Hülya Aksoy: 2 milyonu aşkın kadına dokunduk

Vali Hüseyin Aksoy’un eşi Hülya Aksoy, Valilik Konağı’nın kapılarını ilk kez gazetemize açtı. Oldukça sıcak ve içten tavırlarıyla gazetemizi ağırlayan ilimizin First Lady’si Hülya Aksoy, sorularımızı samimiyetle yanıtladı. Sohbetimizin asıl konusu olan Kadın Sağlığı Eğitimi Projesi kapsamında görev yaptıkları 5 ilde şu ana kadar toplam 2 milyonu aşkın kadına dokunduklarını ifade etti

Yaklaşık 2,5 yıl önce Valilik Kararnamesi ile atanma sonucu Diyarbakır'dan eşi ve çocuğu ile birlikte Haziran 2017 tarihinde ilimize gelen Vali Hüseyin Aksoy'un eşi Hülya Aksoy, evinin kapılarını ilk kez Bizim Yaka Kocaeli'ye açtı. Son derece zarif, samimi ve güler yüzü ile Aksoy gazetemizi kapıda karşıladı. Kendisini yakından tanıma fırsatını yakalamış olmaktan duyduğumuz memnuniyeti dile getirdiğimiz sohbetimizde asıl konu, koordinatörlüğünü yaptığı Kadın Sağlığı Eğitimi Projesi oldu. Projeyi ve projeden aldığı keyfi tüm yönleriyle paylaşan Hülya Aksoy, daha çok kırsal kesimlerde ve cezaevlerindeki kadınların kendisini etkilediğini ifade etti. Şu ana kadar görev yaptıkları 5 ilde 2 milyonu aşkın kadına dokunduklarını belirtti. Öte yandan ilimizin First Lady’si olan ve eşi Vali Hüseyin Aksoy’un her zaman yanında olduğunu hissettiren Hülya Aksoy, “Eş olarak her zaman destekçisiyim ama ben First Lady olmayı değil, kendim olmayı daha çok seviyorum. Protokol değil de halkın arasında olduğumu hissetmek bana daha iyi geliyor” dedi.

"PROJEDEN ÇOK KEYİF ALDIM"

Kadın Sağlığı Eğitimi Projesi fikri nasıl oluştu?

Muğla’ya gittiğimizde hayırlı olsun ziyaretimize, tanışmaya gelen insanlar oluyordu. İl Sağlık Müdürlüğü’nün Eğitim Şube Müdürü Filiz Hanım benimle görüşmek istediğini söyledi. Sohbet ortamında bana, 'Biz yıllardır kadınlara özellikle meme kanseri, kendi kendine muayene gibi konuları öğretmek için hep eğitim çalışmaları düzenledik ama bir yerlerde tıkandık. Daha büyük kitlelere ulaşabileceğimiz bir projeye sizinle birlikte başlayabilir miyiz?’ dedi. Bizim de tabi ilk Valiliğimiz. Bir proje veya sosyal sorumluluk almak istediğim bir noktada olduğum için ben de ‘Tabi dedim memnuniyetle’. Onlar projeyi oluşturdular. Projelerde sunduğumuz bir video filmimiz var. Ta o günden beri biz o videoyu kullanıyoruz. Bakanlıktan alındı o video. O kadınları o kadar net bir şekilde gösteriyor ki çok rahat anlayabilecekleri bir video. Samsun’a gittiğimizde dediler ki maketler üzerinden yapsak. Onu da denedik ama çok büyük toplumlarda, büyük salonlarda o etkiyi yaratamıyorsunuz. Bu fikir böyle çıktı. Bana dağ taş, köy kent hiç fark etmez. Ben bundan gerçekten çok keyif aldım çünkü geri dönüşleri, sonradan yaşananları gördük. İnsanların o sıcaklığını görüyorsunuz. Hele ki kırsala gittiğiniz zaman o kadar farklı ki.

"2 MİLYONU AŞKIN KADIN"

Muğla, Mersin, Samsun, Diyarbakır ve Kocaeli. Her yerde farklı bir çalışma olmuş. Proje aynı ama ilaveler olmuş, sayılar değişmiş. Kaç kadına dokunmuş oldunuz?

Muğla’da 190 bin kadın, Mersin’de 540 bin, Samsun’da 550 bin, Diyarbakır’da 100 bin ve burada da 680 bin kadına ulaştık. 2 milyonu aşkın kadınımıza ulaşmış olduk. Kocaeli'de koyduğumuz hedefi de aştık. 2018 yılı Kocaeli nüfusuna göre 15-69 yaş arası 678 bin 878 hedefi koymuştuk. Şu ana kadar ulaştığımız kadın sayısı 681 bin 62. 2019’da nüfus sayımı çalışmaları olacak sanırım. Nüfus güncellendiğinde biz yine devam edeceğiz. Ulaşılması gereken 9 bin kadınımız daha var.

"CEZAEVLERİNDEKİ KADINLARA DOKUNMAK İYİ HİSSETTİRİYOR"

Cezaevlerine de uğradınız sanırım. Oradaki kadınların ilgisini, diyalogunu merak ediyorum.

Her şehirde gittik. Bir tek Diyarbakır’da gidemedik. Orada da birtakım sakıncaları olduğu için. İlk Muğla’da gittik. İnsanda bir tedirginlik oluyor işin açıkçası. Ama tabi çok yanlış bir düşünce. İnsan hiçbir zaman, hiçbir konuda önyargılı olmamalı. Oraya gittiğiniz zaman onların anne olduğunu, evlatlarıyla birlikte ne kadar zor şartlarda yaşadıklarını görüyorsunuz, anlıyorsunuz. Dört duvar arasında yaşayan insanlar. Hatta Mersin’deki cezaevinde gideceğimiz söylendiğinde bizden saç tokası, hijyenik malzemeler istemişlerdi. O kadar farklı bir dünya ki orası, girdiğiniz zaman çok iyi anlıyorsunuz. Allah kimseyi düşürmesin. Oraya gitmek de insanı çok farklı duygulara sevk ediyor ve kendini olumlu anlamda iyi hissettiriyor. Dokunduğunuzu hissediyorsunuz. Orada çok fazla diyalog kuramıyorsunuz. Bazı kurallar var ve onu aşamıyorsunuz. Yine de o yüzlerindeki ifade bile insanı çok farklı etkiliyor.

"DİYARBAKIR'DA HEDEFİMİZE ULAŞAMADIK"

Diyarbakır’da durum biraz daha farklı tabi. Türkçe bilmeyen kadınlar var. Oradan da bahsedebilir misiniz?

Evet, orada tercümanlar yardımcı oldu. Biz Diyarbakır’a gittik. 6-7 Ekim Olayları çok kısa süre sonra yaşandı. Projeyi başlattık, şehir merkezinde epeyce yaptık fakat kırsala gitme noktasında biraz sıkıntı yaşadık. Hatta bir gün merkeze bağlı bir köyde programımız vardı. Bir yerde patlama oldu ve gidemeyeceksiniz denildi. Orada hedefimize ulaşma şansımız olmadı. Yine de 100 bin kadına ulaştık. Orası için de büyük bir rakam. 2 sene 9 ay kaldık. 2 seneye yakın hiç program yapamadık.

"O KAZA BENİM BİR GERÇEĞİM"

Projenin ilk dönemlerinde, çok zor bir süreç atlattınız. Bir kaza geçirdiniz. Çok şükür ki Allah sizi eşinize, çocuğunuza, sevenlerinize bağışladı. O günü bize anlatabilir misiniz?

Bu benim bir gerçeğim. Her ne kadar hatırlamak istemesek de. Çok şükür ki geçti. O gün kaymakam eşleriyle yine Gebze’de yine Kadın Sağlığı Eğitimi Projesi kapsamında düzenlenen bir programa katılmak üzere yola çıkmıştık. Ayrı ayrı arabalarla gitmek yerine bir arabayla gidelim dedik. Benim bakış açım şu: Herkes devletin arabasıyla gidiyor. Rahmetli babam devletin tasarrufu konusunda çok titiz bir insandı. O bende hep yer etmiştir. Tek araçla gidilsin dedik ama böyle bir olay yaşanacakmış demek ki, yaşadık.

"KEŞKE O AN BAYILSAYDIM DA GÖRMESEYDİM"

O an neler hissettiniz?

Hep söylüyorum: Keşke o an bayılsaydım ve o yaşadıklarımı görmeseydim. Çünkü ben o dorsenin gelişini, bize çarpışını, kolumun havada savruluşunu hiç unutamıyorum. Her şeyi sanki bir film şeridi ve ağır çekim olarak yaşadım. Hastanede olduğum süreçte uyuyamadım. 6,5 saatlik ameliyata, o narkoza rağmen uyku uyuyamadım. Allah kimseye yaşatmasın.

"DİLOVASI'NDA SERZENİŞTE BULUNDULAR"

Proje kapsamında İnci (Sobi) hanımla beraber Kocaeli’yi dolaşıyorsunuz. Sizi en çok etkileyen ne oldu?

Biz İnci hanımla Diyarbakır’da da beraber çalıştık. Burada en büyük şansımız, İnci hanımın projeye vakıf oluşu, projenin içinde oluşu. Gerçekten her yönden çok başarılı. İlk sunumumuzu da o yaptı. Kocaeli’de eğitimler kapsamında ulaştığımız 681 bin 62 kadınımızdan talepte bulunan 6 bin 691 kadınımıza doktorlarımız tarafından eğitim sonrası klinik meme muayenesi yapıldı. Bunlardan 35’ine meme kanseri tanısı konuldu ve gerekli tedavi ve takip sürecine başlandı. Bütün şehirlerde bu rakamlar üç aşağı beş yukarı örtüşüyor aslında. Ama Dilovası’na gittiğimizde sağlıklı beslenmeden, yürüyüşün öneminden bahsederken kadınlar biraz serzenişte bulundular.

"KÖYE GİTTİĞİNİZDE KAPILAR KAPANMIYOR"

Üniversitedeki ve kırsal kesimdeki kadınların ilgisi ve algılaması arasındaki farkı nasıl yorumluyorsunuz?

Neredeyse 16 yıldır bu projeyi yürütüyorum. Hep şunu gördüm, gözlemledim. Köye gittiğiniz zaman kapılar kapanmıyor, sürekli kadınlar geliyor. Bilinçli kadını bir yere getirmek o kadar zor ki. Mersin'de kurumların çalışanlarına yapalım dedik. O gün öğleden sonra izinli sayılıyorlar. O gün imzasını atıp çıkıp gidiyorlar. Bunları yaşadık biz. Sivil toplum kuruluşlarının başkanlarını çağıralım dedik. Çağırdık ve sadece 3 tane başkan geldi. Burada bir emek var. Bunun bir altyapısı var ve hiç kolay bir iş değil. Orada ne kadar üzüldüğümü dile getirdim.

"ERKEĞE DE EĞİTİM VERİLMELİ"

Sayın Vali, 81 ilde eş zamanlı düzenlenen Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele Toplantısı’nda 680 bin kadına şiddet eğitimi verdik dedi. Bu sizin de projenizin bir ayağı sanırım.

Evet. Biz kadınlarımıza sağlıkla ilgili eğitim verirken bir yandan da şiddet gördüklerinde nerelere ulaşabilecekleri noktasında bilgi veriyoruz. Ama asıl eğitimin kadına değil, ona yönelik şiddetin kaynağına yani erkeğe de verilmesi gerektiğini düşünüyorum.

İlerleyen zamanlarda kız çocukları ve çocuk gelinlerle ilgili bir proje düşünür müsünüz? 

Kadın Sağlığı Eğitimi Projemiz liselerde de kız çocuklarımıza farklı konseptte uygulanıyor. Mesela yaklaşık 1,5 ay önce de Vali Bey ile birlikte çocuk gelinlerle ilgili bir programa katılmıştık. Kız çocukları ve çocuk gelinlerle ilgili bir proje henüz düşünmedik. Sadece kız çocuklarını değil tüm çocuklarımızı kapsayabilecek bir proje de olabilir. Neden olmasın.

"EŞİ OLARAK HER ZAMAN YANINDAYIM"

First Lady olmak nasıl bir duygu?

Ben aslında protokolü, önde olmayı seven bir yapıda değilim. Sert mizacım ondan kaynaklanıyor olabilir. Rahmetli babamın görev yaptığı dönemlerde –tabi o da çok arzu ederdi bazı programlara beraber gidelim- o zaman kaçma şansım vardı. Ama şimdi eş olarak öyle bir lüksüm yok. Her zaman yanında ve destek olmam gerektiğini biliyorum. Göz önünde olmak hiç kolay bir şey değil aslında. Büyükşehirlerde kimse tanımıyor beni. Gayet spor kıyafetimle çıkıp alışverişimi yapıyorum. AVM’lere gidiyorum. Kimse tanımadığı için çok rahatım. Beni en mutlu eden kısmı o aslında. Ama öbür türlü eşi olarak yanında olmam gerekiyorsa da yanında oluyorum. Zaten her törende, bayramda, programda olmam gerektiğini düşünüyorum. Ve ben özellikle milli bayramlara büyük keyifle gidiyorum. Ben First Lady olmayı değil de kendim olmayı daha çok seviyorum.

"HALKTAN BİRİ OLMAK İYİ HİSSETTİRİYOR"

Arada dışarı çıkıp dolaşıyorsunuz. Kocaeli’de en çok beğendiğiniz nedir? Gözlemleriniz ne bu kentle ilgili?

Resmi bir program olmasa da arada çıkıyorum. Bazen buradan yürüyerek Fethiye Caddesi'ne, Yürüyüş Yolu'na sırf yürüyüş yapmak için çıkıyorum. Kentle ilgili çok farklı bir şey düşünmüyorum. İnsanların içinde olmak, benim de halktan biri olduğumu hissetmek iyi geliyor.

19 Aralık 2019 -


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Bizim Yaka Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Bizim Yaka Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.



Anket Koronavirüs aşısı çıktığında yaptırmayı düşünür müsünüz?