Geçmişten geleceğe bir köprü: Değerlerimiz

Bir toplumu meydana getiren bireylerin yaşam içerisindeki davranışlarını sorgulayan, insanları olumlu yönde destekleyen ve daha güzel, yaşanabilir yarınlar için insanda bulunması gereken evrensel değerlerdir.
Değerler Eğitimi, “topluma yön veren değerleri öğretmek için bir sistem” olarak tanımlanabilir. Değerler eğitiminin amaçları; iyi karakterli bireyler yetiştirmek, temel değerleri pekiştirmek, çocukların kendilerine ve topluma yararlı olacak temel değerleri kazandırmaktır. Bunun yanında psikolojik, bilişsel ve sosyal gelişimlerine uygun olarak kazanmalarını sağlamak çocukların kazandıkları değerleri davranışla ifade etmeleri yönünde fırsat vermekle birlikte karakter ve değerler eğitiminin ailede ve okulda paralel bir şekilde işleyişini gerçekleştirmektir. Diğer taraftan da bireyin kendini gerçekleştirmesi için gerekli olan  insan hakları ve demokrasi ile ilişkili değerlerin motivasyon, insiyatif, sağ duyu, sebat, şefkat, çaba, problem çözme, işbirliği, paylaşma, empati, farklılıklara saygılı olma, hoşgörü gibi değerlerin kazandırılması öne çıkmaktadır.

Bunlarla birlikte  aile sevgisi, vatan sevgisi, doğa sevgisi gibi bireyin gelecek için belirleyeceği hedeflerine temel oluşturacak kavramların da erken yaşta tanıtılması, kazandırılması, yaşadığı topluma ait kültürün yeni kuşaklara aktarılabilmesi,  günümüzün giderek küreselleşen dünyasında önemi her geçen gün artan bir konudur.

Vatan sevgisi başta olmak üzere tüm bu konuların erken çocukluk döneminde çocuklara benimsetmek için onların eğlenirken öğrenebileceği, keyif alabileceği, farkındalıklarının üst düzeye taşıyabilecek etkinlikler ve ortam oluşturulmalıdır. Özellikle 19 Mayıs, 23 Nisan, 29 Ekim gibi milli ve manevi değerlerimizi özenle kutlamalı çocuklarımıza bu bilinç aşılanmalıdır. Aşılanmalıdır ki çocuklar bu temeli ileriki yaşlarında değer yargılarının zirve limitlerine taşıyabilmeli.

Değerler, çocuğun yaşadığı çevrede buna uygun davranış sergileyen yetişkinlerin varlığı ölçüsünde kolay kazanılır. Bunları dersler şeklinde öğretmek, erken yaştaki çocuklar için neredeyse mümkün değildir. Bu çağ çocuğu, bilgi aktarımından daha çok yaşantıları yolu ile katılarak öğrenir. Yaparak yaşayarak daha anlamlı hale gelen ve kalıcı öğrenme sağlayan eğitim anlayışı günümüzde Milli Eğitim Bakanlığı tarafından da desteklenmektedir.

Çocuklarımızı geleceğin bireyleri olarak hayata hazırlarken sadece kendi isteklerimize göre şekillendirmemeli yaşadığı çevre, ülke ve dünya için evrensel değerler ile destekleyen sorumluluk sahibi olabilecek bir eğitim anlayışı ile ilerlemeliyiz. Bunun içinde çocuğun çevresinde bilinçli, duyarlı ebeveyn ve öğretmenlere ihtiyaç vardır.

Bireyler sadece bedeni değil aynı zamanda ruhu da değerler yönünden sağlam gelişen bir çocuk ömür boyu güçlü, karakterli ve yaşadığı topluma faydalı birey olarak yaşamını sürdürür.

Unutulmamalıdır ki, bizleri yücelten değerlerimizdir…

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Rüyam Alankuş Kargılı - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Bizim Yaka Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Bizim Yaka Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.


Anket Çöp tesisi Kandıra'ya yapılmalı mı?