Türkiye’nin gerçeği, KÖY ENSTİTÜLERİ

Cumhuriyetimizin 100’üncü yılını kutlamaya hazırlanırken tartışılan kurumların başında ‘eğitim’ geliyor.

3 Mart 1924 yılında “Tevhid-i Tedrisat”, 1 Kasım 1928’de “Yeni Türk Harfleri” kanunları kabul edildi.

1 Ocak 1929’da “Millet Mektepleri” açılarak okuma-yazma seferberliği başlatıldı.

1936 yılına gelindiğinde Gazi Mustafa Kemal Atatürk, Milli Eğitim Bakanı Saffet Arıkan ve İlköğretim Genel Müdürü İsmail Hakkı Tonguç’a “Cumhuriyet’i kurduk ama köylere götüremedik. 40 bin köyün 35 bini okul ve öğretmensiz. Bir çözüm bulalım” talimatı verdi.

Anadolu’nun okulsuz köylerine okul yapmak, gönüllü öğretmen yetiştirmek üzere 17 Nisan 1940’da “Köy Enstitüleri” kuruldu.

Kız öğrencilere pozitif ayrımcılık tanıyan, Türkiye’ye özgü bir proje olan Köy Enstitülerinin öğretmen yetiştirmenin yanında köylünün bilinçlenmesine, köyün aydınlanması ve kalkınmasına öncülük etmesi köy ağalarını ve siyasileri rahatsız etti.

CHP’nin oy kaybetme endişesi ile 1946 yılında kapatma fitilini ateşlediği Köy Enstitüleri 27 Ocak 1954 Demokrat Parti tarafından kapatıldı.

Günümüze kadar ilk öğretmen okulları, eğitim enstitüleri, yüksek öğretmen okulları kapılarına kilit vuruldu.

Sanat okulları kapatılmadı ama işlevi ve öğrenci profili değiştirildi.

Son yıllarda 2023 Eğitim Vizyonu kapsamında Organize Sanayi Bölgelerinde kurulan Mesleki ve Teknik Anadolu Liselerinde öürenirken üretim yapan kurumlara dönüştürüldü.

Devletin teşviği, hayırsever iş insanlarının desteği, teknolojinin kullanılmasıyla öğrencilerin öğrenirken üretmesi bana Köy Enstitülerini hatırlattı.

Üç çeyrek asır sonra da olsa adı, kuruluş amacı, öğrenci profili ve müfredatı farklı olsa da Köy Enstitülerini çağrıştırdı.

O yıllarda; Köy Enstitüleri okulsuz köylere okul yapmayı, gönüllü öğretmen yetiştirmeyi, köyü kalkındırmayı, köylüyü bilinçlendirmeyi amaçlıyordu.

Bugün; Mesleki ve Teknik Anadolu Liseleri sanayinin ihtiyaç duyduğu kalifiye ana insan gücü yetiştiriyor.

Farkları; Eğitim, Köy Enstitülerinde tarıma, Mesleki ve Teknik Anadolu Liselerinde sanayiye dayalı idi.

Ortak yanları ise eğitimin uygulamalı yapılması ve öğrencilerin öğrenirken üretmesi, “Eğiten ve Üreten Okullar”  olması.

Bir başka deyişle;

Köy Enstitüleri öğrencileri, yemekhanelerini, yatakhanelerini, sınıflarını kendileri inşa ederken harç kararken kimya, elektrik döşerken teknik, çatıyı yaparken Pisagor teoremini, bahçede tarımı, derste yurttaşlığı öğreniyorlardı.

Sahada mola verdiklerinde, sınıflardan teneffüse çıktıklarında, paydosta müzikle, resimle, şiirle, tiyatroyla kısaca kültür ve güzel sanatlarla ilgileniyorlardı.

Anlayacağınız; Köy enstitülerinde bugünkü gibi sınav odaklı ve ezberci olmayan, hayatın gerçeklerini görerek, yaşayarak, öğrenerek çözen bir eğitim sistemiydi.

Değerli okurlar,

Köy Enstitülerinde öğretmenlik yapmadım, öğrenci olmadım.

Ama Kars Cilavuz Köy Enstitüsünde Türkçe ve Müzük öğretmenliği yapan Talip Apaydın ile Amasya Lisesinde çalıştık.

Adana-Düziçi ve Balıkesir-Savaştepe Köy Enstitüleri’nde öğretmen olarak çalışan kayınvalidem Meserret İlter Uğurtan ile Savaştepe Köy Enstitüsü öğrencilerinin düzenlediği törenlere katılarak köy enstitüsü mezunu ile tanıştım, ilk ağızlardan anılarını dinledim.

“Eğitim Meşalesini” 3 göbek taşırken, elden elden başarı ile dolaştırırken Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün izinde yürüyen öğrenciler yetiştirdik.

Ben, dedem Ali Galip Ataman, eşim Gülümser Hanım, annesi Meserret Hanım ve anneannesi Safiye İlter, ablam Fatma Okat, yengem Sevim Ataman bayrağı kuzenlerimize, akrabalarımıza, hısımlarımıza teslim ettik.

Başöğretmen Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve köy enstitüleri öğretmenleri başta olmak üzere yaşamını yitiren tüm öğretmenler rahmet, şükran ve saygı ile anıyorum.

Hayatta olan öğretmenlere sağlıklı yaşam, görev yapanlara başarılar diliyorum.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Galip Ataman - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Bizim Yaka Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Bizim Yaka Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Bizim Yaka Kocaeli Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Bizim Yaka Kocaeli Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.

01

İbrahim Kahraman - Eğitim çok önemli ve köy endtitüleri zamanında önemli vazifeler yapmış.eğitim ve öğretim günümüze uygun aklı doğru kullanmayı öğreten,bilgi ve beceri kalitesini artıran özellikte olmalı.sizler gibi alandaki tecrübelerin uyarıları önemsenmeli...

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 17 Nisan 17:02


Anket Koronavirüs aşısı çıktığında yaptırmayı düşünür müsünüz?