Ekmekte ambalajı bırak hijyene bak

Tüm dünyayı etkisi altına alan virüsün yayılmasıyla vaka ve ölü sayısındaki artış sonrası koronavirüsün (Covid-19) “pandemik hastalık” ilan edilmesi üzerine hijyen öne çıktı.

Sağlık Bakanlığı, Bilim Kurulu üyeleri dahil ilgili ve yetkili herkes vatandaşları alınan önlemlere uymaya çağırdı.

Tarım ve Orman Bakanlığı Gıda ve Kontrol Genel Müdürlüğü de 23 Mart 2020 tarihinde yayınladığı genelge ile hijyen kurallarına uyulmamasının halk sağlığı açısından risk oluşturabileceğine dikkat çekti.

Ekmek ve ekmek çeşitlerinin satışında, ekmeklerin nerede, nasıl satılması gerektiğine, tüketicinin uyması gereken kurallara açıklık getirdi.

Sizin anlayacağınız fırıncılarla ekmek bayilerini ve tüketicileri karşı karşıya getiren tartışmalara son vermek istedi.

Tarım ve Orman Bakanlığı genelgesine göre ekmek 3 şekilde satılacak.

Bir: Hazır ambalajlı olarak

İki: Ekmek, gıdaya uygun kağıt ve plastik ambalaja konularak ve ağzı açık şekilde

Üç: Tüketicinin ulaşmasını engelleyecek şekilde hijyen tedbirleri alınmış dolap ve tezgahlarda bulundurulacak, tüketicinin talebi üzerine işletme görevlisi tarafından uygun bir ambalaj malzemesine konularak verilecek.

Dört: Pazarlarda ve sokaklarda seyyar araçlarda ambalajlı veya ambalajsız ekmek satısı yapılmayacak.

 

GÖREV TÜKETİCİNİN

Tarım ve Orman Bakanlığı Gıda ve Kontrol Genel Müdürlüğü genelgesini dikkatle okuduğumuzda ekmekte ambalaj değil hijyenin öne çıktığını görüyoruz. Bugüne kadar fırıncıları suçlayan tüketiciler genelge doğrultusunda fırıncıları değil önce kendilerini sonra fırın tezgahı dışındaki ekmek satılan yerleri sorgulamaları gerekecek.

Genelgenin 2. Maddesi’ne göre fırınlarda ekmekler ambalajlanmayacak ama tüketicinin ulaşmasını engelleyecek şekilde hijyen tedbirleri alınmış tezgahlarda bulundurulacak, tüketicinin talebi üzerine görevli tarafından verilecek.

Burada eleştirilmesi ve tepki gösterilmesi gereken fırınlar ve fırıncılar değil girişe, bazen kapı önüne konan dolaplarda satan AVM’ler ve bakkallar olmalı.

Nerden mi biliyorum?

“Ev hapsi” öncesi AVM’lerle bakkallardan aldığım ekmekler kapının yanındaki dolapta açıkta satılıyordu.

Ekmekleri elma armut seçer gibi seçtikten sonra naylon poşete koyuyordum.

Pazartesi günü yayımlanan genelge ekmeklerin AVM ve bakkallarda bu şekilde satılmasını yasaklıyor.

Bakanlık denetimi zabıtalar marifetiyle belediyelere bıraksa da asıl denetim düne kadar fırıncıları sorumlu tutan tüketicilere düşüyor.

Neymiş efendim;

Bir: Ekmek, fırınlarda ya da fırıncıların denetiminde halk ekmek satış noktalarında tüketicinin ulaşmasını engelleyecek şekilde hijyen tedbirleri alınmış dolap ve tezgahlarda AMBALAJSIZ.

İki: AVM ve bakkallarda satılacak ekmekler girişte kapıya yakın yerde değil kasalara yakın yerlere konacak dolaplarda AMBALAJLI olarak görevliler tarafından.

Üç: Fırın dışında satılacak ekmekler gıdaya uygun kağıt ve plastik AMBALAJ içinde satılacak.

Dört: Pazarlarda ve sokaklarda seyyar araçlarda ambalajlı veya ambalajsız satılmayacak.

YOLCU SAYISI 600 BİNDEN 126 BİNE DÜŞTÜ

Türkiye, koronavirüsün (COVİD-19) görülmesi ve yayılmasıyla televizyon ekranlarına kilitlendi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan başta olmak üzere bakanların ve yetkililerin yapacakları açıklamaları merak ediyor.

En çok da Sağlık Bakanı Dr. Fahrettin Koca’nın gecenin bir saatinde vereceği test, vaka ve ölü sayılarını.

Başka? Pandemi ilan edilmeden önce kurulan ve ülkemizde koronavirüse karşı mücadele sürecini başlatan Bilim Kurulu üyelerinin paylaştıkları bilgileri.

Gördüğüm kadarıyla yetkiler tarafından yapılan açıklamalar ve alınan önlemler takdir ediliyor.

Sosyal medya başta olmak üzere yazılı ve görsel medyada gerçeği yansıtmayan haber ve paylaşımlar toplumda korku ve paniğe neden oluyor.

Tün dünyada olduğu gibi Türkiye’de ne olduğu ve nasıl mücadele edileceği bilinmeyen “ koronavirüs belası” ile karşı karşıyayız.

Bakanların ve valilerin açıklamalarına, alınmasını istedikleri önlemlere uyalım, uymayanları uyaralım.

Büyükşehir başta olmak üzere ilçe belediyelerinin koronavirüse karşı aldıkları önlemler ile evden çıkmayan vatandaşlara verdikleri hizmet beğeniliyor.

Koronavirüs salgınını en az hasarla geçirmek için devletin aldığı önlemlerin, yaptığı uyarıların yanında en önemli görev ve sorumluluğun vatandaşların kendisi olduğu gerçeğini unutmayalım.

Devlet hangi önlemleri alırsa alsın vatandaş olarak bizler uymuyorsak vaka ve ölü sayısındaki artışı durduramayız.

MİNİBÜSÇÜ PERİŞAN


Gelelim asıl konumuz koronavirüs salgınının yayılmasıyla kapatılan, geçici kepenk indiren işyerlerinden gıda üreticileri ve satıcıları hariç esnafın tamamı mağdur.

Koronavirüs salgınından en çok etkilenen kesim ise faaliyetlerine devam eden toplu taşıma araç sahipleri.

Kocaeli Minibüsçüler ve Otobüsçüler Odası Başkanı Mustafa Kurt ile İzmit 5 Nolu Minibüs ve Otobüsçüler Kooperatif Başkanı Niyazi Yağız “ağlamak” için varsın kendilerine yakın gördükleri gazeteleri dolaşsın.

Varsın o gazeteler ve gazeteciler sadece özel halk otobüsleri oda ve kooperatif yöneticilerinin anlattıklarını yazsın.

Tramvaya harcanan para haram olduğunu söyleyip tramvayın gelirine ortak olmak isteyen, 65 yaş yolcusuna beleşçi deyip yasak getirilince gelirlerinin düştüğünü iddia eden, eleştiriye tahammülü olmayan “hoşgörü” fakiri oda başkanı aramıyor diye 2 bin 180 özel halk otobüs sahibinin yaşadığı mağduriyeti yazmayacak mıyız?

Bizim Yaka Kocaeli Gazetesi, her zaman olduğu gibi koronavirüs sürecinde de   özel halk otobüs sahiplerinin yaşadığı ekonomik sıkıntıyı rakamlarla vermeye devam edecek.


Koronavirüs salgını ile başlayan özel halk otobüs sahiplerinin yaşadığı sorunları, mağduriyeti Galip Hoca farkıyla anlatmak istiyorum.

Bir: Koronavirüs salgını ile okullarda ve üniversitelerde eğitime ara verilmesi, işyerlerinin kapatılması, 65 yaş ve kronik rahatsızlığı bulunanların eve kapanması, kamu kurumlarında “Uzaktan çalışma” uygulamasına geçilmesiyle toplu taşımada en düşük sefer ve yolcu sayılarının görüldüğü “Pazar Tarifesi’ne” geçildi.

İki: Koronavirüs salgını öncesi İzmit’te 5 Nolu Kooperatif’e ait özel halk otobüs sayısı 540 idi. Koronavirüs salgını sonrası 250’ye düştü.

Üç: Koronavirüs salgını öncesi Kocaeli’de 600 bin olan yolcu sayısı koronavirüs salgını sonrası 126 bine, İzmit’te 120 binden 80 bine kadar geriledi.

Dört: Büyükşehir Belediyesi Ulaşım Park A.Ş.’ye ait araç sayısı koronavirüs salgını öncesi Kocaeli’de 276, İzmit’te 81 idi. Bu sayı bugün itibariyle Kocaeli’de 200, İzmit’te 57 oldu.

Beş: Ulaşım Park A.Ş.’ye ait otobüslerde taşınan yolcu sayısı 30 binden 7 bine, tramvaydaki yolcu 44 binden 10 bine düştü.

Altı: Koronavirüs salgını öncesi ile sonrası arasındaki çalışan toplu taşıma araç ve taşınan yolcu sayısı yüzde 25 ile yüzde 60 arası azaldı.

Şimdi buna, İçişleri Bakanlığı’nın 23 Mart 2020 tarihli genelgesiyle getirilen yolcu kapasitesinin yarısı kadar yolcu taşıma zorunluluğu getirilmesiyle özel halk otobüs sahiplerinin mağduriyeti daha da artacak.

SONUÇ: Koronavirüs salgını ile başlayan ekonomik mağduriyetten en çok etkilenen özel halk otobüs sahiplerinin Allah yardımcısı olsun.

 ******

KORONAVİRÜS ÖNLEMLERİ VE BİLİM KURULU ÜYELERİ

Düne kadar televizyon programlarında gazeteciler, siyasiler ve uzmanların katıldığı çoğu kez seviyesi düşük tartışma programlarını izliyorduk.

Koronavirüsün (COVİD-19) pandemi ilan edilmesinin ardından tartışma programlarının formatı, konusu ve konuşmacıları değişti.

Eleştiriye tahammülü olmayan, üslubuna dikkat etmeyen konuşmacıların koltuklarına işinin uzmanı saygın bilim insanları oturdu.

Bilimsel çalışmaları, araştırmaları, yayınlarıyla otorite kabul edilen, Sağlık Bakanı tarafından Bilim Kurulu’na davet edilen bilim insanları koronavirüsün (COVİD -19) ile doğruları kamuoyu ile paylaşmaya başladı.

Sosyal medyadaki bilgi kirliliği ile korku ve paniğe kapılan vatandaşlar hocalarımızın bilimsel açıklamalarıyla derin bir oh çekti.

İşte koronavirüs (COVİD -19) pandemi ilanından önce kurulan ve ülkemizde koronavirüse karşı mücadele sürecini başlatan, kamuoyunu doğru yönlendiren, kısa sürede verdikleri güvenle ilgi odağı Bilim Kurulu Üyeleri;

Prof. Dr. Zeliha Tufan Koçak (YÖK Yürütme Kurulu Üyesi- Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji), Prof. Dr. Ateş Kara (Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi- Çocuk Enfeksiyon Hastalıkları), Prof. Dr. Levent Akın (Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi- Epidemiyoloji), Prof. Dr. Tevfik Özlü (Karadeniz Teknik Üniversitesi Tıp Fakültesi-Göğüs Hastalıkları), Prof. Dr. Ayşegül Füsun Eyüboğlu (Başkent Üniversitesi Tıp Fakültesi- Göğüs Hastalıkları), Prof. Dr. Recep Öztürk (İstanbul Medipol Üniversitesi Tıp Fakültesi- Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji), Prof. Dr. Firdevs Aktaş (Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi- Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji-Emekli), Prof. Dr. Serhat Ünal (Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi- Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji), Prof. Dr. Alpay Azap (Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi- Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji), Prof. Dr. Yeşim Taşova (Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi- Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji), Prof. Dr. Hasan Tezer (Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi- Çocuk Enfeksiyon Hastalıkları), Prof. Dr. Aydın Yılmaz (Ankara Atatürk Göğüs Hastalıkları ve Göğüs Cerrahisi Eğitim ve Araştırma Hastanesi- Göğüs Hastalıkları), Prof. Dr. Rahmet Güner (Ankara Yıldırım Beyazıt Üniversitesi Tıp Fakültesi Ankara Şehir Hastanesi- Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji), Prof. Dr. Canan Ağalar (Fatih Sultan Mehmet Eğitim ve Araştırma Hastanesi- Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji), Prof. Dr. Müşerref Şule Akçay (Başkent Üniversitesi Tıp Fakültesi-Göğüs Hastalıkları), Prof. Dr. Akın Kaya (Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi- Göğüs Hastalıkları), Prof. Dr. İlhami Çelik (Kayseri Şehir Eğitim Ve Araştırma Hastanesi-Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji)

Prof. Dr. Levent Yamanel (Gülhane Eğitim ve Araştırma Hastanesi- Yoğun Bakım ve İç Hastalıkları), Prof. Dr. Serap Şimşek Yavuz (İstanbul Tıp Fakültesi-Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji), Prof. Dr. Mehmet Doğanay (Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi-Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji), Prof. Dr. Selçuk Kılıç (Biyolojik Ürünler Dairesi Başkanı), Doç. Dr. Şebnem Erdinç (Sağlık Bilimleri Üniversitesi- Ankara Eğitim Araştırma Hastanesi- Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji), Doç. Dr. Gülay Korukluoğlu (Ulusal Viroloji Laboratuvarı Sorumlusu), Doktor Ayla Aydın (Sağlık Bakanlığı Bulaşıcı Hastalıklar Dairesi Başkanı), Ali Göktepe (Sağlık Bakanlığı Sağlık Tehditleri Erken Uyarı ve Cevap Dairesi Başkanı), Cemil Güneş (Hukuk Müşaviri).

 

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Galip Ataman - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Bizim Yaka Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Bizim Yaka Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.


Anket Koronavirüs aşısı çıktığında yaptırmayı düşünür müsünüz?