Karantinadaki sınıf sayısı 100’ü geçti!

2021-2022 Eğitim Öğretim Yılı, 1 Eylül’de uyum, 6Eylül’de yüz yüze başladı.

Öğrenciler ve öğretmenler 1.5 yıllık aradan sonra okullarında buluştu.

Dersler haftada 5 gün 40’ar dakika olmak üzere sınıflarda yapılıyor.

Sayıları az da olsa aşı olmamak için direnseler de neredeyse yüzde 90’ı “Maske, Mesafe, Temizlik” kurallarına uyuyor.

Öğrenci ve öğretmenin yanı sıra eğitimin tüm paydaşları yüz yüze eğitim-öğretimin başlamasından memnun.

Siftah yapan esnafın, kontağını açan minibüsçünün, ekranları yerine akranlarıyla buluşan öğrencilerin yüzü gülüyor.

Milli Eğitim Bakanlığı koltuğuna oturan Mahmut Özer’in aldığı kararlar, verdiği mesajlar, yaptığı açıklamalar eğitimcilere moral oluyor.

Sayın Bakanın son günlerde, 1-3 Aralık tarihlerinde yapılacağını açıkladığı Eğitim Şurası konu başlıklarının, “Eğitimde Fırsat Eşitliği İçin Temel Eğitim, Mesleki Eğitim, Öğretmenlerin Mesleki Gelişimi” olması güven veriyor.

Bana göre milli eğitime şimdilik en önemli kazandırdığı en önemli kararı;

Bir: Aralarında Fehmi Rasim Çelik’in de bulunduğu deneyimli, başarılılar il müdürlerini bakanlıkta önemli genel müdürlüklerin başına getirmesi.

İki: Koronavirüs ( Covid-19) ile mücadelede okulların ihtiyacının karşılanması için valiliklere ihtiyaçlarından fazla ödenek ve hijyen malzemegöndermesi.

Üç: Kararlı, samimi, iyi niyetli, güven veren açıklamaları.

 

Değerli okurlar,

Pandemi sürecinde öğrencilerin okul ortamında yüz yüze eğitim öğretim yerine EBA TV ve internet platformlarında yapılan uzaktan eğitimşn yeterince yararlı olmadığını 1.5 yıllık süreçte gözlemledik, gördük.

Önceki Bakan Ziya Selçuk Hoca uzaktan eğitimde dünya birincisi olduğumuzu söylese de LGS ve YKS dahil öğrenciler ve velileri için 2 yılı birlikte yaşadık.

Uzaktan eğitimin öğrenciler üzerinde yarattığı travmanın yıllarca süreceğini ifade edere

k yüz yüze eğitim-öğretimi savundum.

“Maske, Mesafe, Hijyen ve AŞI” kurallarına uymak, her türlü önlemi almak koşuluyla okulların en güvenli yerler olduğunu yazdım.

Öğrencilerin sosyalleşmesi, psikososyal gelişimleri için okulların açık kalması, yüz yüze eğitimi-öğretim konusunda ısrarcı olmaya devam edeceğim.

Bu arada Sayın Bakanın, “Uzaktan eğitim ne kadar kaliteli olursa olsun hiçbir zaman yüz yüze eğitimin yerine ikame edilebilecek bir eğitim yaklaşımı olmaz. Okullar ilk kapanan, en son açılan yerler değildir. Okullar ilk açılan ve en son kapanan yerler olmak durumundadır” açıklamasına katılmanın ötesinde destekliyorum.

Ancak okulların açılmasının üzerinden iki hafta geçmesine rağmen artan vaka ve vefat rakamlarına paralel olarak okullarda görülen çok az sayıdaki temaslar velileri haklı olarak tedirgin ediyor.

Okullarda rastlanan temaslarla sınıflar karantinaya alınarak uzaktan eğitim yapmak zorunda kalan öğrenciler cezalandırılıyor.

Öğrencilerde görülen yakın temaslı vakaların okul bazlı olmadığı bilinmesine rağmen kamuoyunda olumsuz algı oluşturuluyor.

Dahasını söyleyeyim; Toplu taşıma araçları dahilokul dışında maske takmayan, sosyal mesafe kuralına uymayan öğretmen ve öğrenciler okulda maskesini takıyor, sosyal mesafe kurallarına uyarak hareket ediyor.

Ama stadyumlar, spor salonları, alışveriş merkezleri, düğünler, kafeler, toplu bulunan mekanlarda maske ve sosyal mesafe kurallarına uyulmazken okullarbulaşın merkeziymiş gibi gösterilerek özveriyle çalışan öğretmen ve yöneticilere haksızlık ediliyor.

 

KAPATILAN SINIFLAR

Gelelim asıl konumuz vaka bazlı ve yakın temaslı duruma göre Sağlık Bakanlığınca bel

irlenenkriterlere göre yüz yüze 14 gün ara verilen sınıflara.

Bakan Özer, Türkiye genelinde 71 bin 320 okuldan vaka nedeniyle kapatılmadığını ama yüz yüze eğitim-öğretime ara verilen sınıflar bulunduğunu söyledi.
Kocaeli’de ise 1.600 okuldan vaka nedeniyle kapatılarak yüz yüze eğitim-öğretime ara verilen okul yok.

Ama 18 bin derslikten ilk 2 hafta kapatılan sınıf sayısı 100’ü geçerken yaklaşık 4 bin öğrenci yüz yüze eğitim öğretim yerine uzaktan eğitim almak zorunda kaldı.

Anne ve babalar hatta öğretmenler okul dışında Maske ve Mesafe kurallarına uyarak hareket ederlerse yalnız okullarda değil Türkiye genelinde her gün artan vaka ve vefat sayıları da azalır.

Aşı olmamakta, PCR Testi yaptırmamakta direnen öğretmenler gibi anne ve babalar sorumsuzca davranır kurallara uymaz ise 2 haftada 100’ü geçen kapatılan sınıf sayısı birkaç hafta sayı katlanarak artacaktır.

Sayın Bakanın, “Okullar yeterli önlemi almadığı için vaka artışı, kapatılan sınıf sayısının arttığı varsayımının dayandığı hiçbir bilimsel veri yok.”

açıklamasına aynen katılıyorum.

Okullarda “maske, Mesafe, Hijyen, Aşı” kuralları başta olmak üzere her türlü önlem alınmamış olsaydı yaşanacakları düşünmek bile istemiyorum.

İşte karantina uygulanarak kapatılan sınıfların ilçe dağılımları;

Bir: Ana sınıfı, ilk, orta, lise dahil her kademede eğitim kurumunda kapatılarak karantinaya alınan, öğrencileri uzaktan eğitime zorlanan sınıf var.

İki: Şehir merkezleri, ekonomik ve sosyal gelişmişlik düzeyi yük aile çocuklarının devam ettiği okullar ilk sıralarda.

Üç: İlçelerde İzmit, karantinadaki sınıf sayısının dörtte birine yakınını oluştururken merkezdeki okullar dikkat çekiyor.

Dört: Gebze, Darıca, Körfez ve Gölcük’te kapatılan sınıf 10’un üzerinde.

Beş: En az vaka tespit edildiği için kapatılan ilçe Kandıra olup sınıf sayısı bir.

“Okullarda vaka nedeniyle kapatılan sınıflar okul bazlı değil ama öğrencilerin 40 kişilik sınıflarda 40 dakika maskeli oturmak zorunda bırakılıyor olması da en büyük etken.

Lise öğrencilerini anlıyorum da anaokulu ve ilk okulöğrencilerini 40 dakika sınıfta maskeli tutmanın mantığını anlamakta zorlanıyorum.

Okul bazlı olmasa da okullarda giderek artan vakalara bağlı sınıf kapatmaların önüne geçmek istiyorsak görev, Sayın Vali Seddar Yavuz ve Milli Eğitim İl Müdürü Ömer Akmanşen’e düşüyor.

Sayın Vali ve Sayın Milli Eğitim İl Müdürünü Sayın Milli Eğitim Bakanı Mahmut Özer’in, “İl

 millî eğitim müdürlerimiz, kalabalık olduğu varsayılan okullarda ikili eğitime geçme, DERS SAAT SÜRESİNİ KISALTMA, haftalık yüz yüze eğitim gün sayısını azaltmada tam yetkilidir” açıklaması doğrultusunda özellikle ana okullarıyla ilkokullarda 40 dakikalık ders süresini 30 dakikaya çekmeye çağırıyorum.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Galip Ataman - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Bizim Yaka Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Bizim Yaka Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Bizim Yaka Kocaeli Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Bizim Yaka Kocaeli Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket Koronavirüs aşısı çıktığında yaptırmayı düşünür müsünüz?