“15 Temmuz hainlerine KELEPÇEYİ taktım!”

CUMHURİYETİMİZİN "EN KANLI DARBESİ!"Bugün, 15 Temmuz 2020. FETÖ/PDY Silahlı Terör Örgütü’nün kalkıştığı darbe girişiminin 4'üncü yılı… 27 Mayıs 1960'...

CUMHURİYETİMİZİN "EN KANLI DARBESİ!"

Bugün, 15 Temmuz 2020.

FETÖ/PDY Silahlı Terör Örgütü’nün kalkıştığı darbe girişiminin 4'üncü yılı…

27 Mayıs 1960'da gerçekleştirilen 15 Temmuz 2016'da püskürtülen darbe girişimi dahil 60 yılda 2 darbe, 3 darbe girişimi, 2 post-modern darbe yaşadım.

Türk Silahlı Kuvvetlerinin yönetime el koyduğu, Anayasanın değiştirildiği 27 Mayıs 1960'ta Başbakan Adnan Menderes ve 2 bakan, 12 Eylül 1980'de 50 kişi idam edildi.

Verdiği muhtıralar sonrası Cumhurbaşkanı, başbakan, parti liderleri sürgüne gönderildi.

15 Temmuz 2016 darbe girişimi Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın dik duruşu ve kararlılığı sonrası kalkışılan darbe girişimi püskürtüldü.

Ama jetlerin bombalarına, helikopterlerin mermilerine karşı demokrasiyi savunarak mücadele eden 251 asker, polis ve sivil vatandaşımız şehit düştü, 2 bin 194 kişi gazi oldu.

Şehitlerimizi rahmet ve şükranla anarken, gazilerimize sağlıklı yaşam diliyorum.

Adı ne olursa olsun, nereden ve kimden gelirse gelsin demokrasinin askıya alınmasını, milli egemenliğe müdahale edilmesini kınıyorum.

15 Temmuz' 2016'da darbe girişimine kalkışan FETÖ/PDY Silahlı Terör Örgütü yönetici ve üyelerini lanetliyorum.

 

Bizim Yaka Kocaeli Gazetesi olarak 15 Temmuz yıldönümlerinde siz okuyuculara ulaştırdığımız "15 Temmuz Milli İrade Dergisi Özel Sayısını" pandemi nedeniyle bu yıl çıkartamıyoruz.

Geliniz önceki yıllarda yayınladığımız özel sayılarda yazdıklarımızı hatırlayalım:

Bir: O gece halkı meydanlarda toplanmaya ve demokrasi nöbeti tutmaya çağıran Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan "Türkiye o gece hem bir darbe girişimine, hem bir dizi terör eylemine, hem de örtülü bir işgal girişimine maruz kalmıştır. Hamdolsun, milletimiz o gece sahneye konmaya çalışılan senaryonun tüm safhalarını, perde arkasındaki tüm hazırlıkları, anında kavramış, buna karşı tavrını da net bir şekilde ortaya koymuştur. 15 Temmuz'un bize verdiği dersleri doğru okumazsak yeni 15 Temmuz'ları yaşamamızın kaçınılmaz olacaktır. Halkın Gücü Üstünde Bir Güç Tanımadım" dedi.

İki: 15 Temmuz 2016'da kalkışılan darbe girişimi gerçekleşmiş olsaydı Kocaeli Valiliği koltuğunda hain tuğgeneralin oturacağını söyleyen o tarihteki Kocaeli Valisi Hasan Basri Güzeloğlu, "15 Temmuz'da devleti yok etmek isteyen gözü dönmüş hainler Türkiye'nin büyük yürüyüşüne gölge düşürmek istediler ama halkımızın net tavrı ve dik duruşu sayesinde başarılı olamadılar. Gölcük Donanma Komutanlığındaki hainlerin silah kullanmaları halinde polis ve jandarmaya ateş açma emri verdik. O gece Kocaeli iradesine, özgürlüğüne, bağımsızlığına sahip çıkarak destan yazdı" şeklinde konuştu.

Üç: Darbe girişimi gecesi Diyarbakır'da görev yapan önceki Kocaeli Valisi Hüseyin Aksoy, 15 Temmuz'da Diyarbakırlıların demokrasiye sahip çıkarak meydanları doldurduğunu söyledi. Aksoy, "20-30 bin Diyarbakırlı demokrasi nöbeti tuttukları alanı ellerinde Ay Yıldızlı Türk Bayraklarıyla gelincik tarlasına çevirdi. Teröre prim vermeyen Diyarbakır halkı 15 Temmuz'da da milli iradeye sahip çıktı. O gece Diyarbakır'da tanklar sokağa çıkmadı. Darbe girişimi pek hissedilmedi. Bizden personel talep edilince Ankara'ya 250 özel hareket polisi gönderdik" ifadelerini kullandı.

 

'O GECE VUR EMRİ VERDİĞİM HAİNLER

TESLİM OLUNCA, KELEPÇEYİ TAKTIM!'

 

FETÖ/PDY Silahlı Terör Örgütü’nün kalkıştığı darbe sırasında Kocaeli'de Vali Hasan Basri Güzeloğlu görev yapıyordu.

29 Haziran 2017 tarihinde geçtiğimiz günlerde Aydın'a giden Hüseyin Aksoy atandı.

19 Haziran'dan bu yana Kocaeli Valiliği koltuğunda Sayın Seddar Yavuz oturuyor.

Önceki Valiler Güzeloğlu ve Aksoy'un bugünle ilgili değerlendirmelerini bir kaç cümle ile anlatmaya çalıştım.

15 Temmuz 2016'da Muş Valisi olan Sayın Yavuz ile henüz karşılaşmadık, bir kaç kez telefon görüşmesi dışında konuşmadık.

Ama Sayın Vali'nin Muş'ta o gece darbe girişimini nasıl fark ettiklerini, sabahı ne yaşadıklarını, Muş ve Ordu'da yayın yapan gazete ve televizyonlara neler anlattıklarını araştırdım.

Dün sabah telefonda o gece ile ilgili düşüncelerini öğrenmek için aradım.

Sayın Vali, 15 Temmuz gecesinin tarihimizde dönüm noktalarından biri ve bağımsızlığımıza, onurumuza, haysiyetimize, şerefimize, namusumuza, bayrağımıza sahip çıkma günü olduğunu söyledi.

 

KIŞLADAN ÇIKANI VURUN

15 Temmuz 2016'da, meslek hayatında unutamayacağı bir gece yaşadığına dikkat çeken Yavuz, "Gelişen olaylara göre kimi zaman hüzünlü, kimi zaman sevinçli anlarımız oldu. Muşlu vatandaşlarımızın o gece bize sahip çıkması, benim hayatım boyunca unutamayacağım bir durumdur. 15 Temmuz gecesi, sadece benim için değil, hem Muşlular için, hem Aziz Milletimiz için de unutulmaz bir gündü. Bu hain darbe girişimi, tarihimizdeki en kara lekelerden birisidir. Sosyal medyadan ve televizyonlardan darbe girişimini ilk öğrendiğim andan itibaren, askeri yetkililere ulaşmaya çalıştım. Garnizon komutanını aradım, telefonuma çıkmadı. Daha sonra 'bunları aradığımı ispat edemem' dedim ve bu kez santralden aramayı denedim. Bir defa açtılar ve meşgule düşürdüler. Buradan da ulaşamadım. Bunun üzerine anladım ki, darbe teşebbüsü içinde yer alacaklar. Bunun üzerine İl Emniyet Müdürümüzü telefonla aradım ve ‘ekibini topla derhal Valilik Konağı’na gel’ diye talimat verdim. Valilik Konağı’nda ilk değerlendirmeyi yaptıktan sonra bütün zırhlı araçlarımızı askeri birliklerin önüne konuşlandırdık. Polis teşkilatı mensuplarımıza uzun namlulu silahlar dağıtmak suretiyle, şehrin ana giriş-çıkışları dahil olmak üzere stratejik olan kurumların önlerini tuttuk. Daha sonra askerin kışlalarından asla çıkmamalarını, çıkmaları halinde kesinlikle vuracağımızı, kendilerine net bir dille ve benim talimatım olarak iletmesini istedim. Bir valinin; vatan millet diyerek 50 yaşına kalmış bir adamın 'Çıkarlarsa vurun' emrini verebilmesi emrini vermesi kolay bir şey değil. O gece şunu net olarak anladım ki bu işgal hareketidir” ifadeleri kullandı.

 

DEĞERLERE SAHİP ÇIKTI

Saat 23.00 sularında vatandaşların Vali Konağı etrafında toplanmaya başladığını ve sloganlar eşliğinde darbe girişimine lanet yağdırdığını ifade eden Vali Seddar Yavuz o geceyi anlatırken,“Ben o dönemde Muş Valisi olarak görev yapıyordum. Televizyonlardan ve sosyal medyadan Ankara ve İstanbul'da hareketliliği gördüğümde derhal şehrin güvenliğini aldık. Valilik ve belediye meydanına doğru akın eden vatandaşlarımızın, benim gözaltına alındığım şayiasının yayılması üzerine harekete geçtiğini öğrendik. 30 bin kişiye yakın bir grubun oluştuğunu gördük ve Vali Konağı’nın önünde oluşan kalabalıkla birlikte hemen valiliğe geçtik ve saat 23 sularında belediye meydanında halkımızla buluştuk. Orada yaptığım konuşmada, ‘Sahip çıktığımız şey; bağımsızlığımızdır, onurumuzdur, haysiyetimizdir, şerefimizdir, namusumuzdur, bağımsızlığımızdır. Bunu herkes böyle bilsin' demiştim. Benim FETÖ ile mücadelemi bilenlerin güvenli bir yere götürmeleri isteğine karşı çıkarak 'Eğer hayatı boyunca devletine hizmet eden bir adamı öldüreceklerse buyursunlar gelsinler' karşılığını vermiştim. Ve o gün yapmış olduğumuz tespitin ne kadar doğru olduğunu ilerleyen günlerde çok daha iyi anlamış ve idrak etmiş olduk. O gece bu milletin vatanına, bayrağına, bağımsızlığına göz dikildiğinde nasıl cesur olabildiğini, nasıl şahadete koşma arzusu içinde oluğunu bir kez daha tespit ettik" dedi.

 

251 ŞEHİT VERDİK

15 Temmuz 2016 cuma gecesi hain darbe girişiminin, aslında bir işgal girişimi olduğunu söyleyen Vali Yavuz, "O gece asker kıyafeti giymiş teröristler devletin içine sızarak ülkeyi parçalamak aynı zamanda milletin kutlu yürüyüşünü ve yükselişini engellemek için hain darbe girişimine kalkıştılar. Aziz Milletimiz, büyük bir millet olduğunu o gece tekrar gösterdi. Bağımsızlığına, onuruna, haysiyetine, şerefine, namusuna ve bayrağına sahip çıktı. Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde sokaklara döküldü, ellerinde hiçbir şey olmaksızın F16’lara, toplara, tanklara, mermilere göğüslerini siper etti. Vatana, bayrağa, demokrasiye sahip çıkma uğrunda 251 vatandaşımız şehit, 2 binin üzerinde vatandaşımız ise gazi oldu. Bu ahmakların ve bunları destekleyen küresel güçlerin anlamadığı şey, Aziz Milletimizin onuruna, haysiyetine ve bağımsızlığına olan bağlılığıdır. Bu vesile ile başta 15 Temmuz şehitleri olmak üzere Aziz şehitlerimize Allah’tan rahmet diliyorum. Kederli ailelerine sabır ve başsağlığı diliyorum. Gazilerimize sağlık ve afiyet diliyorum” şeklinde konuştu.

 

KELEPÇEYİ TAKTIK

Türkiye Cumhuriyeti'nin sıradan bir devlet olmadığının, darbe girişiminde aziz milletin bağımsızlığına olan sevdasının, aşkının ve ‘Büyük Türkiye’ idealine olan inancının çok önemli olduğunun altını çizen Vali Yavuz, şöyle konuştu: "O gece biz sabaha kadar nöbetteydik. Nitekim benim telefonuma çıkmayan bu zatlar sabah 05.30 gibi beni aradılar ziyaret etmek istediler. Onlara öyle bir sürpriz hazırladım ki vali konağının önünde kelepçeleri taktım o hainlere. Şimdi hak ettikleri yerde, cezaevinde yatıyorlar. Bunlar 100 yıllık hain planlarını gerçekleştirebilmek için her türlü yola başvuracaklar. Biz onların bu hain planlarının karşısında adaleti, hak ve hukuku haykırırız. Bizim sevdamız Türkiye’dir. Sevdası olan herkesin el ele tutuşması gereken bir dönemden geçiyoruz. Bizim, bu mesleğe başlarken, atandığımız yerleri, doğduğumuz memleketimizden daha üst bir seviyeye koyma konusunda bir prensibimiz var.

 

SESSİZ VE BÜYÜK DEVRİM

Vali Seddar Yavuz, herkesin çok çalışması ve Türkiye Cumhuriyeti Devletine sadakat göstermesi en önemli görevi olduğuna dikkat çekerken 15 Temmuz'da Sayın Cumhurbaşkanının liderliğinde sessiz ve büyük bir devrim gerçekleştirildiğini şu sözlerle anlattı, "Türkiye Cumhuriyeti Devleti, Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde sessiz ve büyük bir devrim gerçekleştirmiştir. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan, o gece canlarını, bedenlerini siper etmiş, bu hainler püskürtülmüştür ve darbe başarısız kılınmıştır. Bugün Avrupa ile aramızdaki mesafe her gün daralmaktadır. Başta savunma sanayi olmak üzere her alanda hızlı bir değişim ve gelişme yaşıyoruz. Dolayısıyla bu değişim ve dönüşüm maalesef Türkiye’nin düşmanlarını müteyakkız hale getirmiş ve içimizdeki hainler eliyle, Türkiye’nin bu yükselişi engellenmek istenmiştir. Türkiye’nin değişimini ve gelişimini İstemiyorlar. Yaşanan değişim ve gelişimlerle Türkiye bölgesindeki ülkelerle ve dünya ile yarışır bir ülke haline geldi. Türkiye, yardım bekleyen ülkelerin de her zaman yanında oldu. O yüzden milli şuurun her daim ayakta zinde tutulması fevkalade önemlidir. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın kararlılığı, duruşu, böylesine hain bir teşebbüsü akamete uğratmıştır. Başta devlet yöneticileri, vatandaşlarımız herkesin böylesine günleri unutmaması, unutturmaması ve zinde olmamız büyük önem arz ediyor. Çünkü Türkiye Cumhuriyeti Devleti sıradan bir devlet değil, oyun kuran, oyun kurmak isteyen, küresel güçler arasında yerini alan, hür ve tam bağımsız bir ülke olma yolunda önemli adımlar atan bir devlettir."

 

 

 

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Galip Ataman - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Bizim Yaka Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Bizim Yaka Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Bizim Yaka Kocaeli Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Bizim Yaka Kocaeli Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket Koronavirüs aşısı çıktığında yaptırmayı düşünür müsünüz?