Başkan'ın rüyasından Sakarya finaline!

Size belki mutluluğun resmini çizemem. Fakat anlatabilirim. Aslında bu yalnızca mutluluğun değil, inancın, kararlılığın, azmin de anlatılışı diyebilirim…
Heyecanın, samimiyetin, dahası sevginin nasıl vücut haline geldiğini, sonrasında nasıl istenen sonucun elde edildiğini bizzat görün istiyorum. O yüzden anlatacağım olayın bugün Kocaelispor’un tarihi zaferinin perde arkasında nelerin yattığını ortaya koyduğu inancını taşıyorum…
Bundan yaklaşık dört ay kadar öncesi…
Kocaelispor Başkanı Engin Koyun bir rüya görüyor ve dostları ile paylaşıyor. Ve diyor ki; “Kocaelispor’un final gölünü Bahattin’in attığını rüyamda gördüm”…
Aradan aylar geçiyor. Ekibimiz Play-Off’a kalıyor, önce çeyrek finalde Ankara Demirspor’u, ardından yarı finalde Hekimoğlu Trabzon’u eleyip finalist oluyor. Finaldeki rakip ise ezeli rakibimiz, ebedi futbol düşmanımız Sakarya…
Kimse kusura bakmasın, Sakaryaspor bu kulübün dostu falan olamaz. Bu şehir için oradan kimse bir fayda beklemez. Sahaya çıkılır, çarpışılır. Bu defa da karşımıza çıktılar, erkek olduklarını iddia ederek. Sonra bir güzel ezildikten sonra kuyruklarını kıstırıp, gerisin geri memleketlerinin yollarına revan oldular…
İşte bu tarihi finalde golü çok erken bulduk. Musa Nizam öyle güzel bir anda kafayı vurdu ki… Direkten dönen kendi topunu tamamlayıp takımımızı öne geçirdi.
Kocaelispor, bu golle 1. Lig’i ne kadar çok hak ettiğini göstermiş oldu. Sonra 38’de Benhur, 42’de Murat Cem ile farkı iyice açtık. Futbol daha bir keyif vermeye başladı. Tribünler bildiğiniz dalga geçmeye başladı Sakarya ile. Karşımızda olmanın ezikliği içinde yokları oynayan, akılları sıra takım olduklarını zannedip hakkımızdan gelebileceklerini düşünen Sakaryalılar, atılan her golden sonra öfkelerini dışarı değil de içeri doğru kusmaya başladılar.
Nefessiz şekilde ne olduğunu anlamadan (sanıyorum gayriihtiyari) “ Kocaeli” diye tezahürata başladılar…
Çünkü gözleri takım gördü. Camia gördü. Her şeyden önce çok yabancı kaldıkları bir duyguyu “Adamlığı” gördüler…
Sonra ikinci yarı başladı. Daha devrenin ilk beş dakikasında dört net pozisyon kaçtı. Zaten o gollerden bir tanesi girecek olsa, emin olun gol sayısı 10’a kadar gidebilirdi.
Her zaman söyledik; Sakaryaspor’un Ankara Demir’den, Hekimoğlu Trabzon’dan neyi eksik. Onlar da futbol nedir, nasıl oynanır, camia nasıl olunur öğreneceklerdi. Nitekim öğrendiler de…
Gördüler…
Yaşadılar…
Dahası iliklerine kadar hissettiler…
Her golden sonra ayrı bir titreme hali ile stadı terk ettiler…
Fakat asıl büyük bomba 88’de patladı. Orta sahadan atılan uzun bir pasla, son haftalarda beklenen düzeyinden biraz uzak kalan, çok fazla kadro oluşumunda kendine yer bulamayan Bahattin topla buluştu. Ceza sahası dışından yaptığı aşırtma ile kalecinin üzerinden topu ağlara gönderdi.
Ve skor 4-0 oldu…
Sonra Kocaelispor taraftarı “Bayram gol gol gol” tezahüratlarına başladı. Çünkü taraftar plakamız olan “41”i istiyordu. Skorun 4-1 olmasını arzu ediyordu. İşte bu anda büyük bir rezillik yaşandı. Sakaryasporlu futbolcular kendileri adına “gol atma korkusu” ile defanslarında top çevirmeye başladılar.
Gol atmaya bile korkan bir takımdan kime ne fayda gelir ki…
Hani yazımın başında “Ezeli düşmanımız” dedim ya… Bu sözü değiştiriyorum. Gol atmaya dahi korkan bir kulüp bizim düşmanımız bile olamaz. Dikkate alınmaz.

xxx

Gelelim asıl konumuza…
Yazımın başındaki ifadelerime…
Başkanımız Engin Koyun’un rüyasına…
“Final golünü Bahattin’in attığını gördüm” diyordu sevgili başkan. Evet, nitekim öyle de oldu. Bakın bazen yaşanır böylesi durumlar. O kadar çok inanırsınız ki, hayatınızın her anında o inançla ilgili olursunuz farkına varmadan. Engin Koyun’un gördüğü rüya da gecesini gündüzünü Kocaelispor için kullandığının bir göstergesi değil midir?
Sonrasını hiç önemsemiyorum bile…
Mustafa Hoca belki de bu rüyadan etkilenip Bahattin’i oyuna almıştır.

xxx

Peki, tarihi bir zafer kazanan Kocaelispor ile Sakarya arasında nasıl bir fark vardı?
Bu sorunun yanıtı çok basit aslında.
Malum, bir süre önce her iki finalist takımın yöneticileri ve destekçileri 1. Lig’in 20 takımla oynanması için Türkiye Futbol Federasyonuna başvuruda bulunmuştu. Sonuç ise beklendiği gibi olmadı. Hatta konu Cumhurbaşkanı Erdoğan’a kadar gitmişti. O da “Her iki takıma da başarılar diliyorum” diyerek işe son noktayı koymuştu.
İşte yönetici faktörü ve camia büyüklüğü burada kendini gösterdi.
Allah için Başkan Engin Koyun muhtemelen dört beş gün önce bu sonucun daha güçlü bir olasılık olduğu fikrine kapılmış olacak, son günlerini hep takıma ayırdı. Tabiri yerinde ise takımla yatıp, takımla kalktı. Bu maç formalite maçı olmayacaktı. Ortada oynanması gereken bir final vardı ve bu maç kazanılmalıydı.
Üstüne maçtan bir gün önce de tamamen spontane gelişen bir hadiseyle takımı ile toplantı yaptı, inancını ortaya koyup, “Sakarya’yı yenmeliyiz” mesajını futbolcuların hafızalarına nakış nakış işledi, adeta beyin yıkadı.
Ve takım “Kesin 1. Lig’deyiz” modu ile değil de, “Ancak kazanırsak çıkarız” anlayışı ile sahaya çıktı.
Ortaya konulan mücadeleyi hepimiz gördük.

xxx

Daha önce birkaç kez yöneticilere ve destekçilerine şu ifadeyi kullanmıştım:
“Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Büyükakın, Kocaelispor Başkanı Engin Koyun ve yönetimi, bu kulübün en son ve en büyük şansıdır”…
Elbette değişikliğin elzem olduğu, kendini kraldan fazla kralcı gören, yaptığı görevi yalnızca medyaya görüntü vermekten ibaret sayanlarla ilgili bazı radikal kararlar verilebilir. En azından verilmeli.
Bir de Sakarya finali sırasında “Burada oturan kendini dışarıda bulur, ona göre, demedi demeyin” şeklinde sözlerle sağa sola salça olan, yalaka kılıklı ucube gazeteci bozuntularını da es geçmemek lazım. Biraz haddimizi, yerimizi bilmemizde fayda var. Zira bazen öyle insanları karşınızda bulursunuz ki, el elden üstündür derler… Kolpacı olmamak lazım.

xxx

Gelelim finalimize…
Bizlere bu büyük sevinci yaşatan, bu büyük kenti gururlandıran, Sakarya’ya hezimeti yaşatarak bizleri ayrıca coşturan futbolcularımıza, teknik heyete ve elbette yönetim kuruluna sonsuz teşekkür ediyorum.
Son olarak başta Tatangalar olmak üzere alayına ayar çeken taraftarımıza ayrı bir teşekkür etmek lazım.
Elbette futbol seyirci ile güzeldir. Ama şurası kesin ki, Hodri Meydan’la çok daha güzeldir. Tamam, Tahir Büyükakın olmasa belki çok büyük sorunlarımız aşılamayabilirdi. Engin Koyun ve ekibi de taşın altına gövdelerini koydular. Fakat şurası kesin ki; Hodri Meydan olmadan bu takımın başarılı olma şansı yok. Hepimiz yolcu isek, onlar hancıdır. Bu takım büyük başarılara göz kırpıyorsa, başarının en büyük omuz vericisi taraftarımızdır.
Ez cümle…
Kocaelispor büyükse, taraftarı ile büyük…
Şampiyonsa, taraftarı ile şampiyon…

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Mehmet Özmen - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Bizim Yaka Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Bizim Yaka Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Bizim Yaka Kocaeli Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Bizim Yaka Kocaeli Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.

02

Nikomedia - Harika yazı böyle cesaretli yazabildiginiz için bir kocaelisporlu olarak teşekkür ederim.

Yanıtla . 2Beğen . 0Beğenme 02 Haziran 08:21


Anket Koronavirüs aşısı çıktığında yaptırmayı düşünür müsünüz?