı?

“Aslında kontrol firmaların elindedir. Firmalar belgelendirme yetki ve kapsamlarını hangi kurumdan akredite oldular ise o kuruma sormak veya web sitelerinden takip etmek zorundalar. TÜRKAK’dan bahsedeyim. TÜRKAK, Dışişleri Bakanlığı’na bağlı bir devlet kurumudur. TÜRKAK’ın da bağlı olduğu en üst çıta dediğimiz kuruluş International Accreditation Forum (İAF) var. Tüm dünya devletlerinin akredite kuruluşları buraya üye olmak zorundadır. Devlet organları belgelendirme kuruluşlarına yetki veriyor. Bu yetkinin uluslararası karşılığı oluyor. Amerika, Almanya, Rusya, Türkiye gibi ülkeler üye olmak zorunda. Medikal sektörü, kişisel personel belgelendirmesi ile alakalı standartlar var.”

“DENETÇİYİ SIFIRDAN YETİŞTİRİYORUZ”

-Belgelendirmenin kuralları var mı?

“Tabi kurallar var. TÜRKAK, dünyada en iyi uygulayan ve uygulattıran konuma geldi. Son 2 yılda yazılım geliştirdiler ve barkod sistemine geçtiler. Barkod sistemiyle belgenin üstünde oluşacak kod numarasını TÜRKAK web sitesine otomatik olarak yükleniyor. Eskiden böyle bir sistem yoktu. İsteyen kaçak yollarla almaya çalışıyordu, merdiven altı dediklerimiz.”

-Kontrol nasıl sağlanıyor?

“Barkod sistemi olduğu zaman firma TÜRKAK’ın web sitesinden alıyor. Eskiden bizim web sitemizden girip kontrol etmek zorundaydılar. Şimdi akreditasyon kurumunun web sitesinden kare kod okutturuyorlar. Geçerli olup olmadığını oradan çek ediyorlar. Her verilen belgenin geçerli olup olmadığı ihale kurumları tarafından araştırılıyor. Çoğu firma bu araştırma sonucunda geçerli olup olmadığını anlıyor ancak bunun bir yaptırımı yok. Çünkü gönüllülük esasıyla belgelendirme yapılır. Yani kalite yönetim sistemlerinin doğuşu, Avrupa’da yayılışı, Türkiye’de uygulanışı gönüllülük esasıyla oluyor.  Dünya ülkelerinin akreditasyon kurumları görüş bildirir. Oradaki yetkililer standartları inceler ve bir standart haline getirebilir miyiz diye araştırır.”

-Siz nasıl denetleniyorsunuz?

“Yasal mıyız vergiye tabi miyiz, çalışanlarımız sigortalı mı diye bakılıyor. Ondan sonraki süreçte onların istemiş olduğu standartlara göre hazırlıklarımızı yapmış mıyız diye bakılır. İlk akreditasyonumuzu alırken tam 17 gün boyunca bekletildik.”

-Denetçilerinizi nasıl buluyorsunuz?

“Belgelendirme konusunda öncelikle yetişmiş ve yetkin personel yani ehliyet sahibi olmak gerekiyor. Uluslararası denetçi, uzman ve yönetici vasfı olması gerekiyor. Benim çalışanlarımın yüzde 100’ü baş denetçidir. Uluslararası eğitimlere katılıp baş denetçi sertifikalarına sahiptir. Kocaeli gibi bir yerde yetişmiş eleman bulma imkanı yok. Denetçiyi sıfırdan kendimiz yetiştiriyoruz. Yetiştirme süresi en az 2 yıldır. 2 yıldan sonra çok verimli olmaya başlar. Daha sonra firmalarla bu bilgi birikimini paylaşır.”

“YAKIN OLUŞUMUZ İSTANBUL’U RAKİBİMİZ YAPIYOR”

-Kocaeli genelinde Kartepe Belgelendirme tek. Rekabetin olmadığı yerde işin tadı oluyor mu?

“Rekabet var ama Kartepe Belgelendirme kendi bölgesinde tek. Türkiye genelinde yüze yakın belgelendirme kuruluşu var. Bunlardan 60 tanesi İstanbul’da. İstanbul’a, Ankara veya Bursa’ya çok yakın oluşumuz onları rakibimiz yapıyor. Antalya, Muğla, Aydın, Diyarbakır gibi illerde denetçilerim var. Bana dış denetçilik yapıyorlar.  Yani ben Antalya’dan bir iş aldığım zaman oradaki denetçilerimi yolluyorum. Buradakilerden bir tanesi rehber, denetçi veya baş denetçi olarak gidiyor. Genellikle bölgelere dağılmış halde ama benim kemik kadrom her zaman buradadır.”

-Belge verilme süreci nasıl işliyor?

“Süreç firmanın kendi yapısıyla alakalı olarak işliyor. Sistem uygulanıyor mu, eksikleri var mı gibi maddeler üzerinde duruluyor. İki aşamalı sürecimiz var, en az bir aylık bir süreci kapsıyor. Bir ay sonra belgelendirme konusuyla alakalı eksiklik yoksa başarılı oluyor ama uygunsuzluk varsa uyarı veriliyor. Rapor yazılıyor ve ilgili firmanın 3 ay içinde uygunsuzluğunu kapatması gerekiyor. Kapatma derken eksikliklerin kök nedenleri araştırılıyor ve kapatma kaydı yollanıyor. Kapatma kaydı yollanırken uygunsuzluğu kapatma tarihi belirleniyor ve biz işleme alıyoruz. İşleme aldıktan sonra o tarih geldiği zaman kayıt oluşturuluyor. Uygunsuzluklar bizde dosya halinde kapatılır. Kapatıldıktan sonra belge çıkışına komite karar veriyor. Belge basımı ondan sonra gerçekleşiyor.” 

-Belgenin geçerlilik süresi var mı?

“Belge periyotları, kuruluşların süresiyle orantılı olarak üç yıl yazılır ve her üç yılda bir yenileme yapılır. Her yıl ara denetim zamanı geldiğinde geçerlilik tarihleri olduğu için belge tekrar basılır. Belgelerin geçerlilik tarihi ve barkod sistemi olduğu için bize TÜRKAK portalı yeni bir barkod ve numara atıyor. O yüzden belgeyi değiştirmek zorundayız. Eğer belge değişmiyor aynı barkottan devam ediyorsa geçersiz demektir. Firma hem kendini hem de karşı tarafı kandırmış olur. TÜRKAK da buna müsaade etmez. Belge verme zorunluluğu, barkod sistemine geçtikten sonra daha çok tutulmaya başlandı. Biz de rahatladık çünkü bazen firmalar belge lazım değil diye iptal ettirip özel veya resmi makamlarda bu belgeyi sanki geçerliymiş gibi kullanmaya devam ediyorlardı. Ama şu anda bunların hepsi rafa kalktı. Çünkü teknoloji ilerledi, yazılım ve barkod sistemi var. Kare kodu okutuyorsunuz, geçerli olup olmadığına hangi ülkede olursa olsun bakılıyor.”

-Belgelendirmede nelere önem veriyorsunuz?


Kalite ve çevre yönetim sistemi var. Bir firmanın bu belgeye sahip olabilmesi için dokümantasyon altyapısının olması lazım. Dokümantasyon sadece yazılı evrak veya kağıt değil bir yazılım üstünden de kullanılıyor olabilir. Bir firmanın insan kaynakları, üretim, satın alma ile alakalı girdi ve çıktılarına bakılır. Ve genellikle çaprazlama denetimler yapılır. Bir firmaya en az 2 tane denetçi gidiyor, denetim de 2-3 gün sürüyor. O süre zarfında firmanın finans hariç her işlemine bakılıyor. Muhasebe gizlilik ve özele girdiği için müdahale edilmiyor. Ama satın alma ile alakalı her şey inceleniyor ve uygunsa sertifika çıkışı veriliyor.”

“İKİ DEVLET TEK MİLLET KONUŞUYORUZ”

-Unutamadığınız bir anınız var mı?

“Azerbaycan’da dünyanın en büyüklerinden, petrol rafinerisi bir devlet kurumu var. 5 tane firma ihaleye girdik. Azerbaycanlı bir arkadaşımız girmeyi düşünür müsün dedi. Şartnameye baktım bana uyuyordu. Belgelendirme işlemi yapılacaktı. Dosyalarımız tamamlandı, her şeyi yaptık. 1 ay bekledik doküman bize gelsin diye ama geri dönüş yok. Satın alma birimine bir mail attım. Bize geri dönüş yok, bu konuyla alakalı lütfen bizi bilgilendirin dedim. Geri döndüler. Daha sonra bir öğrendik ki bizim vermiş olduğumuz teknik dosyaları ve evrakları bir üst kuruluşa göndermemişler. Yani ihaleye katılmamış gibi gösteriyorlardı.”

-Sonra nasıl gelişti olaylar?

“Azerbaycan’da Haydar Aliyev’in eşi Zarifa Aliyeva, kamu şeffaflığı ve ihalelerdeki şeffaflık ilkesine çok dikkat ediyor. Konuyu CİMER’e taşıyacağımı bildirdim. Biz iki devlet tek millet konuşuyoruz. Ben hep yazıyorum, şeffaflıktan bahsediyorum. En sonunda döndüler ve ilk defa yüzde yirmi artırım ve eksiltme kanununu bu ihalede kullanıyoruz dediler. Bana bir anlamda Kartepe sen 2020 yılında Azerbaycan’a gel Bakü’de ofisini aç, sonra ne kadar iş varsa o zaman iki devlet tek millet anlayışımızı göstereceğiz dediler. Ben de ondan sonraki süreçte bu kararı aldım. Türkiye’de yaptığınız işlerin değerini bir kağıt parçası olarak görüyorlar ama orada gerçekten önem veriliyor.”

-Aynı zamanda KOTO Meclis Üyesi olduğunuzu biliyoruz. Bu size farklı bir ayrıcalık sağlıyor mu?


“2 senedir Kocaeli Ticaret Odası ile yoğun ilişkilerim var. Son dönem meclis üyesi oldum. Elimizden geldiğince KOTO’ya eğitim planlamaları ile alakalı yardım ediyoruz. 2020’de projelerimiz var, bunu da odaya sunacağız. Başkanımız bu konuda bizden bilgi ve destek de bekliyor. Ama ticari konularla alakalı meslek üyesi olduğumdan dolayı anılmak istemem. Kartepe Belgelendirme’nin en büyük özelliği bir pazarlama ağı olmaması. Kartepe Belgelendirme her zaman dostları ve referansları ile yol almıştır.”

-Son olarak söylemek istediğiniz var mı?


“2011 yılında kurulduğumuzda 70 civarındaki belgelendirme sayımızı şimdi bin 800 civarına getirdik. Bu sadece kalite yönetim sistemi, totalde bu sayı 4 bin 500’ü buluyor. Benim sadece tek bir gayem var, Allah’ım beni kuluna muhtaç etmesin. Çünkü kula muhtaç olan yarın o kul gittiği zaman firmanın tüm ticari hayatı biter. Kocaeli’de tek olmak istiyordum, şu anda tekim. Akredite sahibi ve tek Türk olarak Azerbaycan’a gidip o şubeyi kurmak  istiyorum. Orada Kartepe Belgelendirme’nin bayrağını göndere çekeceğim. Çünkü orada hiç Türk firması yok. Bunu ilk yapan firma olmak istiyorum.”

27 Ocak 2020 -

Muhabir Şermin Özcan


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Bizim Yaka Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Bizim Yaka Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.



Anket Koronavirüs aşısı çıktığında yaptırmayı düşünür müsünüz?