Türk Dil Bayramı

Dil, bir ülkenin birliğinin ve bağımsızlığının en önemli simgesidir ve aynı zamanda bir milletin yaşama tarzı olan kültür de ancak zengin bir dil ile ilerler, yayılır. Diğer taraftan bir dil diğer dillerin etkisi altında kalarak yozlaşabilir. Bu durumda dil, asıl köklerini kaybeder ve dilin kökeni kendi içindeki etkilerle olduğu kadar diğer dilden gelen etkilerle karışık bir köke dönüşür.

Türk tarihinin başladığı günle başlayan Türkçe; çeşitli zamanlarda dış güçler değil de içimizdeki onların hayranları tarafından erozyona  uğratılmıştır.

Geçmişimizin, Atalarımızın çabası da binlerce yıldır kendimize has güzellikleri olan kültürümüzü, köklerimizi, örf adet ve geleneklerimize sahip çıkma adına dilimize gereken özeni vermek ve korumaktır.

Karamanoğlu Mehmet Bey’in 1277 tarihindeki “Şimden gerü hiç kimesne kapuda ve divanda ve mecâlis ve seyrânda Türkî dilinden gayrı dil söylemeyeler” fermanı ile Türkçe’nin devlet dili olması, gelişmesi ve gelecek nesillere aktarılmasında önemli bir yer almaktadır.

Cumhuriyetimizin Kurucusu Atamız Ulu önder Mustafa Kemal Atatürk bu dilimizi geliştirmek, korumak ve yabancı dillerin boyunduruğundan kurtarmak için Türk Dil Kurumu’nu açmış ve çağdaşlaştırarak gereken çalışmaları bilim ışığında çok kıymetli dilbilimcilerle gerçekleştirmiştir. Yine kendi talimatı ile 1932'de düzenlenen "Birinci Türk Dil Kurultayı"nın açılış günü olan 26 Eylül’ün her yıl "Dil Bayramı" olarak kutlanmasını istemiştir.

Bugün 88’incisini kutladığımız Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan, "Eğitimden kültüre, ticaretten iletişime bütün alanlarda Türkçe’nin potansiyelinin giderek arttığını görmek bizler için iftihar vesilesidir. Dilimizin zenginliklerinin tamamını kucaklayan bir anlayışla Türkçemize sahip çıkmayı sürdüreceğiz" ifadesini kullanmıştır.

Günümüzde ise genel olarak gerek dil kurumları, medya organları, eğitim sistemi, teknoloji dünyası dil konusunda geniş bir mozaik; peki kullanıcılar açısından baktığımızda ne görüyoruz? Evet, üzücü ama yansıyan şey özentilik... Türkçesi varken yabancı sözcükler kullanıyoruz, türetilen kelimeleri beğenmiyoruz ve bu beğenmeme noktasından öteye geçip hiçbir şey üretmiyoruz. Gelişen teknoloji ve küreselleşme ile birlikte İngilizce başta olmak üzere farklı dillerin ayna etkisi ile yaygın dil haline gelmesine seyirci kalıyoruz hatta katkıda bulunuyoruz. (Ben şok, ben iptal, kal geldi, safa bağladı, sanırsam-sanma o zaman!) (Elbette narsistik patinaj ve kolektif imgelemi de eklemeden geçmem, tüm arkadaşlarıma boynumun borcu olsun bilenler çok iyi anlamıştır bu sözcükleri) Bu sorun sadece günümüzün değil geçmişimizin de sorunudur.

Şöyle ki ünlü Türk bilginlerinden Kaşgarlı Mahmud Türkçe’nin Arapça ve Farsça’dan üstün olduğunu ispatlamak ve Araplara Türkçe öğretmek amacı ile Dîvânu Lugati’t-Türk adlı eserini, XV. yüzyılın Çağatay edebiyatının en önemli ismi olan Ali Şir Nevâî de Muhakemetü’l-Lugateyn adlı eseriyle Türkçe’nin Farsça’dan üstün bir dil olduğunu ispatlamaya çalışmıştır. Hoca Ahmet Yesevi, Peyami Safa, Aşık Paşa, Mehmet Emin Yurdakul, Yahya Beyatlı ve daha birçok aydın, dilimiz için çok kıymetli çalışmalar yapmışlardır. Bir dilin zenginliğinin önemli ölçütlerinden biri, sahip olduğu fiil sayısının çokluğu ve kendisini ileriki yıllara taşıyabilmesidir. Bu demek değil ki yabancı dil öğrenmeyelim tabi ki öğrenelim, öğretelim ancak kendi benliğimizi unutmadan...

Bu nedenledir ki özellikle de bu çağda dilimize sahip çıkmak, elimizi taşın altına koymak hepimizin görevidir. Kendi arı dilimiz varken cümle kurarken tıkandığımız an yabancı kökenli kelimeler değil de biraz düşünmeye pay bırakırsak dilimize ait sözcükler buluruz...

***

Dil bir milletin en değerli malıdır.

Ordusunu kaybeden millet tehlikededir.

Bağımsızlığını kaybeden millet korkunç bir felakete düşmüştür.

Dilini kaybeden millet ise yok olmuş demektir.                                                         

Nihal ATSIZ

 

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Rüyam Alankuş Kargılı - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Bizim Yaka Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Bizim Yaka Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Bizim Yaka Kocaeli Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Bizim Yaka Kocaeli Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.

01

Murat Kömür - Dilimiz, kimliğimizdir. Harika yazı için teşekkürler.

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 28 Eylül 11:44


Anket Koronavirüs aşısı çıktığında yaptırmayı düşünür müsünüz?