İlk heyecan

Aslında nereden nereye geçeceğimi bilemiyorum.

İlk yazı, ilk heyecan. Bir de üzerine 10. yıldönümü eklendi. Öncelikle hafif klasik bir giriş yaparak biraz kendimden bahsetmek istiyorum. 2015’te mezun olduğum Gazetecilik lisans eğitimimin ardından yüksek lisans eğitimimi protokolsüz bir şekilde, kazandığım sınav ve mülakatlar ile hak ederek tamamladım.

Bu işin ustası oldum demiyorum. Fakat bu işin alaylısı olup da profesörü gibi görünenlerden hiçbir zaman olmadım. Yerimi bildim, mütevazi davrandım. Ahkam kesmedim, küstahlık etmedim, kibire yenik düşmedim.

Şimdiye kadar çok yerde görev yapmaya çalıştım. Yapmaya çalıştım diyorum çünkü çok yer değiştirmek “zorunda kaldım”. Basının içerisinde bulunan zor koşullar, maddi-manevi sıkıntılar beni gezgin bir gazeteci yaptı.

Temmuz ayından bu yana Sorumlu Yazı İşleri Müdürü olarak görev aldığım Bizim Yaka Kocaeli Gazetesinde kadın çalışanların ağırlıkta olması henüz 28 yaşındayken bulunduğum görevden daha kıymetli oldu. Kadın emeğinin yanı sıra yazı işlerinde bulunan arkadaşlarımın İletişim Fakültesi mezunu olması, bir diğer arkadaşımın da halen yüksek lisans öğrencisi olması mutluluğumu üst düzeye çıkardı.

Genel Yayın Yönetmenimiz Semrel Aşçı’dan yazı işlerinde görevlerini yerine getirmeye devam eden kadın arkadaşlarımız Diren Çelik ve Şermin Özcan ile Reklam Sorumlumuz Ödül Köklü’ye kadar güzel bir ekip olmayı başardık. Kadın gözüyle, kadın emeğiyle ve çekirdek kadromuz ile yaptığımız her işin güzel olmasına önem gösterdik.

Dışarıda kimsenin işiyle alay etmedik, kimseyi muhatap almadık. Yermedik, örselemedik. Hiçbir zaman savaş baltasıyla dolaşmadık. Kimseyi birbirine kırdırmaya çalışmadık. Yalakaca yapılmış davranışlardan ve gösterişten uzak kaldık.

Söylediğimiz gibi olmaya da devam edeceğiz. 10. yaşımızı kutladığımız bugün bizleri hatırlayan, işimize saygı gösteren herkese teşekkürü bir borç biliriz.

***

MUTLU OLDUK

Gazetemizin emektarlarından Diren Çelik, geçmiş yıllarda yapmış olduğu ABD’deki eğitim programından tanışıklık kazandığı ABD İstanbul Basın Konsolosluğu’nun ilimizdeki ziyaretlerine kendisi eşlik etti. İlk olarak gazetemizde başlayan ziyarette, ABD İstanbul Başkonsolosluğu Basın Konsolosu Eric Atkins, Basın Danışmanları Aslı Ersoy ve Özgür Çabuk'u ağırladık.

Keyifli geçen sohbet ortamında hemen yanımızdaki meslektaşlarımızın anlayamadığı, kadın varlığının fark edilmediği, kibirinden burnunun ucunu göremeyenlerin kaile bile almadığı, kendilerini son haber bükücü sananların ayırt edemeyeceği ince ayrıntıyı görüşmemizin ilk dakikalarında ABD İstanbul Başkonsolosluğu Basın Konsolosu Eric Atkins gördü.

ABD İstanbul Başkonsolosluğu Basın Konsolosu Eric Atkins’in basında görmüş olduğu kadın ağırlığının çok dikkat çekici ve başarılı olduğunu söylemesi ne kadar doğru bir ekip olduğumuzu bir kez daha bize hatırlattı. Sohbetin ardından konsolosluğun Basın Danışmanlarından olan Aslı Ersoy, ABD İstanbul Başkonsolosu Daria Darnell’in ekibimizdeki kadın hakimiyetini, başarılı ve dikkat çekici bulduğunun bilgisini verdi. Haberi duyunca çok sevindik. Ekibimizin ayrıntısının bir gün fark yaratacağını biliyorduk.

***

GALİP ATAMAN

Herkesin muhakkak bir tanışıklığı olduğu, tanışıklığı olmasa bile “doğru haberlerinden” dolayı ismini bildiği Galip Hoca’mdan ayrıca bahsetmek için hakkındaki düşüncelerimi en sona bırakmak istedim. Yaşı ve mesleki başarıları ile kendisinden sıkça bahsedilen Galip Hocamız ile çalışmak benim için son derece şanslı sayılabilecek bir durum.

Önceki görevlerimde de çok kıymetli meslek büyüklerim ile bir arada bulundum. Fakat Galip Hoca’nın farkı, başkaları gibi yanılarak hatalı haber yapmaması oldu. Doğru ve kesinliğe önem vermesi, en tepelere ulaşarak bilgileri netleştirmesi ve her manşetindeki, her köşe yazısındaki heyecanı daha önce hiçbir yerde göremedim.

Bir zamanlar İletişim Fakültesi öğrencilerine ders veren ve 77 yaşında bir usta olan Galip Ataman’dan öğreneceğimiz daha çok şey var.

***

ŞEREFİNİZE

Kapanışı yeni jenerasyon şeklinde yapayım istedim. Zeki Demirkubuz sinemasını her zaman çok sevmişimdir. Bir Demirkubuz efsanesi olan “Yer altı” Filmi’nde, Engin Günaydın’ın ağzından dökülen muhteşem tiradı buraya bıraktım. İzlemeyenlere ısrarla öneririm.

“Sevgili Generalim Cevdet Bey! Pardon, Cevat Bey ve kadirşinas yalakaları!

Şunu iyi bilin ki; gösteriş budalası insanlardan, gösterişli laflardan, gösterişin kendisinden hiç hoşlanmam! Bu, bir… 

Kibirden, kendini beğenmişlikten, “Bütün bu dağları ben yarattım” havalarından, süslü kişiliklerden nefret ederim! Bu, iki…

Yalakalardan, yalakalıktan, yalakaca edilmiş laflardan ve davranışlardan da nefret ederim! Bu, üç…

Dördüncüsü… Gerçeği, içtenliği ve samimiyeti çok severim. Ve Dostoyevski’nin dediği gibi; gerçeğin, her şeyin üstünde, zavallı egoların bile üstünde tutulmasını isterim. 

Arkadaşlığın, karşılıklı, açık sözlü ve yalansız olanı için canımı veririm! 

Evet buna bayılırım Sayın Generalim! Arkadaşlık, hassaslık ve incelik isteyen bir iştir; öyle kabalığa, özensizliğe, alaycılığa gelmez!

Şerefinize Sayın Generalim! Şerefinize!”

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Gülşah Yücel - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Bizim Yaka Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Bizim Yaka Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.


Anket Koronavirüs aşısı çıktığında yaptırmayı düşünür müsünüz?