Palavra siyaseti!

Sanıyorum herkes kabul ediyordur, Türkiye’de çok ciddi bir muhalefet boşluğu var. İktidar ise bu zamana kadar her defasında mağlup etmeyi başardığı muhalefetin genel başkanlarının değişmesini inanın bana hiç arzu etmiyor.
Çünkü öylesine garip zamanlarda, öylesine stratejik hatalar yapıyorlar ki, sonuç elde edemeyeceklerini bilmelerine rağmen yalnızca algı oluşturma çabası içinde olduklarından yalan ve palavra üzerine politika geliştirmeye mecbur kalıyorlar.
Bunun son örneğini Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nda gördük…
Ortaya bir söz attı, önünü ve arkasını araştırmadan. Sonuçlarının bu ülke için nelere mal olabileceğini hesaplamadan… Belki de hesapladı ancak yine de gözünü kararttı, “Belki bir şey elde ederim” diyerek…
Fakat bu da Kılıçdaroğlu’nun taktik geliştirmesi gibi geldi bana. Geçmişte “Türkiye’de hiç kimsenin can ve mal güvenliği yoktur” diyerek gündem olan ve ülkesini Avrupa’ya ve Amerika’ya şikayet eden Kılıçdaroğlu, şikayet dilini şimdi içe dönük şekilde değiştirmiş. Bu kez “Türkiye’de siyasi cinayet işlenebilir” diyerek dış dünyaya yeni mesajlar vermenin gayreti içine girmiş.
Derdi belli aslında…
Türkiye’ye yatırımcı gelmesin, ülke ekonomik anlamda çok daha büyük problemler yaşasın ve milletin cebine para girmesin, bu hali ile hükümet oy kaybına uğrasın…
Yani koltuk sevdası nedeniyle milletin zarar görüp görmediği CHP zihniyetinin ve Kemal Kılıçdaroğlu’nun umurunda değil.
Şimdi de ülkenin bürokratlarının tehdit edilmesi meselesine girdi.
Devletin memurlarına, bürokratlarına “Hepinizle hesaplaşacağım” diyerek parmak sallamak açıkçası bir siyasi terör dilidir. Türkiye’de belki siyasi cinayet gibi bir durum yoktur, olamaz da. Ancak hakkından gelemediğimiz politikanın teröre yatkın dili, bizlere vesayet rejimini çok net şekilde hatırlatmıyor mu?
27 Mayıs için “Devrim” yakıştırması yapanların ve içlerinde hala Adnan Menderes’e hakaretler edenlerin bulunduğu CHP; 28 Şubat döneminin MGK’sının kararlarını özlüyor anlaşılan. Ancak anlamadıkları şey o defterin kapandığıdır. Bu millet, bu saatten sonra ne vesayet rejimine, ne de devletini tehdit eden, “Siyasi ölüm olsun da çıkıp politika yapabilelim” diyen zihniyete müsaade etmez.
Anlamadıkları husus budur…
İşin siyaset ahlakına hiçbir şekilde girmeyen son gelişme ise şöyledir… Devletin yargısı, ortaya attığı “Siyasi cinayet işlenebilir” sözünün detaylarını öğrenmek için CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ile “Bizim de öyle duyumlarımız var” diyen İYİ Parti Teşkilat Başkanı Koray Aydın’a “Bilgilerinizi bizimle paylaşın” diye çağrıda bulunuyor.
Fakat o Kılıçdaroğlu ne söylüyor biliyor musunuz, “Bu çağrınızın muhatabı ben değil Cumhur başkanıdır, onun ifadesini alın”…
Bu nasıl bir yüzsüzlüktür…
Bu nasıl siyasetin ahlaki olmayan tarafından medet ummaktır…
Bu nasıl bir hadsizliktir…
Ayrıca MHP’deki kurultay sürecinde FETÖ’nün yayın organlarının bugünkü genel başkanı Meral Akşener’i desteklediğini söyleyen Koray Aydın da telefonla bilgi paylaşımında bulunacağını söylemiş.
Kemal Kılıçdaroğlu’nun genel başkan olması, kendini iktidara layık görmesi devletini yalanlarına ya da iftiralarına alet edebileceği anlamına gelmez. Bu tür palavraları siyaset malzemesi yapmaktan vazgeçmelidir.
Zira kendisinin o çok güvendiği genel başkanlığa nasıl geldiğini hepimiz çok iyi biliyoruz. Baykal’ın başına gelen hadiseden söz etmiyorum. CHP’nin en tecrübeli siyasetçilerinden biri olan Onur Öymen’in yıllar önce Deniz Baykal’ın bir şekilde istifa ettirilip, yerine Kemal Kılıçdaroğlu’nun getirileceğinin yazdığı ve ABD’de hazırlanan raporla ilgili not defteri bir şekilde açılır ve önüne konulur… Sadece bununla da kalınmaz.
O yüzden ahlaklı siyaset yapmak lazım. Koltuk hırsı ile milleti saf yerine koymamak lazım. Bu tutum Türkiye ölçeğindeki ucuz politikacıları yanlışa sürüklemekten başka bir amaca hizmet etmez. Şekil-A’da Kılıçdaroğlu’nun yaptığında olduğu gibi…

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Mehmet Özmen - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Bizim Yaka Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Bizim Yaka Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Bizim Yaka Kocaeli Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Bizim Yaka Kocaeli Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket Koronavirüs aşısı çıktığında yaptırmayı düşünür müsünüz?