Milangaz’ın “toteminden” öğrencileri Allah korudu

Boşuna “Sakınan göze çöp batar” dememişler.

Milli Eğitim İl Müdürü Fehmi Rasim Çelik’in okullarda öğrencilerin burnunun kanamaması için önlem almasına, ilçe ve okul müdürlerini uyarmasına rağmen aksilikler bitmiyor.

Allah’tan son olayda ölen olmadığı gibi kimsenin burnu da kanamadı.

Önceki gün “Milangaz Hacer Demirören MTAL”bahçesindefırtınadan devrilen bilmem kaç tonluk Milangaz’a ait totemden bahsediyorum.

Önce okulun tarihçesine ve totemin okul bahçesine geliş öyküsüne göz atalım:

Milangaz LPG Dağıtım ve Ticaret AŞ. tarafından yaptırılan “Milangaz Hacer Demirören MTAL” Erdoğan Demirören ve eşi Tülin Hanım, oğlu Yıldırım Demirören’in ev sahipliğinde dönemin Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan ve eşi Emine Hanımefendi tarafından 4 Aralık 2004’te açıldı.

Yıkılan totem ise daha önce okul bahçesi dışında uzakta iken iddiaya göre belediyeye reklam ve tabela vergisi ödememek için Milangaz LPG yetkilileri tarafından okul bahçesine nakledilmiş.

Dahası totemin “Milangaz” yazısını aydınlatan lambaların elektriği okulun saatine bağlı olduğundan yaklaşık 16 yıldır milli eğitim tarafından ödeniyormuş.

Okullar arası sanat, kültür ve spor yarışmalarında öğrenciler okullarının adından dolayı “milangaz” diyerek tezahüratta bulunarak parasız “Milangaz LPG” reklamını yapıyorlarmış.

Ama Demirören ailesinden 16 yıldır tek kuruşluk yardım alamadığı gibi okul yönetimlerinin yazılı ve sözlü isteklerine cevap bile vermemişler.

Tek yaptıkları, “Milangaz Hacer Demirören MTAL” yazan totemin yanına öğrencilerin oturması için yaptırılan kamelyanın faturasını ödemek olmuş.

Okul Aile Birliği yöneticileriyle öğrenci ve velilerinin iddiaları doğruysa, çocukları Allah korumuş.

Çünkü 14 Şubat 2017 tarihinde bu köşede, Demirören Holding Sahibi Erdoğan Demirören’i, annesinin adını taşıyan, “Milangaz Hacer Demirören MTAL”ye sahip çıkmamakla eleştirirken,“13 yıldırMilangaz ve Demirören adları aynı tabelada yer alıyor. Ama Nuh Çimento, Dereli Ailesi, Elgingan Vakfı, Pakmaya, Gübretaş, Aracı Ailesi başta olmak üzere sosyal sorumluluk projesi kapsamında okul yaptıran hayırseverlerin hiç birisi Demirören Şirketler Grubu gibi ‘Okul yaptırdık, görevimiz bitti’deyip köşelerine çekilmiyor” diye yazmıştım.

O nedenle önceki gün “Milangaz Hacer Demirören MTAL” yazan totemin devrilmesi benim için sürpriz olmadı.

Umarım, 40 öğretmenin görev yaptığı, 500 civarında öğrencinin öğrenim gördüğü “Milangaz Hacer Demirören MTAL”de tesadüf eseri tek kişinin burnunun kanamadığı bu olay okul yaptıracak sanayicilerle ilçe ve okul yöneticilerine ders olur.

 

TOTEM NERELERE KONUR?

Gelelim; okul yaptıran sanayi kuruluşlarının reklamlarını yapmak amacıyla adları yazılı totemleri nerelere koyacağı yönündeki uyarılara.

Yetkililerin anlattığına ve değişik yerlerde okuduğuma göre,

Bir: Açık hava reklam sektörünün vazgeçilmez tabelalarında olan totem uzak mesafelerden rahatlıkla görünmek ve fark edilmek için tercih ediliyor.

İki: Yol kenarlarına, işyerlerinin girişine, otobanlara, şehirlerarası yollara konulur.

Üç: Tepelerde, park alanlarında, AVM, şirket, otoban kenarları, petrol istasyonları, şehirlerarası yollar, cadde kenarlarında, fabrikalar, vb. yerlerde kullanılmaktadır.

Dört: Totem tabela genellikle büyük ve yüksek ölçülerde olduğu gibi tek ayaklı, çift ayaklı, ışıksız ve ışıklı totem tabelalar da tasarlanmaktadır.

Beş: Ağır hava koşullarında totem tabela sabit kalabilmeli ve uzun süre dayanabilmelidir. Bundan dolayı totem tabela montajı çok önemlidir.

Altı: Totem tabela yer alacağı konumu iyi belirlenmeli, tutturulduğu yere beton form dökülerek sağlamlaştırılmalı, güvenli bir şekilde durabilmesi için kullanılan malzemeler fevkalade sağlam ve kaliteli olmalıdır.

 

SORUŞTURMA AÇILDI

Körfez ilçe başta olmak üzere okullar dahil Kocaeli genelinde yüzlerce totem tabela bulunmasına rağmen sadece “Milangaz Hacer Demirören MTAL” bahçesindekinin kırılarak devrilmesi akla çeşitli soruları getiriyor.

O soruların cevabını bulmak için İl Milli Eğitim Müdürü Fehmi Rasim Çelik ihmali görülenler hakkında soruşturma başlatıldığını söyledi.

Cevap aranacak sorulara gelince;

Bir: Önceki gün devrilen “Milangaz Hacer Demirören MTAL” yazan totem tabelayı eski yerinden çıkarıp kim ne zaman okulun bahçesine dikti?

İki: Totem tabelası hafif rüzgarda dahi sallanırken okul yöneticileri ilçe milli eğitim müdürlüğü ve Milangaz AŞ. yetkililerini resmi yazı ile bilgilendirdiler mi?

Üç: Totem tabelanın yaratacağı tehlikeyi ilçe milli eğitim müdürlüğü ve Milangaz yetkililerine bilgilendirdiklerini iddia eden okul müdürleri sonuç alınmaması üzerine konunun neden takipçisi olmadılar?

Dört: Milangaz yönetimini okula sahip çıkmamak, ihtiyaçlarını karşılamamakla

suçlayan okul aile birliği yetkilikleri totemin kaldırılması konusunda neden aynı hassasiyeti göstermediler, takipçisi olmadılar?

Beş: Totem tabelasının aydınlatma giderlerinin okul müdürlüğünce ödendiği doğru mu?

Beş: Totem tabela saat 16.58’de değil de paydos zilinin çaldığı 16.15’ten önce devrilmiş olsaydı, bahçede olan öğrencilerden yaşamını yitirecek ya da yaralanacakların sorumluluğunu kim üstlenecekti?

Altı: Körfez Belediyesi ve Milangaz yetkilileriyle kaldırılan totem tabelanın yerine yenisi konacak mı?

 

BELSA’DAKİ İŞYERLERİ VE İZMİT KAYMAKAMI

 

Kocaeli’nin Büyükşehir statüsüne kavuşmasının ardından İzmit’in ilçe olmasıyla mülki idare amir olarak kaymakam görevlendirildi.

Ama kamu kurumları ve İzmitliler hala İzmit Kaymakamlığı’nın tüzel kişiliğini kabullenemedikleri gibi kurumsallaşması için Kaymakam Şevket Cinbir’in çabalarını görmezden geliyorlar.

En somut ve belirgin örneğini son günlerde çok konuşulan ve tartışılan BELSA AVM’deki ruhsatsız işyerleriyle ilgili uygulamada görüyoruz.

Görevini yapan İzmit polisinin denetimleri sırasında ruhsatsız işyerleriyle ilgili tuttukları tutanaklar sonrası süresi içinde eksiklerini tamamlamayanların mühürlenmesinde İzmit Belediyesi ile İzmit Kaymakamlığı karşı karşıya getiriliyor.

Denetim ve tutanakların sıklaşması nedeniyle ruhsatsız işyerlerinin sorumlusu olarak Kaymakam Cinbir gösteriliyor.

Sizin anlayacağınız görevini yapan, yasaları ve yönetmelikleri uygulayan Kaymakam Cinbir “günah keçisi” ilan edilmek isteniyor.

Bugünlerde Kaymakam Cinbir’i sorumlu göstermeye çaba gösterenler bugüne kadar ruhsat alamayan Belsa AVM girişindeki işyeri sahiplerinin Sayın Kaymakam sayesinde ruhsat aldıklarını bilseler eleştirmek yerine teşekkür ederlerdi.

Belsa AVM’deki işyeri sahipleri ruhsatları ile ilgili Kaymakamlığı değil de keşke bugüne kadar ruhsat vermeyen İzmit Belediyesi’ni sorgulamış olsalardı.

 

BİLGİ KİRLİLİĞİ VAR

Bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olanların yazmaları ve konuşmaları BELSA AVM’deki işyerleriyle ilgili bilgi kirliliğinin artmasına neden oluyor.

Örneğin; BELSA AVM’de ruhsatı olmadığı için mühürlenen bir iş yeri sahibi mahkemenin “Yürütmeyi Durdurma” kararı vermesinin ardından faaliyetine devam etmeye başladığını söylerken aynı mahkemenin mühürleme gerekçesiyle ilgili dosyayı okuduktan sonra itirazı ret ettiğini, tekrar mühürlendiğini söylemiyor.

İzmit Belediyesi yetkilileri de, “2007 yılında yürürlüğe giren Binaların Yangından Korunması Hakkında Yönetmeliğine göre, İşyeri Açma ve Çalışma Ruhsatı verilebilmesi için yangına karşı gerekli önlemlerinin alındığını gösteren 3 işyeri için düzenlenen itfaiye raporu” doğrultusunda ruhsat verildiğini açıklamıyorlar, kamuoyuyla paylaşmıyorlar.

Ruhsat alamadığı için burnundan soluyan, her gün işyerinin ne zaman mühürleneceği tedirginliğiyle iş başı yapan esnafı rahatlatmak benim değil olsa olsa İzmit Belediyesi’nin ve gazetelere İzmit Kaymakamlığı’nı şikayet eden dernek yöneticilerinin görevi olsa gerek.

SONUÇ: Polis denetimleri sırasında ruhsatları olmadığı için tutanak tutulan ve faaliyetten men kararı alınan 8 işyerinden 3’ü giriş katında olduğu için itfaiyenin düzenlediği rapor doğrultusunda ruhsatlarını aldılar. Bu arada mühürlenen bir iş yerine mahkemenin verdiği yürütmenin durdurma kararı daha sonra aynı mahkeme tarafından iptal edilerek ikinci kez faaliyetten men edildi.

**************

CENAZELER ÜZDÜ

Elazığ depreminde 41 sivil, İdlib’de açılan topçu atışında 8 asker, Van Bahçesaray’da çığ altında kalan 41 asker ve sivil, Sabiha Gökçen Hava Alanı’nda 3 sivil olmak üzere son 15 günde 93 cenaze haberiyle kahrolduk.

Kocaeli’de sınır ötesi çatışmalarda ve yurt içinde teröristlerle girdiği çatışmalarda kaç asker, öğretmen, polisin şehit olduğunu bilmiyorum.

Ama en son 29 Ekim 2019 tarihinde Kuzey Irak Pençe Harekatı’nda şehit düşen Piyade Teğmen Kamuran Ablak’ı, Gölcük İhsaniye’de toprağa verdiğimizi hatırlıyorum.

Dün de Van Bahçesaray’da çığ altında kalanları kurtarmaya giden Jandarma Astsubay Fatih Karagöz ile Jandarma Uzman Çavuş Özgür Işık da çığ altında kaldılar.

Her iki şehidimizin cenazesi dün defnedildi.

Peş peşe gelen felaketler ve şehit haberlerinin son olması dileğiyle yaşamlarını yitirenlere Allah’tan rahmet, yaralılara acil şifalar diliyorum.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Galip Ataman - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Bizim Yaka Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Bizim Yaka Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.


Anket Yerli otomobile sahip olmak ister misiniz?