Burası dünya

Burası Dünya.

Burası cennet değil.

Sonsuz acı yok.

Sonsuz mutluluk yok.

Sanırım hayatta başınıza gelenlere göre alıyorsunuz gardınızı. Bazen öyle bir acı gelip buluyor ki, sonrası daha kolay oluyor gibi. Bu acıyı yaşamadan önce sizi çok etkileyecek olan şeyler öylece yanınızdan gelip geçiyor, el sallıyorsunuz, selam veriyorsunuz. Hepsi o.

Belki de bana öyle geliyordur bilemiyorum.

Bir yakınım “Allah bunu unutturacak acılar yaşatmasın” dediğinde yukarıda söylediklerimi tekrar düşünmüştüm: “Vardır dedim ya. Daha çok acılar vardır da bizim kaldırabileceğimiz bu kadardır.”

Velhasıl kelam artık biliyorsunuz; oğlumuzu 2017 yılında henüz 4 günlükken kaybettik.

7 Temmuz 2017.

Bugünlerde aklım hep oralarda geziyor. Olmasın, olmasın ama yine de belki dedim benzer acılarla ya da daha büyüğüyle sınanalar vardır. O günlerde kendimi daha iyi hissetmeme sebep olacak şeyleri yazmam birine şifa olur belki diye düşündüm. Ve dinlediğim bir sohbetten aklımda kalanları toparladım.

“Öyle bir anki ancak kaybeden anneler anlarlar. Hz. Fatıma’ya eşlik ediyorsun. Fatıma ne demek; Peygamber Efendimizin aksı, yansıması.

Allah’ın beni seçmiş olmasından dolayı duyulan huzur…

Tegabün Suresi 11. Ayet ne diyordu; Allah’ın izni olmadan hiçbir musibet başa gelmez, her kimde Allaha iman ederse, o, onun kalbine hidayet verir. Allah her şeyi bilir.

Yani, özel olarak sen hedeflendin ve o sıkıntı hedefini buldu. Ve musibet kötü bir şey olmak zorunda değil. Allah’ın sana olmasını istediği ve Allah’ın bilmene izin verdiği bir şey. İlla bi iznillah.

Hiç düşünüyor musunuz yaşadığın şeye Allah dışında başka bir sebep olduğunu?

Her zaman Allah’tır ve başına gelenin olmasına müsaade eden yine Allah’ın iznidir. İyi veya kötü, direk olarak Allah’ın isteği.

Eğer Allah’ın iradesinden mutlu değilsen!

Haşa! Allah ne dilerse, Allah’ın takdirinden memnunum. Hepsi bu.

İster onun sonucu olarak acı çekiyor olayım, ister çok mutlu olayım ben Allah’ın takdirinden hoşnutum.

Bu hakikaten; ben Allah’ın kuluyum ve o benim Rabbimi kabul etmektir.

Tekrar edelim; Allah diyor ki tek bir musibet bile yoktur ki Allah’ın izniyle olmasın. Ve devamında o musibet boyunca kim inancını koruyabilir; işte bu koşullu bir ifade.

Neden koşullu bir ifade biliyor musunuz?

Çünkü bir zorluk insanların başına geldiğinde inançlarını yitiriyorlar.

Eğer diyor inancı koruyabilir. Kalpten ve samimiyetle “Allah ol de ve olur” dersen. İşte o zaman kapılar açılıyor.

Subhanallah.

Daha nice müjdeler var ama bu kadarı da insana yetmiyor mu?

Acılara karşı delirmemek için sebep arayanlara işte kocaman bir sebepler silsilesi.

Gerisi boş, gerisi geliyor.

Sevgiyle…

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Gülsüm Güney - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Bizim Yaka Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Bizim Yaka Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Bizim Yaka Kocaeli Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Bizim Yaka Kocaeli Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket Koronavirüs aşısı çıktığında yaptırmayı düşünür müsünüz?