Hüseyin Ayaz 15 Temmuz gecesini anlattı

Başiskele Belediye Başkanı Hüseyin Ayaz, “15 Temmuz Türk milleti açısından zillet ve istikbal ayrımının yaşandığı bir geceydi” dedi

Haber albümü için resme tıklayın

Başiskele Belediye Başkanı Hüseyin Ayaz, 15 Temmuz’da yaşadıklarını gazetemize anlattı.

“15 Temmuz Türk milleti açısından zillet ve istikbal ayrımının yaşandığı bir geceydi” diyen Ayaz, “Damarlarında asil kanı taşıyan her genç, kafeteryadan, camiden, restorandan, lokantadan, bardan, her yerden çıkıp vatanı savundu. Zillet yerine istikbali tercih etti. O gün 249 şehit canını verdi” dedi.

Bir yıl öncesini anlatır mısınız?

Keşke böyle kötü anılarımız olmasaydı. 15 Temmuz Türk milleti açısından zillet ve istikbal ayrımının yaşandığı bir geceydi. Ben o esnada evdeydim. Yanılmıyorsam kitap okuyordum. O an bir telefon geldi ve bir kalkışma olduğundan bahsettiler. Ben de televizyonu açtım. Zor bir sürecin başladığının farkına vardım ve İl Başkanımı aradım. İl Başkanım da partiye geçtiğini söyledi. Biz de partiye gittik. Çoluk çocuğumuzla Allah’a emanet bir mücadele verdik. Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk “Muhtaç olduğun kudret, damarlarındaki asil kanda mevcuttur” şeklinde çok önemli bir sözü vardır. 15 Temmuz’da da Türk milleti, damarlarındaki asil kanı ve göğsündeki imanı ile bir istiklal mücadelesi verdi ve bu mücadeleyi kazandı.

Son bir yılda bu örgütle ciddi bir mücadele verildi. Siz ne yaptınız?

Bizim belediyede birkaç kişi vardı. Görevden uzaklaştırılan ve memuriyeti men edilenler var. Diğer yandan araştırmalar devam ediyor. Örneğin son birkaç günde yüzlerce emniyet görevlisi görevlerine iade edildi. Demek ki ince elenip sık dokunan bir süreç bu. Belki biraz uzun sürüyor ama sonuç olarak adalete ulaşılıyor. Ben şahsen mağdur olanların olduğu kanaatte değilim. Eğer 15 Temmuz’da darbeciler başarılı olsaydı milletçe mağdur olacaktık. Son bir yılda bu kadar kargaşanın içerisinde bu işin uzun sürmesi doğaldır.

Bu tip olayların bundan sonra yaşanmaması için neler yapılmalı?

Devletin tüm kurumlarıyla birlikte çalışıyoruz. Bir personel alınacaksa, bir sorumluluk verilecekse, yine millet adına görev yapan diğer birimlerden görüş alıyorsunuz, inceliyorsunuz, takip ediyorsunuz. Emin olduğunuzda ona göre davranıyorsunuz. Yine bundan sonra yaşanmaması için milletçe uyanık olmamız, teyakkuz halinde olmamız, görmüş olduğumuz eksiklikleri ve yanlışları devletin ilgili birimlerine haber vermemiz gerekiyor. Gevşeklik, rahatlık ve umursamazlık bize yakışmaz ve yanlış sonuçlar doğurur. Ülkemize, milletimize, değerlerimize sahip çıkarak yaşamımızı devam ettirmeliyiz. Ama paranoyak da olmamalı, kimseden korkmamalıyız. İşimizi hakkıyla yapacağız, milletimiz için çalışmaya devam edeceğiz.

Başiskele’de askeri alanlar vardı. Onlarla alakalı ne yaptınız?

Evet Seymen Kışlası sınırlarımızda. Biliyorsunuz Seymen Kışlası TOKİ’ye devredildi, oradan da Büyükşehir Belediyesi’ne geçecek. Bundan sonra tank taburumuz orada olmayacak. Büyükşehir Belediyemiz Kocaeli halkına en iyi hizmeti verecek bir çalışmaya imza atacak orada. Seymen Kışlası’ndan 5 tane tank çıkmıştı. Biz de daha sonra kamyonlarımız ve iş makinelerimizi kışlanın önünde konuşlandırmış ve önlemimizi almıştık. Ondan sonra herhangi bir hareketlilik yaşanmadı. Ama sürekli de kontrol altında tuttuk. Şu anda da risk kalmadı.

O gece sizi ne etkiledi?

Benim annem şeker hastası. Ben annem ve babamla yaşıyorum. Onlar üst katta, biz de alt kattayız. O gün üst kata çıkıp yaşanan olayla alakalı babama bilgi vermek istiyordum. Onlar da zaten televizyon izliyorlardı. Anneme durumu izah etmek ve şeker hastası olduğu için yaşananları kafasına takmamasını sağlamak istiyordum. Annem yukarıdan seslendi, “Oğlum bana gelmene gerek yok, sen git” dedi. Onlar vatanlarını öyle seviyorlar ki, vatan için oğullarını korkmadan ölüme gönderebiliyorlar. Annemin o rahatlığı beni de rahatlattı. Evden çıktım ve sabah 10.00’da eve döndüm. O saate kadar beni bir kere aramadılar. Çok şükür. Demek ki bizi yetiştirenler vatan sevgisiyle yetiştirmişler.

Son olarak neler söylemek istersiniz?

Allah bir daha bu millete 15 Temmuzlar yaşatmasın. O gün siyasi parti ayrımı olmadan tüm halkın devletine ve milletine sahip çıktığı bir gündü. O gün bize insanların şekillerine göre ayırt edilmemesi ve yaftalanmaması gerektiğini de bir kez daha öğretti. O gece insanlar saçı uzun-saçı kısa, başörtülü-başı açık, şortlu-etekli vesaire… Damarlarında asil kanı taşıyan her genç, kafeteryadan, camiden, restorandan, lokantadan, bardan, her yerden çıkıp vatanı savundu. Zillet yerine istikbali tercih etti. O gün 249 şehit canını verdi.

24 Temmuz 2017 -


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Bizim Yaka Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Bizim Yaka Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.



Anket Koronavirüs aşısı çıktığında yaptırmayı düşünür müsünüz?