“Bir millet, üç devlet” kavramı

Yıllar önceydi…
Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev, Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne konuk olmuş, konuşması ile memlekette ne kadar insan varsa hepimizin bütün milliyetçi damarlarını şaha kaldırmıştı.
Dinleyenler mutlaka hatırlayacaktır. Zira o hitabın unutulması “Ben Türk’üm” diyen biri için elbette mümkün değildi. Aliyev’in Meclis kürsüsündeki konuşması sırasında kullandığı sözler arasında en dikkat çekici husus, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti ile ilgiliydi…
İlham Aliyev, “Azerbaycan olarak Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ni tanıyacağız ve bunu başaracağız” derken bizleri gerçekten çok sevindirmişti.
Bu zamana kadar Azerbaycan tarafından KKTC’yi tanıma olayı gerçekleşmedi. Fakat kabul etmemiz lazım ki, bu durum öyle bir anda yapılabilecek bir iş değildi. Türkiye, Ayasofya’yı ibadete açabilmek için 1950’den bu yana düşünüyor.
Ancak son dönemdeki gelişmeler dünyayı öyle bir noktaya getirdi ki, artık Türk dünyası ile ilgili yeni planlar hazırlanmaya başlandı.
Ya da zaten var olan gizli planlar hayata geçiriliyordu…
Artık Azerbaycan ve Türkiye arasındaki “Bir Millet, İki Devlet” şiarına belli ki Kuzey Kıbrıs’ı da ekliyoruz.
“Bir Millet, Üç Devlet” diyerek…
Tabi bu noktaya kolay gelinmedi.
Ayasofya’nın, Kariye Camii’nin “yeniden ve bütünüyle” ibadete açılması neyse, Kuzey Kıbrıs’ta Maraş’ın açılması aynı şeydir…
Keza Maraş ne ise, Azerbaycan’ın Dağlık Karabağ’a bayrağını dikmesi de odur…
Ve bütün bu gelişmelere Türkiye’nin mevcut yönetim anlayışı ile ulaşılmıştır.
Bunun dahası da gelecektir.
Çünkü bugün gelinen “Bir Millet, Üç Devlet” anlayışı, Kafkasya için, Türki Cumhuriyetler için de yol gösterici olmuştur.
Temelleri 1996’da atılan, ancak Türkiye’nin bugüne kadar aktif rol almadığı, AK Parti döneminde ise değeri anlaşılan Türk Konseyi meselesini yeniden hatırladık…
Neydi bu Türk Konseyi oluşumu…
Ya da Türk Keneşi…
Tarih 2009…
Türkiye’nin öncülüğünde 3 Ekim 2009 tarihinde Nahçıvan’da bir anlaşma imzalandı. Tarihe Nahçıvan Anlaşması olarak geçen bu sözleşmeye göre, Türkiye, Azerbaycan, Kazakistan ve Kırgızistan bir uluslararası örgüt kurdu. Sonrasında ise 14 Eylül 2019’da Özbekistan da bu konseye üye oldu.
Söz konusu oluşumun fikri ise ilk kez 2006 yılında Kazakistan Devlet Başkanı Nursultan Nazarbayev tarafından ortaya atılmıştı.
24 Mayıs 2019’da ise Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın önerisi ile Nursultan Nazarbayev’e konseyin ömür boyu onursal başkanı unvanı verildi. Macaristan ise gözlemci devlet konumunda. Yakında muhtemelen onlar da oluşuma dahil olacaklar. Ukrayna da gözlemci devlet olmak istiyor.
Bu daha işin başı elbette. Yakında Türk devletlerinin tamamını “Birlik” adı ile bir araya getirecek olan Türkiye’dir. Türk Konseyi ile bunun temelleri atılmış, Karabağ kurtarılarak, Maraş yeniden Kıbrıslılara hediye edilerek en büyük güç ve kudret ortaya konulmuştur.
Ve inşallah gelecek 2023 sonrasında ise “Büyük Türk Birliği”nin gücü en yetkin şekilde ortaya konulacaktır.
Bu Türk Birliği, ekonomik, sosyal ve siyasal alanda büyük bir güç birliği anlamına geliyor.
Hepimiz şimdiden bu muhteşem projenin hayata geçirileceği kutlu güne şimdiden hazır olalım…

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Mehmet Özmen - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Bizim Yaka Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Bizim Yaka Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Bizim Yaka Kocaeli Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Bizim Yaka Kocaeli Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket Koronavirüs aşısı çıktığında yaptırmayı düşünür müsünüz?