Atatürk’ü milletvekili seçtirmek istemediler

Bugün, 23 Nisan 2021.

Türkiye Büyük Millet Meclisinin açılışının 101. Yılı.

Bir asır sokaklarda, meydanlarda coşkuyla kutladık.

Bu sene koronavirüs önlemleri kapsamında sokağa çıkmak yasak deyip Türkiye Büyük Millet Meclisini açan, Cumhuriyeti kuran Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü rahmetle, şükranla, özlemle anmayacak mıyız?

Geliniz bir asır öncesi yaşananları zaman tünelinde yapacağımız yolculukta hatırlayalım:

Miralay (Tuggeneral) Mustafa Kemal, 9. Ordu Müfettişi olarak 19 Mayıs 1919’da Samsun’a ayak bastığında 38 yaşındaydı.

Sadece belli bir bölgenin huzuru ve asayişi sağlamak için değil tüm vatanı ve milleti düşman tehlikesinden kurtarmak için 9 Temmuz 1919’da aşık olacak kadar çok sevdiği askerliğe veda etti.

Erzurum Valiliğine gönderdiği mektuba “Bundan sonra milli ve kutsal gayemiz için milletin bağrından çıkan bir savaşçı olarak her türlü fedakarlıkla çalışacağım” yazarak tüm görevlerinden istifa etti.

“Egemenlik Kayıtsız Şartsız Milletindir” ülküsünü gerçekleştirmek için askeri üniformalarını çıkardı.

İlk işi; Erzurum mebusu ve Heyet-i Temsiliye Başkanı olarak Osmanlı’nın yasama organı Meclis-i Mebusan başkanlığına seçilerek işgal altındaki Anadolu ve Rumeli topraklarını düşmandan kurtarmakiçin yürütülecek mücadeleyi yasal olarak üstlendi.

İstanbul’un 16 Mart’ta işgal edilmesinin ardından 18 Mart 1920’de Meclis-i Mebusanı son kez toplayarak süresiz tatil kararı alınmasını sağladı.

19 Mart 1920’de; ulusun bağımsızlığını ve devletin kurtarılmasını sağlayacak, ulusça olağanüstü yetki verilecek bir meclisin Ankara’da toplanması için Heyet-i Temsiliye mebuslarını Ankara’ya çağırdı.

Büyük Millet Meclisi; 84’ü Osmanlı Mebusan Meclisinden kaçanlar olmak üzere Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti üyelerinden oluşan 324 milletvekilinden 115’inin katılımıyla 23 Nisan 1920 Cuma günü en yaşlı üye Sinop Milletvekili Şerif Bey tarafından açıldı.

24 Nisan 1920 tarihinde yapılan ikinci toplantıda Gazi Mustafa Kemal Atatürk meclis başkanlığına seçilerek bu görevi Cumhurbaşkanı seçildiği 29 Ekim 1923’e kadar sürdürdü.

Gazi Mustafa Kemal Atatürk, meclis başkanı sıfatıyla yaptığı konuşmada, “Millî egemenliğe dayalı yeni Türk parlamentosunun adı Büyük Millet Meclisidir” dedi.

Büyük Millet Meclisinin adı 8 Şubat 1921 tarihli Bakanlar Kurulu Kararnamesiyle “Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM)” olarak değiştirildi.

SONUÇ: Türk siyasi tarihinin ilk parlamentosu Osmanlı döneminde padişah II Abdülhamit tarafından İstanbul’da 19 Mart 1877'de açıldı, 14 Şubat 1878’de kapandı. 17 Aralık 1908’de yeniden açılan meclis, Osmanlı Devleti’nin I. Dünya Savaşı'ndan yenilgiyle çıkmasının ardından 1 Nisan 1920’de resmen kapandı.

Miralay (Tuggeneral) Mustafa Kemal, “Egemenlik Kayıtsız Şartsız Milletindir” ülküsünü gerçekleştirmek için çok sevdiği askerlikten istifa etti. 23 Nisan 1920 Cuma günü Büyük Millet Meclisini dualarla açtı.

 

ATATÜRK’E HAKSIZLIK

Sen kalk; vatanın bölünmez bütünlüğü, milletin bağımsızlığı için çok sevdiğin askerliğe veda et.

Milletin bağrından çıkan bir savaşçı olarak düşmana karşı kelle koltukta savaş.

“Egemenlik Kayıtsız Şartsız Milletindir” diyerek Türkiye Büyük Millet Meclisini kur, Cumhuriyeti ilan et.

Meclis Başkanlığı, Cumhurbaşkanlığı yap, Başkomutan ve Başöğretmen ol.

Dünyanın saygı duyduğu, örnek gösterildiği lider olarak anıl.

Sonra 3 haddini bilmez milletvekili çıkıp, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün vatandaşlık haklarından mahrum ve mahkum etmek için hazırladıkları kanun teklifini meclis başkanlığına versin!

Önce Erzurum milletvekili Süleyman Necati (Güneri), Mersin Milletvekili Salahaddin (Köseoğlu), Canik-Samsun Milletvekili Emin (Gevecioğlu)’nun

Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü milletvekili seçtirmemek için verdikleri kanun teklifine bakalım.

“Büyük Millet Meclisine seçilebilmek için Türkiye’nin bu günkü sınırları içerisindeki yerlerden oturanlardan olmak zorunluluktur. Ya da seçim çevresinde oturmak zorunluluktur. Göç ederek gelenlerden Türk ve Kürtler iskan tarihinden itibaren 5 yıl geçmişse seçilebilirler.”

Olacak şey değil.

Şimdi de Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün 2 Aralık 1922’de Büyük Millet Meclisinde yaptığı konuşmayı okuyalım;

“Erzurum millet vekili Süleyman Necati, Mersin milletvekili Selahattin ve Samsun milletvekili Emin Beyefendiler tarafından önerilen bu kanun tasarısı doğrudan doğruya benim şahsımı vatandaşlık hukukundan düşürmek görüşüne yöneliktir. Maalesef doğum yerim bugünkü sınırlar dışında kalmış bulunuyor. İkincisi, herhangi bir seçim bölgesinde beş yıl oturmadım. Doğum yerim bugünkü sınırlarımız dışında kalmıştır. Fakat bunun böyle olmasında benim katiyen bir kasıt ve kabahatim yoktur. Bunun sebebi bütün memleketimizi, milletimizi mahv ve perişan etmek isteyen düşmanların, harekatında muvaffak olmaktan kısmen men edilememiş olmasıdır. Eğer düşmanlar tamamen maksatlarında muvaffak olmuş olsalardı Allah muhafaza etsin, bu yasa tasarısına imza koyan efendilerin dahi memleketleri sınır dışında kalabilirdi. Bundan başka, bu maddenin istediği şartı taşımıyorsam, yani beş yıl sürekli bir seçim bölgesinde oturmamışsam o da bu vatana ifa ettiğim hizmetler yüzündendir. Eğer bu maddenin istediği şartı yerine getirmeye çalışsaydım, İstanbul’u kazandırmaktan ibaret olan Arıburnu ve Anafartalar’daki müdafaalarımı yapmamaklığım lazım gelirdi.  Eğer ben, bir yerde beş sene oturmaya mahkum olsaydım, Bitlis ve Muş’u aldıktan sonra Diyarbakır’a doğru genişleyen düşman karşısına çıkamamaklığım, Bitlis ve Muş’u kurtarmaktan ibaret olan bu vatani vazifemi yapmamaklığım lazım gelirdi.  Bu efendilerin istediği şartlara sahip olmak isteseydim Suriye’yi tahliye eder, orduların enkazından Halep’e bir ordu teşkil ederek düşmana karşı müdafaa etmemekliğim ve bugün milli hudut dediğimiz hududu fiilen tespit etmemekliğim lazım gelirdi. Ben zannediyorum ki bu hizmetlerimden dolayı milletimin muhabbetini ve sevgisini kazandım. Belki bütün İslam dünyasının muhabbet ve tevecühünü kazandım. Onun için bu teveccühlere karşılık vatandaşlık hukukundan düşürüleceğimi hatıra getirmedim. Tahmin ediyorum ki yabancı düşmanlar bana suikast etmek suretiyle memleketimdeki hizmetlerimden beni koparmaya çalışacaklardır. Fakat hiçbir zaman hatır ve hayalime getiremezdim ki bu yüksek Mecliste velev iki üç kişi olsun, aynı zihniyette kişiler bulunabilsin...”

 

Değerli okurlar,

Selanik’te dünyaya gelen, cepheden cepheye koşan, yaşamını Türk ulusuna adayan Gazi Mustafa Kemal Atatürk’e 57 yıllık yaşamında yapılan en büyük haksızlık ve vefasızlıktır.

O gün milletvekili olmaması, vatandaşlık haklarından mahrum bırakılması istenen Gazi Mustafa Kemal Atatürk, isteseydi çok sevdiği askeri üniformasını çıkarmayıp Osmanlı Padişahının emrinde kalabilir, teklifleri geri çevirmeyerek

sarayda istediği makama kadar yükselirdi.

Ama O Padişahın emrinde kalmak, düşman boyunduruğu altında yaşamak yerine vatanın ve milletin bütünlüğü için özgürlüğü seçti.

Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün konuşmasındaki “Efendiler benim vatandaşlık hukukundan düşürülme hakkım bu kişilere nerden verildi? Kimler tarafından verildi?” cümlesini okurken kırgınlığını, öfkesini, Anafartalar’da, Sakarya’da düşman karşısında olduğu gibi kükreyişini görebiliyor, tahmin edebiliyorum. Vatandaşlık haklarını kısıtlayacak olan kanun teklifi, mecliste ayaktaki milletvekillerin Gazi Mustafa Kemal’e sahip çıkan konuşmaları arasında oylanarak red edildi.

SONUÇ: Aradan bir asır geçmesine rağmen Gazi Mustafa Kemal aramızda yok. Ama hala eserleri, devrimleri üzerinden yıpratmak, itibarsızlaştırmayan isteyen nankörler meydanlarda cirit atıyor.

Türkiye Büyük Millet Meclisinin açılışının 101. Yılında Gazi Mustafa Kemal Atatürk başta olmak üzere tüm silah, dava ve yol arkadaşlarını rahmet, şükran, özlemle anıyorum. Ruhları şad olsun!

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Galip Ataman - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Bizim Yaka Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Bizim Yaka Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Bizim Yaka Kocaeli Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Bizim Yaka Kocaeli Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket Koronavirüs aşısı çıktığında yaptırmayı düşünür müsünüz?