Daha çok yaşamak için daha az yaşamak!

Dün gazetemizin manşetinde yer verdik, Kocaeli Valisi Seddar Yavuz’un açıklamalarına…
Kendisi koronavirüs vaka sayısında son dönemde yaşanan gerileme ile ilgili olması gerektiği gibi son derece temkinli ifadeler kullanmış. Kent genelinde sayısal anlamda düşüş yaşanmasına rağmen bunun süreklilik kazanabilmesi için ellerinden geleni yapmaları gerektiğini söylemiş ve gereksiz yere sokağa çıkılmamasının, virüse karşı belirtilen kurallara uyulmasının son derece önemli olduğunu dile getirmiş.
Bunun üzerine bir de Sağlık Bakanı Fahrettin Koca’nın açıklamaları var tabi gündemimize düşen…
Tamam vaka sayısının düşmesine sevinelim fakat veriler gösteriyor ki Kocaeli salgın açısından çok tehlikeli bir yer.
Kentimizin 100 bin kişideki vaka sayısı ortalaması 437.65 olarak açıklandı. Bu rakam aslında ümit verici. Hatta bir önceki açıklamayı düşündüğümüzde ortaya çıkan bu 242 kişilik gerileme bazı kesimlere muazzam gibi gelebilir.
Fakat şuna emin olabilirsiniz ki, kazın ayağı pek öyle değil. Çünkü Kocaeli en çok vaka görülen kentler arasında radikal bir yükselişle beşinci basamağa geldi.
Şimdi bütün bunların üzerine…
Kentimizin bir geçiş güzergahında olduğunu…
Memleket sanayisinin kalbi durumunda bulunduğu…
Burada çarkların her gün dönmek zorunda olduğunu…
Mevcut sanayisi sebebiyle özellikle İstanbul’dan her gün binlerce işçinin çalışmak için buraya geldiğini…
Limanlarına her gün çok sayıda geminin yaşandığını…
Ve dolayısıyla gün içinde korkunç bir insan sirkülasyonunun yaşandığını ekleyecek olursak Kocaeli için ne kadar korksak yeridir demektir.
O yüzden sorumluluk devletin olduğu kadar milletindir de…
Yani bizim…
Adı tam kapanma… Ancak bunun bu kapanma hadisesi devletin vatandaşına yaptığı tavsiyeden öte bir anlamı yok gibi…
Zira kapanma başladığından bu yana trafik daha bir keşmekeş hale geldi. İnsanlar yine sokaklarda. Ekmek almaya çıkan bir insan neredeyse bütün şehri dolaşıyor…
Tabi ayrıca bütün bu olumsuzluklara ve sorumsuzluklara rağmen yine de 100 bin kişideki vaka sayısı ortalamasının düşmüş olması sevindirici bulunabilir. Ancak bu durum kimseyi yanıltmasın. Kimse bu durumu rehavet sebebi sayıp rahata erdim diye düşünmesin. Kısacası kendimizi kandırmayalım.
Bu zamana kadar yaşanan her rahatlığın sonu ölü sayısının artışı olarak karşımıza geçti. Bizdeki bu gereksiz ruh hali sürdüğü müddetçe korkarım biz bu sıkıntıyı daha çok yaşayacağız…
Tamam, hepimiz sıkıldık…
Zorunlu olarak yaşam lüksümüz resmen elimizden alındı. Hayattan tat alamaz hale geldik. Çünkü yaşamıyoruz gibi bir şey… Fakat bunların geçici olduğunu düşünüp buna göre hareket etmemiz gerekmiyor mu?
Bakın;
Kilo vermeyi düşünen insanlara diyetisyenlerin ya da hekimlerin verdiği klasik bir öneri vardır; “Daha çok yemek için daha az yiyin” derler…
Bu söz aslında ölümü hatırlatır. Hayatta kalarak daha fazla yiyebilirsiniz hatırlatmasıdır. Bizler bu sözü koronavirüsle mücadeleye uyarlayabiliriz. Şöyle söylemek istiyorum;
Daha çok yaşamak için şimdilik daha az yaşayalım…
Sıkılganlıklarımızı bir kenara bırakıp hayatta kalabilmek adına ne gerekiyorsa onu yapalım…
Temizlik…
Maske…
Mesafe…
Hepsi bu kadar…

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Mehmet Özmen - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Bizim Yaka Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Bizim Yaka Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Bizim Yaka Kocaeli Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Bizim Yaka Kocaeli Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket Koronavirüs aşısı çıktığında yaptırmayı düşünür müsünüz?