“Ne Virüstü Ama!” Diyeceğimiz Günler Yakın

31 Aralık 2019 Çin’in Vuhan kentinde ilk vaka.
11 Ocak, 2020 ilk ölüm.
22 Ocak, hastalıktan dolayı Çin’de ölenlerin sayısı 17, toplam vaka sayısı 547.
23 Ocak Singapur, 25 Ocak Nepal ve Kanada, 27 Ocak Sri Lanka, 28 Ocak Almanya, Tayvan ve Japonya’da resmî olarak ilk koronavirüs vakaları açıklanıyor.
Ocak ayının son gününde Avustralya ve Birleşik Krallık ilk vakaları bildiriyor.1 Şubat hastalık Rusya, İspanya ve İsveç’e de sıçrıyor ve bu ivme hep yukarı doğru devam ediyor. Mart ayına gelindiğinde dünya genelinde gerçekleşen toplam ölüm sayısı 4 bini geçiyor.
Ve Türkiye 10 Mart’ı 11 Mart’a bağlayan gece saat 00.30’da ilk koronavirüs vakasını resmen açıklıyor.
Ardından her gün kaç kişinin öldüğünü anlatan tablolar, tüm dünya televizyonlarında ekranların altına iliştiriliyor.
Derken virüs bahar ayı gelince, insanlar güneşe, açık havaya bakınca, bulaş oranını azaltıyor.
Sonra kış geliyor ve yine beklenen artış. Tıpkı mevsimsel sebeplere bağlı diğer solunum yolu hastalıklarını andırıyor değil mi?
Zaten bizzat o açıklama da geçtiğimiz günlerde Dünya Sağlık Örgütü tarafından yapılıyor: "Bu senenin mevsimsel gribi Kovid-19"
Bunu da kabul ettiğimize göre sırada aşı var.
Uzmanlar bilgi kirliliğine karşı şu açıklamaları yaptı:
Savunma sistemimiz o kadar karmaşık ve güçlü bir yapıdır ki, vücuda giren herhangi bir yabancı maddeyi anında tanır ve vücuda zarar vermesini engellemek için gerekli önlemleri alır, sonuç olarak o yabancı maddeyi yok eder.
Savunma sisteminin çeşitli nedenlerle yeterli olmadığı veya giren yabancı maddenin çok güçlü olduğu durumlarda ise hastalık engellenemez ve sonuç ölüme kadar gidebilir.
On yıllardır tanıdığımız, başarılı bir şekilde kullandığımız aşılar bizi çeşitli hastalıklardan korur.
Benim prensibim! Bir hastalığa karşı aşı varsa, yapılmalı.
Klasik aşılarda laboratuvar koşullarında yok edilmiş virüs, insan vücuduna verilir. Vücuda girer girmez savunma sistemimiz harekete geçer ve bu virüse karşı savaşacak antikor dediğimiz maddeleri oluşturur. Artık vücut bu virüsün gerçeğiyle karşılaştığında savunma sistemi hazırdır. Antikorlar o virüsü, çoğalmasına hiç şans vermeden yok eder. Bu hepimizin bildiği grip aşısı gibi bir aşı değil mi?
Asıl tartışma konusu olan tip içinse en anlaşılır şekilde uzmanların görüşleri şöyle:
Çeşitli RNA türleri bulunur, ancak bizi ilgilendiren, gündem nedeniyle mRNA, yani mesajcı RNA tipidir. mRNA, kendisine yüklenen şifreyi gerekli yere taşıyarak istenen proteinin üretilmesini sağlar. Aşı ile ilk kez kamuoyu gündemine gelen bu mRNA teknolojisi, aslında üzerinde 10 yıldan fazla çalışılan bir yeni tedavi yöntemidir, yani Corona yüzünden hemen çabucak bulunmuş bir yöntem değildir.
Vücudumuzun savunma sisteminin normal koşullarda vücuda giren her türlü yabancı maddeyi tanıyıp, hemen reaksiyon göstererek bu yabancıyı yok eder.
Peki, bu yeni yöntemle vücuda aşı olarak verilecek mRNA da bir yabancı madde değil mi?
Evet, öyle.
Bilim insanları o mRNA'nın savunma sistemi tarafından yok edilmesini önlemek için bir yöntem buldu. mRNA molekülü yağ bir kapsülle kaplanarak savunma sisteminin onu yok etmesi engellendi. İşte, bu aşının eksi 70, eksi 20 derecelerde depolanmak zorunda olmasının nedeni de tam bu. Yağ kapsül çok hassas olduğu için, korunması ancak bu çok düşük sıcaklıklarda mümkün oluyor.
Şimdi gelelim, en önemli konuya, bu yöntemle yapılan aşı vücutta ne yapıyor?
Mutlaka duymuşsunuzdur, Corona virüsü (SARS-CoV-2) insana bulaştıktan sonra yaşayabilmek, çoğalabilmek için hücrelere girmek zorunda. Bunun yöntemi de, virüsün kendine ait bir proteiniyle (Spike-Protein), insan hücresinin yüzeyine tutunup hücre içine girmek. Yeni yöntem aşıyla, virüsün işte bu insan hücresine tutunmasını sağlayan proteinin genetik kodu mRNA'ya yüklenip vücuda veriliyor. Vücut da hemen bu proteini oluşturuyor. Yani virüsün tamamı değil, sadece bir bölümü oluşturuluyor. Bunu, yani bu yabancı maddeyi gören savunma sistemimiz hemen onu yok etmek için gerekli işlere başlıyor ve antikor dediğimiz maddeleri oluşturuyor, tabii özellikle Corona'ya karşı.
Bu sayede gerçek Covid 19 virüsü kapıldığında vücut savunma sistemi hazır bekliyor. Aşının yarattığı antikorlar, virüsü yok ederek hastalanmayı engelliyor.
Aşı bulundu ve çalışmalar tamamlanmak üzere. Aşının güvenilirliğine herkes inandığında zaten yaptırmamak için de bir neden kalmayacak. Fakat bu yeni yöntem olan, mRNA o kadar hassas bir formda ki; Bu aşının -70 derecede tutulması, uygulanacağı noktaya -70 derecede ulaştırılması ve yine kullanılacak yerde de -70 derecede saklanması gerekiyor. Üretimi kadar tedarik nakliye ve kullanımı aşamaları da bir o kadar riskli gözüküyor.
Uzmanlar bahara kadar bu işin çözüleceğini söylüyor. Fakat maske mesafe ve hijyen koşullarını o güne kadar aksatmamamız gerektiğini de. Sıkın dişinizi. Sıkın ki çiçekler açarken hep birlikte kırlarda uzun sofralar kuralım.
Sevgiyle..

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Gülsüm Güney - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Bizim Yaka Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Bizim Yaka Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Bizim Yaka Kocaeli Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Bizim Yaka Kocaeli Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket Koronavirüs aşısı çıktığında yaptırmayı düşünür müsünüz?