Basın Konseyi'nden 'özür' bekliyorum

Tufan Türenç'in başkanlığını yaptığı Basın Konseyi, geçmişte aldığı bazı kararlarla ilgili özeleştiri yapacağı, itibarsızlaştırdığı gazetecilerden özü...

Tufan Türenç'in başkanlığını yaptığı Basın Konseyi, geçmişte aldığı bazı kararlarla ilgili özeleştiri yapacağı, itibarsızlaştırdığı gazetecilerden özür dileyeceği yerde esip gürlüyor.

2019'da gazetecilere yönelik yaşanan hak ihlalleri ve basın özgürlüğünün önüne çıkarılan engelleri anlatırken mücadele çağrısı yapıyor.

Tüzel kişiliği ve yaptırım gücü bulunmayan, verdiği kararların yasal hiçbir hükmü olmayan Basın Konseyi; daha özgür, daha saygın bir basına kavuşmaktan söz etse de aldığı kararlarla ilkeleriyle çelişiyor.

Sorguladığı, haksız kararla mağdur ettiği gazetecinin saygınlığına gölge düşürüyor.

Kendilerini savcı ve hakim yerine koyan Basın Konseyi’nin geçmişte  "kurucu başkanına" ceza verecek kadar vefasız olduğu görülüyor.

Sözü uzatmadan, Basın Konseyi'nin verdiği çoğu kararlarla inandırıcılığını yitirdiğini gösteren somut bir olayı anlatacağım.

Basın Konseyi'nin, yazdığım yazı nedeniyle yargı sürecinin sonuçlanmasını beklemeden verdiği cezayı, yerel mahkeme ve aynı dava ile ilgili Yargıtay kararlarını yazacağım.

Gazetecileri itibarsızlaştıran, aldığı kararları yargıyı etkilemek için kullanılan Basın Konseyi'nin benimle ilgili aldığı " uyarı" cezasının gerekçelerini ve yargı sürecini paylaşacağım:

Bir: 7 Ekim 2011'de Demokrat Kocaeli Gazetesi’nde "Müfettiş 'tehdit' edemez, çalışana 'tuzak' kuramaz" başlıklı yazıda Kartepe Belediyesi’ni denetleyen İçişleri Bakanlığı Mülkiye Başmüfettişi Erol Özer'in belediye çalışanlarına önyargılı tavrını, uygulamasını, kararını eleştirdim.

İki: Başmüfettiş Erol Özer, yazımda kişilik haklarına saldırıda bulunduğum, küçük düşürdüğüm, görülmekte olan davayı etkilemeye çalıştığım gerekçesiyle suç duyurusunda bulunduğu Cumhuriyet Başsavcılığı’ndan cezalandırılmamı, hazırladığı tekzip metninin yargı kararıyla yayınlanmasını, Basın İlan Kurulu'ndan gazeteye ekonomik yaptırım  uygulanmasını, Basın Konseyi'nin beni cezalandırmasını istedi, manevi tazminat davası açtı.

Üç: Sulh Ceza Mahkemesi 2.11.2011 tarihinde "Tekzip metni içeriğinin 5187 sayılı kanunun 14. maddesinde yazılı şartları taşımadığından reddine karar verdi.

Dört: Basın İlan Genel Müdürlüğü 30 Ocak 2012 tarihinde söz konusu yazının, Basın Ahlak Esaslarını ihlal etmediğinden gazete hakkında müeyyide uygulanmasına mahal olmadığına karar verdi.

Beş: Ceza davası devam ederken yerel mahkeme, basın yolu ile işlenen suçlarda dava ve cezaların ertelenmesi hakkındaki kanun uyarınca 6. 12. 2012 tarihinde duruşmayı erteledi.

Altı: Yerel mahkemenin tazminat ödemeye mahkum eden ilk kararı Yargıtay 4. Dairesi tarafından 22.01.2105 tarihinde "Davaya konu yazı ile dosya kapsamında bulunan bilgi ve belgeler birlikte değerlendirildiğinde  davaya konu yazının somut olaylara dayanılarak kaleme alındığı, davacının yaptığı soruşturmaya konu olan denetimin sert bir şekilde eleştirildiği, yazının içeriğinde kullanılan ifadelerin yazının özü ile uyumlu olduğu, davacının kişilik haklarına saldırı oluşturacak ifadenin bulunmadığı görüldüğünden davacının davasının tümünden reddine karar verilmesi gerekirken yerinde olmayan gerekçe ile kısmen kabulü doğru bulunmamış, kararın bozulmasına karar verilmiştir" denildi.

Yedi: Yerel mahkeme Yargıtay kararına kısmen uyup, tazminat miktarını düşürdü.

Sekiz: Yargıtay 3'üncü kez verdiği bozma kararında, "Mahkemece bozmaya uyulduğu belirtilmiş ise de bozma ilamının gereği yerine getirilmemiştir. Bozma kararında davanın reddine karar verilmesi gerektiği, belirtildiği halde mahkemece istemin kısmen kabulüne karar verilmesi doğru olmamış, kararı açıklanan nedenle bozulması gerekmiştir" diyerek temyiz olunan kararın davalı yararına bozulmasına oybirliği ile karar verdi.

Dokuz: Yerel Mahkeme 8 Kasım 2016 tarihinde Yargıtay kararına uyarken gerekçeli kararında, "Gazetecinin kamuoyunu bilgilendirirken olayları izleme, araştırma, değerlendirme, yayma ve böylece toplumu bilgilendirme, öğretme, aydınlatma, yönlendirme görevini yerine getirdiği, olay ve bilgi araştırması yapılarak haberin yayınlandığı, bu nedenle davacının kişilik haklarına saldırı gerçekleşmediği anlaşıldığından davanın reddine karar vermek gerekmiştir" dedi.

On: Sulh Ceza Hakimliği tekzip metnini yayınlatmazken, Basınla İlan Kurumu ilk gün cezalandırmaya gerek görmezken, Asliye Ceza Mahkemesi davayı ertelerken, Asliye Hukuk Mahkemesi yıllar sonra da olsa Yargıtay kararına uyarak davayı reddederken Basın Konseyi 2012 yılında verdiği uyarı cezasını kaldırmadı.

SONUÇ: Ceza almam için çaldığı tüm kapılar suratına kapanan İçişleri Bakanlığı Mülkiye Başmüfettişi Erol Özer, FETÖ/PDY Silahlı Terör Örgütü’nün kalkıştığı 15 Temmuz 2016 darbe girişimi sonrası yargılandı, meslekten ihraç edildi. Ben gazeteciliğime devam ediyorum ama FETÖCÜ olduğu gerekçesiyle meslekten ihraç edilen Erol Özer nerede bilmiyorum.

Basın Konseyi; gazetecilere yönelik yaşanan hak ihlalleri ve basın özgürlüğünün önüne çıkarılan engellere karşı mücadele çağrısı yaparken bir de geçmişte FETÖCÜ bir müfettişe inanıp gazeteciyi cezalandırarak itibarsızlaştıran kararına karşı tavır alabilse.

Gazetecilerin düşüncelerini ve fikirlerini özgürce yazabileceğini savunan Basın Konseyi'nden ÖZÜR BEKLİYORUM.

 

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Galip Ataman - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Bizim Yaka Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Bizim Yaka Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Bizim Yaka Kocaeli Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Bizim Yaka Kocaeli Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.

01

Şükrü Karabalik - SAYIN HOCAM, HAYATI DOĞRULARI YAZMAK VE YANLIŞLARLA MÜCADELE İLE GEÇMİŞ OLAN SİZE; KAMUOYUNDAKİ GÜVENİLİRLİK ONURU YETER. ALLAH ÖMRÜNÜZÜ VAR ETSİN.

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 06 Temmuz 18:45


Anket Koronavirüs aşısı çıktığında yaptırmayı düşünür müsünüz?