Müflis tüccar "eski" defterleri karıştırır!

Okura saygısı olan gazeteciler, yaz-kış demeden okura en iyi gazeteyi ve güncel haberleri okutmak için özveriyle çalışır. Yazdıklarından değil de, yaz...

Okura saygısı olan gazeteciler, yaz-kış demeden okura en iyi gazeteyi ve güncel haberleri okutmak için özveriyle çalışır.

Yazdıklarından değil de, yazmadıklarından para kazananlar tehdit, şantaj ve asparagas haberlerle cebini doldurmanın hesaplarını yapar.

Kalemini kin ve öfke ile kullananlarla "tetikçiliğe" soyunanlar müflis tüccar misali eski defterleri karıştırarak takıntılı olduğu kişilerden öç aldığını sanır.

Konu ve haber bulmakta zorlananlar ise temcit pilavı gibi önceki yazılarını okurlarıyla paylaşır.

Eleştirsem de tepki göstersem de "onların gazetecilik anlayışı bu" deyip geçiyorum.

Ama Koronavirüs salgınının devam ettiği, LGS ve YKS sonuçlarının açıklandığı, okulların açılıp açılmayacağının tartışıldığı, Kocaelispor'un grubunda şampiyon olarak 2. Lige çıktığı, çarşı pazarda fiyatların el yaktığı, Vali Seddar Yavuz'ıun Kocaeli'yi tanımaya çalıştığı, Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Büyükakın'ın Kocaeli'yi "mutlu kent" yapmak için 7/24 çalıştığı bir dönemde konu ve haber bolluğu yaşanırken bazı gazetecilerin geçmişe takılıp kalmaları bana Necip Fazıl Kıakürek'in bir anısını hatırlattı;

Üstat, bir üniversitede konferansa katılmış. Çıkıp her zaman ki gibi ‘Din ve Allah’ kavramı hakkındaki düşüncelerini anlatmış. Konuşmanın sonunda, karşıt görüşlü olan bir profesör, Necip Fazıl'a, "Siz önceden çıkıp farklı şeyler söylerdiniz, şimdi ise o sözlerinizle çelişen şeyleri anlatıyorsunuz. Yazdığınız şiirler hala ezberimdedir... Bu ne demek oluyor?" demiş.

Necip Fazıl altında kalır mı, cevabı yapıştırmış, "Benim geçmişim bir çöplüktür ve çöplükleri sadece kedilerle, köpekler kurcalar."

Geçtiğimiz günlerde kendisini Kocaeli'nin en deneyimli, en başarılı, en tarafsız olduğunu iddia eden bir köşe yazarı, köşesinden kulaktan dolma bir bilgiyi paylaşmış.

Aklınca; tıp fakültesinde okumuş, çocuk uzmanı olmuş, hastane başhekimliği yapmış, AK Parti kurucuları arasında yer almış, bir dönem milletvekili, 2 dönem İzmit Belediye Başkanı seçilmiş Dr. Nevzat Doğan'ı itibarsızlaştırmaya çalışmış.

Nevzat Doğan'ın performansına bırakın yetişmeyi, yaptıklarını hayal bile etmesi mümkün olmayan bu arkadaş bana, Üstat Necip Fazıl Kısakürek'in "Benim geçmişim bir çöplüktür ve çöplükleri sadece kedilerle köpekler kurcalar" sözünü hatırlattı.

Nevzat Doğan'ın seçim kazanmamakla suçlayanlar, başarının AK Parti Teşkilatlarına ait olduğunu iddia edenler, 2009'da CHP'li Fikret Toker, 2014'te CHP'li Sefa Sirmen ile yarışarak seçim kazandığını unutuyorlar.

28 Mart 2009'da Doğan'ın yüzde 40.10, Toker'in 37.50 oy, 29 Mart 2014'te Doğan'ın yüzde 45.3, Sirmen'in yüzde 42.8 oy aldığını görmezden geliyorlar.

31 Mart 2019'da Nevzat Doğan aday olmazken CHP adayı Fatma Kaplan Hürriyet'in AK Parti adayı Sibel Gönül karşısında 9 bin 635 oy fark yapmasını sıradan görüyorlar.

Nevzat Doğan'a AK Parti Teşkilatlarının seçim kazandırdığını iddia edenler keşke 31 Mart 2019 seçim sonuçlarını da yazıp CHP adayı Hürriyet'in 15 yıl aradan sonra seçim kazanırken, AK Parti'nin Kocaeli'de kaybettiği tek belediyenin İzmit olduğunu da yazsalardı.

2014'te Doğan başkanlığı kazanırken, meclis çoğunluğunu CHP almıştı.

2019'da Hürriyet başkanlık koltuğuna otururken AK Parti meclis çoğunluğuna sahip oldu.

Bu küçük örnek bile 2019'da olduğu gibi 2009 ve 2014'de de başkanlığı AK Parti değil, adayların performansı belirledi.

Kaldı ki Nevzat Doğan seçimi tek başına kazanırken, Sibel Gönül ortağı MHP ile kaybetti.

Kulaktan dolma bilgilerle, bilgi sahibi fikir sahibi olanlar, Nevzat Doğan'ın hastanesine telefon etmiş olsalardı kovulmadığını, görevine devam ettiğini öğrenirdi.

Gazeteciliği başkalarını itibarsızlaştırmak için kullananlar, hiç bir şey bulamayınca kıyafetine takılanlar, köşelerinden kin, öfke, nefret yalanlarıyla gündemden uzaklaşanlar bırakın itibar kazanmayı güven yitiriyorlar.

Ne yaparlarsa yapsınlar, hangi iftirayı atarlarsa atsınlar Dr. Nevzat Doğan ismini İzmitlilerin gönlünden silip atamayacaklar.


HİKMET ERENKAYA'DAN ZEHİR ZEMBEREK SÖZLER!

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, ilk kez 2010 yılında Deniz Baykal'ın istifa etmesinin ardından yapılan 34. Kurultay’da genel başkanlık koltuğuna oturdu.

Kılıçdaroğlu 25 Temmuz'da 6. kez genel başkan seçildi ama CHP'de sular durulmuyor.

"Muharrem İnce yeni parti kuracak, CHP ılımlı sağa kaydı, Kemal Kılıçdaroğlu tek adamlığa oynuyor" iddiaları ayyuka çıktı.

CHP'nin Cumhurbaşkanı adayı olarak partisinin üzerinde oy almasına rağmen kurultayda en arkaya oturtulan Muharrem İnce'nin parti kuracağını sanmıyorum.

Kılıçdaroğlu ve genel merkezin uygulamalarından rahatsız olan CHP'lilerin gazına geleceğine ihtimal vermiyorum.

Ama CHP'nin Atatürk İlke ve İnkılaplarından uzaklaştırılmaması, demokratik ve çağdaşlıktan ödün verilmemesi, ılımlı da olsa sağa kaydırılmaması için mücadele edeceğini düşünüyorum.

Dün sabah saatlerinde, Karamürsel'deki yazlığında çocukları ve torunlarıyla kalan Hikmet Erenkaya ile telefonla konuştuk.

Bayramlaşma, hal hatır derken konu CHP Kurultayına, Kılıçdaroğlu ve PM üyelerinin seçimine geldi.

Ben sordum o her zamanki gibi dobra dobra cevap verdi.

Gençliğinden günümüze Atatürk ilkelerini, devrimlerini, demokrasiyi, özgürlükleri taviz vermeden savunan Hikmet Erenkaya öyle doluydu ki, bir dokun bin ah işit.

CHP'de nefer gibi çalışan, partililerin acılarında ve sevinçlerinde hep yanlarında olan Erenkaya, önceki yıllarda 81 ilde belediye başkanlığı ve milletvekilliği yapan CHP'lier gibi kurultaya davet edilmemişti.

İllerdeki örgüt yöneticileri arayıp, kurultaya katılıp katılmayacaklarını sormamışlardı.

Kemal Kılıçdaroğlu başta olmak üzere genel merkez yöneticilerinin vefasızlığına kırgın, ilgisizliğine öfkeliydi.

Kırgın olmakta, sitem etmekte hani haksız da değildi!

Sen CHP'nin başarısı ve iktidar olması için nefer gibi çalışacaksın, maddi ve manevi her türlü desteği vereceksin, belediye başkanlığı ve milletvekilliği yapacaksın ama kurultaya davet edilmeyeceksin!

Geçmişten günümüze kurultaylarla, genel başkanlarla ilgili örnekler verirken hiç bir dönem 37. Kurultay ve sonrası tabloyla karşılaşmadığını söyledi.

 İNCE, PARTİ KURMAZ

Hikmet Erenkaya'ya ilk sorum; kurultayı değerlendirmesi ve Muharrem İnce'nin yeni parti kurup kuramayacağı oldu.

İşte cevabı; "Galip abi, beni tanırsın. CHP'ye hiç ihanet etmedim. Her zaman nefer gibi çalıştım. Ama ilk kez Kurultay’a davet edilmemeyi kabullenemiyorum. O nedenle genel başkanımız dahil genel merkez yöneticilerine kırgınım. Muharrem İnce'ye yapılan saygısızlıktır. Ama Muharrem İnce'nin CHP'den ayrılarak yeni parti kuracağını sanmıyorum. Ortak arkadaşlarımızla da konuşuyoruz ama hiç kimseden de duymadım. Şu aşamada parti kurmak çözüm değil. Parti içinde kalarak Cumhuriyet değerlerine sahip çıkmak ve korumak için partiyi ılımlı sağa kaydırmak isteyenlerle mücadele etmek daha doğru olur" dedi.

Kılıçdaroğlu'nun genel başkanlığını, partililere karşı tutumunu, tek adamlık iddialarıyla kurultayı değerlendirirken bakın neler söyledi, "Ben söylemiyorum ama kiminle konuşsam Sayın Genel Başkanın tek adamlığına dikkat çekiyorlar. Kemal Kılıçdaroğlu kurultayda, milletvekillerini halkın seçmesi gerektiğini söyledi. Ama uygulama öyle değil. Kaç yerde milletvekili ve belediye başkan adayları ön seçimle belirlendi bana söyleyebilir misin? Tamamı olmasa bile büyük çoğunluğu genel başkanının ve genel merkez yönetiminin istediği isimler aday yapıldı, seçilecek sıralara yazıldı. Satın Kılıçdaroğlu, 10.5 yıldır CHP'nin Genel Başkanı. Bu süreçte yapılan genel ve yerel seçimlerde milletvekili ve başkan adaylarını halk mı seçti? Akrabalık ilişkileri, alt kimlikler öne çıktı. CHP, SHP, SODEP zamanında Murat Karayalçın, Erdal İnönü, Deniz Baykal'ın genel başkan olduğu yıllarda CHP'nin bir ağırlığı vardı. Zaman zaman hatalar olsa da başarı vardı. Kemal Kılıçdaroğlu'nun seçtiği isimlerle mecliste milletvekili sayısı 600'e çıkmasına rağmen CHP 128-134 arasında gidip geliyor, yüzde 31!i geçmiyor. 50 sınırı bile aşılamıyor."

LİYAKAT KALMADI

Milletvekili ve belediye başkanı olduğu yıllarda adı akçeli işler karışmayan, ailesi ile ilgili tek olumsuz haber çıkmayan Hikmet Erenkaya'nın kurultay ve Parti Meclisi ile ilgili anlattıkları CHP'nin bugünkü yapısını anlatıyordu.

"Partimden ve kimseden maddi ve manevi en küçük bir beklentim yok. Dün olduğu gibi bugün de partimin geleceği için doğru bildiklerimi söylemeye, yanlışları eleştirmeye devam edeceğim. 60 kişilik Parti Meclisi listesine bakar mısın. Büyük çoğunluğu CHP'lilere yabancı... Bana isimlerini say desen, tanımıyorum ki isimlerini sayayım. Ben bile milletvekilliği yıllarından tanıdığım ancak 10 ismi sayabilirim, 50'sini tanımıyorum. Senin anlayacağın parti yetkili kurullarına layık olanlar değil genel başkan ve genel merkeze yakın isimler seçiliyor. Öyle olunca liyakat da kalmadı. Bu arada partide tek adamlık iddiaları giderek artıyor. Uygulamalara baktığımızda iddia sahiplerinin haklı olduklarını görüyoruz. Parti sıkıştı. Hem demokrat, çağdaş, özgürlüklerden yana olduğunu söyleyeceksin hem listelere genel başkana ve genel merkeze biat edecek isimleri yazarak partiyi ılımlı sağa teslim edeceksin. CHP bunu kaldıramaz. CHP'liler böyle çifte standart uygulamayı kabul edemez. İkisi birlikte gitmez. Çıksınlar gerçek düşüncelerini açıklasınlar."

PARTİYE KIRGIN

Hikmet Erenkaya'yı belediye başkanlığı ve milletvekilliği yıllarından tanırım.

Sözünün arkasında duran, fakir, fukaranın yanında olan, cami avlusunda cenazesinde, düğün evinde mutlu gününde yalnız bırakmayan Erenkaya'yı kim ne yaparsa yapsın CHP'den koparamaz.

Ama özellikle Kemal Kılıçdaroğlu'nun parti içi demokrasiyi bir kenara bırakıp "tek adamlık ve tek seçicilik" anlayışının öne çıktığı tarihten bu yana hem kırgın hem kızgın...

Konuşurken öfkenin ötesinde heyecanını yitirdiği sesinin tonundan ve seçtiği sözcüklerden anlaşılıyordu.

Hikmet Başkanı dinlerken CHP'nin İstanbul, Ankara, İzmir, Adana, Antalya, Aydın, Eskişehir, Hatay, Mersin, Muğla, Tekirdağ, İzmit Belediye Başkanlıklarını 31 Mart 2019'da kazanılmasını fazla abarttığını düşündüm.

Erenkaya, "Sözü edilen illeri, CHP'li isimler ittifak yaparak değil tek başına seçim kazanarak yıllarca yönetti. Marifet ittifak edilen partilerin desteğiyle değil tek başına seçim kazanmak" açıklaması benim gibi düşünenleri doğruluyordu.

Pandemi bahane edilerek kolonya ve maske dağıtmakla yapılan belediyeciliğin belediyecilik olmadığına dikkat çeken Hikmet Erenkaya, bu anlayışla 5 yılın tamamlanamayacağını söyledi.

 HÜRRİYET'E GÖNDERME

Hikmet Erenkaya'ya İzmit Belediye Başkanı seçilen Fatma Kaplan Hürriyet'in 1.5 yıllık performansını ve "Fethiye Caddesi Yeniden Düzenleme Projesini" de sordum.

Direk Fatma Hanımı eleştirmezken anlatmaları ve göndermeleri, Mevlana Celaleddin-i. Rumi'nin "Dün dünde kaldı cancağızım. Bugün yeni şeyler söylemek lazım!" özdeyişini hatırlattı.

"Bizim Belediye Başkanlığımız döneminde yapılan Fethiye Caddesi, Yürüyüş Yolu, Kapanönü, Meydan projelerinin siyasi avantajlarını her seçimde gördük. Oralarda yapılacak çalışmalar partilere fazla bir şey kazandırmak. Topçular'da, Tavşantepe'de, Yeşilova'da, Alikahya'da halkın beklentilerine cevap verecek projeler geliştirmek lazım" diyerek Fatma Hanım'a ufaktan yapıcı mesaj verdi.

Deneyimli yerel yönetimlerde deneyimli ve başarılı Hikmet Erenkaya'nın anlattıklarının, uyarılarının ne kadarını Fatma Hanım alarak gereğini yapar bilemiyorum.

Bildiğim; Fatma Hanım, siyasi yaşamının büyük bölümünü başkanlık dahil İzmit Belediyesi’nde geçiren CHP'nin önde gelen isimlerinden Hikmet Erenkaya gibi başarılı siyasi aktörün sözlerini dikkate alırsa kazançlı çıkacağı, almazsa kaybedeceğidir.

 SÜRPRİZ AÇIKLAMA

Hikmet Erenkaya ile konuşmamı baskıya yetiştirmeye çalışırken sitelere Sözcü Gazetesi’nde Saygı Öztürk'ün "Muharrem İnce CHP'den yarılacak, Yılbaşına kadar parti kuracak" açıklaması düştü.

Saygı Öztürk’e açıklamayı yapan Muharrem İnce değildi.

Muharrem İnce'ye çok yakın bir isim olduğu iddia edilen ismin kim olduğu da açıklanmıyordu.

"İşte Muharrem İnce'nin bomba açıklamaları" başlığıyla kaleme alınan yazı bana 9 ay önce yine Sözcü Gazetesi’nde yayınlanan Muharrem İnce ile ilgili bir başka iddiayı hatırlattı.

Sözcü Gazetesi yazarı Rahmi Turan önce, CHP’li siyasetçinin Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’la görüştüğünü iddia etmişti.

Bir süre sonra Cumhurbaşkanı Erdoğan'ı ziyaret eden kişinin Saraya yakın bir isim tarafından kendisine Muharrem İnce olduğu söylendiğini paylaşmıştı.

Muharrem İnce bu iddiaları yalanlayarak, "Bu şerefsiz, onurdan insanlıktan nasip alamamış kalemşörle ve kaynağım dediği saray soytarısıyla mutlaka yargı önünde hesaplaşacağız" açıklaması yapmıştı.

Ardından Sözcü Gazetesi yazarı yanıltıldığını belirterek, özür dilemiş daha sonra da gazeteciliği bırakmıştı.

Muharrem İnce ile ilgili iddiaların yer altığı gazete, haber kaynağı, anlatım şekli birbiriyle örtüşürken, tek farklı olan haberi köşesinde yazan isim.

Umarım, Sözcü Gazetesi Yazarı Saygı Öztürk'ün sonu da Rahmi Turan'ın sonu gibi olmaz.

SONUÇ: CHP, Kemal Kılıçdaroğlu öncesi ve 37. Kurultay sonrası CHP değil. Sevgili Hikmet Erenkaya dahil CHP'ye yıllarca emek veren, parti içi demokrasi dahil her alanda mücadele veren CHP'lilerin söylediği gibi "ılımlı sağa" kayıyor. Parti Meclisi "liyakat" tartışmalarının yapıldığı isimlerden oluştuğu ileri sürülürken Kemal Kılıçdaroğlu'nun "tek adam" gibi davranarak partiyi küçülttüğü iddia ediliyor. Muharrem İnce'nin yeni parti kurmak yerine partide kalarak CHP ilkelerine sahip çıkması ve savunması isteniyor.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Galip Ataman - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Bizim Yaka Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Bizim Yaka Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Bizim Yaka Kocaeli Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Bizim Yaka Kocaeli Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket Koronavirüs aşısı çıktığında yaptırmayı düşünür müsünüz?