Bakan Mahmut Özer ve mesleki ve teknik eğitim

Çok değil, perşembe akşamı saat 22.40 sıralarında bazı dostlarla Milli Eğitim Bakanlığına Bakan yardımcısı Prof. Dr. Mahmut Özer’in atanacağını konuştuk.
Yazmak için geç olmuştu. Cuma sabahı yazarım diyerek yattım.
Sabah kalktığımda atamanın Resmi Gazetede yayınlandığını okudum.
Eğitimci olarak Sayın Özer’in Bakan olmasına sevindim ama gazeteci olarak bildiğim bir haberi yazmak yerine ertelememiş olmama üzüldüm.
Onca yıllık gazeteciyim, hala öğreneceğim çok şey olduğunu düşünerek hayıflandım.
Yapacak bir şey yok.


AK Parti iktidarının 8’inci Milli Eğitim Bakanı Prof. Dr. Mahmut Özer’e hayırlı olsun diyor, başarılar diliyorum.
Sayın Özer’i bakan yardımcısı iken Bülent Ecevit Üniversitesi Rektörü ve ÖSYM Başkanlığı dönemlerinde yardımcısı olan “top sakallı ve kulağı küpeli” akademisyen olarak tanınan çocuk doktoru Prof. Dr. Kemal Varım Numanoğlu’nu Mesleki ve Teknik Eğitim Genel müdürlüğünün başına getirdiği için “dağ fare doğurdu” diyerek eleştirmiştim.
Genel müdürlük koltuğuna oturunca sakalını kesen, küpelerini çıkaran Numanoğlu adını bir daha duymadım.
Ama Sayın Bakanın, 3 yıllık bakan yardımcılığı dönemindeki performansını, mesleki eğitimi güçlendirmek için hayata geçirdiği projeleri yakından takip ettim.
Okul-Sanayi-Sektör katkılarıyla mesleki eğitim-üretim-istihdam ilişkisini güçlendirmek amacıyla yerli ve milli alt yapıyı desteklemek amacıyla sanayicilere sahip çıktığını gözlemledim.
Kocaeli’de ziyaret ettiği hayırsever iş insanı Vefa İbrahim Aracı’nın Başkanı olduğu OSB içindeki GEBKİM Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesinden etkilenerek AR-GE Merkezi kurmak için 1 milyon TL destek verdiğini yazdım.

Değerli okurlar,
Milli Eğitim Bakanlığı; bir milyon öğretmen,18 milyon öğrenci, bir o kadar veli ile yaklaşık 50 milyonluk nüfusa sahip bütçeden en fazla pay alan büyük bir aile.
Yaşamının büyük bölümünü eğitime adayan Milli Eğitim Bakan yardımcısı iken Milli Eğitim Bakanı olan Sayın Mahmut Özer’in başarılı olacağına inanıyorum
Önceki görev yeri üniversite, ÖSYM ve bakanlıktaki performansını bilen dostların anlattığına bakılırsa Mahmut Hocanın Milli Eğitim Bakanlığında “hoş bir seda” bırakacağını düşünüyorum.
Biliyorum başarıyı kıskanan, imam hatip takıntılı ön yargılılar Mahmut Hocanın imam hatip mezunu olmasını dillerine pelesenk yapacaklar.
Zonguldak’ta Bülent Ecevit Üniversitesi Rektörü olarak başarıyı yakalayan, Ankara’da ÖSYM Başkanı ve Milli Eğitim Bakan yardımcısı olarak yıldızı parlayan Mahmut Hocayı ilk günden hedef tahtasına oturtacaklar.
Kim ne yaparsa yapsın, hangi gerekçelerle yıpratmaya kalkarsa kalksın Sayın Bakan eleştirilerin olumlu olanlarını alacak, “kin, öfke, nefret” ile yazılanları okumadan çöpe atacaktır.
Sayın Özer’in Bakanlığı döneminde milli eğitim kazanırken en büyük payı Milli Eğitim Müdürlüğünü Fehmi Rasim Çelik’in yaptığı Kocaeli alacaktır.
Üniversite rektörlüğü, Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi (ÖSYM) ve Üniversitelerarası Kurul (ÜAK) Başkanlığı dahil hep eğitimin içinde olan Bakan Özer’e bir kez daha hayırlı olsun diyor, başarılar diliyorum.
Sayın Özer’in bakanlığa atanmasının ardından Prof. Dr. Ahmet Emre Bilgili, Prof. Dr. Petek Aşkar, Dr. Sadri Şensoy da bakan yardımcısı oldu.
Bilgili, MEB Yüksek Öğretim ve Yurtdışı Eğitim Genel Müdürü olarak görev yapıyordu.
Şensoy, MEB Ölçme Değerlendirme ve Sınav Hizmetleri Genel Müdürü idi.
Aşkar, Milli Eğitim Bakanlığına Yükseköğretim Kurulu, Avrupa Birliği, UNICEF ve Dünya Bankası’nda çeşitli projelerde danışmanlık yaptı.

SELÇUK ÇOK YIPRANDI

Gelelim, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sisteminin ilk Milli Eğitim Bakanı Prof. Dr. Ziya Selçuk’a.
Ziya Hocanın istifası sürpriz olmadı, bekleniyordu, son günlerde yerine gelecek isimler bile yüksek sesle konuşuluyordu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın büyük umutlarla göreve getirdiği, çok güvendiği ama uyum sağlayamadığı Ziya Hocanın atandığı ilk günlerdeki açıklamalarına ve benim yazdıklarıma göz atalım;
Bir: Göreve başladığı ilk gün, “Yepyeni bir heyecanla yepyeni bir hizmetin hep birlikte, bir ortak dil üzerinden inşa edilmesinin peşindeyiz” dedi.
İki: Eğitim paydaşlarından 3 yıl sabır isterken “Kimse bizden sihirli değnek beklemesin. Öyle ha deyince sistem yerinden oynamıyor” ifadelerini kullandı.
Üç: 81 il milli eğitim müdürüne yeni dönemin yol haritasını anlatırken  
“liyakat, ehliyeti adalet” vurgusu yaparak ezber bozan mesajlar verdi, sıra dışı açıklamalar yaptı.
Dört: Sayın Cumhurbaşkanının himayesinde açıkladığı “2023 Eğitim Vizyonu” ile eğitimciler başta olmak üzere tüm paydaşları umutlandırdı.
Beş: “Öğretmenlerimizin kalbine, gönlüne dokunmayan bir sistemin başarılı olamaz” dedi.
Ama söylediklerinin arkasında duramadı, verdiği sözleri tutamadı, bakanlıkta beklenen değişikliği yapamadı.
Anlayacağınız herkesi şaşırtan bir bakan profili çizdi, umut olarak görenlerde hayal kırıklığı yaşattı.
Özellikle pandemi döneminde çok yıpranan ve yorulan Bakan Selçuk’u eleştirecek değilim.
Sayın Bakanın milli eğitim bakanlığındaki hantal yapıyı değiştiremeyeceğini, istifasının benim için sürpriz olmayacağını yazmıştım.
Ama Sayın Bknın atandığı ilk günlerde yazdığım yazılardan bazı cümleleri paylaşacağım;
Bir: Ziya Hoca kadrosunu kuramazsa tası tarağı toplar, “Bana eyvallah” der ve gider.
İki: Hüseyin Çelik’in milli eğitim bakanlığı döneminde Talim Terbiye Kurulu Başkanlığında olduğu gibi yalnız bırakılırsa, “Bu kadro ile bir şey olmaz. Benden bu kadar” diyerek ceketini alıp gider.
Üç: Akademik performansı ve teorisyenliği takdir edilen Ziya Hoca, “İnovasyon, işbirliği, empati, mükemmellik, güven, birliktelik, farklılık” gibi eğitimin olmazsa olmaz değerlerini uygulamaya kalktığında yalnız kalır.
Dört: Örnekleri çoğaltmak mümkün. Bakan Prof. Dr. Ziya Selçuk, çalıştırılmaz, mesaisinin büyük bölümünü siyasiler ve sendika yöneticileri ile dalaşmakla geçirmeye kalktığı gün talim ve terbiye kurul başkanlığında olduğu gibi bir dakika durmaz. Cumhurbaşkanı Erdoğan bile kalması için ikna edemez, kararından vaz geçiremez.
Ziya Hocaya her şeye rağmen Milli Eğitim Bakanlığındaki iyi niyetli ve samimi çalışmasından dolayı teşekkür ediyor, bundan sonraki yaşamında sağlık ve başarılar diliyorum.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Galip Ataman - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Bizim Yaka Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Bizim Yaka Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Bizim Yaka Kocaeli Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Bizim Yaka Kocaeli Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.

04

Akın - İnşallah mesleki eğitimin önemine vurgu yapar. Meslek lisesi memleket meselesi . Tekrardan hayırlı olsun

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 12 Ağustos 17:58
03

Ahmet - Hayırlı olsun. Il MEd. Resim hocayı Ankara'da görmek isteriz...

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 08 Ağustos 18:54
02

İbrahim Kahraman - İnşallah,özellikle meslek okullarımızın değer kszznması/kazandırılmadına atıf yapmanız bizi fe öuylu etti.

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 07 Ağustos 10:19
01

Rüyam Alankuş Kargılı - Sayın Hocam kaleminize sağlık, yeni Bakan atanmadan önce ilk sizden öğrenmiştik sayenizde bizlere de süpriz olmadı. Ayrıca bu derinlemesine analize ihtiyacımız vardı. Her zaman dediğim gibi kaleminize sağlık Kıymetli Galip Hocamız

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 06 Ağustos 23:01


Anket Koronavirüs aşısı çıktığında yaptırmayı düşünür müsünüz?