36 derslikli yeni okulda Anakucağı öğrencileri okuyacak

Milli Eğitim Bakanlığı’nın okul onarımları ödeneği göndermekte zorlanırken Kocaeli’de yeni modern okullar ve derslikler yapılıyor.

Olası Marmara depremi öncesi hasarlı okul binaları boşaltılarak öğretmen ve öğrencileri başka okullara nakledildi.

Yıkım kararı verilen Darıca Kazım Karabekir İlkokulu öğrencileri Süreyya Yalçın Ortaokulu’na, İzmit İHL öğrencilerinin Gazi Anadolu Lisesi’nin boşalttığı tarihi binanın A ve B bloklarına taşındıkları gibi.

Şubat ayı sonunda da Yahya Kaptan Mahallesi’ndeki, Anakucağı Anaokulu binası yıkılacağından 160 öğrencisi yakındaki okullara nakledilerek mağdur edilmeyecekler.

Bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olanların yarattığı bilgi kirliliği peşine önyargılı veliler her yenilik ve değişimde olduğu gibi Anakucağı Anaokulu’nun taşınmasına da “istemezük” diyerek karşı çıkıyorlar.

“Anakucağı, Elma Şekeri, Atılım, İlkadım” anaokullarının yanı sıra ilk ve ortaokullala lise bünyesindeki ana sınıflarıyla okul öncesinde Yahya Kaptan Mahallesi’ne tanınan ayrıcalığı görmezden geliyorlar.

Okul öncesi eğitimde yüzde 100 hedefi yakalayan Milli Eğitim İl Müdürü Fehmi Rasim Çelik’i bırakın takdir etmeyi kuru bir teşekkürü bile çok görüyorlar.

Bir adım daha ileri gidip “Okuluma Dokunma” pankartlarıyla eylem yaparak “çarşı, her şeye karşı” mantığıyla tepki gösteriyorlar.

Neymiş efendim: Dönem ortasında velilere bilgi vermeden küçücük çocuklar okullarından ediliyormuş. Okulundan, arkadaşlarından, öğretmeninden ayırarak onlara travma yaşatılıyormuş!

Öğrencilere yeni okullarında kendi öğretmenleri değil de gittikleri okullardaki öğretmenlerden eğitim alacaklarmış!

Eğitim-öğretim devam ederken okul yıkmak bahanesiyle öğrencileri başka okullara göndermekte neyin nesiymiş!

En çirkini de; Milli Eğitim anlaştığı inşaat firmasının çıkarları için 200’e yakın çocuğu ve velilerini mağdur ediyormuş!

Ne demek, Milli Eğitim’in anlaştığı inşaat firmasının çıkarları için 200’e yakın çocuğu ve velilerini mağdur etmesi?

Anakucağı Anaokulu’nun taşınmasına karşı çıkanlar keşke benzer tepkiyi geçmişte plansız programsız, tek katlı 4-5 derslikli anaokulları geniş arsalar üzerine yapılırken göstermiş olsalardı.

Okul inşaatı bittikten sonra 23 Nisan İlkokulunun boşaltacağı bina Anakucağı Anaokulu öğrencilerine tahsis edildiğinde umarım bugün saçma sapan iddialarla “istemezük” diyenler o gün “Biz hata yapmışız” diyerek pişman olmazlar.

Milli Eğitim İl Müdürü Fehmi Rasim Çelik’ten iftira dolu açıklama ve yorumları için bir değil bin defa özür dilerler.

Buradan “istemezük” diyen Anakucağı ana okulu velileri başta olmak üzere tüm anaokulu velilerine seslenmek istiyorum:

“Küçük olsun benim olsun, evimin yakınında olsun” bencilliğini bırakınız.

Her mahalleye elektrik, doğalgaz, su, personel gibi milli eğitim bütçe giderlerini arttıran 3-5 derslikli anaokulları yerine mevcut anaokulları arsaları üzerine modern, daha fazla öğrenci alacak okullar yapılması için milli eğitim yöneticilerine öncülük ediniz.

Vali Hüseyin Aksoy ve Milli Eğitim İl Müdürü Fehmi Rasim Çelik’in okul öncesi başta olmak üzere tüm eğitim kurumlarında okuyan çocuklarınızı sizlerden daha çok düşünüyor, daha çok sahip çıkıyor.

 

23 NİSAN OKULU’NA TAŞINACAK

Gelelim asıl konumuz; yeni okul binası inşaatı ve Anakucağı Anaokulu öğrencilerinin nereye taşınacağına.

Okul inşaatını geçtiğimiz günlerde gerçekleşen ihaleyi kazanan Başiskele Bahçecik’te faaliyet gösteren Üstgrup İnşaat Firması yapacak.

Yer tesliminin 1 Mart’ta yapılması planlanan inşaatın önemli aksilik ve gecikme olmazsa 2021 Şubat ayında bitirilmesi planlanıyor.

En son deprem yönetmeliğine göre projelendirilen okulda; laboratuvar, konferans, beden eğitimi, toplantı salonları, kütüphane, sığınak ve 3 derslikli anasınıfı bulunacak.

Müteahhit firmanın teslim edeceği binaya çiftli eğitim yapan 23 Nisan İlkokulu taşınacak.

23 Nisan İlkokulu’nun kullandığı mevcut bina ise Anakucağı Anaokulu’na tahsis edilecek.

İnşaat bitene kadar Anakucağı Anaokulu’nun 160 öğrencisi 23 Nisan Ortaokulu anaokulu ile Zübeyde Hanım MTAL uygulama anaokuluna öğretmenleri, arkadaşları, görevlileri ve tüm donatılarıyla taşınacak.

Önümüzdeki yıllarda Yahya Kaptan’daki bir başka anaokulu yıkılarak yerine depreme dayanıklı, çok fonksiyonel ortaokul yapılarak böylece bölgenin ilkokul ve ortaokul sorunu giderilmiş olacak.

*****

ARACI, YALAN HABERE “PABUÇ” BIRAKMAZ!

Zaman zaman gazetecilerin itibarsızlaştırıldığını, basının güvenirlik sıralamasında sonlarda kaldığını yazıyorum.

Gerçeği yansıtmayan, masa başında kulaktan dolma haber yapanlarla “emek hırsızlığı” yapanları eleştiriyorum.

Gençlere “rol model” olması gereken,

Bir zamanlar CHP ve Sefa Sirmen ile yedikleri içtikleri ayrı gitmeyen, son dönemde AK Parti yerel yönetimlerine her istediklerini yaptıran gazetecilerin

gençlere bırakın “rol model” olmayı kötü örnek olduklarına dikkat çekiyorum.

Toplumsal sosyal sorumluluk projeleriyle örnek gösterilen, kazandıklarının vergisini vererek vergi şampiyonu olan hayırsever iş insanlarını “çevre katili” ilan edenlerin yarattıkları bilgi kirliliğini örneklerle anlatıyorum.

Sermaye düşmanlığı mıdır, eğitim ve sağlığa destek verenleri yıldırmak mıdır,  ülke ekonomisine katma değer kazandıranları “suçlu” ilan etmek midir bilmiyorum.

Geçmişte Alikahya’da yapılacak Posco tesislerine karşı çıkanlar CHP başta olmak üzere siyasi parti ve sivil toplum örgütlerini eylem yapmaya çağıranlar bir haftalık Kuzey Kore gezisinde neler olduysa dönüşte Posco’nun çevreye duyarlı tesis olduğunu, kurulmasında sakınca görmediklerini günlerce pehlivan tefrikası gibi yazdılar.

Bugünlerde benzer senaryo yine aynı kişiler tarafından yazılıyor, kurgulanıyor, sahneye konmaya çalışılıyor.

TBMM Onur Ödülü sahibi, hayırsever kimliğiyle garibanların babası, başarılı iş insanı kimliğiyle vergi şampiyonu olan, eğitim ve sağlığa yaptıklarıyla milyonların hayır duasını alan Vefa İbrahim Aracı’yı gerçeği yansıtmayan, yalan yanlış BHC üzerinden yıpratmaya çalışırken ödedikleri tazminatları unutmuş görünüyorlar.

Bitmeyen “kin ve öfke” ile Vefa İbrahim Aracı’ya BHC’nin yanı sıra Kortaş üzerinden benzer taktiklerle ve yalan haberlerle saldırıyorlar.

Neymiş efendim? Bakanlığın, Valiliğin onay verdiği Kortaş Projesi, İzmit’e hiç istihdam getirmeyecekmiş, üretim yapılmayacakmış, İzmit için büyük tehlike ve cinayetmiş, İzmit’in bağrına hançer saplanacakmış!

Cumhuriyet Mahallesi sahilinde bomba üzerine zehir solunacak kimyasal liman yapılacakmış!

1990’lı yıllarda Sefa Sirmen’in yakın dostu Vefa Küçük’e verilmeyen izin şimdi Kortaş şirketine veriliyormuş!

CHP başta olmak üzere tüm sivil toplum örgütlerini, mahalle sakinlerini 18 Şubat’ta yapılacak ÇED toplantısına karşı eyleme çağırıyorlar.

Pes doğrusu! Bu çağrıyı sıradan biri yapsa gülüp geçeceğim.

Bir zamanlar herkesin güvendiği, “gazetesinden kovulduktan” sonra “itibar kaybetmeye” başlayan birisinin bilgi kirliği yaratması düşündürücü olmanın ötesinde ard niyetli.

 

ARACI CEVABINI VERİR

Benim tanıdığım Vefa İbrahim Aracı sabırlıdır, sakindir, yasalara saygılıdır. Yanlış yapmamaya özen gösterir.

Gerçeği yansıtmayan, masa başında, kulaktan dolma bilgilerle haber yapanları, geçmişte BHC olayında olduğu gibi mahkemede hesaplaşır ve yüklü para cezalarına mahkum ettirir.

Geçmişte kaybettikleri davaları unutanlar, son günlerde Vefa İbrahim Aracı’nın girişimiyle İzmit’in BHC zehrinden kurtulmasına az kaldığını hesap edemeyenler bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olduklarını sanarak saldırıyorlar.

BHC’nin yurt içi ve yurt dışı bertaraf konusunda kimlerin hangi projeleri uyguladığını ve ne aşamada olduğunu merak edenler galip Hoca’nın BHC yazılarını okurlar.

Okuma gereği duymayanlar önümüzdeki aylarda, BHC’nin tamamı bertaraf edilirken kimin ne kadar ödeme yaptığını öğrenmekle kalmazlar yalan haberlerin, karalamaların, iftiraların hesabını yargıda verirler.

Masa başsında kulaktan dolma bilgilerle haber yapmak yerine benim gibi küçük bir araştırma yapmış olsalardı; yaptıkları haberin yalan ve yapılacak proje ile hiçbir ilgisi olmadığını görürlerdi.

Başka? Koruma Aktaş ortaklığıyla Koruma arazisi önüne mevcut iki iskele yerine bir yeni yönetmeliklere uygun yanaşma boru platformu yapılacağını öğrenirlerdi.

HİKMET ERENKAYA ADAY GİBİ DEĞİL BAŞKAN GİBİ ÇALIŞTI

CHP ilçe örgüt seçimleri öncesi, 9 Aralık 2019’da, “Erenkaya aday değil ama aday gibi çalışıyor” yazmıştım.

İlçe seçimlerinin tamamlanmasının ardından 21 Ocak’taki manşetimin başlığı “Erenkaya, CHP İl Başkanı gibi” idi.

Bugün, 10 Şubat. Hikmet Erenkaya, saat 17.00’de çiçeği burnunda 12 ilçe başkanı ile il binasına gelerek il başkanlığı adaylığını açıklayacak.

Önemli bir aksilik olmazsa 1 Mart akşamı, ilçe başkanları ve il delege seçimlerinde olduğu gibi il başkanlığı seçiminde de Sefa Sirmen-Rafet Yıldızlı-Alparslan Seymen-Harun Yıldızlı- Selman Yıldırım-Bozkurt Uslu’dan oluşan grup karşısında bir kez daha zafer kazanacak.

CHP İl Başkanı olarak ilçe başkanı ve delegelere teşekkür ederek, görevi Cengiz Sarıbay’dan devir alacak.

Yaşamının büyük bölümünü örgütte çalışarak geçiren, Saraybahçe Belediye Başkanı (1994 ve 1999), İzmit Büyükşehir Belediye Başkanı (2002-2004), Milletvekili (2007-2011) seçilen Hikmet Erenkaya farkını bir kez daha gösterdi.

CHP ve CHP’lilerin kurmak zorunda kaldığı HP-SHP-SODEP hatta DSP’den milletvekili seçilenlerle belediye başkanlığı yapanların adları hatırlanmazken Hikmet Erenkaya hep halkın içinde olarak il başkanlığını fazlasıyla hak ediyor.

Sade bir CHP’li olarak partililerin cami avlusunda acısını paylaşan, düğün evinde mutluluğuna ortak olan, ihtiyacı olanlara hissettirmeden sahip çıkan,

Cadde ve sokaklarda alnı açık, göğsünü gere gere dolaşan Hikmet Erenkaya’ya il başkanlığı doğrusu çok yakışacak.

HİÇBİR BEKLENTİSİ YOK

CHP’nin potansiyel il başkanı Hikmet Erenkaya ile hafta sonu konuştum.

Sorularımı; her zaman olduğu gibi samimi, siyasi birikimin kazandırdığı özgüvenle adı siyasi ve ticari hiçbir olumsuzluğa karışmayan insanların rahatlığıyla cevapladı.

İlk sözü, “Üyesi olmaktan gurur duyduğum bu parti beni her yere getirdi. Belediye başkanlığı, milletvekilliği dahil her görevi ilk günkü heyecanla, başarıyla ve layıkıyla yaptım. Siyasi yaşamımın her döneminde partimin başarısı için çalışırken alın teri döktüm. Maddi ve manevi destek verdim. Partimin yıpranmaması için polemiklerden tartışmalardan uzak durmaya özen gösterdim. İl başkanlığında başarısız olursam, partilileri memnun edemezsem 2 yıllık süreci beklemeden bırakacağım. İl başkanlığına talip olurken hiçbir beklentim yok. Milletvekili, başkanlık düşünmüyorum. Amacım; Partime barış getirmek, parti içi demokrasiyi tüm kurallarıyla işletmek, aday belirleme sürecinde ön seçim müessesesini çalıştırmak” oldu.

Belediye başkanı, milletvekili ve sade partili olarak her zaman halkın içinde olduğunu söyleyen Erenkaya, “Ana muhalefet partisi il başkanı olarak hep halkın içinde olacağım, vatandaşlarla bugün olduğu gibi samimi diyaloglar kuracağım” dedi.

“CHP’yi Kocaeli’de küçülten, tekel altına alan, ‘siyasi ve ticari mevta’ olan vesayetten kurtarmak için mücadele edeceğim” demedi ama partiyi büyütmek, delegelerin, gençlerin, kadınların önünü açmak, milletvekili ve belediye başkan sayısını arttırmak için çalışacağını söyledi.

1 Mart’taki seçimde çarşaf liste olup olmayacağı soruma cevabı, “Çarşaf mı tek liste mi kararını 12 ilçe başkanı ve delegeler verecek. Ama ben çarşaf listeden yanayım” oldu.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Galip Ataman - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Bizim Yaka Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Bizim Yaka Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Bizim Yaka Kocaeli Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Bizim Yaka Kocaeli Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.

01

Pınar - Sayın yazarımız bu okulun öğrencilerinin oyun çağındaki çocuklar olduğunu unutup bina ile mutlu olmalarını bekliyor olacak ki geniş arazilere anaokulu yapılmasını abes bulmuş. Yahya kaptandaki okullara yapılan bir ayrıcalık degildir. Egitimci olmayıp sadece taraf olmak için yazmasaydiniz belki farklı olurdu. Olması gereken ülke genelindeki tüm anaokulu ve ilk okulların çocukların nefes alması için gerekli bahçeye sahip olması. Çocuğun sıraya hapsedilmeyip tüm gününü geçirdiği okulda çiçeği, agaci, doğayı da görmesidir. İyiyi yıkmak yerine diğerlerini o seviyeye getirmeye çalıştığımızda ülkemiz ilerleyecek. Güç sahiplerine yaranmak yerine doğruyu söylediğimiz de ülkemiz ilerleyecek.

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 10 Şubat 19:41


Anket Koronavirüs aşısı çıktığında yaptırmayı düşünür müsünüz?