Çaresizlik mi, vizyonsuzluk mu?

(Hayatın içerisinde yaşamak kadar gerçekçi bir durum olan ölüm gerçeğini acı bir şekilde tecrübe ettim. Geçtiğimiz aylarda babam Mehmet Şen’i ani bir kalp krizi sonucu kaybettim. Mekânı cennet, ruhu şâd olsun. Bu zorlu süreçte desteklerini eksik etmeyen başta Bizim Yaka Kocaeli Genel Yayın Yönetmeni Mehmet Özmen, Özgür Kocaeli Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Adem Turgut olmak üzere tüm meslektaşlarıma ve hem Büyükşehir hem de İzmit Belediyesi yetkilerine teşekkürlerimi sunuyorum.)

Ülke olarak gelişmekte olduğumuz iddia edilse de ben böyle bir durum olduğunu düşünmüyorum.

Evet, eskiye nazaran birçok alanda gelişme kaydedilmiş olsa da sevinemiyorum.

Evet, AK Parti ortaya çıkmadan önceki yaşam standartları ile bugünümüz arasında dağlar kadar fark var.

Evet, ulaşım imkânları eskiye nazaran iyi durumda…

Evet, sağlık sektörü konusunda ciddi atılımlar yapıldı yapılmaya da devam ediyor hatta öyle ki insanımız CHP döneminde yaşatılan zorlukların sıkıntısını üzerlerinden atıp hastanelere gittiklerinde ‘hastanenin sahibi’ modunda hareket eder oldular.

Doktorlar yıllık izin aldıklarında neden izin aldıklarını sorgulayabilecek konumda olduklarını hissediyorlar kendilerini…

Doktorların cenazesi olduğunda ‘’Cenaze var diye izin mi alınırmış’’ diyebilecek kadar rahata alışıldı artık…

Bu saydığım durumlar AK Parti’nin ülkemize kazandırdığı projeler sayesinde oldu.

Peki, ama önemli olan sadece üzümü yemek mi yoksa hazırcılığı bırakıp mevcut duruma nasıl gelindiğini sorgulamak mı?

Evet, önceki durumları düşündüğümüzde toplum olarak sorgulamaktan kaçınıp üzüm yemeği hak etmiş olabiliriz ama artık geriye çekilip bağı da bağcıyı da sorgulamak zamanı geldi kanaatimce…

Mesela trafikte yaşanan sıkıntılar ile ulaşımı kolaylaştıran otoyol ve köprü projeleri…

Yerleşik düzene ayak uyduran insanlar için pek bir önem arz etmese de ticari anlamında gidiş ve gelişlerde kolaylıklar sağlayan bir imkân…

Köprü projeleri de keza aynı şekilde…

Bundan birkaç yıl öncesinde bir şehirden diğerine gitmek saatlerimizi alıyorken şimdi çok daha kısa bir sürede ulaşmak istediğimiz noktaya varmış oluyoruz.

Bunların hepsi iyi işte…

Peki, ama nasıl oluyor bu işler…

Tam da bu noktada yukarıda sözünü ettiğim bağcı konusuna geliyoruz.

Türkiye henüz gelişme yolunda olan bir ülke konumunda iken nasıl oluyor da böyle devasa bütçeli projeler ortaya konuluyor?

Sadece bizim ülkemiz değil bizimle aynı konumda olan birçok ülkenin de kullandığı bir taktik ile…

Yap-işlet devret!

Aklı başında her ülke vatandaşı gibi ben de bu yöntemden hoşnut değilim elbette.

Şartlar var ya o şartlar…

Ah ah ah!...

Zaten hâlihazırda gündelik hayatımızda yapmak istemediğimiz şeyleri yapmak zorunda bırakan o şartlar değil midir?

Maalesef ilk bakışta bize sunulan imkânlar gözümüze hoş gelse de işin perde arkası bambaşka…

Kelimenin tam anlamı ile kaşıkla verilen kepçe ile geri alınıyor…

İstanbul-Bursa köprü geçişleri 500 TL’yi geçiyor.

Bu tip mağduriyetlerin önüne geçebilmek adına toplumunda sesini gür şekilde çıkarmaya başlamak gerekiyor.

Aksi halde ülke olarak vatandaş odaklı değil her ne kadar imkân yokluğundan dolayı da olsa vatandaş düşünülerek değil şirket mantığı ile yönetilmek durumunda kalmayı sürdürecek ve ‘marabadan’ farkımız kalmayacak hale geleceğiz.

Zaten şu anda da toplumun genelinde Kibar Feyzo filminin meşhur repliği olan ‘ağam bizimle eğleniiyy’ düşüncesi de aldı başını gidiyor.

Bir taraftan her ne kadar tam olarak tanımlayamadığımız daha doğrusu adını koyamadığımız tuhaflıklar silsilesi ile mücadele ederken bir taraftan da ‘yalanlar matinesi’ ve ciddi bir vizyon problemi yaşayanlar ile uğraşmak gerekiyor.

Geçtiğimiz cuma günü İzmit Belediyesi Başkanı Fatma Kaplan Hürriyet, Yeşilova Mahallesi’nde yapılan Çınar Çocuk Evi’nin açılışı yapıldı.

Tüm basında ücretsiz olarak yararlanılabileceği ilan edilen kreşe kayıtların ücretli olduğu ve en düşük ücretin 1000 TL olduğu da düşünüldüğünde insan ne diyeceğini şaşırıyor.

Kreşten ücretsiz yararlanılabileceği haberinin asparagas çıkmasından daha da önemlisi CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun açılışta yer almasıydı.

Evet, AK Parti’ye tepkiliyim yap-işlet-devret modelini kullanarak yapılan projelerin ülkenin kendi imkânları ile yapılıyormuşçasına reklam malzemesi edilmesine ama,

Koskocaman ana muhalefet partisi liderinin de kreş açılışında ne işi var be kardeşim…

Vallahi karar veremedim..

‘’Ne diyim A mı diyim B mi diyim?

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Enes Şen - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Bizim Yaka Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Bizim Yaka Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Bizim Yaka Kocaeli Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Bizim Yaka Kocaeli Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket Koronavirüs aşısı çıktığında yaptırmayı düşünür müsünüz?