Bir isyanın sebebi ve tekel binası gösterisi!

Her zaman söylüyoruz. Israrla üzerinde duruyoruz. Yerel yönetim işi çok farklı bir konudur. Aslında siyasetin merkezidir. Yukarı doğru tırmanışın ilk basamağı gibidir. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan da il başkanlığının ardından İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı seçilmiş, sonrasında önüne bir yığın engel çıkarılmasına rağmen yürüdükçe yürümüştü.
Yargısı, siyasetçisi, kısacası herkesin önünü kesmek için çabaladığı Erdoğan’a istikametini millet çizdi. Neticede yolu cumhurbaşkanlığı makamına kadar gitti…
Ama Erdoğan için yolun başı elbette yerel yönetimdi…
Millete kendini sevdirdi. Sihirli cümle ise şuydu, “Erdoğan başkanlık makamında verdiği tüm sözleri yerine getirdi”
Aynı şekilde bugün için Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Büyükakın da yine benzer şekilde verdiği sözleri yerine getirmeye çaba gösteren, bunun için mücadele eden bir görüntüde. Görevi başında geçen iki yıllık sürede Büyükakın için “Şu sözünü yerine getirmedi” diye sokak eylemleri düzenlenmedi.
Mahalle halkı bir araya gelip, “Seçim öncesi verdiğin sözleri unuttun. Yeni seçim yaklaşıyor, elbette oy istemeye geleceksin” diye kimse ayaklanmadı…
Fakat CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun iki yıllık performansına bakmadan şimdiden Kocaeli Büyükşehir’e aday gösterdiği İzmit Belediye Başkanı Fatma Kaplan Hürriyet için daha birkaç gün önce Kuruçeşme halkı ayaklandı…
Bugün İzmit şehir merkezinden kenar mahallelere kadar herkese ulaşıp “İzmit Belediyesi’nin sizin çevrenizde yaptığını gördüğünüz bir hizmet var mı?” diye sorun…
“Vizyon projesi olarak Türkiye’ye örnek olacak bir çalışmaya imza attı mı?” sorusuna yanıt arayın.
Çok büyük olasılıkla alacağınız cevap negatif olacaktır. Yani kiminle görüştüyseniz alacağınız yanıt çok büyük olasılıkla “Pek bir şey göremedik!” şeklinde olacaktır. O da kibarlık olsun diye bu kadar nazik ifadeler tercih edilir. Çünkü biliyoruz ki İzmit halkı kibardır. Başarısız olduğunu düşündüğü bir kişiye ya da bir kadına elbette saygısızlık, seviyesizlik yapmaz.
Fakat yeri geldiğinde tıpkı Kuruçeşme halkının yaptığı gibi “Geçen iki yılda sözünüzü unuttuğunuzu gördük. Biz hatırlatalım” derler. Ve bölgelerine yapılmasını istedikleri hizmetler varsa bunu dünkü sözünüzün referansında talep ederler…
Onların kullandığı sözlerin genel tercümesini, daha sonrasında yaşanan tekel binasının kalıntısının yıkılması hadisesi ışığında şöyle yapabilirim; “Tuğladan siyaset yapmadan işinize bakın, görev ve sorumluluklarınızı hatırlayın”
Aslına bakarsanız Fatma Hanım bunu yapmaya mecbur. Yani sözünü hatırlamalı ve hizmet üretmeli. Taleplere karşılık vermeli. Çünkü kendisini zor zamanlarında savunacak bir örgüt mekanizması bulunmuyor. Daha düne kadar ilçe örgütü ile papazdı, şimdi il örgütü ile...
Ali Sarı tantanası olmasa Hakan Çakar ve yönetimi ile sürtüşmesi devam edecek. Ancak ortaya çıkan bu tepkileşme Hürriyet’i ister istemez ilçe örgütü ile yakınlaştırdı. Şimdilik uzlaşı sağlandı. Üstelik örgüt içi bir olumsuz üzerine sağlandı bu barış…
Bahsettiğim “Tuğla Siyaseti” mantığını şöyle izah edebilirim: O taş yapı genel olarak güçsüz bir kalıntıydı. Üstelik hemen yanındaki parkta çocuklar belirli zamanlarda oyunlar oynuyorlar. Dahası gençler sıcak havalarda orada oturup sırtlarını duvara yaslayıp zaman geçiriyorlar ya da gölgeleniyorlar.
Şimdi soruyorum; buradan bir tuğla parçası gençlerin ya da çocukların başına düşecek olsa bunun hesabını kim verecek?
Bir kere yetkisi dahilinde olmadığı için İzmit Belediyesi’nden herhangi bir yetkilinin vermeyeceği kesin!
Fakat siyaset böyle bir şey. Bazen fırsatçılık üzerine yaparsınız bu işi. Kamuoyundan olumlu tepki alabileceğinizi düşündüğünüz herhangi bir konu için “Aha, buldum” dersiniz…
Geçen iki yılınızı değerlendiren millet “Sözünüzü neden tutmadınız?” diye sizden beklentilerini ortaya koyarken siz elinizde bir tuğla ile fotoğraf makinesine poz verirseniz karşınızda çok güçlü bir muhalefet bulursunuz. Üstelik bu muhalefet çok sert ve belgeli olur…

xxx

Tamam, şu an için hiç kimse hakkında başarısız bir belediye başkanı imajı çizmeyelim. Diyelim ki daha 3 yılımız var. Hadi son bir yılı adaylıklar, seçim hazırlıkları ve süreci şeklinde geçse, kaldı iki yıl…
Lakin bir belediye başkanı hakkında öncelikli olarak hissetmemiz gereken duygu güven olmalı.
O yüzden Kuruçeşme halkı isyan ediyor…
O yüzden siyasi erkler; “İş yapmıyorsunuz, bari çalışana engel olmayın” diye muhalefetini sertleştiriyor…
Kısacası olmadı. Yerel yönetimler makyaj siyasetinin ya da kişisel egoların tatmin yeri olmamalı. Biraz daha dikkat ve özveri. Milletin istediği fazla bir şey yok!

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Mehmet Özmen - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Bizim Yaka Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Bizim Yaka Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Bizim Yaka Kocaeli Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Bizim Yaka Kocaeli Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket Koronavirüs aşısı çıktığında yaptırmayı düşünür müsünüz?