Ruh sağlığımız bozuldu!

İnsan demek, iyi ve kötü düşünce yetkisi olan ve aklıyla, mantığıyla, duygularıyla hareket eden bir varlık. Acıkan, susayan, tuvalet ihtiyacı olan, üşüyen, ısınan, ağlayan, gülen, öfkelenen bir varlık. Yani insan olarak çok yönlü bir varlığız. Gülmek kadar ağlamak, eğlenmek kadar sinirlenmek de normal duygularımız.

Ancak son zaman diliminde hemen hemen toplumun çoğunun ruh sağlığı çok da normal değil. Nedenleri birçok şey olabilir. Eşler, arkadaşlar, komşular arasında sabırsızlık, çabuk sinirlenme ve kırıcı konuşmalar çoğaldı.

Boşanmalar arttı. Cinayetler, darplar, gasplar çoğaldı. Farklı bir pencereden bakarsanız özellikle kalp, şeker ve kanser hastalığı adeta hortladı. Tabi ekonomik koşullar, işsizlik, hastalık, kayıplar bizleri asabi yaptı.

Asabi olmakla beraber tepkiler de şiddetlendi ve sertleşti. Eskiden iki araç birbirine korna bassa her kes yoluna devam ederdi. Şimdi araçlar kenara çekiliyor, tartışma çıkıyor hatta birbirini itme kakma oluyor.

Kimsenin kimseye tahammülü yok artık. Nüfus çoğaldı kalabalıklaştı dünyamız. Bu yüzden de paylar azaldı. Saygıyı kaybetmeye başladık, bencil toplumlar oluşturduk kendi içimizde. Birbirine zarar veren kişileri görünce ayırmak yerine cep telefonu ile çekim yapar olduk.

Cinsel istismarları saymıyorum bile. Ruhen öyle bozulmaya başladı ki toplum, çocuklara hatta hayvanlara göz koyar oldular. Kadına şiddet hat safhada. Çocuk istismarı keza aynı. Şiddete meyilli bir toplum çıkardık içimizden.

Her ülke kendi içinde yaşadıklarını daha iyi bilir tabi ki. Ama bizim ülkemiz kadar kısa sürede bozulan olmadı. Saygının bittiği her yerde şiddet, bencillik başlar. Bizim ülkemizde birbirimize saygıyı yitirdik. Adetlerimiz, gelenek göreneklerimiz yok olmaya yüz tuttu.

İnsan ilişkilerini unuttuk. A sosyal insanlar olduk sanal alemde yaşıyoruz. Tüm bunlar bizim ruhumuzu bozdu. Yaşlı, hamile, çocuklu, hasta, engelli gibi öncelik tanınması gereken kişileri bile görmezden gelir olduk.

Ramazan ayında bile oruçlu ile oruçsuz olmayı ve karşılıklı saygılı, anlayışlı olmayı unuttuk. Uç noktalara çekildi dünyalarımız. Toplum olmayı unuttuk bireyler olarak hareket eder olduk. Hani derler ya eski bayramlar ya da ah o eski günler diye.

İnanın ben o günleri çok özledim. Gülümseyerek bakan gözleri, paylaşan elleri ve her şeye rağmen mutlu olan o insanları özledim. Değişim gelişerek olur ancak ana tema aynı olmak kaydıyla gelişimdir.

Kendinden, özünden bir şeyleri yitirerek çağ atlamak sadece duyguları bırakıp madden yaşayan robotik insanlar topluluğuna dönmeye sebep olur. Hiç bir şey için geç değildir... 

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Ebru Maral Minareci - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Bizim Yaka Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Bizim Yaka Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Bizim Yaka Kocaeli Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Bizim Yaka Kocaeli Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket Koronavirüs aşısı çıktığında yaptırmayı düşünür müsünüz?