172 yıllık “tarihi” okul binasına kim taşınacak?

 Türkiye Cumhuriyeti’nin son Başbakan Yardımcısı Sayın Fikri Işık ile

yerel ve genel siyasetten iç ve dış politikaya kadar çok şey konuştuk.

Son dönemde TBMM Nato Parlamenter Asamblesi Türk Grubu Üyesi olarak Belçika ve ABD’deki Nato toplantıları dahil yurt dışı, partisi tarafından yurt içi verilen görevler nedeniyle bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olanların istişare toplantılarına katılmadığını eleştirenlere inat düşman çatlattık.

Sizin anlayacağınız pazar günü zaman tünelinde son 17 yılı kapsayan kısa bir yolculuk yaptık.

Çoğunlukla ben sordum Sayın Bakan anlattı. Eğitim başta olmak üzere değişik konularda görüşlerimi, tespitlerimi ve yorumlarımı öğrenmek isteyince bildiklerimi anlattım.

Siyaseti kuralına göre yapan, oturduğu koltuklardan “hoş bir seda” bırakarak ayrılan, Kocaeli sokaklarında dolaşırken herkese dokunan, gönülleri feteden Sayın Işık’ı dinlerken her zamanki gibi etkilendim.

Bilmediğim ya da yanlış bildiklerimin doğrularını anlattığı küçük küçük anekdotlardan öğrendim.

Kocaeli’ye hizmet eden siyasilerin, bürokratların, akademisyenlerin, iş insanlarının kulaklarını çınlattık.

Bir saatten fazla yazılmamak koşuluyla söyledikleri dahil konuştuklarımızdan bugün sadece “eğitim” ile ilgili bölümü paylaşacağım.

Neden eğitim? Çünkü bugün iktidar partisi dahil Türkiye’de eğitime en fazla kafa yoran, eğitim sorunlarını bilen ve çözüm arayan, eğitim adına doğru bildiklerini söyleyen, yanlış uygulamaları eleştiren siyasilerin başında Sayın Fikri Işık gelir.

Kocaeli’de eğitim kalitesi, okul, derslik ve öğretmen sayısının artmasında, Ankara’da sorunların çözülmesinde en büyük desteği Sayın Fikri Işık verdi ve vermeye de devam ediyor.

GAZİ LİSESİ NE OLACAK?

Pazar günü Sayın Bakan ile baş başa konuşmamızda öne çıkan ve kamuoyunun merak ettiği konuların başında Gazi Lisesi, 50. Yıl Cumhuriyet Ortaokulu, Yavuz Kız Meslek Lisesi binaları vardı.

İlk sözü, “Yavuz MTAL’nin Yenimahalle’de yaptırılan Nuh Çimento Eğitim kampüsüne taşınmasıyla boşalan binanın kullanılmasında acele edildi” oldu.

Ardından binanın yıkıldıktan sonra arkaya çekilerek altı otopark, üstü pazar günleri kullanılacak pazaryeri olarak planlanarak yapılacak bir inşaat ile bölgenin “okul-otopark-pazaryeri” sorununun aynı anda kullanılabileceğini söyledi.

Acele verilen kararla 50. Yıl Ortaokulu’nun taşındığını, yapılacak bir şey olmadığını ifade etti.

Ardından kamuoyunda çok tartışılan, son günlerde ara verilen Gazi Anadolu Lisesi ve 50. Yıl Ortaokulu’nun boşalttığı binalarının kullanımı ile ilgili görüşünde değişiklik olup olmadığını öğrenmek istedim.

Benim de aralarında olduğum Gazi Anadolu Lisesi tarihi binasının “Kent Müzesi ya da Eğitim Müzesi” olarak kullanılması, yeni binasına İzmit İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü’nün taşınması fikrine sıcak bakıp bakmadığını sordum.

Sayın Bakan çayından bir yudum aldı, arkasına yaslandı, pastırma yazı sıcaklarını fırsat bilerek ara tatilini Seka Park’a gelerek değerlendiren öğrencilerin bulunduğu kısma baktı.

Ve kararlı bir şekilde “Hocam ben siyasetçiyim. İktidar partisi olarak seçim meydanlarında Gazi Anadolu Lisesi’nin boşaltacağı tarihi binayı ‘Dijital Kent Kütüphanesi’ yapacağımız söyledik. Seçim beyannamemize de yazdık. Türkiye’de iktidar değişikliği olmadığına göre vaadlerimiz geçerli, söylediklerimizin arkasındayım” dedi.

Arkasından ekledi, “İzmit Milli Eğitim Müdürlüğü’nün tarihi binaya taşınmasını doğru bulmam. Tarihi binada çivi çakmak bile mümkün değilken burada düzenleme yapmak imkansız. Taşınacaksa 50. Yıl Cumhuriyet Ortaokulu’nun boşalttığı binaya taşınsın. O bina bir dönem sağlık il müdürlüğü olarak kullanılmıştı. Fazla masraf da çıkmaz”.

Sayın Bakanın tarihi binadaki ısrarını görünce bahçedeki yeni binayı gündegetirdim.

İşte cevabı, “Hocam, İzmit merkezi harekelendirmemiz lazımn. O binayı farklı amaçlarla halka ve esnafa açmak istiyoruz. İzmit İmam Hatip Anadolu Lisesi’ni önümüzdeki günlerde yıkıp yerine yenisini yaparken öğrencilerin eğitim-öğretimlerine bu binada devam etmelerini düşünüyoruz” oldu.

Eğitimin sorunlarıyla ilgilenmeye il başkanlığı yaptığı günlerde başlayan, TBMM Milli Eğitim Komisyon üyeliği ve sözcülüğü, bakanlık, başbakan yardımcılığı dönemlerinde sahip çıkan, milletvekili olarak ilk günkü kadar olmasa da ilgilenenSayın Fikri Işık, “olmaz” diyorsa tarihi okul binası ve aynı bahçe içindeki yeni binaya İzmit İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü taşınamayacak demektir.

Gazi Anadolu Lisesi’nin tarihi binası ile 50. Yıl Ortaokulu binasının bundan sonra nasıl kullanılacağına önümüzdeki günlerde Vali Hüseyin Aksoy ve Milli Eğitim İl Müdürü Fehmi Rasim Çelik’in görüşmesi sonrası belli olacak.

SONUÇ: Sayın Işık’ın açıklamalrından sonra günlerdir kamuoyunu meşgul eden Tarihi okul binası kent müzesi ya da kent kütüphanesi olacak. Büyük olasılıkla İzmit İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü, 50. Yılın boşalttığı binaya taşınacak. Seka Camii’nin yanındaki boşalacak bina milli eğitim ölçme ve değerlendirme merkezi olarak kullanılacak.

TAHİR HOCA’DAN CHP’YE “DERS!”

Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı Doç. Dr. Tahir Büyükakın, dün kara tahta başına geçmedi ama mikrofandan hocalık günlerini hatırlatan konuşma yaptı.

Milletvekilleri Tahsin Tarhan ve Haydar Akar başta olmak üzere CHP’lilere unutamayacağı ders verdi.

CHP Milletvekillerinin “Metro, Golf Arabaları, Akıllı Telefonlar, Büyükşehir Borçları” idialarını siyasetçi kimliğiyle cevaplarken “CHP’lilerin attıkları çamur yüzlerine yapıştı” dedi.

Metro inşaatının bakanlığa devredildiği günlerde, “Metro çukurudan nasıl çıkacaklar” diyen CHP milletvekillerini “metro çukuruna” gömdü.

Bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olan, delilsiz, belgesiz, desteksiz konuşan CHP’lilere belgelerle meydan okudu.

“Allah, kimseyi CHP’lilerin durumuna düşürmesin” derken Büyükşehir Belediyesi’ni, Metro ve Golf Arabaları üzerinden eleştirenleri, “kente zaman kaybettirmek ve ait oldukları ile ihanet etmekle” suçladı.

“CHP’liler belediyeciliği öğrenmek, vizyonlarını geliştirmek istiyorlarsa AK PartiliBelediyeleri  takip etsinler” dedi.

Tahir Hoca’yı dinledikten sonra TBMM çatısı altında düzenlediği basın toplantısında Büyükşehir Belediyesi’ni suçlayan CHP Milletvekili Tahsin Tarhan’ın takınacağı tavrı doğrusu merak ediyorum.

Yalnız Tahsin Tarhan’ın değil Sözcü Gazetesi’nde yayınlanan yalan haberleri  referans göstererek manşetten verenlerle eleştirenlerin Tahir Hoca’dan özür yazılarını okumak istiyorum.

Özellikle çöp konusunda, “Galip Hocam da yazılarında bu konuları geniş ve detaylı şekilde yazdı” derken anlattıklarının anlaşıldığirişi çok anlamlıydı.

Toplantının gündemi “Metro, Golf Arabaları, Akıllı Telefonlar” ile ilgili idialar olmasına rağmen gazetecilerin “Büyükşehir Borçlarını” sormasını bana CHP’lilerle aynı dili konuştuklarını anımsattı.

Tahir Hoca’nın sorular karşısında “Ya iyi anlaşılmadı ya da ben iyi anlatamadım” derken ardından verdiği “Geriye dönük tartışmalar zaman kaybettiriyor” derken mesajı CHP’liler kadar “içi-dışı-altı-üstü boş” sorular soran gazetecilereydi.

İşte Tahir Hoca’nın CHP Milletvekillerinin “En Borçlu Belediye” iddialarına verdiği cevap, “Büyükşehir Belediyesi’nin en borçlu belediye olduğu doğrudur. Ama kente zaman kaybettirmesinler bıraksınlar işimize bakalım.

bu borçlar  CHP döneminde CHP’nin belediyecilik anlayışı sayesinde Yuvacık Barajından kaynaklanan borçtur. Yapılandırma sonrası 6 milyar TL borç, aylık 22 milyon TL olmak üzere 144 ayda bitirilecek. Bugüne kadar 1.4 milyar lirası gelirlerimizden kesildi.”

 

Büyükakın konuşmasının sonlarına doğru, gerçeği yansıtmayan yalan-yanlış bilgileri temcit pşilavı gibi ısıtıp ıstıp kamuoyu ile paylaşan CHP’lileri göreve çağırarak, “Ben farklı bir partiden seçilmiş belediye başkanı olabilirim ama bir siyasi adam bu kadar delilsiz, desteksiz konuşur mu? Sonra ortaya çıkınca kıvırmaya başlıyorlar. Elinde delil varsa suç duyurusunda bulun. Kenardan konuşup itibar zedelemek maksadıyla yapıyorsan yazıklar olsun” dedi.

Yuvacık Barajı borçlarıyla ilgili açıklamalarsa beni yıllar öncesine götürdü.

barajın yapılmasına destek verirken maliyetinin pahalı ve işletmesinin rantabl olmadığını eleştirdiğim için dönemin Büyükşehir Belediye Başkanı Sefa Sirmen ve Genel Sekreteri Kadri Veziroğlu’nun Avukat Fahri Örengül tarafından aaleyhimsde açılan ceza ve hukuk davalarını hatırlattı.

Yerel mahkemelerin, hakkımda açılan davaları rededen kararlarının Yargıtay tarafından da onaylanmasıyla Yuvacık Barajı’nın maliyetinin yüksekliği ile ilgili yazılar dolaylı olarak da olsa Yüksek Yargı tarafından da kabul edilmişti.

 

TEŞEKKÜRÜ HAK ETTİLER

Dünkü basın toplantısında Büyükşehir Belediye Başkanı Doç. Dr. Tahir Büyükakın’ın yanı sıra Özel Kalem Müdürü Serhan Çatal, Genel Sekreter Balamir Gündoğdu, Genel Sekreter Yardımcısı Dr. Hasan Aydınlkık, Basın ve Halkla İlişkiler Daire Başkanı Sadık Uysal’ın performansı da dikkatimi çekti.

Tahir Hoca, orkestra şefi gibi açıklamasını başarıyla yaparken Çatal, Gündoğdu, Aydınlık da başarılı olarak teşekkürü fazlasıyla hak ettiler.

Burada, Basın ve Halkla İlişkiler Daire Başkanlığı görevine geçtiğimiz günlerde başlayan Sadık Uysal ile ilgili küçük bir parantez açmak istiyorum.

Sadık Hoca, milli eğitim müdür yardımcısı iken tanıdığım, çalışmalarını, eğitime kazandıdrdıklarını bildiğim ve takdir ettiğim bir yöneticiydi.

Aynı başarı ve performansı Büyükşehir Belediyesi’nde de göstereceğine inanıyorum.

“Nereden biliyorsun?” derseniz, dün gazete ve internet siteleri genel yayın müdürlerinin karşısına ilk kez çıkmasına rağmen toplantının kusursuz ve eksiksiz yürütülmesinde, gazetecilerle kurduğu diyaloğ ve iletişimde ki becerisinden.

Sadık Hoca’ya bir kez daha yeni görevinde başarılar diliyorum.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Galip Ataman - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Bizim Yaka Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Bizim Yaka Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.


Anket Kocaelispor’un yeni teknik direktörü Selahattin Dinçel başarılı olur mu ?