Acılığın kimseye faydası yok

Ah, kimselerin vakti yok

Durup ince şeyleri anlamaya

Kalın fırçalarını kullanarak geçiyorlar

Evler çocuklar mezarlar çizerek dünyaya

Yitenler olduğu görülüyor bir türküyü açtılar mı

Bakıp kapatıyorlar

Geceye giriyor türküler ve ince şeyler…

Uzun zamandır çevremizde sıkça karşılaştığımız söylemlere eşlik eden mısralar bunlar. Hayatımızdaki insanlara hep aynı konulardan dem vuruyoruz. “Hayat geçip gidiyor ve biz bir şeyleri kaçırıyoruz” “Zaman çok mu hızlı geçti?” “ Neden ince düşünmüyorsun?” “Biraz daha düşünceli olmalısın” “iyi bir insan olmak için çabala” sitemleri, söylemleri, istekleri sürüp gidiyor. Sonra dönüp kendimize bakıyoruz: “Durup söylenmeyi bırak, kalk bir ışık yak” diyoruz. İşte o zaman değişiyor zaman…

Bir hikâye anlatayım size; Ayşe ablanın hikâyesi.

“Geçtiğimiz günlerde Ayşe abla, oturduğu binanın önünde park yeri bulamayınca aracını karşı binanın önüne park etmek zorunda kalmış. Sabah arabanın yanına gittiğinde ise lastiklerin indirildiğini fark etmiş. Ayşe abla karşılaştığı sahneden dolayı ne kızmış ne bağırmış ne de olay çıkarmış. Sadece komşusunun hiç düşünmeden onun canını tehlikeye atmasına üzülmüş ve benzincinin yolunu tutmuş. Akşam eve döndüğünde ise olayı kimseye anlatmamış, kimseye şikâyet etmemiş, komşusunun kapısına dayanıp hesapta sormamış. Umreden getirdiği hurmalar ve Malatya’dan getirdiği kayısılardan bir paket hazırlayıp, üzerine bir not iliştirmiş; “Komşuluk hakkı önemlidir, bu yüzden size bunları getirdim. Hem ağzımız tatlansın, hem gönlümüz. Çünkü acılığın kimseye faydası yok.” Not: Yeşil Toyota’nın sahibi komşunuz.”

Hikâyeyi bir dostum anlatmıştı. Dinledikten sonra, demek ki dedim hala birilerinin ince şeyler düşünmeye ve yapmaya vakti var. Üstelik bunu neredeyse kendinden bile habersiz yapmak istercesine.

Kaç günümüz daha var? Sorusunun cevabını dahi bilmeden geçirdiğimiz bu dünya hayatını dileğim odur ki kendimize iyilik ederek geçirelim. Yanlış duymadınız kendinize iyilik edin diyorum. Nasıl mı? Şüphesiz ki insan kendine en büyük iyiliği başkalarına iyilik etmekle yapar. Biraz klişe geliyor değil mi? Haklısınız. Ben her koşulda mutlu eden bu gibi klişelere bayılırım.

Değil mi ki "Hata bende" demeyi başaran dünyanın en mutlu insanı olur. Değil mi ki elimizden ve gönlümüzden çıkan her iyilik, bereketiyle beraber bize geri döner.

O hâlde ferahlamak, huzurlu olmak, başkalarının huzurunu temin etmekten ve başkalarına iyilik etmekten geçer vesselam.

Sevgiyle…

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Gülsüm Güney - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Bizim Yaka Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Bizim Yaka Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Bizim Yaka Kocaeli Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Bizim Yaka Kocaeli Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket Koronavirüs aşısı çıktığında yaptırmayı düşünür müsünüz?