Bakmak değil görmek gerek!

Cuma günü yayınlanan yazımda doların kontrolsüzce yükselmesinin bir rastlantıdan ibaret olmadığını ve bu yaşananların ‘modern darbe’ olduğunu ifade ettim.
Bu tanımlamayı biraz daha açmak gerektiğine inanıyorum ki bu sebep ile satırlara dökmeye karar verdim.
Yaşananların sebebini göz ardı ederek suçu sadece hükümet ve iktidara yüklemek vicdansızlıktır.
Çoğu söylemlerinde hükümet ve iktidarı suçlamak objektif bakamıyor olmanın bir sonucudur.
Bu yaklaşımı benimseyenlerin vatanla, milletle, bu ülkenin değerleriyle ciddi derecede sorunları vardır.
İçlerinde taşıdıkları kin en çokta sözde önemsedikleri ülkemize zarar veriyor ama bunu idrak edemiyorlar.
Öyle ki sabahtan akşama gerek sosyal medyada gerekse televizyon programlarında ülkelerini kötülemekten geri durmuyorlar.
Utanmıyor ve çekinmiyorlar.
Basit bir örnek ile bu abes durumu ifade etmek gerek belki de…
Gezi Parkı olayları…
O dönem kesilen ağaçlardan ötürü protestolar yapıldığı izlenimi verilmeye çalışılmıştı.
Hâlbuki meselenin özü hiçbir zaman ‘ çevre katliamı’ olmadı.
Belki de haftalar, aylar yada yıllar öncesinden kurgulanan bir olayın geçerli bir bahanesiydi.
En azından başlangıç için…
‘Gezi’ parkını bahane ederek ülkeyi yangın yerine çevirmeyi amaçladılar.
Tıpkı geçtiğimiz yaz PKK’nın ormanlarımızı bilerek ve isteyerek ateşe vermeleri gibi!
Artık çoğumuzun isimlerini bildiği insanları provoke etme amacından hiçbir zaman vazgeçmeyen gazeteciler, sözde aydınlar, sanatçılar sivil toplum örgütleri vb.
Hepsinin tek amacı ülkeyi karıştırıp hükümeti el aşağı ederek istedikleri gibi at koşturmaktı.
Üstüne üstlük yaşananların amacını da ‘’Mesele gezi değil arkadaş sen daha anlamadın mı arkadaş’’ diyerek itiraf ettiler.
Taksim meydanını baştan sona terör örgütünün flamalarıyla süslemekten dahi utanmadı bunlar!
FETÖ’cülerin yüksek makamlarda hangi adamlar varsa hepsinden de tam destek alarak yaptılar.
CHP liderinin yaşananlara tepki göstermesi bir yana dursun, ‘çiçek çocuklar’ övgüsüne bile nail oldular.
Aldıkları gazla ellerine bir yazı alıp ‘devrim bildirisi’ adı altında insanlara açıklama yaptılar.
O dönemin başbakanı Erdoğan’a parmak sallayıp had bildirmeye çalıştılar!
Havaalanı yapma!
Köprü yapma!
Nükleer santrali yapma!
Kanal İstanbul’u yapma!
Zaten düşünsenize bir düşman bunlardan başka ne ister ki…
Ve sonunda kaybeden onlar değil biz olduk.
Fatura bize çıktı ve ülkenim o dönemden zararı milyarlarca dolar!
Gelelim bugüne!
Sözcü Gazetesinin Erdoğan’ı göndermek için provoke eden manşetlerinden bir daha karşımıza çıktı.
“Sorun faiz değil başımızdaki vaiz”
Ülke yansın bitsin kül olsun ama Erdoğan gitsin!
Terör örgütleri Türkiye’de cirit atsın ve onlarca yüzlerce sivil hayatını kaybetsin ama Erdoğan gitsin!
Sözcü Gazetesinin utanç verici manşetinden sonra her zamanki gibi sosyal medya tetikçileri görevi devir alarak sokak çağrısı yaptı.
Genel grev çağrıları yapıldı.
Devamında PKK da üstüne düşeni yaparak kadın, erkek, genç, yaşlı demeden herkesi sokağa çağırdı.
“Türkiye’yi yakın yıkın yangın yerine çevirin Erdoğan’ı istifa ettirin” dedi.
Kim mi söyledi? Duran Kalkan!
Vicdanınız el verecekse açın izleyin de görün!
Bu da yetmedi!
“Kuru kuruya helalleşmek olmaz, özerklikte isteriz” dedi.
Kime dedi dersiniz?
Tabii ki Kemal Kılıçdaroğlu’na!
Türkiye’yi ondan daha fazla seven kimse yokmuş havalarına giren Kılıçdaroğlu’na!
Kalkan “Türkiye’yi HDP yönetmeli” demekten de itina etmedi elbette…
Tabiri caizse ‘Türkiye’yi nasıl paylaşacağımızı şimdiden konuşmaya başlayalım’ demeye getirdi.
Meselenin Türkçesi bu!
Gezi’nin, 17/25 Aralığın, 15 Temmuz’un, çukur olaylarının, PKK ile mücadelenin ağır faturası milyarlarca dolar!
En önemlisi de bu fatura da öyle ya da böyle şuan doların fırlamasını Erdoğan’a bağlayan gariban halktan çıktı!
Yani yukarıda sözünü ettiğim olayları planlayan ve gerçekleştirenlerden değil!
Ve hiçbir ekonomist doların bu denli kontrolsüzce yükselmesini açıklayamıyor!
Açıklayamaz zaten çünkü elle tutulur yok!
Yaşananların tek bir açıklaması var…
‘Modern darbe’ = Ekonomik darbe!
Kanımca meseleyi biraz olsun bakmak değil görmek gerek vesselam!

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Enes Şen - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Bizim Yaka Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Bizim Yaka Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Bizim Yaka Kocaeli Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Bizim Yaka Kocaeli Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket Koronavirüs aşısı çıktığında yaptırmayı düşünür müsünüz?