Tek sorumlusu biziz!

Çok zor bir dönemden geçiyoruz. Pandemi öyle geçti ki üzerimizden, dümdüz olduk resmen. Şöyle düşünün… Biz ki kalabalık aile sofrasında olduğumuzda daha bir mutlu hissederiz kendimizi. Fakat son iki yıldır Ramazan iftarını bile bir arada yapamaz olduk.

Bütün yaşantımızdan kopmak zorunda kaldık. Manevi ortamlardan bile uzak bırakmak zorunda kaldık kendimizi.

“Kendimizi” diye özellikle belirtiyorum. Çünkü artık hiç kimse öyle hariçten gazel okumasın. Bahanelerin ardına sığınıp gereksiz yere suçlu aramasın. “Hükümet şöyle yaptı, böyle yapsaydı iyi olurdu” deyip bilmeden atıp tutmasın. Aklı sıra siyaset yapıp ucuz kahramanlık peşinde koşmasın…

Ortada çok büyük bir kabahat var. Bizim insanımıza has bir kabahat bu. Kocaeli’de yüz binlik vaka ortalamamız 523’e yükseldiği için hükümet mi sorumlu, yoksa normalleşmeyi bir fırsat olarak görüp daha ilk gündem ne kadar lakaytlık varsa yapan bizler mi?

Size “Hepiniz sokaklara çıkın, kontrolden çıkın” diye hükümet mi söyledi…

Aksine, adamlar bizlere “Kontrollü normalleşmeye çıkıyoruz. Rahat edin ancak salmayın” dedi. Ama yok biz inadına üzerine gittik virüsün. “Bize bir şey olmaz” rahatlığı ile hareket ettik. Hastalığa yakalanan kişinin ise bir türlü yakasını bırakmadı lanet virüs.

Allah’a çok şükür bu zamana kendimizi iyi muhafaza ettik. Açıkçası bağışıklık sistemine gerçekten çok güvenen bir insanım ancak artık ben bile tırsmaya başladım. Korkuyorum. Endişe ediyorum. Çünkü ben kendimi ne kadar korumaya alırsam alayım, o virüs ortaya çıkabilecek en küçük bir zaaftan bile yararlanma imkanına sahip.

Şimdi Ramazan ayındayız. İnanan insanlar oruçlarını çekirdek ailesi ile açmak zorunda kaldı, teravih namazlarını da tek başlarına kılmaya başladılar. Girdiğimiz bu kapanma dönemini bari iyi değerlendirelim.

Sabırlı olmamız gereken dönemdeyiz. Bugün rahat etmenin derdine düşersek yarınımız pek hayır içinde olmaz. Bu saatten sonra bilerek ve isteyerek tedbirlere uymayan, uymamakta direnen, virüslü ya da temaslı olduğu için karantinada olması gerekirken sokakta cirit atan, sorumluluk duygusu ile hareket etmeyen kim varsa, hepsi için artık yasal süreç işletilmeli.

Çünkü bu sorumsuzluğun adam öldürmeye teşebbüsten farkı yok.

Hayat güzel ve yaşamaya değer. Ben de bu güzel hayatı yaşamak istiyorum. Üç beş embesilin umursamaz tavrı yüzünden bedel ödemek istemiyorum.

Üstelik bunun için çok bir şey beklemiyoruz…

Temizlik, maske ve mesafe…

Daha açık Türkçesi, sadece biraz sorumluluk.

----- -----

Üç dostum birden virüslü!

Aslında bir süredir arayacağım fakat her defasında bir aksilik çıktı ve yoğunluğa kurban oldu isteğim. Nihayet dün sevgili Mitat’la görüşebildim. Mitat Atalay, bilenler olacaktır…

Aynı şekilde sevgili Emre Turgut…

Ve sevgili Zeynep Erkek…

Üçü de koronavirüse yakalandı. Kendilerine geçmiş olsun derken hastalık günlerinin nasıl geçtiğini de öğrenmek istedim. Uzaktan dinlemesi, yazması ya da okuması kolay gibi gelebilir. Ancak yaşadıkları sıkıntıları, üstesinden gelmekte zorlandıkları süreci her şeyi ile paylaştılar.

Çıkardığım sonuç şu; kendimize dikkat etmeliyiz. Aslında sadece kendimize değil herkese dikkat etmeliyiz. Veriler de ortaya koyuyor ki; salgın hemen yanı başımızda…

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Mehmet Özmen - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Bizim Yaka Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Bizim Yaka Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Bizim Yaka Kocaeli Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Bizim Yaka Kocaeli Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket Koronavirüs aşısı çıktığında yaptırmayı düşünür müsünüz?