Minimal İzmit en önemli projemiz

Kentin en aktif sivil toplum örgütlerinin başında gelen Art Nicomedia Derneği, Minimal İzmit Projesi ile İzmit’in tüm tarihi varlıklarının dev maketlerini bir alanda toplamak istiyor

Haber albümü için resme tıklayın

İzmit’e kültür, sanat ve turizm kenti kimliğinin kazandırılması, ulusal ve uluslar arası kent tanıtım organizasyonlarının hayata geçmesi için kurulan ve çok önemli projelere imza atan Art Nicomedia Derneği, her geçen gün hedeflerini daha da büyüterek yoluna devam ediyor.

Dernek Başkanı Akın Ülkü Sevinç, İzmit’in turizm kenti olma yolundaki fikirlerini gazetemize aktarırken, Orhan Mahallesi’ndeki antik tiyatronun gün yüzüne çıkarılması için daha fazla çalışma yapılması gerektiğini ifade etti.

Sevinç, İzmit’te 450’nin üzerinde tarihi varlığın yer aldığını ifade ederek, bu varlıkların tanıtımının ulusal ve uluslar arası alanda daha güçlü yapılması gerektiğini kaydetti.

Sevinç, Minimal İzmit Projesi’nden de bahsederken, “Öncelikle yerli turistler sonra da yabancı turistlere İzmit’i anlatmak amacımız. Bunun için geniş bir alan gerek. Bu proje ile İzmit’in tarihi eserleri bir alanda toplanacak. Alanın içerisinde restoran ve çocuk oyun alanları da yer alacak. Bu şekilde tüm eserler toplu halde görülecek ve tarihi varlıkların özellikleri de anlatılacak” dedi.

Art Nicomedia Derneği birçok önemli projeye imza attı. Son projeniz de Erasmus Plus’tı. Bunu anlatabilir misiniz?

Son proje mültecilerle ilgiliydi ve adı, “Mülteciler İçin İnisiyatif Al” şeklindeydi. Bu proje Avrupa Birliği destekliydi ve amacına ulaştı. Projeye şubat ayında başvurduk. Amacımız temmuz ayında projeyi gerçekleştirmekti fakat darbe girişimi nedeniyle ekim sonuna kaldı. 10 ülkeden 30 misafirimiz vardı. Bu eğitim projesini hayata geçirmek bir hayli zordu. Çünkü Avrupa’dan insanları Türkiye şartlarında ülkeye getirmek zordu. Bir darbe girişimi olmuştu, PKK’nın eylemleri artmıştı ve Avrupa’nın gözünde son zamanlarda farklı bir Türkiye imajı oluşmuştu. “Can güvenliğimiz olacak mı?” şeklinde sorularla karşılaştık. Biz de, “Paris, Londra, Brüksel ne kadar güvenliyse, İzmit de o kadar güvenli” dedik. Terör gerçeği dünyanın her yerinde ne yazık ki var. Misafirlerimize bu noktada güven verdik ve kasasız belasız projeyi tamamladık.

Neden böyle bir proje hayata geçirdiniz?

Bu sene 4 proje başvurusu yaptık ve mülteciler de bu projelerden birisiydi. Mülteci konusu çok güncel bir sorun ve biz de mültecilerin yaşadıklarıyla alakalı farkındalık oluşmasını istedik. Bilindiği gibi Avrupa’nın mültecilere bakışı ile Türkiye’nin mültecilere bakışı çok farklı. Biz daha insani bakıyoruz. Bu bakışımızı onlara da hissettirmek istedik. Onları mültecilerle bir araya getirdik. Son olarak bir kısa film ve kitapçık meydana getireceğiz.

Onların mültecilere bakışı ne?

Avrupa’nın tamamının “Biz mültecileri kesinlikle istemiyoruz” bakış açısında olduğunu düşünmüyorum. Özellikle bizim programımıza katılanların büyük bir bölümü pozitifti.

Uluslar arası çalışmalarınız da var.

Slovakya’da 5 yıldır düzenlenen “Uluslararası Golden Beggar Film Festivali”nde İzmit temalı kısa filmlerle yer alıyoruz. Yine 2013’te Slovakya’da “Avrupa Kültür Başkenti Kosice Etkinlikleri” kapsamında, tamamı sanatçılardan oluşan 15 kişilik temsil ekibiyle birlikte kentimizin ve ülkemizin geleneksel sanatlarını tanıttık. Öte yandan 7 yıldır devam Uluslararası Art Carnuntum kültür, sanat, tarih etkinliklerinin İzmit koordinasyonunu yapıyoruz. Budapeşte, Estergon, Roma, Niş, Zajecar ve Selanik belediyelerinin davetlisi olarak çeşitli kent etkinliklerine katıldık. Bugüne kadar çeşitli ülkelerde binden fazla performans sergileyen Niş Üniversite korosuyla birlikte Kocaeli Üniversitesi ve saat kulesi önünde iki konser organizasyonu yaptık. BMW China sponsorluğunda her yıl düzenlenen “BMW İpekyolu Yolculuğu” projesi kapsamında Türkiye’ye gelen 49 kişilik heyete kentimizi anlattık ve tanıttık.

Art Nicomedia Derneği zor bir iş yapıyor. Hem turizmi hem de sanatı önemsiyor. Hedefinize ulaştınız mı?

Derneğimizin sloganı, “Hayal et, uygula ve tadını çıkar.” Hayal ettiklerimizin tamamını gerçekleştirdik. Biz spontone davranmayız. Sene başında projelerimiz belirlenir ve çizilen plana göre projeler gerçekleşir. Biz de hedeflediğimiz projeleri gerçekleştirmenin mutluluğunu ve gururunu yaşıyoruz. Öncelikle bu kenti tanıtıyoruz. Bu kentin tarihine girdikçe önümüze başka kapılar açılıyor. Örneğin kent tanıtım filmi çektik. Çok büyük bir projeydi. İngilizce çevirisi dahi olan bir film bu.

Koca bir tarihin üzerinde kurulu bir kent olmamıza rağmen bunun tanıtımını yeteri kadar yapamıyoruz. Bunun sebebi nedir?

İzmit’in altında tarihsel anlamda bir atom bombası yatıyor. Dev bir antik tiyatro. Bu antik tiyatronun Roma mimarisine uygun giriş çıkışları belli. Yapılan ölçümlere göre dünyanın en büyük tiyatrosu. Anadolu’da 350’nin üzerinde tiyatro var ve en özeli İzmit’te. Bu tiyatro ortaya çıkarıldığında, “Dünyanın en büyük tiyatrosunu İzmit’tte ortaya çıkardılar” diye dünya ajansları haberler geçecek. Bunun ardından kente turist akmaya başlayacak. Bu tiyatronun tamamı değil, yüzde 30’u da çıksa İzmit bir dünya markası olur. Bu tiyatro kente büyük değer katacaktır.

Tiyatro dışında var olanlar da var. Bunların tanıtımı nasıl olur?

İzmit’te yaşayanlar bile zaman zaman “İzmit’in neyi var ki tanıtılacak?” diye soruyor ve saat kulesi, pişmaniye ve birkaç cami dışında bir şeyin olmadığını düşünüyor. Oysaki sadece İzmit’te Kültür Bakanlığı tarafından tescillenmiş 454 tane kültür varlığı var. Biz bununla ilgili tur programları hazırladık. Eğer birisi gelse ve “Bize İzmit tarihini gezdirin” dese, biz onu Avrupa’da nasıl oluyorsa aynen o şekilde gezdiririz. Öncelikle ilk rotayı söyleyeyim. Arkeoloji Müzesi’nin oradan geziye başlayabiliriz. Şu an müzede binlerce eser var. Bu müze, bizi Avrupa’da götürdükleri müzelerle kıyaslanmayacak kadar güzel ve zengin bir müze. Onların bir farkı var. Eserleri yoğun bir ışık çalışmasıyla bizden daha iyi satıyorlar. Misafirimizi bu müzeyi gezdirdik ve çıktık. Tren garı da bir tarihi eser. Ama biz İzmit’in içinde olduğumuz için bu eserleri fark edemiyoruz. Tren garından sonra saat kulesine geldik. Saat kulesi İzmit’in sembolü. Oradan Kasr-ı Hümayün’e geldik. İstanbul’dakiler dışında ayakta kalan tek saray. Oradan Redif Müzesi’ne çıktık. Oranın tam karşısında Pembe Köşk var. Orayı da inceledik. 30 metre arkada Sırrı Paşa Konağı var. Oradan çıktık ve Süleyman Paşa Hamamı’na gittik. Buna ek o civarda bir sürü konak var. Onları saymıyoruz bile. Hamamdan çıktıktan sonra Santa Barbara’ya gittik. Oradan Roma Şehir Mezarlığı’na ulaştık. Bakın hiç araca binmeden sadece yürüyüşle bir gün sürecek bir tur yaptık. Böyle bir tur hangi turistin hoşuna gitmez.

Nevzat Doğan İzmit Belediye Başkanı olduğunda Tarih Koridoru projesini ortaya attı ve bu proje bir süre sonra tamamlanacak. O da sizin o dediğiniz güzergahı ortaya çıkarmak istiyor. “Doğan doğru bir iş yaptı” diyebilir misiniz?

Elbette ki çok doğru proje. Doğan’ın bana göre en önemli projesi bu. Yüzde 70’i-80’i tamamlandı. O proje ile turizm açısından İzmit’in çok iyi bir yere geleceğine inanıyorum. Ama bizim sıkıntımız şu: Bir şeyi yapıyoruz ama bunun tanıtımını yeteri kadar yapamıyoruz. Biz projelerimizin pazarlanmasını daha iyi yapmalıyız.

Doğan dedi ki, “Akın Ülkü Sevinç, başkanlığı sen devam ettir.” Tarih Koridoru ile ilgili ne yaparsın?

Proje biter bitmez Türkçe ve İngilizce olarak dokümanlar hazırlarım. Sonra tanıtım ve turizm fuarlarına katılırım. Hatta yurt dışındaki fuarlara bile katılım sağlarım. Dünyadaki tüm turizm firmalarının portföyüne “İzmit Turu” ifadesini ekletirim. İzmit tarihi ile ilgili hazırlayacağımız web sitesini daha iyi kullanırım. Diğer yandan İzmit’te yaşayan vatandaşlarımızın kendi tarihlerini daha iyi bilmesi için projeler üretirim.

Önemli bir projeniz var. Minimal İzmit, bundan bahseder misiniz?

Evet, Minimal İzmit Projesi ile ilgili planlar hazırlıyoruz. Öncelikle yerli turistler sonra da yabancı turistlere İzmit’i anlatmak amacımız. Bunun için geniş bir alan gerek. Bu proje ile İzmit’in tarihi eserleri bir alanda toplanacak. Bu alanda bu tarihi varlıkların asıllarına uygun maketleri yer alacak. Alanın içerisinde restoran ve çocuk oyun alanları da yer alacak. Bu şekilde tüm eserler toplu halde görülecek ve tarihi varlıkların özellikleri de anlatılacak. Bunun için 5 dönümden daha büyük bir alana ihtiyaç var. Tabii ki bu alanla alakalı öncelikle girişimlerde bulunacağız. Bağçeşme Bölgesi olabilir, Cephanelik olabilir. En güzel de elbette ki Seka Park’a olur. Uzun vadede gerçekleşmesini istediğimiz bu projeyi çok önemsiyoruz.

Sanayi kuruluşları kentedaha fazla katkı vermeli

Başka neler söylemek istersiniz?

Son olarak eski İzmit fotoğraflarıyla ilgili bir sergi açtık ve Yürüyüş Yolu’na sağlı sollu olarak fotoğrafları koyduk. Sergide insanları gözlemledik. İki kişiden birisinin fotoğraflara bakmadan ilgisiz bir şekilde sergiden geçtiğini gördük. Bu beni çok üzdü. İzmit’te sanata olan ilginin azaldığını fark ettirdi. Bana göre İzmit’te sanata ilginin olması için çalışma yapılmalı. Bu noktada sadece yerel yönetimler değil, bu kentteki büyük şirketler ve büyük fabrikalar taşın altına elini koymalı. Sanayi kuruluşlarının kentin sosyal hayatına, sanatına ve sporuna katkısı yok denecek kadar az. Halbuki dünyanın en büyük sanayi kuruluşları burada. Bu firmalar festivaller düzenlemeli, spor kulüplerine katkı vermeli.

Bu saydığın iki başlık çok önemli. Bir: Var olanın tanıtımı. İki: Bu kentteki kuruluşların sanatsal açıdan bir çark görevi görmesi. Bu konu ile ilgili Art Nicomedia bir rapor hazırlamayı düşünür mü?

Her şeye varız. Eğer kentin yararına olacaksa elbette gerekli yerlere bu rapora sunarız. Ama tek bir dernekle olmaz. Bu kentte Art Nicomedia, KYÖD ve GKD gibi dernekler dışında sanat noktasında çalışma yapan bir dernek aklıma gelmiyor.

Gerçekleştirmeyi istediğiniz de gerçekleştiremediğiniz projeler var mı?

İçimde ukde kalan projelerden biri “İzmit Sanat Okulu & İzmit Lisesi Nostalji Basketbol Maçı”. İzmit’in en köklü iki lisesinden özellikle 1990 yılından önce mezun olanlar iyi bilirler, eski yıllarda sanat & lise basket maçının olduğu gün İzmit’te hayat dururdu. O dönemdeki coşkuyu, arkadaşlıkları ve tatlı rekabet havasını yeniden yaşatalım istedik. Aynı eskiden olduğu gibi, iki okuldan mezun olanlar davullarla, marşlarla kendi okullarının önünden kapalı spor salonuna şehiriçinden geçerek gidecek ve salondaki o müthiş atmosferi yeniden yaşayacak. İnşallah birgün bu etkinliği de düzenleriz. Bunun yanında hayal ettğimiz ancak henüz gerçekleştiremediğimiz birçok proje var. Guiness rekor denemesi, İzmit türküsü ve klibi, uluslararası kısa film festivali, bunlardan bazıları. Tabii bunların hepsi imkan meselesi.

#

21 Kas 2016 - 16:40 -


TÜM RÖPORTAJLAR GÖSTER

göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Bizim Yaka Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Bizim Yaka Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Bizim Yaka Kocaeli Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Bizim Yaka Kocaeli Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.

01

cevat kaya - ben End.Mes.Lis adina maça varım akın.guzel olur.planlayalim...şu santa barbara meselesi gercek degil.sehir efsanesi bile degil..izmit ile ilgili projelerinizi destekliyorum...

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 21 Kasım 16:40



Anket Koronavirüs aşısı çıktığında yaptırmayı düşünür müsünüz?