Her şeyi devletten beklemeyin

Dünya aylardır ülkemiz ise günlerdir koronavirüsü ile mücadele ediyor. Henüz birçok aşamada tıp dünyasına yabancı gelen koronavirüsü insanlarda bir hayli tedirginlik yaratıyor.

Neyse ki uzmanlar virüsten korunmanın çok basit yollarının var olduğunu söylüyor. Her şey temizlik ve bağışıklık sistemini güçlendirmekten geçiyor. Yine de önlemler artırılıyor ve kalabalık alanların oluşturulmaması için yetkililer gereken her şeyi yapıyor.

Sağlık Bakanı Fahrettin Koca gece-gündüz demeden çalışıyor. İçişleri Bakanlığı tedbirleri her geçen gün artırıyor. Sağlık çalışanları, siyasi erkan canla başla, "Koronavirüsünü ülkemizden nasıl göndeririz?" diye düşünürken bizlere, "Temizliğinize, beslenmenize dikkat edin ve sokağa zaruri bir durum olmadıkça çıkmayın" diyorlar.

Tabi ki, "her şeyi devletten beklememek lazım." Bize düşen görev çok çok kolay. Ama kolayı uygulamamak konusunda laftan anlamaz tavırlar ile başta Bakan Koca'nın emekleri olmak üzere diğer tüm emekleri heba ediyoruz. Ve bunu yaparken hiç yüzümüz kızarmıyor, hiç içimiz acımıyor, hiç halden anlamıyoruz.

Bize düşen ise tedbirleri harfiyen uygulamak ve daha çok insanımızın enfekte olmasına engel olmak için kendimizi ev karantinasında tutmak. Koronavirüs ile mücadele kapsamında titizlik ile yönetilen mücadeleleri gölgede bırakmamak adına eksiksiz bir şekilde uyarıları uygulamamız şart.

Durum şakadan ya da kötü bir rüyadan ibaret değil. (Ki keşke öyle olsa) Bu sebeple ivedi bir şekilde bu işin ciddiyetini anlamamakta ısrarcı olan kesim bir an önce kendine gelmeli. Dışarıda ölüm tehdidi devam ederken ve ülkenin büyük bir kısmı kendini korumak adına ev karantinasına geçerken, "Bize bir şey olmaz" bencilliğini kabul edemiyorum.

Bu memlekette hayatı ciddiye alanların sayısı kat be kat fazlayken sahilcileri, mangalcıları gördükçe kafamdan aşağıya kaynar sular dökülüyor. Sizler evde kalmadığınız sürece bu iş aylarca devam edebilir. Evde kalmaktan, işsiz kalmaktan bu kadar şikayet ederken ısrarla sokağa çıkmak aymazlıktır.

Zaruri ihtiyaçlar olmadıkça sokağa çıkan herkes bu süreyi uzatarak insanların kucağına kocaman bir bomba koymaktadır. Hiçbir şey olmamış gibi devam ederek koronavirüsün geçmesini bekleyemeyiz. Bakanlığın sesine kulak vermemiz şart. Söylenen tedbirleri uygulamak bizler için artık vatandaşlık görevidir.

Vatandaş olarak elimizi taşın altına koyma zamanı geldi. Bu sıkıntılı günleri çabucak geçirmenin ilacı biraz daha sabır gösterip evlerimizde kalmaya devam etmek olacaktır.

*****

65 YAŞ VE ÜSTÜ SORUNSALI

65 yaş ve üstü vatandaşlarımız, İçişleri Bakanlığı'nın sınırlamalarına rağmen yine yapacağını yapıyor.

Sürekli halde yapılan uyarılar, getirilen yasaklar 65 yaş üstü için adeta oyuna çevrildi. Zabıta kovalıyor onlar kaçıyor. Sizin canınızı düşünerek sabahtan akşama kadar eve gitmeniz için dil döken zabıtaya da yazık değil mi? "Siz bizim çınarlarımızsınız" diyen siyasetçilerin yapıcı dili de mi ikna edemiyor sizi? Nereden geliyor bu sokak aşkı anlamak mümkün değil.

Üstelik virüsün en fazla sizler üzerinde tehlike oluşturduğunu biliyorken nasıl rahatlıkla banklarda oturabiliyorsunuz? Hiç mi canınızın kıymeti yok? Hadi siz çıkıyorsunuz evinizdeki genç nüfus sizi hiç mi düşünmüyor? Siz mi direniyorsunuz, yoksa umursanmıyor musunuz? Durum içinden çıkılacak gibi değil.

Elbette ki sokaktan vazgeçemeyenler sadece yaşlılar değil. Bir kısım genç nüfus da taşıyıcı olduğunu bilmiyor gibi sokağa çıkıyor. Sizlerin ev karantinasını ciddiye almanız için illa ki daha çok ölmemiz mi gerekiyor?

Sokakta gezmek insan hayatının önüne nasıl geçebilir? Hangi vicdan, hangi akıl sizleri bu kadar kör edebilir? Dünya ülkelerinden acı örnekleri hep birlikte görüyoruz. O karelerden hiç mi korkmuyorsunuz? Vatandaşların büyük çoğunluğunda oluşan emeğe, dikkate de mi saygınız yok?

Yazık çok yazık.

Lütfen sizler de sevdiklerinize durumun ciddiyetini anlatın. Örnekleri okuyun, izletin. Durumun sıradan bir grip salgını gibi anlaşılmasına engel olun.

******

ÖNCE SAĞLIK

Geçenlerde Genel Yayın Yönetmenimiz Semrel Aşçı aldığı kararı gazete ekibimiz ile paylaştı. "Sağlık olmadan hiçbir şey mümkün olmaz" lafından yola çıkan gazetemizin yönetimi bizlere, "Canımızın, canlarımızın kıymetini biliyoruz" dedi. "Ülkemiz genelindeki koronavirüs mücadelelerini baltalayamayız" şeklinde konuştu.

Gerek Cumhurbaşkanı'nın, gerek bakanların uyarılarını dikkate almak istedik. Çünkü biliyoruz ki sizlerin ve sevdiklerimizin yanında daha çok kalmak için bir şeyler yapmalıyız.

Genel Yayın Yönetmenimiz Semrel Aşçı önderliğinde, bu işte kendi sağlığımızı koruyarak ve haber akışımızı daha fazla güçlendirerek nasıl devam edileceğinin bir planlaması yapıldı.

Daha önce yönetimimiz tarafından tedbir amaçlı 08.30-12.00 arası ev, 12.00-18.00 arasına ofis ortamında devam ettiğimiz çalışma saatlerinde Semrel Hanım değişikliğe gidilmesini isteyerek işlerimize evlerimizde devam etme kararı aldığını açıkladı. Böylece hem ülke genelindeki ev karantinası kuralına uyduk hem de işimize daha güçlü sarıldık.

Sizlere son dört gün boyunca evlerimizden haberlerimizi ulaştırdık. Devletimizin açıklamaları doğrultusunda bir süre daha evde çalışmaya devam edeceğiz.

Sokak ile aramıza mesafe koyduğumuz şu günler için de Sezai Karakoç'un satırları ile sesleniyoruz ve diyoruz ki:

"Her çağda, şartlar ne kadar ağır ve umutsuz olursa olsun, inananlar için muhakkak bir Nuh'un Gemisi vardır."

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Gülşah Yücel - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Bizim Yaka Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Bizim Yaka Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.


Anket Koronavirüs aşısı çıktığında yaptırmayı düşünür müsünüz?