Türkiye’de Ayasofya Orta Doğu’da Mescid-i Aksa

Çocukluğum Ayasofya’nın yeniden ibadete açılacağı hayalleri ile geçmişti. Sultanahmet Camii gibi görkemli bir yapının karşısında bulunan ve Türkiye’nin himayesinde yer alan böylesine bir yapının, fethi ile çağ açıp çağ kapatan Fatih’in vakıf olarak kullandığı bir mabedin müze olarak tutulması sanıyorum tarihimize yapılmış çok büyük bir ihanet olsa gerek.
Ben böyle inanırım…
Böyle düşünürüm…
Böylesine bir yapıyı neden ibadete açmayalım? Buna kim, neden engel olabilir ki…
En nihayetinde bu hayal gerçek oldu. Vakti zamanı geldi ve Ayasofya’nın zincirleri kırıldı. Hep birlikte gidip orada kıldığımız ilk cuma namazı ile bu kutsal mabedin ibadete açılmasını kutladık. En hayırlı şekilde idrak ettik.
Allah bir daha yurdum insanına bu zulmü reva görmesin…

xxx

Ayasofya’nın yeniden ibadete açılmasının ardından Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın yaptığı ulusa sesleniş konuşmasında çok özel diyebileceğim ifadeler kullanmıştı. Bu kutsal diriliş ile ilgili konuşmasında şu ifadelere yer vermişti Erdoğan:
“Bugün Ayasofya inşa edildiği tarihten itibaren defalarca şahit olduğu yeniden dirilişi yaşıyor…
Ayasofya’nın dirilişi, Mescid-i Aksa’nın özgürlüğüne kavuşmasının habercisidir…
Ayasofya’nın dirilişi, tüm mazlumların, mağdurların, ezilmişlerin umut ateşinin yeniden alevlenmesidir…
Ayasofya’nın dirilişi, medeniyetimizin tüm sembol şehirlerine verdiğimiz bir gönül selamıdır…
Ayasofya’nın dirilişi, Fatih’in fetih ruhunu şad etme yanında, Akşemseddin’in maneviyatını, Mimar Sinan’ın estetiğini de yeniden gönlümüzde canlandırmaktır…
Ayasofya’nın dirilişi, gönüllerdeki ve ayaklardaki prangaların kırılıp atılmasıdır…”
İşte tam olarak burada Erdoğan’ın kullandığı “Ayasofya’nın dirilişi, Mescid-i Aksa’nın özgürlüğüne kavuşmasının habercisidir…” ifadesini çok değerli bulduğumu, bugünlerde bu cümlenin etrafında bir araya gelinmesi gerektiğini açık şekilde dile getirmek lazım…
İsrail sebep olduğu katliam girişimi ortadadır. İslam’ın ilk kıblesi ve manevi evimiz olan Mescid-i Aksa’da ibadet eden Müslümanların üzerine bombalar atan, kurşun sıkan tarihin en büyük terör devleti İsrail’in yaptıklarını dün unutmadık, yarın da unutmayacağız…
Çocukluğumdan bu yana bizim için Ayasofya ne ise Mescid-i Aksa da odur. Bugün için Ayasofya özgürlüğüne kavuştu ise de Mescid-i Aksa’nın, Mescid-i Haram’ın, Harem-i Şerif’in de zincirlerinin kırılması “Ben Müslümanım” diyen herkesin üzerine farzdır.
Erdoğan’ın söylediği gibi nasıl ki Ayasofya’nın zincirleri aşılıp gönüllerdeki ve ayaklardaki prangalar kırılıp atıldı ise aynı kurtuluş er ya da geç Mescid-i Aksa için, Kudüs için, Gazze için de sağlanacaktır.
Bu anlamda sadece insanlara yardım götürmek üzere yola çıkan ancak katil İsrail tarafından çok sayıda insanımızın öldürüldüğü Mavi Marmara hadisesinden sonra yapılan şu konuşmayı bir kez daha hatırlatmayı üzerime vazife görüyorum.
“Herkes sussa, herkes gözünü yumsa, herkes sırtını dönse bile biz Türkiye olarak Filistin’e, Filistin halkına, Gazze’ye sırtımızı dönmeyecek, gözümüzü yummayacak ve Gazze için haykırmaktan vazgeçmeyeceğiz”…

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Mehmet Özmen - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Bizim Yaka Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Bizim Yaka Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Bizim Yaka Kocaeli Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Bizim Yaka Kocaeli Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket Koronavirüs aşısı çıktığında yaptırmayı düşünür müsünüz?