DGC'den Atamana 50. Yıl ONUR ödülü

Gazetelerin güven yitirdiği, gazetecilerin itibarsızlaştırıldığı, köşe yazarlarının patron izin verdiği kadar özgürce yazabildiği günümüzde Denizli Gazeteciler Cemiyeti (DGC) kuruluşunun 50. yılını kutladı.
“24 Temmuz Gazeteciler ve Basın Bayramı” yıldönümünde son 50 yılda Denizli’nin sosyal, ekonomik ve politik gelişmesine katkı sunanlar için “Denizli’ye Hizmet Ödül” töreni düzenledi.


1970 ve 2020 yılları arasında Denizli’de görev yapan Valiler adına Denizli Valiliğine, Milletvekillerine, Denizli Büyükşehir Belediye Başkanlarına, Pamukkale Üniversitesi Rektörlüğüne, Pamukkale ve Merkezefendi Belediye Başkanlarına, sağlık çalışanlarına, iş insanlarına, eğitimci, avukat, meslek odaları ve sporcular olmak üzere 204 kişi ve kuruma ödül verildi.
24 Temmuz 1908’de kaldırılan sansürün 113’üncü yılında kardeşim ODTÜ mezunu Mimar Hüsamettin Ataman da “Denizli’ye Hizmet Ödülünü” Basın Konseyi Sekreteri Denizlili Mustafa Eşmen’in elinden aldı.
Amcamın oğlu emekli öğretmen Cemal Ataman da DGC 50. Yıl “Denizli’ye Hizmet Ödülüne” layık görüldü.
Vefa gösteren ve “Marifet İltifata Tabidir” diyerek “Denizli’ye Hizmet Ödül” töreni düzenleyen Denizli Gazeteciler Cemiyeti Başkan ve yönetimini kutluyorum.
Her biri alanlarında son 50 yılda Denizli’nin sosyal, ekonomik ve politik gelişmesine katkı sundukları için ödüle layık görülen Denizli sevdalısı hemşerilerimi tebrik ediyorum, başarılar diliyorum.

NEDEN ATAMAN

Denizli’ye katkı sunan kişi ve kurum sayısı 1970-2020 yılları dikkate alındığında elbette 216 kişi değil.
DGC ödüle layık görülen kişileri belirlerken hangi kriterleri esas aldı bilmiyorum.
Ama kardeşim Hüsamettin Ataman’ın neden seçildiğini tahmin edebiliyorum.
Bir: Mimar olarak, bir dönem Denizli Mimarlar Odası Başkanlığı yaparak, Denizli Belediye Meclis üyesi seçilerek Denizli’nin şehirleşmesine katkı sunması.
İki: Denizli'nin şehirleşme sürecinde yaşadığı evreleri ve Denizli tarihinin fazla bilinmeyen yönlerini araştırarak yazması.
Üç: “Denizli’nin Şehirleşmesi ve Yerel Yönetimler” kitabını yayınlaması.
Dört: Tarihçilerin araştırmadığı, yazarların yazmadığı Denizli’nin 1070-1950 yılları arası tarihin bilinmeyenlerini, yazılmayanlarını araştırması.
Beş: 4 ciltten oluşan “Tarih Süzgecinde Anadolu ve Denizli, 880 Yıl” kitaplarını yayınlayarak Denizli Tarihine önemli katkıda bulunması.
Altı: Denizli’nin 100 yıl sonra tarihindeki en önemli olay ile yüzleşeceği “Son Yüzyıl, Denizli” kitaplarıyla Anadolu ve Denizli’yi tarih süzgecinden geçirerek yazması.
Yedi: Denizli’nin milli mücadele yıllarını kaleme aldığı “Demirci” ve “Demirci Fezlekesi” kitaplarıyla Denizli’nin yakın tarihine ışık tutması.
Sekiz: Denizli’nin geçmişini anımsatan görsel simgelerin, yazılı belgelerin yer aldığı “Yüzleşmek” kitabıyla unutulan ya da unutturulmak istenen bilgi ve belgeleri gelecek nesillere bırakması.
Dokuz: Kent Müzesi ve Kent Arşivi olmayan Denizli’de, tarihe ışık tutacak “Kent Belleği’ görevi ve sorumluluğu üstlenmesi.
On: Son dönemde sosyal medyada paylaştığı “yürekli” yazılarıyla gündem oluşturması.

ATATÜRK VE SANSÜR

Denizli Gazeteciler Cemiyeti’nin 24 Temmuz Basın ve Sansür Bayramının
113’üncü yılında düzenlediği bu anlamlı etkinlik bana Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün gazeteciliğini ve sansürlenen yazılarını anımsattı.
Orduların önünde Başkomutan, kara tahta başında Başöğretmen, Cumhuriyetin ilanı sonrası Cumhurbaşkanı olan Gazi Mustafa Kemal Atatürk, kurtuluş savaşı öncesi çıkardığı gazetelerde Başyazar olarak yazılar yazdı.
Bir: İlk günlük gazetesini 1 Kasım 1918 tarihinde İstanbul’da “Minber” adıyla çıkardı. “Hatib” takma adıyla yazdığı “Felaketlerden İbret Alalım”, “Kabinenin İstifası”, “Paşam O Senin Harcın Değil”, “Gizli Kuvvetler” başlıklı yazıları büyük tepki aldı. Yazıları sansürlendi, 22 Aralık 1918’de gazeteyi kapatmak zorunda kaldı.
İki: Sivas Kongresinin 11 Eylül 1919’da sona ermesinin ardından “İrade-i Milliye” adıyla çıkardığı ikinci gazetede, Mustafa Kemal’in bildirileri ile konuşmalarının yayınlanıyordu. Bir süre sonra o da kapandı.
Üç: TBMM’de alınacak kararları millete duyurmak amacıyla 10 Ocak 1920’de “Hakimiyet-i Milliye” gazetesini çıkardı ve ilk başmakaleyi kendi imzasıyla yazdı. Haftada iki gün yayınlanan gazete 18 Temmuz 1920’den sonra haftada üç gün, 6 Şubat 1921’den sonra günlük, 1934 yılında “Ulus” adıyla yayınını sürdürdü.
Dört: Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün, hedefe kilitlenen ok kadar sivri, bir vuruşta düşmanın kellesini vücudundan ayıran kılıç kadar keskin kalemiyle yazdığı yazılar her seferinde dönemin padişahı ve sadrazamın tepkisiyle karşılaştı, sansüre uğradı.
SONUÇ: Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün gazete yazıları, sansürün kaldırılışından tam 10 yıl sonra 1918’den itibaren sansürlendi.
Bugün sansürün kaldırılışının 113’üncü yılında gazeteciler yazılarını ve haberlerini özgürce yazamıyorsa, patronu izin verdiği ölçüde düşüncelerini okurla paylaşabiliyorsa yadırgamamak lazım.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Galip Ataman - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Bizim Yaka Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Bizim Yaka Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Bizim Yaka Kocaeli Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Bizim Yaka Kocaeli Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.

01

İbrahim Kahraman - Size ve kardeşinize daha nice güzel hizmetler yapabileceğiniz sağlıklı ömürler dilerim.bende bunca çalışmaya takdir ve teşekkürlerimi iletirim

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 01 Ağustos 10:45


Anket Koronavirüs aşısı çıktığında yaptırmayı düşünür müsünüz?