Fahiş fiyat konusu çok ciddi bir mesele

Döviz kurlarının düşmesinin hemen ertesi günü bir yayına katılan İstanbul Ticaret Odası (İTO) Başkanı Şekib Avdagiç çok ilginç bir ifade kullanmıştı. Ve dedi ki; “Ekonomi de taşlar yerine oturuyor. TL’nin aranan ve etkili bir enstrüman olacağına inancım tam. Ancak fiyatlara acilen güncelleme yapılmalı. Fiyatlar roket hızı ile çıkarken paraşütle inmemeli”...

Bu ifadeler bir anda ülkede en çok kullanılan, kabul edilen ve içeriği itibarıyla haklı bulunan sözler oldular. Hangi televizyon kanalını açarsa açsın ekonomiyi tartışırken hemen herkes Avdagiç’in bu sözlerini kullanır oldu. Yorumlarını bu yönde yaptı hepsi…

Genel olarak haklılar. Zira geçtiğimiz süreçte döviz kurlarının olağanüstü bir şekilde artması, zirve yapması, doların 18.40 seviyesine kadar yükselmesini birileri fırsat olarak gördü. Girdi fiyatlarımız şöyle oldu böyle olduğu gibi kimininki doğru, kimininki gerçek olmayan gerekçelerle ürün fiyatları zıpladıkça zıpladı.

Şimdi ise maalesef ürün fiyatları ile ilgili indirim konusu gündemde tutulmasına rağmen çoğu işletme sahipleri nazlanıyor. Bunu da “Yüksek döviz kuru varken ben ürünü aldım. İndirimli satmam” diyerek kendilerince bir savunma içine giriyorlar.

Fakat aynı işletme sahipleri döviz yukarı doğru zıplamadan önce aldıkları ürünleri fırsat bu fırsat diyerek fahiş ücretlerle millete satmayı çok iyi bildi.

Özellikle zincir marketler ele avuca sığmaz şekilde ve büyük bir cesaretle adeta millete zulmedip devlete meydan okurcasına zamlı tarifeye geçtiler. Fakat yaptıkları sadece bu değildi. Aynı zamanda zammın yanı sıra ürün satışına bile haksız uygulamalarla sınır getirdiler. Bu bana göre millete karşı yapılmış en büyük ihanetti.

İnternet ortamında 10 tane verdiğiniz süt siparişi elinize 3 ya da 4 tane olarak geliyordu. Gerekçe ise “Elimizde kalmadı” şeklinde kalmadı şeklinde izah ediliyordu.

Geçtiğimiz günlerde Şaban Sevinç’i televizyondan dinliyorum. Çok ilginç bir şey söyledi Şaban Sevinç… Dedi ki; “Ünlü hamburger markasına oğlumu götürdüm. Fakat şunu gördüm ki fiyatlar dövize endeksli şekilde sürekli değişiyor. Yani belli bir miktara hamburgeri alıyorsunuz, beş dakika sonra dolar zamlandı ise onun Türk Lirası karşılığını kasada ödüyorsunuz”…

Buna bizim döviz kurlarının artışının sebep olduğunu söyleyemeyiz bile. Bu anlatılan şayet doğru ise düpedüz fırsatçılıktır. Sizce de bunun bir bedeli olmamalı mı?

Bütün bunlara rağmen şu aşamada gelinen nokta belli ki bizleri ister istemez sabretmeye sevk ediyor. Gazetemize konuşan Kocaeli Esnaf Odaları Birliği Başkanı Kadir Durmuş’un dile getirdiği ve esnafın yaklaşık 1 aylık sürenin ardından fiyatlarda indirime gidebileceği görüşüne zaman tanıyabiliriz.

Belli ki Durmuş da milletten sabır bekliyor. Az daha duralım.

Ancak belirtilen bu sürede şayet döviz kurları yine yukarı doğru bir istikamet çizmez de bir kısım esnaf durumdan fahiş fiyat görevini çıkarmaz ise bir 1 aylık süre beklenebilir.

Yine de indirim olmaz, birileri serbest piyasa muhabbetleri yapıp keyfe keder yüksek fiyat uygulamalarını sürdürür ve “İşinize gelirse” mantığını tavrını takınırsa devlet tüm gücü ve etkisi ile gerekeni yapmalıdır.

İnanıyorum ki; yapacaktır da…

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Mehmet Özmen - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Bizim Yaka Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Bizim Yaka Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Bizim Yaka Kocaeli Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Bizim Yaka Kocaeli Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket Koronavirüs aşısı çıktığında yaptırmayı düşünür müsünüz?