AK Parti zararı kendi içinden görüyor

Bazı şeyler boşuna yazılmıyor.

Zannedersem 2013 yılı idi… O dönemlerde,  ‘Recep Tayyip Erdoğan’a en büyük zararı AK Partililer veriyor’ dediğimde birileri buna karşı çıkmıştı.

Bugün tam da bu yaşanıyor!

O zaman tehlike bu kadar büyük değildi tabi...

AK Parti’nin ‘adalet’ tarafında çok az kişi vardı, herkes ‘kalkınma’ yönünü kullanıyordu.

Bugün ise tehlike neden büyük AK Parti’nin içerisinde?

Partinin göbeğinde olup da AK Parti’ye oy vermeyen, Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan’a yaptıklarıyla zarar veren azımsanmayacak bir kesim oluştu.

En son bunu Ayasofya konusunda çok net gördük.

AK Parti’ye oy vermeyen hatta Recep Tayyip Erdoğan’ı birçok konuda eleştiren kesim, (yani milli ve manevi değerlere sahip olan herkes) Ayasofya’ya daha fazla sahip çıktı.

Ak Parti’nin yönetiminde olup, sadece paylaşım yaparak İslam’ın yaşanabileceğini düşünen bir kesim var. Bana göre her duruma uygun hareket eden bu grup, AK Parti’ye zarar verecek.

Bir kere bile caminin kapısını açmayan ama paylaşım yaparken mangalda kül bırakmayan, ikiyüzlü davranıp insanların arkasından iş çeviren ‘hainler’ aslında bu kişiler...

Çünkü fikrini açıkça beyan eden insanlardan korkmamak lazım.

Her daim içi başka, dışı başka olan insanlardan nefret etmişimdir.

Bugün geldiğimiz noktada AK Parti bu tür insanlardan maalesef ki kurtulamıyor.

Hatta bazen bu tür insanları tam da merkezine alıyor.

Birçok insan sevdiğinden değil, korktuğundan dolayı içinde bulunuyor.

Karşılıksız seven insanlar da küstürülüyor.

Şimdi son günlerde bir şey daha yaşanıyor.

AK Parti, kendisinden görünen ya da kendisinden olduğunu ifade edenlerle sürtüşme, kavga, hatta ağza alınmayacak laflar içerisinde kalıyor.

Arkadaş; bu değil, bu olmamalı…

Herkes herkesi eleştirsin lakin sövmek, küfretmek, hakaret etmek ya da insanları aşağılamak hangi görüş ve düşüncede var, ya da İslam’da böyle bir şey nerede gördünüz?

Kendinize göre her şeyi yorumlamaktan vazgeçin!

Gerçekten de son günlerde Abdurrahman Dilipak ve AK Parti’ye yakın olan KADEM ve sonrasında AK Partili Kadın Kolları’nın tepkilerine baktığımızda bu kavganın sonucu aslında dönüp dolaşıp Cumhurbaşkanının zayıflatılmasına dayanıyor.

AK Parti bana göre kurumsal olarak değil de, Recep Tayyip Erdoğan ile var.

AK Parti bu saatten sonra ne yapar bilmem ama; kendi içindeki bu insanlardan, ayak bağlarından kurtulmadığı takdirde yarın bunun acısını mutlaka yaşayacaktır.

Şimdi Süleyman Özışık Bey’in yazısından alıntı yapmalıyım:

CHP’nin yapamadığı kötülüğü bizimkiler yaptı!

CHP'li tayfa Kemal Kılıçdaroğlu'nun çeşme açılışı yapmasını 15 gün, Ekrem İmamoğlu'nun Fatih Sultan Mehmed'e ait çakma tabloya 6 trilyon vermesini bir ay konuştu.

Hem de bir başarı hikâyesi olarak.

Peki biz ne yaptık?

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Ayasofya'yı 86 yıl sonra yeniden ibadete açmasını hepi topu bir hafta konuşamadık. Dünya, tarihe geçen bu olayı hâlâ konuşuyor ama biz bu muazzam mutluluğu bir hafta yaşayamadık.

İçimizde olup, kahır zamanlarımızda yanımızda olamayanlar sayesinde oldu bu. Belki şu sözlerim ağır kaçacak ama söylemekten geri durmayacağım.

CHP, dünyayı ayağa kaldıran bu muazzam başarı hikâyesini perdelemek için elinden geleni yaptı ama başarılı olamadı. Ama onların yapamadığını bizimkiler bir çırpıda yapıverdi.

Son günlerde dikkat ediyorum.

Hepimizin itiraz noktası hâline gelen İstanbul Sözleşmesi üzerinden bir fırtına koparılıyor.

Yazılan yazıları, kullanılan cümleleri, okuyorum. Bakıyorum ki yok, dert İstanbul Sözleşmesi falan değil. Birileri İstanbul Sözleşmesi üzerinden sanki başka şeylerin hesabını görmeye çalışıyor.

Şunu açıkça söyleyeyim.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan eleştirilemez biri değil. Şahsına her türlü eleştiriyi elbette ki yöneltebilirsiniz. Yanlışları varsa tek tek yazabilirsiniz. Buna başta Cumhurbaşkanı Erdoğan olmak üzere hiç kimse itiraz edemez.”

Alıntı yaptığım yer bu kadar…

Bundan sonrası devam ediyor, lakin bu kadar yeterli bence… Ben bazı cümlelerin bile yazıda da kullanmak istemiyorum.

Gerçekten de kadınlarımıza yapılan saygısızlığı asla kabul etmiyorum.

Ancak kadınların da bu durumda erkeklere karşı söylemediklerini bırakmadıkları lafları da tasvip etmiyorum.

Yani her şey saygı çerçevesinde olmalı…

Sadece sözleşme insanı korumaz, insanı aslında saygı ve İslami değerler korur.

Bugün en büyük hatamızın da boş bir nesil yetiştirmek olduğunun farkına varmalıyız.

Nitekim büyükler menfaat üzere olunca gençlerimiz, çocuklarımız ne yapsın? onlar da bizleri örnek alıyor.

Onun için bu konuda iktidarın, muhalefetin sorumluluğu var… Burada esas görev iktidarın…

Bunu unutmayalım.

Ne ara bu kadar insanlar değişti.

AK Parti içerinde artık herkes olanı kaybetmek istemiyor.

Birileri de bir şeyler elde etmek için her şeyi mubah sayıyor.

Ben daha önce şunu ifade ediyordum; AK Parti’nin çok fazla şey yapmasına gerek yok, muhalefetin yaptıkları AK Parti’ye oy kazandırıyor.

Şimdi de şunu ifade etmeliyim; Muhalefetin, AK Parti’yi çökertmesine gerek yok!

AK Parti’nin düşman aramasına da gerek yok!

‘Dış’ ya da ‘iç güçler’ demesine de gerek yok!

Belki biraz ağır olacak ama; AK Parti’yi birileri kendi içinden hançerliyor.

Hala fakında değil misiniz?

Farkında olmuyorsanız farkına varmalısınız.

İl Başkanı da dahil bu ildeki herkes bunu özellikle görmeli…

AK Parti Genel Merkezi de genele bakmalı…

Saygılarımla...

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Hayrullah Demiray - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Bizim Yaka Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Bizim Yaka Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Bizim Yaka Kocaeli Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Bizim Yaka Kocaeli Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket Koronavirüs aşısı çıktığında yaptırmayı düşünür müsünüz?