Gazeteciler “yalan” haber için yarışıyor

Haberlerin daktiloda, bobin artıklarından kesilen kağıtlara yazıldığı günlerde gazetecilerin haber yazarken kelimeleri ve cümleleri yanlış yazma şansı yoktu.

Gazetecilerin yanlışlarını silmek gibi lüksü olmadığından çoğunlukla kağıt değiştirmek zorunda kalınırdı ki her karalanmış kağıt habercinin hanesine eksi puan yazılırdı.

Köroğlu’nun “Deli demir (tüfek) çıktı mertlik bozuldu” dediği gibi teknolojinin geliştiği, daktilonun yerini bilgisayarın aldığı, internet gazeteciliğinin yazılı basının önüne geçtiği günümüzde habercilik kural ve yöntemleri de değişti.

Özel haber yapmak için tatlı bir rekabet ve seviyeli bir yarışın yerini masa başı, kulaktan dolma bilgilerle yapılan habercilik aldı.

Genç-yaşlı, kadın-erkek gazetecilerin çoğunda heyecan kalmazken, kes-kopyala-yapıştır yöntemiyle kaynak göstermeden “emek hırsızlığı” yapan gazeteciler türedi.

Gerçek, güncel, kamu yararı bulunmayan haberlerle kurumları ve kişileri yıpratmaya, itibarsızlaştırmaya yönelik haberlerin yapılması “tehdit ve şantajdan” nemalanan gazete patronlarını cesaretlendirdi.

O patronlar ve “tetikçi” olarak çalıştırdığı gazeteciler bu tür haberlerin gazeteciliği itibarsızlaştırdığını, güven kaybına neden olduğunu göremedikleri gibi görmek de istemiyorlar.

Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün dediği gibi yazılarını, “Hedefe saplanacak ok gibi sivri, bir vuruşta düşmanın kellesini alacak kılıç kadar keskin” cümlelerle yazan köşe yazarları gitti yerlerine eleştiriyi “hakaret, iftira, şantaj, tehdit” sanan köşe yazarları geldi.

Bu tür haberlerin yazıldığı gazetelere ve gazetecilere örnek vermek için arşivleri tarayıp gerilere gitmeyeceğim.

Geçen hafta, Kocaeli Üniversitesi ve Kocaeli Cumhuriyet Başsavcılığı gibi saygın iki güzide kurumu itibarsızlaştırmaya yönelik gazetelerle haberlerini paylaşmakla yetineceğim. Takdiri de değerli okurlara bırakacağım:

Birinci örnek Kocaeli Üniversitesi’ni hedef alıyor.

1 Şubat 2020 Cumartesi günkü Mavi Kocaeli Gazetesi manşeti, “Kamu İhalelerinden 2 men cezası aldı ama KOÜ PERSONELİNİ TAŞIYACAK!”. Yeniçağ Gazetesi kaynak gösterilerek, emek harcamadan, son günlerin modası “kes-kopyala-yapıştır” yöntemiyle aynen yayınlanan haberde, “Kocaeli Üniversitesi 2020 yılı personel taşıma ihalesini alan Körfez Turizmin sahibi Kadir Göksoy’un 2019 yılında sonuçlanan ‘ihaleye fesat karıştırma’ davasında 2 yıl kamu ihalelerine girmekten men edildi” yazıyor.

Sizin anlayacağınız; Gazete, Kocaeli Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Sadettin Hülagü ve ekibi kamu ihalelerine girmesi yasaklı bir firmanın ihaleye girmesini ve ihaleyi almasını sağlayarak görevlerini kötüye kullanmakla suçlanıyor.

İstanbul’da yayınlanan Yeniçağ Gazetesi’ne, Kocaeli Üniversitesi’ni itibarsızlaştırmaya yönelik gerçeği yansıtmayan haberi kimin, hangi amaçla yaptırıldığını bilemem ama birileri tarafından sipariş edildiği belli..

Ama İzmit’te çıkan Mavi Kocaeli Gazetesi’nin Kocaeli Üniversitesi ve Rektörünü şaibe altında bırakacak, böyle bir haberi araştırmadan, yetkililere doğrulatmadan hem de manşetten vermesi doğrusu düşündürücü.

Yukarda yazdığım, gazeteciliğin kimlerin elinde nasıl itibarsızlaştırıldığına ve güven yitirdiğine bundan daha güzel örnek olamaz.

Haberin doğrusunu yazayım da Yeniçağ Gazetesi ve ondan aldığı yalan haberi kes-kopyala-yapıştır ile manşetten veren Mavi Kocaeli Gazetesi sorumluları öğrensin.

“KOÜ Araştırma ve Uygulama Başhekimliği tarafından yapılan ihaleye Körfez Turizm, GNC Turizm, Altur Turizm olmak üzere 3 firma katıldı. GNC Firması yasaklı olduğu için teklif vermedi. İhaleyi, EKAP ihale sisteminde yasaklı olmadığı için ihaleye katılmasında kanunen sakınca görülmeyen, ihale dosyasında yasaklı olmadığını belgeleyen yazılar bulunan Körfez Turizm aldı. İhalenin sahibi Kocaeli Üniversitesi Rektörlüğü değil KOÜ Araştırma ve Uygulama Hastanesi Başhekimliği. Taşınacak personel rektörlükte değil hastane ve tıp fakültesinde çalışıyor”.  

İkinci örneğin adresi, Kocaeli Cumhuriyet Başsavcılığı;

DHA (Demirören Haber Ajansı) tarafından servis edilen, Bizim Yaka Kocaeli Gazetesi dışında tüm gazete ve internet sitelerinin kullandığı haberde, “ Kandıra Açık Cezaevi kantininden 7 bin TL nakit para ve çok sayıda ankesörlü telefon kartı çalındı. Tel örgüler kesilerek yaşanan hırsızlık olayı akıllara durgunluk verdi”.

Cumhuriyet Başsavcılığını itibarsızlaştırmaya, Kandıra Cezaevi yöneticilerini görevini yapmamakla suçlamaya yönelik ajans haberini kes-kopyala-yapıştır yöntemiyle gazetelerinde ve internet sitelerinde haber yapmış olsalardı gerçeği öğrenirler ve hiçbir sorumluluğu olmayan kişileri suçlamazlardı. Olayın cezaevi kantiniyle ilgisinin olmadığını, ek binanın bahçesinde bulunan sosyal tesis içerisindeki tost ve çay ocağı bölgesinde gerçekleştiği, tel kesilerek içeriye girilmediği, alınan paranın 6-7 bin lira değil daha az olduğu, soruşturmanın devam ettiği bilgisine ulaşırlardı.

SONUÇ: Yıllardır yaptıkları haber, çektikleri fotoğraf ve yazdıkları köşe yazılarıyla yarışan ve aldıkları ödüllerle haklı olarak övünen ve gurur duyan  gazeteciler günümüzde yaptıkları gerçek olmayan, kamu kurumlarını itibarsızlaştırmaya yönelik haberler yapmak için yarışıyorlar. Gazeteciliğin neden itibarsızlaştırıldığını ve güvenilmeyen kurumlar arasında ilk sırayı aldığını bu iki örnek bile anlatmaya yetiyor.

 *****

İHL’NİN ‘TARİHİ OKULA’ TAŞINMASI KESİNLEŞTİ
 

Manşet atar gibi yazdığım köşe yazılarımı takip edenler takdir ediyor, örnek gösteriyor.

Ama gündemi belirleyen haberlerimi “emek hırsızlığı” yaparak izin almadan, kaynak göstermeden kullananların sayısı her geçen gün artıyor.

Eleştiriye tahammülü olmayan hoşgörü fakiri siyasilerle sendikacılar kin ve öfkeyle hop oturup hop kalkıyor.

Güneşin balçıkla sıvanamayacağı gibi Galip Hoca’nın tamamı bilgi, araştırma, emek dolu yazılarıma bir Allah’ın kulu çıkıp, “Güncel ve gerçek değil, kamu yararı yok, gazetecilik meslek ilkeleriyle bağdaşmıyor” diyemiyor, bugüne kadar da diyemedi.

Yanılıp da yazılarımı yargıya taşıyarak hesaplaşmaya kalkanlar ise savcıların ve yargıçların verdiği, Yargıtay’ın haklı bulduğu kararlarla boylarının ölçüsünü aldı.

Beni tanımayanlar, gazetecilik vizyon ve misyonumu bilmeyenler Vali Hüseyin Aksoy ile Milli Eğitim Müdürü Fehmi Rasim Çelik’i sahiplenmemden rahatsız oluyor.

Onlar rahatsız olmaya devam ededursun deneyimli, birikimli, başarılı vali ve müdüre neden sahip çıkmak yalnız benim değil gazeteciler başta olmak üzere herkesin görevi olmalı.

Anlatayım da neden sahip çıktığımı bilmeyenlerle bilmek istemeyenler öğrensin;

Bir: Türkiye’ye örnek, bakanların ve valilerin model olarak önerdiği, “Hayat Boyu Öğrenme, Hayatım Okul, Engelsiz Kocaeli İçin Çal, Keşfedilen Yetenekler, Okuma Yazma Seferberliği, Sosyal Kültürel Sportif Etkinlikler, Sıfır Atık, Çölyak, Bağımlılıkla Mücadele, Öğrenci Devamsızlığı, Okul Sağlığı ve Güvenliği, Sektör-Okul-İşletme İşbirliği, Robotik Sınıf ve Kodlama Atölyeleri” gibi farkındalık yaratan projeler üretiyorlar.

İki: Eğitimde kaliteyi arttırmak, başarı çıtasını yukarı çıkarmak için uyum içinde 7/24 özveriyle çalışıyorlar.

Üç: LGS sonrası öğrencilerin istekleri doğrultusunda en yakın okula yerleşmelerini planlayarak en küçük şikayete ve olumsuzluğa meydan vermiyorlar.

Dört: Son yıllarda 80 ilde parasızlıktan eğitim kurumlarına çivi çakılmazken devletin aktardığı ödenekler, hayırseverlerin katkılarıyla yüzlerce okul, binlerce derslik yaptırıyorlar.

Beş: Yıllar önce yapılan 70 kadar okulu yıkarak yerlerine depreme dayanıklı, modern okullar inşa ederek olası Marmara depremine hazırlanıyorlar.

Altı: Afetlere karşı bina güvenliği kapsamında bilinçli öğrenciler oluşturmak ve doğru afet bilinci kazandırmak amacıyla  deprem tatbikatı yaptırıyorlar.

Yedi: İstanbul başta olmak üzere çeşitli illerde yıkım kararı verilen okullar ve öğrenciler ile ilgili karar alınamazken Darıca Kazım Karabekir İlkokulu ile İzmit İmam Hatip Lisesi’ni boşaltarak öğrencileri en yakın okula taşıyorlar.

Umarım Vali Aksoy ve Rasim Hocayı neden sahiplendiğim, zaman zaman neden övgüyle bahsettiğim anlaşılmıştır.

Vali Aksoy ve Rasim Hoca ile ekibinin performansını abarttığımı söyleyenlere çağrım; “Kıskançlığı, hasetliği, fesatlığı bir kenara bir kenara bırakın. Zamanı geldiğinde hoş bir seda bırakarak ilimizden ayrılırlarken ‘keşke gitmeselerdi’ dememek için ‘marifet iltifata tabidir’ diyerek farkındalık yaratan projelerini sahiplenirken Sayın Vali Aksoy ve Milli Eğitim İl Müdürü Çelik’in bir süre daha Kocaeli’de görev yapması için dua edin”.

 *****

İMAM HATİP TAŞINIYOR

Gelelim asıl konumuz İzmit İmam Hatip Lisesi’nin taşınmasına.

26 Eylül İstanbul Silivri, 26 Ocak Elazığ depremiyle gözler olası Marmara depremine çevrildi.

Gündemin öne çıkan başlığı; Milli Eğitim Bakanlığı’nın 2017 yılında İTÜ’ye yaptırmasına rağmen geçtiğimiz günlerde Valilerle paylaştığı yıkılacak ve güçlendirilecek okullar oldu.

17 Ağustos 1999 asrın felaketi 7.4 büyüklüğündeki depremi yaşayan Kocaeli’yi ilgilendiren yanı ise o listede Darıca Kazım Karabekir İlkokulu ile İzmit İmam Hatip Lisesi’nin de yer alıyor olması.

Vali Aksoy’un talimatı, Rasim Hocanın çabalarıyla Kazım Karabekir İlkokul binası geçtiğimiz günlerde boşaltılarak öğrencileri Süreyya Yalçın Ortaokulu’na nakledildi.

2. yarıyılın başladığı bugün Süreyya Yalçın Ortaokulu’nun tamamı ile Kazım Karabekir İlkokulu’nun 4. Sınıf öğrencileri sabahçı, 1. 2. 3. Sınıf öğrencileri öğlenci olacak.

Destekleme Yetiştirme Kursları ( DYK) ise öğle sonları yapılacak.

Yıkım kararı alınan İzmit İmam Hatip Lisesi binasında eğitim-öğretim okulların kapanacağı 19 Haziran’a kadar devam edeceğini, öğrencilerin tarihi okul binasına nakledileceğini, pansiyonda kalan öğrencilerin İzmit Necip Fazıl Kısakürek AİHL pansiyonuna yerleştirileceğini 13 Ocak’ta yazmıştım.

13 OCAK 2020

Türkiye’nin son günlerde beşik gibi sallanması, bölgede 7’nin üstünde deprem senaryolarının yazılmasının ardından Vali Aksoy ve Müdür Çelik risk almak yerine 19 Haziran’ı beklemeden İzmit İmam Hatip Lisesi’ni boşaltmaya karar verdi.

Öğrencilerin nakledileceği134 yıllık tarihi okul binası ile 1993 yılında hizmete giren 12 derslikli ek binada hafta sonu boya ve badananın yanı sıra küçük onarımlar başladı.

İkinci yarıyıla bugün mevcut binalarında başlayan İzmit İmam Hatip Lisesi öğrencileri 10 Şubat pazartesi günü geçici olarak kullanacakları tarihi binaya taşınacak.

İstanbul başta olmak üzere hasarlı olduğu için yıkım kararı alınan değişik illerdeki okullarda henüz planlama yapılmazken, öğrencilerin hangi okullara nakledilecekleri bilinmezken Kocaeli’de öğrencilerin mağdur olmadan yeni okullara nakilleri yapıldı.

Teşekkürler Vali Hüseyin Aksoy ve Milli Eğitim İl Müdürü Fehmi Rasim Çelik.

Bu arada, İzmit İmam Hatip Lisesi’nin tarihi okul binasına taşınmasının kesinleşmesiyle aylardır süreni “Gazi Lisesi’nin taşınmasıyla boşalan tarihi bina ne olacak, kim taşınacak?” tartışmaları da sona ermiş oldu.

SONUÇ: Bugüne kadar eğitime kazandırılan ve hayata geçirilen farkındalık yaratan projeleri bırakın bir kenara, Yıkım kararı alınan Darıca Kazım Karabekir İlkokulu ile İzmit İmam Hatip Lisesi’ni boşaltarak öğrencilerin nakledilecekleri okullar planlayan Vali Hüseyin Aksoy ve Milli Eğitim İl Müdürü Fehmi Rasim Çelik takdiri de övgüyü de fazlasıyla hak ediyorlar.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Galip Ataman - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Bizim Yaka Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Bizim Yaka Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.


Anket Çöp tesisi Kandıra'ya yapılmalı mı?