Atatürk’ün cenazesi neden İzmit Garı’ndan gönderildi?

Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk, bir ulusun yeniden doğuşunu sığdırdığı 57 yıllık yaşamında İzmit’e defalarca geldi.

İzmit, Atatürk’ün önemli toplantılarına ev sahipliği etmesi, yerli ve yabancı gazeteci konuklarıyla buluşması, Cumhuriyetin ilanı dahil önemi mesajları vermesi açısından çok önemliydi.

Atatürk her defasında İzmit’e trenle gelip, trenle giderken 81 yıl önce bugün 19 Kasım 1938’de Atlas Türk Bayrağı’na sarılı tabutu vapurla getirildi, Ankara’ya İzmitlilerin gözyaşlarıyla trenle gönderildi.

10 Kasım 1938’de İstanbul Dolmabahçe’de vefat eden Atatürk’ü aramızdan ayrılışının 81. yılında rahmetle, şükranla, özlemle andık.

Geliniz bugün zaman tünelinde 81 yıl öncesine yolculuk yaparak o günü hatırlayalım.

Atatürk’ün cenazesinin neden İzmit’e trenle değil de deniz yoluyla getirildiği, neden Ankara’ya Haydarpaşa Garı’ndan değil de İzmit Garı’ndan gönderildiği sorusuna cevap arayalım.

 

KARADAN VE DENİZDEN

1881 yılında Selanik’te dünyaya gelen Gazi Mustafa Kemal Atatürk, 10 Kasım 1938’de İstanbul Dolmabahçe’de vefat etti.

Cenazesi 19 Kasım 1938’de İstanbul’dan İzmit’e deniz yoluyla, aynı günün akşamı İzmit Garı’ndan trenle Ankara’ya uğurlandı.

20 Kasım 1938’de Ankara’da ilk TBMM binasında katafalka kondu.

21 Kasım 1938 Etnografya Müzesi’ne nakledildi.

10 Kasım 1953’de ebedi istirahatgahı Anıtkabir’e defnedildi.

Atatürk dışında denizde ve karada görkemli bir cenaze töreni düzenlenen ikinci bir devlet adamı duymadım.

81 yıl önce bugün 19 Kasım 1938 cumartesi sabahı Dolmabahçe Sarayı’ndaki Atatürk’ün naşının bulunduğu gül ağacından yapılmış Atlas Türk Bayrağı’na sarılı tabutu 12 generalin omuzlarında top arabasına kondu.

Öğle saatlerinde, önce Sarayburnu’nda bekleyen Zafer muhribine ve sonra

Haydarpaşa önünde demirli bulunan Deniz Kuvvetleri’nin sancak gemisi ve Türkiye Cumhuriyeti’nin denizlerdeki gücünün bir simgesi olan Yavuz Zırhlısı’na generaller tarafından nakledildi.

Yavuz Zırhlısı’nın 101 pare top atışı ile başlayan Haydarpaşa açıklarındaki tören saygı duruşuyla son buldu.

Birer dakika arayla top atışı yapan Yavuz Zırhlısı’na refakat eden bayrakları yarıya indirilmiş deniz kuvvetlerine ait kruvazörler, muhripler, denizaltı gemileri, hücumbotlarla Türk ve yabancı devlet donanmalarını temsil eden harp gemileri Darıca açıklarında Atatürk’ü son kez selamladıktan sonra İstanbul’a döndü.

İstanbul Haydarpaşa açıklarında öğle saatlerinde hareket eden Yavuz Zırhlısı akşam saatlerinde İzmit Üs Komutanlığı mayın iskelesi açığına demirledi.

Saat 19.50’de Zafer muhribine nakledilen Atatürk’ün tabutu, Donanma Komutanı Amiral Şükrü Okan, Harp Filosu Komutanı, İhtiyat Filo Komutanı, Kurmay Başkanları, Filotilla Komodorları ve üst rütbeli subaylar tarafından alınarak bugün merkez bankası bulunan yerde bekleyen top arabasına kondu.

Deniz töreninin burada tamamlanmasının ardından Atatürk’ün cenazesi İzmit’te konuşlanmış olan 15.Kolordu tarafından İzmit Tren İstasyonu’na getirildi.

Saat 20.25’de beyaz renkteki vagona yerleştirilen Atatürk’ün tabutunun konduğu sağlığında yurt gezilerine götüren tren, saat 20.30’da istasyonda toplanan İzmitlilerin gözyaşlarıyla İzmit’ten Ankara’ya hareket etti.

Atatürk’ü İzmit Garı’ndan 19 Kasım Cumartesi akşam karanlığında son kez Ankara’ya götüren özel tren, 20 Kasım Pazar günü sabah saat 10.30’da Ankara Garı’nda gözyaşları ile karşılandı.

Türk Bayrağı’na sarılı Atatürk’ün tabutu trenden alınarak top arabasına kondu ve Ulus’taki Birinci TBMM binasına götürüldü.

Devlet töreninin yapıldığı 21 Kasım Pazartesi günü 12 milletvekilinin omuzlarında top arabasına taşınan tabut geçici istirahatgah olarak belirlenen Etnoğrafya Müzesi girişindeki mermer üzerine kondu, 31 Mart 1939 tarihinde burada yapılan mezara indirildi.

“Milletim beni istediği yere gömsün. Ama benim hatıralarımın yaşayacağı yer Çankaya olacaktır” diyen Gazi Mustafa Kemal Atatürk için yaptırılan Anıtkabir’in temeli 9 Ekim 1944’te atıldı.

Dönemin iktidarı, Ata’sının ebedi istirahatgahı Anıtkabir için yeterli ödenek ayırmadığında inşaat 1 Eylül 1953’te tamamlandı.

Ve Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün Etnografya Müzesi’ndeki geçici kabri 9 Kasım 1953 günü açıldı, tabutu 10 Kasım 1953 tarihinde 136 Harbiye öğrencisinin çektiği top arabasına kondu ve Anıtkabir’e törenle defnedildi.

Ruhun Şad Olsun Atam!

Gelelim başta sorduğum, “Atatürk’ün cenazesinin neden İzmit’e trenle değil de deniz yoluyla getirildi, neden Ankara’ya Haydarpaşa Garı’ndan değil de İzmit Garı’ndan gönderildi” sorusunun cevabına.

Haklı olarak çok kişi Atatürk’ün tabutunu vefat ettiği Dolmabahçe Sarayı’ndan alınıp Haydarpaşa Garı dururken İzmit Garı’na götürülmesini yadırgayabilir.

Bu tür düşünmekte haklıdırlar.

Ama Gazi Mustafa Kemal Atatürk gibi ulusların örnek aldığı kahraman bir komutana, devrimci bir devlet adamına, Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusuna sıradan bir devlet töreni değil de görkemli bir tören yapmak yakışırdı.

Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün atlas Türk Bayrağı’na sarılı gül ağacından yapılmış tabutu gemiden gemiye taşınırken cenaze töreninde 101 pare top atışı yapılması amaçlandı.

Birer dakika arayla top atışı yapan Atatürk’ün tabutunun bulunduğu Yavuz Zırhlısı’na refakat eden bayrakları yarıya indirilmiş deniz kuvvetlerine ait kruvazörler, muhripler, denizaltı gemileri, hücumbotlarla Türk ve yabancı devlet donanmalarını temsil eden harp gemilerinin Darıca açıklarına kadar eşlik etmeleri sağlandı.

Belki de cenazenin Sarayburnu’ndan Deniz Kuvvetleri’nin sancak gemisi ve Türkiye Cumhuriyeti’nin denizlerdeki gücünün simgesi Yavuz Zırhlısı’na konarak Kurtuluş Savaşı’nı başlatmak 15 Mayıs 1919 tarihinde Samsun’a gitmek için Bandırma vapuruna bindiği yer Sarayburnu özellikle seçilmiştir.

Ya da Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün ilk ve son basın toplantısını yaptığı, cumhuriyet dahil yeni devletin kuruluşuyla ilgili önemli mesajlar verdiği, bir çok kez ziyaret ettiği İzmit’ten mesaj vermek istenmişti.

Kim, niçin, ne düşünerek Ankara’ya Haydarpaşa değil de İzmit İstasyonu’ndan yolcu edilmesi kararını almışsa doğru yapmış.

Türk ulusu, Atatürk gibi bir dünya liderine bugüne kadar kimseye yapılmayan bir cenaze töreni düzenleyerek sadece asker olarak değil devlet adamı olarak da saygısını, özlemini, şükranını, minnetini göstermiş oldu.

İZMİTLİLER UNUTTU

Üzülerek söylemek isterim ki, dünyanın örnek aldığı, 81 yıl önce ulusunun arkasından gözyaşı döktüğü Gazi Mustafa Kemal gibi bir lideri İzmitliler gereken değeri ve önemi vermediği gibi son yolculuğuna uğurlandığı 19 Kasım’a yeterince sahip çıkamadı.

İzmitlilerin unuttuğu, sahip çıkamadığı Gazi Mustafa Kemal Atatürk, 18 Haziran 1922’de, İzmit Portakal Hafız Konağı’nda Fransız yazar Claude Farrere’nin de hazır bulunduğu toplantıda İzmitlilere seslenirken,“Türk halkı asırlardan beri hür ve müstakil yaşayan bir kavmin kahraman evlatlarıdır. Bu milletin istiklalsız yaşamamıştır, yaşayamaz ve yaşamayacaktır” demişti.

16 Ocak 1923’te, İzmit Saray Müze’de dönemin İstanbul gazetecileri ile bir araya geldi. Saatler süren toplantıda Cumhuriyet’in ilan edileceği, halifeliğin kaldırılacağı, egemenliğin kayıtsız şartsız milletin olacağı, Latin harflerinin kabul edileceği mesajları vermişti.

19 Ocak 1923’te, İzmit sinemasında buluştuğu İzmitlilere şöyle seslenmişti, “Efendiler! İzmit'in muhterem ahalisini bu suretle yakından selamlamakla çok bahtiyarım. Türkiye'nin en kıymetli ve en mühim bölgelerinden biri olan İzmit, çok yakın günlerde düşmanın ayakları altında çiğnenmekteydi. Tahrip ediliyordu. Masum ahalisi kesiliyordu. Zulüm yapılıyordu. Nihayet bütün memleketi, bütün milleti kurtarmayı üstlenen yiğit evlatlarımızdan oluşan ordu, bütün düşman orduları üzerinde tesirini hissettirmeye muvaffak olduğu gün, burada sizi taciz eden düşmanlar, sizi bırakıp gitmek mecburiyetinde kaldılar. İşte ben ondan sonra idi ki, ilk defa olarak buraya gelmiştim. O vakit güzel memleketinizi ve muhterem halkınızı yakından görmek ve onları kucaklamakla büyük sevinç ve haz hissetmiştim. O günlerin hatıratını şimdiye kadar çok derin hislerle muhafaza ettim ve daima muhafaza edeceğim. Bu gün ikinci defa olmak üzere aynı hatırayı yerinde yaşamaktan çok memnunum.”

Bırakın Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün defalarca gitmesini, önemli toplantılar yapmasını bir kez trenle geçerken el salladığı yerlerde her yıldönümünde törenler düzenleniyor.

Padişahlığı elinin tersiyle iten, halifeliği kabul etmeyen, Cumhuriyeti savunan, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün yeni devlet şeklinin mesajlarını verdiği İzmit’te yaşayanlar Ataları için ne yapıyor? Kocaman bir “hiç”.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Galip Ataman - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Bizim Yaka Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Bizim Yaka Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.


Anket Kocaelispor’un yeni teknik direktörü Selahattin Dinçel başarılı olur mu ?