Vah benim canım muhalefetim!

Türkiye’de muhalefetimizin genel bir özelliği vardır. En belirgin şekilde yaptıkları, belki de yapabildikleri iş, kendi içlerinde çelişmektir. Birinin ak dediğine mutlaka biri kara diyecektir. Ya da demek zorunda hissederler kendilerini. Çünkü muhalefet etmek kanlarında vardır. Konuşmadan, özellikle de boş konuşmadan edemezler.

Sorsan yılların tecrübeli isimleridir ancak her ne hikmetse ucuz siyasetten ve ucuz muhalefetten kendilerini bir türlü alıkoyamazlar. Bunun sonucudur ki; milletin o arkadaşlara ve temsil ettikleri misyona herhangi bir güveni yoktur. Onların yeri hep muhalefettir.

Zamanında yine muhalefet partilerinden değerli bir büyüğüm bana şu önemli sözü etmişti: “ AK Parti bir gün iktidardan indi diyelim. Bugün bizimle birlikte olan yöneticilerimiz ve seçilmişlerimiz var ya, işte onlar emin ol o gün de muhalif olurlar”…

Bu sözü duyduktan sonra üç gün boyunca kendime gelemedim ve düşündüm. “O kadar da değildir herhalde” diyerek muhalefet namına bir çıkar yol aradım. Ancak bulamadım. Evet, Türkiye’nin genel muhalefetin içi büyük bir sancı içeriyor.

Ortaya bir yalan atıp, sonra o yalana önce kendilerini, ardından bütün milleti inandırmak gibi bir hastalık peydah olmuş bizim siyasetimizde. Edep, ahlak, doğru söz, mantık zaten hak getire…

Ekonomik terörist olduğu ayan beyan ortada olan bir şahsın serbest bırakılmasına yönelik büyükelçilerden gelen talebe neredeyse “Emriniz olur efendim” diyecek kadar ileri gitmeye hazır bir muhalefet görüyorum bizim memleketimizde. Yahu Kılıçdaroğlu’nun “En büyük Soros’çu Erdoğan’dır” sözünde bile büyükelçilerin talebine verilen destek yok mu sizce de...

İYİ Parti’den yapılan açıklama daha da vahim: “Böyle bir açıklama yanlış olsa da buna izin veren hükümettir”…

Ya bu nasıl bir muhalefettir? Bu nasıl bir memleket sevgisidir?

Vallahi de, billahi de, tallahi de Atatürk’ün kemiklerini sızlatır bu siyaset anlayışı.

Fakat belli ki bu bir hastalık. Çok net şekilde tedavisi olmayan bir hastalık. Bana o büyüğümün Türkiye’deki muhalefet ile ilgili söylediği sözünde ne demek istediğini bu tabloyu gördüğümde daha net anlayabiliyorum.

Bu arkadaşlar dünyaya muhalefet etmek için gelmişler. Başka da bir işe yaramazlar. Doğru olana bile “hayır” diyen kaç kişiyi bulabilirsiniz ki…

Türkiye’de dışarıdan açıkça bir müdahale olduğu belli olan döviz kurları ile ilgili durum ortada iken hala ülkesini ve milletini elinin tersi ile iten muhalefeti dünyada Türkiye’den başka hangi ülkede görebilirsiniz!

Bakın, Türkiye’de 1 ABD doları, 9-10 TL arasında. Japonya’da ise 1 dolar 113 Yen civarındadır. Ama o Japon halkı ve siyasetçileri ülkelerini seviyor. Sadece ülkeleri için doğru olanı, doğru zamanda, gerektiği kadar söylüyor. Ülkesine zarar verecek abartı ifadelerden kaçınmaya özen gösteriliyor.

İşte Atatürk’ün bizlere bıraktığı miraslardan biri olan “Milliyetçilik” böyle bir şey…

Yani biz de öyle olmalıyız. Farkımız burada…

Zira Japonya’da büyükelçilerden aldıkları emirleri uygulamak için ona buna salça olacak muhalefet yok.

Bu çok çirkin bir anlayış.

Ve değişmesi lazım…

Değişmezse ne olur?

Türkiye çok zaman kaybeder. Ve bunun bedelini gelecek nesillerimiz bile öder…

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Mehmet Özmen - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Bizim Yaka Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Bizim Yaka Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Bizim Yaka Kocaeli Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Bizim Yaka Kocaeli Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket Koronavirüs aşısı çıktığında yaptırmayı düşünür müsünüz?