Şeytan azapta gerek!

Koronavirüsle mücadele halindeyiz. Vaka sayımız düşünce galiba biraz gaza geldik. Hem devleti yönetenler hem de sokaktaki vatandaşımız bu gazdan nasibini aldı. Fakat bir kez daha gördük ki, rahatlık bizim için kullanılacak bir ifade değilmiş…

İpimizi biraz serbest bırakınca nelerin olabileceğini şimdi daha iyi görüyor ve anlıyoruz gibi geliyor bana.

Son tablo bunu göstermiyor mu?

Yasaklar vardı. Hafta sonları sokağa çıkma yasağı uygulanıyordu. Hafta içinde akşam belli bir saatten sabahın 5’ine kadar insanlar evlerinden başka bir yerde duramıyordu.

Belli başlı esnafların kepenk açması yasaktı. Diğerleri de idareten varlardı. Sınırlamalara tabiydi. Öyle ki; başta kahveciler olmak üzere memleketimin birçok esnafı isyan bayrağı çekti. Hükümete seslendi. İnsanlar evlerinde sıkılmıştı ve hafta sonları mangal yakmak istiyordu.

Derken özlediği günlere dönmek isteyen vatandaşımız işi biraz daha sıkı tuttu. Tedbirlere harfiyen uydu. Sonrasında beklenen gelişmeler oldu. Vaka sayıları toplu şekilde düşmeye başladı. Hükümetten serbestlik kararı beklendi.

Sırasıyla önce yasaklar haftada bir güne düştü, sonra gece yasak saatlerinde düzenlemeye gidildi, ardından tamamen kaldırıldı. İş yerlerindeki yasak artık yoktu. Kahvelerde yeniden okey oynanmaya, tavlacılar tekrar zar atmaya başladı. Otobüslerde seyahatlerde kişi sayısı yeniden normal dönemlere döndü.

Fakat serbestlik sözünü biz biraz farklı anladık. Daha doğrusu yanlış anladık. Bizler bu yeni normalleşmeyi sosyal mesafeye dikkat edilmeyecek, elimizi, oramızı buramızı temizlemeyi ihmal edilecek, maske uygulamasından vazgeçilecek şekilde algıladık.

Meselenin adı serbestlik ya, biz koy vermişlik zannettik. Ona göre davrandık. Sonuç ne mi oldu; 4 bin 700 seviyesine kadar gerileyen günlük vaka sayısı yeniden 12 binleri geçti. İşte o çok rahatlığın bedeli 12 bin günlük yeni vaka olarak karşımıza geçti.

Ben de biraz rahatsızlandım. Belirtilerden endişe ederek test yaptırdım. Neticede her ne kadar negatif çıktıysa da, birkaç gün içinde ikinci bir teste gireceğim ve sonucuna göre hareket edeceğim. Sonuçta kimseye zarar vermek istemiyorum.

xxx

Şimdi bundan sonra ne olacak…

Bizler daha dikkatli olmaz isek sonbahar ile birlikte daha sıkıntılı bir dönemin beklediğini göreceksiniz. Okulların yeniden uzaktan eğitimle faaliyet gösterme ihtimallerini kimse göz ardı etmemeli.

Kahveler yine kapanacak. Esnaf kepenk açamayacak. Sokağa çıkma kısıtlaması yeniden uygulanacak. Seyahat sınırlaması bir kez daha ortaya çıkacak. Kısacası yasaklar hayatımızın her aşamasında kendini yeniden gösterecek.

Bunlar elbette ihtimal. Ancak sorumsuzluklarımız devam ettiği müddetçe ulaşılması açıkçası güçlü olasılıkla mümkün olan bir ihtimal değil mi sizce de!

Sağlık çalışanlarının ne kadar yoğun bir fedakarlık içinde olduklarına hepimiz şahidiz. Ama onların da geçen yaklaşık iki yıl içinde takatleri tükenmek üzeredir. Belki de devlet idaresinin dışında ayakta kalan tek kalesi olan sağlık ordusu da beyaz bayrağı çekerse varın halimizi sizler düşünün.

Umarım bu koy vermişlikten gerekli dersleri çıkarırız. Aksi halde problem birken bin olarak karşımıza dikilir. Yine yasaklarla ve adeta farklı bir sıkı yönetim ile mücadele etmek durumunda kalmak zorunda kalırız.

Daha fazla özgürlük için bugünkü özgürlüğümüzden taviz vermezsek belli ki bu meletten kurtulamayacağız…

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Mehmet Özmen - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Bizim Yaka Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Bizim Yaka Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Bizim Yaka Kocaeli Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Bizim Yaka Kocaeli Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.

01

Abdullah - Yasakların halk nazarında hassiyete alınmamasının sebeplerinsen biride.bazı siyasilerin kısıtlamalar var iken sergiledikleri tutumdan ileri geliyor.Kimisi düğünde binlerce kişi ağırladı. vs.Hani afedersinizde hoca yellenirse cemaat...... hesabı.

Yanıtla . 1Beğen . 0Beğenme 26 Temmuz 13:54


Anket Koronavirüs aşısı çıktığında yaptırmayı düşünür müsünüz?