Devr-i Sabık yaratmayacaktı ama “toplu işçi kıyımı” yaptı

2019’un son günü İzmit Belediyesi’nde çalışan sözleşmeli 29 personelin sözleşmeleri Başkan Fatma Kaplan Hürriyet tarafından yenilenmeyerek işlerine son verildi ve kapı önüne konuldu.

Duyduğumda; Fatma Hanım’ın devr-i sabık iddialarına tepki gösterirken, “Ben şu anda benden önceki yönetimin hazırladığı bütçe ile belediyeyi yönetiyorum. Başkanlığını yaptığım belediyenin gelirini giderini bilmek, yol haritamı belirlemek benim en tabii hakkım. Bunu yaparken bazı hukuksal yanlışları paylaşmam doğaldır. Yadırgamamak lazım. Kavga etmeden, kırıp dökmeden, devr-i sabık yaratmadan başkanlık yapmak istiyorum” sözlerini hatırlayarak inanmak istemedim.

Zaman zaman yaptığımız sohbetlerde, “Adaletli olduğunu, liyakatli ve isabetli atamalar yapmaya özen gösterdiğini söyleyen, yaptığı işin; ön koşul aramadan görevlendirme yapılabilen özel kalem ve zabıta müdürlükleri üzerinden yapılan keyfi ve hülle atamalarla sınırlı olduğuna dikkat çeken” Fatma Hanım’ın toplu personel kıyımı yapacağına ihtimal vermedim.

Arşivimde, 28 Mayıs 2019’da Tarih Koridoru Derneği’nin Güllü Konak açılışı sonrası verdiği yemekte söylediği, “İzmit Belediyesi’nde yeni bir dönem, yeni bir yönetim, farklı bir belediyecilik anlayış başladı. Ben belediye başkanı seçilerek parti rozetimi çıkarsam da CHP üyesiyim. İzmitlilere hizmet ederken kadromu kurmak en doğal hakkım” cümlelerini okuyunca toplu personel “kıyımı” sürpriz olmadı.

Ama üzüldüm. En çok da; hanımefendiliğiyle, çalışkanlığıyla, performansıyla, kurumlar arası iletişimiyle, İzmit Belediyesi’ne kazandırdıklarıyla tanıdığım Semra Togay’a.

Bu olay bana, Leyla Atakan Fuarı’nda çalışırken yönetimin aldığı siyasi ve keyfi kararla 1985 yılı son günü iş akdimin fesih edilerek işime son verildiğini hatırlattı.

Dünyanın sonu değildi. 35 yıl önce beni kapı önüne koyan karara imza atanlardan hiç birisinin toplumda yeri olmadığı gibi esameleri bile okunmuyor.

Ama Galip Hoca, “Haberde Öncü, Yorumda Güçlü” yazılarıyla gündemi belirlemeye, kamuoyunu doğru bilgilendirmeye devam ediyor.

O nedenle 2019’un son günü İzmit Belediyesi kapısı önüne konan bu arkadaşların büyük bölümünün görevlerine döneceklerine, geriye dönük maaşlarını faizleriyle alacaklarına inanıyorum.

Ama İçişleri Bakanlığı müfettişlerinin tavsiye niteliğindeki raporunu “talimat” olarak kabul edip hukuki ve vicdani olmayan o siyasi kararı Fatma Hanım başta olmak üzere uygulayanların, yargının vereceği “iptal” kararı sonrası belediyeye döndüklerinde ne yapacak çok merak ediyorum.

****

SİYASET AĞIR BASTI

İzmit Belediye Başkanı Fatma Kaplan Hürriyet avukattır, yani hukuk insanıdır.

Özgüveni yüksek, ikna kabiliyeti fazla, hakaret içermeyen her türlü eleştiriye açık ve hoşgörülü ender siyasetçilerdendir.

İzmit’i yönetirken parti ayırımı yapmayacağına, herkesi kucaklayacağına, devr-i sabık yaratmayacağına ben dahil çok kişiyi inandırmıştı.

Hırslı bir siyasetçi olarak büyükşehri hedeflemesini, polemiği sevmesini, görev, yetki ve sorumluluk alanları dışına çıkarak “rol kapmak” peşinde koşmasını, belli etmese de CHP’de patronluğuna oynamasını da anlıyorum.

Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Büyükakın’ı ziyaretinde söylediği, “Amacımız hizmet etmek. Hizmetin partisi ve siyaseti olmaz” sözlerine de katılıyorum.

Kadın eli değen İzmit Belediyesi’nde: adaletli davranacağı, herkesin hakkını gözeteceği, liyakatli atama yapmaya özen göstereceği, şeffaf olacağı açıklamalarını da kabul ediyorum.

Ama 9 ayda aldığı kararlar, yaptığı açıklamalar ve hayata geçirdiği projelere baktığımızda Fatma Başkan’ın hukukçu kimliğinden uzaklaşarak siyasetçi kimliğinin öne çıktığını ben dahil herkes gözlemliyor. Örnek mi istiyorsunuz?

Bir: CHP Başkanlar Fikret Toker ve Hikmet Erenkaya’nın yardımcıları emekli Ömer Tanju Akalp ile Vedat Denizoğlu’nu danışmanlığa getirmesi.

İki: Haber Türk’te yayınlanan Türkiye'nin Nabzı programı moderatörü Didem Arslan Yılmaz ile ilgili sosyal medyadan “Kader mahkumu olan vesikalı kadınların daha çok saygıyı hak ettiğini düşünmeye başladım” yazmasının ardından CHP SKM Başkanlığı’ndan uzaklaştırılarak disipline sevk edilen Hüseyin Erol’a iade-i itibar kazandırmak için İzmit Kent Konseyi Başkanı yapması.

Üç: Muhtar İbrahim Efe’yi çalışmadan kart basıyor gerekçesiyle işine son vermesi.

Dört: Fethiye Köyü Camii’ne ayakkabı ile girdi girmedi polemiğini tırmandırması, araç alımı, kreş yapımı, alkol ruhsatı gibi konularda mecliste çoğunluğu olmamasına rağmen tartışmalara bilerek ya da bilmeyerek ortam hazırlaması.

Beş: Huzurevi inşaat alanı içinde kalan 300 metrekarelik arsanın Kocaeli Valiliği’ne devri için 350 Bin TL para ya da emsal arsa takası yapılmadığından ruhsat verilmiyor.

Altı: Halk Eğitim Merkezi Restorasyonu’na talip olup 20 Milyon TL’yi duyunca vazgeçmesi. Cedit Kentsel Dönüşüm için 7.5 Milyon TL bulamadığı gerekçesiyle projeden vazgeçerken görev-yetki-sorumluluk alanına girmeyen Yürüyüş Yolu’nda 15 milyon, Halkevi Meydanı’nda 12 Milyon TL’lik projelere talip olması, vatandaşlarla toplantı yaparak umut vermesi.

Yedi: Her ortamda şeffaf olacağını söylemesine rağmen bugüne kadar işten çıkartılanların sayısı ve aynı konumda olup da işine son verilmeyenin kaç kişi olduğu, il dışından kaç kişinin belediyede iş başı yaptığının açıklanması.

Sekiz: Temmuz ayında gelen İçişleri Bakanlığı Müfettişleri’nin Aralık ayında verdiği raporun devlet sırrı gibi saklanması.

Dokuz: Önce çalışanların sendika değiştirmesi, ardından 70 ve 2019’un son günü 29 olmak üzere toplam 99 personelin işine son vermesi.

On: İzmitliler Başkan Fatma Kaplan Hürriyet’in görev-yetki-sorumluluk alanına giren vizyon projeleri, performansını beklerken o siyaset ve particilik yaparak yalnız AK Partilileri değil CHP ve İYİ Partilileri de hayal kırıklığı yaşattı.

29 mayıs 2019

 ****

MÜFETTİŞ RAPORU

Gelelim, İzmit Belediye Başkanı Fatma Kaplan Hürriyet’in talebi üzerine Temmuz ayında gelen ve yaptığı inceleme sonrası hazırladığı ve 29 sözleşmeli personelin 31 Aralık 2019 akşamı işine son verilmesine gerekçe gösterilen İçişleri Bakanlığı Mülkiye Müfettişi’nin düzenlediği teftiş raporuna.

Başkan Hürriyet’in herkesten sakladığı rapor özü itibariyle, İzmit Belediyesi’ne, “ Sözleşmeli personel işe başladığı tarihteki pozisyonda değil de başka görevde çalıştırılıyorsa göreve alındığı tarihteki pozisyonuna göre çalıştırın. Geçmiş yönetimin hatalarını düzeltin” uyarısında ve tavsiyesinde bulunuyor.

Raporda, İzmit Belediye yönetiminin algıladığı gibi, “Geçmiş yönetimin hatası nedeniyle sözleşmeli personelin işine son verin” demiyor.

Sizin anlayacağınız; İzmit Belediyesi yeni yönetimine, “Geçmiş yönetimin yanlışlarını uygun hakle getirin” uyarısında bulunmuyor.

İçişleri Bakanlığı müfettişinin uyarısı; Ankara’nın onaylayarak hukuken resmiyet kazanan sözleşmeli personel ile ilgili olmayıp doğrudan İzmit Belediyesi’ne yapılıyor.

12’si iki yılını doldurmayan, 17’si iki yıldan fazla çalışarak sözleşmeli hakkını elde eden olmak üzere toplam 29 sözleşmeli personelle ilgili müfettiş raporunun hiçbir yerinde, “Kişiye özel açıklama olmadığı gibi işine son verilsin” ibaresi de yer almıyor.

Kaldı ki, 29 kişiye gönderilen kes-kopyala-yapıştır tebligatında özetle, “Belediyemize gönderilen İçişleri Bakanlığı Mülkiye Müfettişliği Teftiş Raporu’nun 106. maddesinde sözleşmeli personel istihdam edilmesinde 5393/3 sayılı belediye kanununun 49/3-5. maddesi hükümleri ile belediye ve bağlı kuruluşları ile mahalli, idare birlikleri norm kadro ilke ve standartlarına dair yönetmeliğin 21. maddesi hükmü ile sözleşmeli personel çalıştırılmasına ilişkin esasların sözleşmeli personel, sözleşmelerinde belirtilen görev yeri dışında çalıştırılamaz hükmüne göre bu kadro da çalışmadığınız müfettiş raporu ile de tespit edilmiştir” deniyor.

 ****

Bu durumda; İzmit Belediyesi’nin 2 yılını doldurmayan, eksik evrakla kadro verilmiş, sözleşmeli personel koşulları oluşmamış personelin sözleşmesini yenilememesinde yasal bir sorun olmadığı gibi yapılan iş hukuken uygun ama vicdanen ve etik olarak yanlış.

İki yıldan fazla görev yapan 17 personelin sözleşmelerinin yenilenmeyip kapı önüne bırakılması hem hukuken, hem vicdanen hem de etik olarak yanlış ve yasalara aykırı.

Bu arada 29 Mayıs 2019 tarihli Bizim Yaka Kocaeli Gazetesi manşetinde İzmit Belediye Başkanı Fatma Kaplan Hürriyet’in, “Devr-i Sabık Yaratmayacağım” açıklaması var.

Çok beğendiğim ve yeri geldiğinde kullandığım, “Söz uçar yazı kalır” tam da İzmit Belediye Başkanı Hürriyet’in 29 Mayıs 2019 açıklaması ile 21 Aralık 2019 uygulaması ile bire bir örtüşüyor.

**************

ÖNCEKİ BAŞKAN DOĞAN “HUKUKİ DEĞİL SİYASİ”

İzmit Belediyesi’nden 29 sözleşmeli personelin sözleşmelerin yenilenmeyerek kapı önüne konulmalarının ardından İzmit Belediyesi önceki Başkanı Nevzat Doğan’ı aradım.

Başkan Fatma Kaplan Hürriyet’in suçladığı ve sorumlu tuttuğu Nevzat Doğan’a iş akitleri fesih edilen 29 sözleşmeli personel ile ilgili yorumunu sordum.

Başkanlıktan ayrılalı 9 ay olmasına rağmen bugüne kadar onlarca haksız suçlamaya maruz kalmasına rağmen konuşmayan, tek kelimelik açıklama yapmayan Nevzat Doğan ilk defa konuştu.

Fatma Hanım’ın işten çıkardığı sözleşmeli personele sahip çıkan Nevzat Doğan, “Bu uygulama ve işten çıkarmalar hukuki, vicdani ve etik değil tamamen siyasi. Fatma Hanım, Devr-i Sabık yaratmak için bu yolu seçiyor” dedi.

Nevzat Doğan, Aralık ayının son günü işten çıkartılanlara dava açmaları tavsiyesinde bulunurken şunları söyledi, “Ben Belediye Başkanlığımın ilk aylarında 3 personeli işten çıkarmıştım. Yargıya gittiler ve mahkeme kararıyla belediyeye geri döndüler. Bu arkadaşlarımızda dava açarlarsa yüzde 100 kazanırlar. Belediyedeki sözleşme akitlerinin olduğu görevlere geri dönerler. Geriye dönük maaşlarını da faizleriyle birlikte alırlar”.

Belediye Başkanı Hürriyet’in toplu işçi kıyımı yaptığını iddia eden Doğan, “İçişleri Bakanlığı Müfettişleri ve Sayıştay deneticileri benim dönemimde tüm çalışmalarımızı denetledi, hiçbir yanlış, eksik, usulsüzlük bulmadı. Kaldı ki işlerine son verilen personelin atamalarını bakanlık onayladığından hukuken resmiyet kazanmıştı. Öte yandan başkanlığım döneminde Sayıştay deneticileri ve bakanlık müfettişleri incelediler, rapor hazırladılar hiçbir şey bulamadılar. Her şeyin hukuken uygun olduğunu rapor ettiler” dedi.

Doğan şöyle konuştu, “İzmit’i yönetirken parti ayırımı yapmayacağını, herkesi kucaklayacağını, devr-i sabık yaratmayacağını söyleyen Fatma Hanım gerçek yüzünü 2019’un sonunda gösterdi”.

 

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Galip Ataman - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Bizim Yaka Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Bizim Yaka Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.


Anket Yerli otomobile sahip olmak ister misiniz?