Bahisleri açıyor ve soruyorum: Altın horoz kimin olur?

Covid-19’a yakalandığım süreçte fiziki olarak gündemden uzak kalsam da işimizin parçası olan ülke gündemini takip etme ritüelinden vazgeçmedim.

Bu süreçte telefon ve mesaj ile desteklerini ifade eden herkese teşekkür ederim.

Dediğim gibi haberleri izlediğimde seçim sürecinde halı altı edilen tüm iç çatışmaların “cicim ayları” geçtikten sonra ortalığın toz duman oluşunu gördük.

CHP’de Cumhurbaşkanı adayının kim olacağı konusunda yapılan tartışmalar yerini tamamen iç çatışmalara bıraktı.

İlk olarak ülkenin hemen her bölgesini etkisi altına alan kar yağışları sonrasında İmamoğlu’nun bir balıkçıda çekilen fotoğrafı damga vurdu.

Bu meselenin hem gerçekleştiği zaman dilimi olarak hem de mekanda ödenen hesap tartışmaların iyiden iyiye ayyuka çıkmasına neden oldu.

İmamoğlu’nun mega şehir İstanbul’u etkisi altına alan ve günlerce süren kar felaketinde rahmetli Kadir Topbaş’ın kendi döneminde problemlerin çözümü adına AKOM’da mesai harcadığı zamanlardan vatandaşların bırakın evlerine varabilmelerini 13-14 saat araçlarının içerisinde esir kalmalarına sebep olan bir başkan var karşımızda…

Nereden nereye ey İstanbul!

Hani CHP ile her şey güzel olacaktı!

Hani insanları refah seviyesi yükselecekti!

Kadim şehir İstanbul’un acınası manzarasını günlerce haber bültenlerinde izledikten sonra içimi cız ettiren şarkı sözleri kulağımda çınladı.

“Hani o verdiğin sözler yalan mıydı birer birer”.

Az önce de söylediğim gibi rahmetli Kadir Topbaş’ın emekleri hiç oldu.

Kemikleri sızlıyor!

Vakti zamanında yapılan onca hizmete rağmen “kaşın üstünde kirpiğin var” bahanesi ile Topbaş’ı eleştirme derdine düşenlere müstahak oldu.

Yolları açmak için bile bir kar küreme aracının dahi gelmediğini gördük.

İnsanlar yol üzerinde verdikleri röportajda durumun ne kadar vahim olduğunu dile getirdiler.

Yoksa trafiğin ortasında röportaj yapılan vatandaşların hepsi AK Parti’nin birer trollü müydü(?)

Vatandaşların yaşadıkları zorluklara rağmen İmamoğlu’nun bir balık restoranında dostları(!) ile yediği yemeğin fotoğrafları da sosyal medyaya yayılıp patlayınca olanlar oldu.

İmamoğlu’nun keyifli yemek masasının maliyeti 46.000 TL olduğu ortaya çıktı.

AK Parti’ye ‘hırsız’ diyenler bu maliyet konusunda ağzını açıp tek kelime edemediler.

Üstelik belediye başkanı maaşı 36.000 TL iken tek gecelik bir eğlencenin maliyeti 46.000 TL!

O şaşalı yemek masanın maliyeti nasıl ödendi ki acaba…

Yoksa Alman usulü mü ödendi?

Çok değil mevzudan birkaç hafta önce faturalara peşin sıra yapılan zamlara haklı olarak tepki koyan ve “sarayın ışıkları sönmüyor nasıl olsa vatandaş ödüyor” diyenler bu hesaba neden bu konuda tek kelime etmiyor?

Merak ediyorum!

Bizim olaylara karşı tutumsuz yaklaşımlarımızı Atatürkçü ve CHP’li kitlenin daha rahat anlayabilecekleri şekilde ifade edeyim;

Bizler toplum olarak AK Partilisi de MHP’lisi de CHP’lisi de İYİ Partilisi de objektif olmayı öğrenmeden muhasır medeniyetler seviyesine ulaşamayız.

İmamoğlu’nun masada yemek esnasında çekilen fotoğrafının sosyal medyaya servis edilmiş olması ve devamında gelen tepkiler hem toplumun genelinde hem de CHP kulislerinde ‘İmamoğlu’ndan Kılıçdaroğlu’na mesaj’ olarak değerlendirildi.

Sözünü ettiğim bu algı siyaset üzerinde de bu şekilde yer etmiş olacak ki konunun üzerinde saatler süren tartışma programları yapıldı.

Derken bu kez sahneye CHP genel başkanı Kemal Kılıçdaroğlu çıktı.

Kılıçdaroğlu’nun bir otel odasında çalışılırken çekilen fotoğrafı sosyal medyayı salladı.

Evet, salladı diyorum çünkü bu sıradan bir ünlünün sosyal medya hesabında takipçileri ile fotoğraf paylaşmasından çok fazla şey ifade ediyordu.

İmamoğlu 46.000 TL’lik masa fotoğrafını sosyal medyada paylaşırken Kılıçdaroğlu’nun eli de boş durmayacaktı elbet!

Paylaşılan fotoğraf ile birden fazla mesaj yollanmıştı belki de…

‘Sen vatandaşlar zor durumda iken yemek yerken ben işimin başındayım Ey Ekrem!’ dedi.

Ya da ‘İmamoğlu 46.000 TL’lik hesap ödüyorsa ben de günlüğü 102.000 TL’lik süit otel odasında kalabilirim, o kim oluyor!’ da demek istemiş olması gayet mümkün.

Kemal Bey’in bu anlamlı fotoğrafının sosyal medyaya servis edilme şekli de tüm bu olup biteni başka bir boyuta taşıyor!

Günlerdir herkesin dilinde olan o fotoğraf CHP İstanbul Gençlik Kolları resmi hesabından paylaşılıyor.

Görünen o ki seçim süreci bitti ve resmen kılıçlar çekildi.

Zaten herkesin bildiği gibi ikisinde amacı aynı: Cumhurbaşkanı adaylığı!

Horoz ölüp ortaklık da bittiğine göre biz ne senaryolar izleriz…

Bahisleri açıyor ve soruyorum: Altın horoz kimin olur?

Kılıçdaroğlu’nun mu yoksa İmamoğlu’nun mu?

Tüm bu hengamenin içinde olan garibim İstanbulluya oldu.

Yazık!

 

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Enes Şen - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Bizim Yaka Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Bizim Yaka Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Bizim Yaka Kocaeli Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Bizim Yaka Kocaeli Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket Koronavirüs aşısı çıktığında yaptırmayı düşünür müsünüz?