Gerçekleri haykıran adam!

Bir yılı aşkın süredir Covid-19 salgını ile mücadele halindeyiz.

Süreç içerisinde en yakınlarımızı kaybettik hem de çok teşhis konulduğundan çok kısa süre sonrasında.

Sözünü ettiğim kayıpların önüne geçmek adına birçok tedbir alındı ve alınmaya da devam ediyor.

En önemli tedbirlerden biri olarak sokağa çıkma yasağı olarak gösteriliyor.

Peki ama sokağa çıkma yasakları söylenildiği kadar etkili bir çözüm mü yoksa bir denemeden mi ibaret…

Bugün bu yazıyı kaleme alırken yaşadığım bazı olaylar sebebi ile ‘sokağa çıkma yasağı’ diye adlandırılan bu modern köleleştirme çabası olarak gördüğüm durum hakkındaki bazı halı altı edilmeye çalışılan gerçeği satırlarıma taşımaya karar verdim.

Dünyayı yöneten küresel sistem hastalığı yaydıktan sonra belli bir süre hedeflenen nüfus yoğunluğunun azalması gerçekleştirdikten sonra aşıları aktif biçimde kullanılmasına izin verdi.

Salgın hakkında neden küresel sistem söylemini kullandığımı merak edenler Youtube veyahut diğer sosyal mecralarda Bill Gates’in bundan yıllar önce verdiği konferanslarda söylediklerini dinlemeleri yeterli olacaktır.

Kısaca özet geçmek gerekirse Bill Gates günün birinde salgının ortaya çıkacağını ve kontrol dışı artan nüfus yoğunluğunun bu yöntem ile önüne geçileceğini söylüyor.

Şimdi gelinen noktada sokağa çıkma yasağı uygulamasının bir yararı olup olmadığını tartışalım.

Bence kesinlikle bir yararı yok. Neden bir yararı olmadığını da kısa maddeler halinde ifade edeceğim;

- Sokağa çıkma yasağının bir faydası yok. Çünkü; belirli yaş grupları haricinde tüm fabrikalar, fırınlar vb. ‘özel izin ile’ çalışmaya devam ediyor.

- Sokağa çıkma yasağının bir faydası yok. Çünkü; insanlar hastanelere muayene olmak kılıfı ile ellerini kollarını sallayarak sokaklarda geziyor.

- Sokağa çıkma yasağının bir faydası yok. Çünkü; insanlar market ihtiyaçlarını karşılamak kılıfı ile ellerini kollarını sallayarak sokaklarda geziyor.

- Sokağa çıkma yasağının bir faydası yok. Çünkü; ‘virüs var’ deniyor ama insanlar işlerine gitmek zorundalar ve halk otobüsleri sabahları tıklım tıklım olmaya devam ediyor.

- Gelin görün ki tüm bunlar yaşanmaya devam ederken toplumun aklı ile alay edercesine akşam 21.00’den sonra sokağa çıkma yasağı ilan ediliyor.

- Virüs insanların çalışmak durumunda olduğu saat aralıklarında bulaşmıyor ama akşam 21.00’den sonra bulaşıyor(!)

- Virüs hafta içi bulaşmıyor ama hafta sonları bulaşıyor.

Yani bu yasak denen uygulamanın hiçbir faydası yok hatta yarardan çok faydası var.

İnsanlar yasak olduğu günlerde gündelik ihtiyaçlarını karşılamak adına market vb. yerlere akın ediyorlar.

Yasaklar kalktığı zamanlarda ise her yer ana-baba günü gibi oluyor.

En basit örneği ise kısıtlamaların kısmi olarak gevşetildiği ilk gün olan pazartesi günü İzmit’te yaşanan trafik yoğunluğunu düşünebiliriz.

İnsanlar kendi ikamet bölgelerinde açık alanda yürüyüş yaptığı için ceza ödüyorlar.

Bunun için ceza yazıyor olmanın bir mantığını söyleyin bana!

Topluluk ile mi vakit geçiriyor, bir şeyler mi yiyip içiyor; hayır!

Daha komik bir şey söyleyeyim; yakın bir arkadaşım kendi mülkünde evinin önünde hava almaya çıktığı için ceza yedi!

En üzücü durum ise ortada böylesine saçma sapan durumlar varken ve yaşanıyorken kimsenin bu olaylara ses çıkarmıyor olmasıdır.

Sözünü ettiğim saçma uygulamalara tepki göstermek sizi muhalif yada gerici yapmaz aksine köleleştirilmemiş aklı ve mantığı ile hareket edebilen bir insan yapar.

İnsanın en temel hakkı olan seyahat hakkını elinden alınması durumu varken yazılan cezalar hukuki değil.

Bu durumun gerçekleşebilmesi adına savaş halinde olunması veya OHAL ilan edilmesi gerekir. Aksi halde yapılan uygulamalar insanın en temel hakkı olan seyahat özgürlüğünün elinden alınmasıdır.

Maalesef gelinen noktada herkes bu gerçeğin bilincinde değilmişçesine tepkisiz kalmayı yeğliyor.

Ama biri hariç!

Viranşehir Cumhuriyet Savcısı Eyüp Akbulut!

Eyüp Akbulut açıklamasında “Pandemi genelgeleri hukuka uygun değil soruşturma başlatıyorum ve muhtemelen işimi kaybedeceğim” diyor.

Ve sadece saatler sonra Şanlıurfa valiliği Eyüp Akbulut hakkında soruşturma başlatıyor.

Sosyal medyada soruşturmanın gerekirse HSYK tarafından açılmasının gerektiği valiliğin bu konuya müdahil olmasını anlayamadıklarını söyleyen kullanıcılar ile dolu idi.

Kısaca ifade etmem gerekirse valilikler suç teşkil ettiklerini düşündükleri duruma müdahale edebiliyorlar.

Muhtemeldir ki Akbulut’u ‘halkı kin ve nefrete teşvik etmek’ ile itham edecekler.

Eee, ne beklenir ki başka!

Burası Türkiye doğru söyleyeni dokuz köyden kovmak bu ülkenin genlerinde var.

En ufak olayda örgütlenen vakıflara derneklere seslenmek istiyorum:

Viranşehir Cumhuriyet Savcısı Eyüp Akbulut bir çoğumuzun farkında olup dillendiremediği bir durumu ifade ettiği için bu durumda olmamalıdır.

Son olarak havada kalan bir durumu da sizlerle paylaşmak istiyorum.

Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sisteminde bu tip durumlarda tam yetki verilmiştir.

Eğer ki böyle bir durumda kalmak istemiyorsanız bu kanunu değiştirmeniz gerekir aksi halde insanlar bu açık kalan kapıdan sizi eleştirmeye devam eder ve haklı olurlar.

Bende gerçeği aktaran Viranşehir Cumhuriyet Savcısı Eyüp Akbulat’a teşekkür ediyorum.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Enes Şen - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Bizim Yaka Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Bizim Yaka Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Bizim Yaka Kocaeli Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Bizim Yaka Kocaeli Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket Koronavirüs aşısı çıktığında yaptırmayı düşünür müsünüz?