Yıkım değil çıkar meselesi!

Gün geçmiyor ki İzmit Belediyesi köşe yazılarına, gazetelerin sürmanşetlerine konu olacak bir durumun başrolünde olmasın.
Biz bu konuları dile getirdiğimiz zaman ‘yandaş’ medya oluyoruz.
Olsun doğru bildiğimizi söyleyelim de yandaş olalım ziyanı yok.
İzmit Belediyesi’nin geride kalan iki yılda tek bir icraatını gördük mü?
Bu arada icraat derken toplum yararına yapılan bir olumlu icraatı var mı demek istiyorum.
Yoksa icraatı tabii ki var; kendi partisinden kimseleri belediyeye almak adına kışın ortasında yüzlerce emekçiyi kapının dışına atmış olmak da bir icraat neticede…
Fatma Hanım’ın bundan iki yıl önce adaylık sürecindeki en önemli vaadi halen ilimizin en önemli gündemlerinden biri olan Cedit Mahallesi bölgesindeki kamulaştırılma durumu idi.
Başkan Hanım o dönemin belediye başkanı Dr. Nevzat Doğan’ı eleştirirken “Gereksiz açılışlar yapmak yerine vatandaşın sorunlarını çözün” demişti.
Evet, hem de emir kipi kullanarak…
Peki, şu an içerisinde bulunduğumuz tarihte görevi devralan Fatma Hanım neler yapıyor?
Hiçbir şey yapmıyor, bir proje üretme çabasından ziyade sürekli polemik oluşturacak yaklaşımlar takınarak kendi başarısız gidişatını perdelemeyi amaçlıyor.
İki yıl öncesinde sadece açılış yapmaktan öte bir çabası olmadığı yönünde eleştirdiği Nevzat Doğan’ın projelerini allayıp pullayıp kendisi yapmışçasına servis ediyor.
Nevzat Doğan’ı konu ile ilgilenmediği yönünde eleştirdiği Cedit Mahallesi hususunda kendisi de bir yol alamadı.
Fatma Hanım’ın önceki belediye başkanının yaptıkları ile böbürlenmesi hususundan bahsetmişken kendi ikamet ettiğim bölgede yaşanan trajikomik olaydan da söz etmek gerektiği düşüncesindeyim.
Yeşilova Mahallesi Karaağaç Camii bölgesinde yapılan halı sahaya iki yıldır ruhsat verilmiyor.
Vatandaşların bu konudaki çözüm odaklı görüşme çabaları esnasında “Ben buraya ruhsat vermem, gidin bunu kim yaptı ise o kişiden ruhsat alın” diyerek halka tepeden bakma tavrı sergiledi.
Tamam, ruhsat vermiyorsunuz ama neden vermiyorsunuz?
Ruhsat vermemenizin gerekçesini mahalle sakinlerine izah etmek durumundasınız.
Ben böyle istiyorum böyle olacak gibi başıboş bir yaklaşım sergileyemezsiniz!
Topluma bu şekilde davranmaya ne üstlendiğiniz makam gereği ne de insani olarak hakkınız yok!
Bu ülkenin yıllardır gelişmesi noktasındaki en büyük engel önemli makamlarda görev yapanların kendi görevinden önce partizanlığı ön planda tutmalarıdır.
Mahalle muhtarının sorun çözülmeyecekse dahi neden çözülmeyeceği konusunda halkı bilgilendirmesi gerektiğini düşünüyorum.
Gelelim son günlerde ilimizin en çok konuşulan konusunu olan Tarihi tekel binasının yıkımına. Geçtiğimiz günlerde Koruma Kurulu kararına istinaden dayanıksız ve bölge için tehlike arz ettiği gerekçesi ile yıkımı gerçekleşmişti.
Hürriyet yıkımın gerçekleştiği alanda eline bir tuğla alarak “Bu duvarı yıkmak yerine çok daha düzenli, buradaki tuğlalar korunacak şekilde alınabilirdi. Ancak öyle olmamış. Dozer sokulmuş ve kamyona vahşice yüklenmiş. Biz KBB meclisinde bu konuyu dile getirmiştik” dedi.
Peki, sözü edilen proje hazırlığı varsa neden süreç bu noktaya gelinene kadar neden bir sunum yapılmadı?
Proje noktasında sadece söylemde kalan ve somut bir adım olmadığı noktada projenin dikkate alınmayıp sabaha karşı habersizce yıkılmış olması da eleştirilebilecek bir durum gibi görünmüyor.
Koskoca bir belediye başkanının üstelik ilimizin en önemli ilçesinin başkanının bu yıkım durumundan bihaber olması da bana pek mantıklı gelmiyor.
Bu yıkım hususunda üzerinde konuşulması gereken çok şey var ama bugün ki yazıyı sorulması ve üzerine kafa yorulması gerektiğini düşündüğüm en önemli soru ile sonlandırayım;
Eğer bu bina tehlike arz ettiği gerekçesi ile yıkıldı ise neden yıllardır beklenirken bir anda alelacele yıkılıyor?
Eğer yeni planlanan yürüyüş projesi kapsamında yıkım gerçekleştirildi ise neden ‘tehlike arz ettiği’ gerekçesi ile yıkım kararının alındığı basına servis ediliyor?
Bu yıkım meselesini bu kadar konuşmamızın tek sebebi muhalefet iki partinin belediyelerinin var olması ve tarafların yaşananlar üzerinden kendilerini haklı çıkarma çabası içerisinde olmalarıdır.
(Önümüzdeki hafta iki tarafın yetkililerine ulaşarak zihnimdeki soru işaretlerini gidermeye çalışacak ve edindiğim bilgileri siz okuyucularımız ile paylaşmaya çalışacağım.)

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Enes Şen - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Bizim Yaka Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Bizim Yaka Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Bizim Yaka Kocaeli Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Bizim Yaka Kocaeli Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket Koronavirüs aşısı çıktığında yaptırmayı düşünür müsünüz?