İzmit Kaymakamı Cinbir ve İzmit Hükümet Konağı

İzmit Kaymakamı Şevket Cinbir, 29 Ağustos’ta göreve başladı.

Vali Hüseyin Aksoy’un talimatları doğrultusunda İzmit’i yönetirken kısa sürede İzmitlilerle kaynaştı.

Muhtarlarla toplantılar yaparak, sık sık halkın arasına girerek ilçeyi tanımak,  sorunlarını öğrenmek istedi.

Önceliği, Kaymakamlık ve Kuruçeşme’deki İş Mahkemeleri’nin kullandığı binaların Sosyal Güvenlik Kurumu’ndan, Milli Emlak Müdürlüğü’ne devriyle ilgili işlemleri takip etmek oldu.

Bu arada kaymakamlık, nüfus ve tapu hizmetlerinin verildiği mevcut binadan en iyi şekilde yararlanabilmek için girişimlerde bulundu.

Hafta sonu konuşurken Mehmet Ali Paşa Mahallesi Muhtarı Yaşar Doğan’ın Namık Kemal Anadolu Lisesi’nin yıkılarak yerine İzmit Hükümet Konağı yapılacağı açıklamasına destek verdiği yönündeki açıklamalarına üzüldüğünü anlattı.

Önce muhtar Doğan’ın gazetelere açıklamasını ve sosyal medyadan paylaşımını okuyalım, “Milli Eğitim tarafından yıkılacak ve Cephanelik’e taşınacak olan Namık Kemal Lisesi yerine İzmit Kaymakamlığı’nın taşınmasını düşünüyorum. 3 yıl önce teklifimizi o günkü Kaymakamımız Sayın Ersin Emiroğlu’na yapmıştık ama olumlu cevap almamıştık. Şimdi Yeni Kaymakamımız Sayın

Şevket Cinbir’e 30 Eylül günü muhtarlarla yaptığımız toplantıda tekrar

teklifimizi dile getirdim. Kendileri sıcak baktılar ve önemli alternatiflerden biridir dediler. Bu talebimiz için bakalım önümüzdeki süreçte bir çalışma yapılır mı? Bizler de merak içerisindeyiz.”

Gelelim Kaymakam Şevket Cinbir’in anlattıklarına, “Galip Hocam, muhtarlarla yaptığım toplantıda böyle bir teklif geldi. İzmit’e yakışır Hükümet Konağı yapılmasını ben de isterim. Ama Namık Kemal Anadolu Lisesi’ni yıkıp yerine Kaymakamlık binası yapmak kesinlikle söz konusu değil. Ben İzmit kaymakamıyım, Kocaeli’yi Sayın Valimiz yönetiyor. İzmit’i tanımaya çalışırken yapılan her önerinin kamuoyunda benin desteklediğim şekilde açıklanması yanlış. Ben mevcut Kaymakamlık binasını daha iyi nasıl kullanırım, vatandaşa daha iyi nasıl hizmet verebilirim çalışması yapıyorum.”

Sizin anlayacağınız; muhtar Yaşar Doğan, İzmit’e 2 ay önce gelen Kaymakam Şevket Cinbir üzerinden açıklamalar yaparak gündem yaratmak istemiş ama baltayı taşa vurmuş.

Buradan Muhtar Yaşar Doğan başta olmak üzere Namık Kemal Anadolu Lisesi binasını yıkıp arsası üzerine İzmit Hükümet Konağı yapılması isteyen ve destekleyen herkes şunu bilmeli;

Bir: Muhtar Doğan’ın iddia ettiği gibi Namık Kemal Anadolu Lisesi Cephanelik’e yapılacak yeni binaya taşınmıyor. Çünkü Milli Eğitim Müdürlüğü’nden böyle bir çalışma ve düşünce yok.

İki: Kaymakam Şevket Cinbir’in, Namık Kemal Anadolu Lisesi binasının yıkılarak yerine Kaymakamlık Binası yapılmasına sıcak baktığı, destek verdiği doğru değil.

Üç: Kaymakam Cinbir, 9. Sınıflara geçen seneye göre öğrenci sayısındaki artış nedeniyle bırakın mevcut lise binalarını yıkarak yerine kaymakamlık binası yapmayı aksine yeni derslik ihtiyacını giderecek çalışma yapıyor.

 

KAYMAKAM’DAN MÜJDE

Mehmet Ali Paşa Muhtarı Yaşar Doğan kaymakamlık binası ile ilgili açıklamasıyla kendisine gündem yaratmaya devam ededursun.

Kaymakam Şevket Cinbir, İzmit Belediyesi’ne aitken borçlarına karşılık takas yöntemiyle Sosyal Güvenlik Kurumu’na bıraktığı binaların emlak müdürlüğüne devriyle ilgili müjde verdi.

Geliniz 3 yıl öncesine gidelim;

İzmit Belediyesi’nin 2009 yılında 5 belde belediyesinin birleşmesiyle kurulmuş, borç rakamları ödenemez duruma gelmişti.

2016 yılında dönemin Belediye Başkanı Dr. Nevzat Doğan, aralarında bugün Yenişehir’de İzmit Kaymakamlığı’nın, Kuruçeşme’de iş mahkemelerinin kullandığı belediyeye ait yerleri yaklaşık 70 milyon lira bedelle SGK ve Vergi Dairelerine olan 100 milyon liralık borçlarına karşılık CHP’lilerin karşı çıkmasına rağmen vermişti.

Önceki gün konuşurken Kaymakam Cinbir, kaymakamlık ve iş mahkemeleri binalarının Sosyal Güvenlik Kurumu’ndan, Milli Emlak Müdürlüğü’ne devredilmesiyle ilgili takas kararı alındığı, yazışmaların sonuçlanmak üzere olduğu müjdesini verdi.

Bir başka deyişle; Sosyal Güvenlik Kurumu Hazineye ait 11 ayrı yere karşılık kaymakamlık ve iş mahkemeleri binalarını Milli Emlak Müdürlüğü’ne devredecek.

Şimdi birileri haklı olarak çıkıp, “Sosyal Güvenlik Kurumu ile Milli Emlak Müdürlüğü arasında yapılan takasla İzmit Kaymakamlığı’nın ne ilgisi var?” diyebilir.

Anlatayım;

Bir: Bu iki binanın hazineye devredilmesinin ardından İzmit Kaymakamlığı’nın kullandığı bina İçişleri Bakanlığı’na, İş mahkemelerinin kullandığı Kuruçeşme’deki bina Adalet Bakanlığı’na tahsis edilecek.

İki: Takas ve tahsis işlemlerinin gerçekleşmesinin ardından İzmit Kaymakamlığı ve iş mahkemeleri Sosyal Güvenlik Kurumu’na kira ödemekten kurtulacak.

****************

CHP DÖVÜYOR

AK PARTİ BAKIYOR!

 

31 Mart seçimlerinde İzmit Belediyesi’ni AK Parti’den alarak Av. Fatma Kaplan Hürriyet’i Başkanlık koltuğuna oturtan CHP’liler pek havalı.

Özellikle CHP Milletvekilleri Haydar Akar ve Tahsin Tarhan konuşmuş olmak için konuşuyorlar, eleştirmiş olmak için eleştiriyorlar.

Yanlış, eksik bilgilerle kamuoyunu yanıltmaya devam ederken algı oluşturmakta başarılı da oluyorlar.

Sizin anlayacağınız; CHP’liler döverken AK Partililer bakıyor.

Milletvekilleri Akar ve Tarhan’ın Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Büyükakın’ı “itibarsızlaştırmaya” yönelik gerçekleri çarpıtan açıklamalarına 7 milletvekilinden biri çıkıp cevap vermiyor.

Kim bilir, sanmıyorum ihtimal vermiyorum ama bazıları Tahir Hoca’nın “yumruk” yemesinden memnun oluyordur!

Ya da çok daha önemli işleri olduğu için “Bize ne. Cevabını, Tahir Başkan

versin” diyorlardır.

Belki de ilk yerel ve genel seçimlerde söz sahibi olacak, Kocaeli’yi yönetecek AK Parti kadrosunu oluşturmakla meşgul olduklarından zaman ayıramıyorlardır.

İzmit Belediye Meclisinde çoğunluğa sahip AK Parti, “araç kiralama, kreş, alkol ruhsatı” gibi kararlara karşı çıkarak Başkan Fatma Hanıma ve partisi CHP’ye malzeme veriyor.

Uzun yıllar yerelde ve genelde iktidar olamayan CHP, 31 Mart sonrası yakaladığı fırsatı çok iyi kullanıyor.

AK Parti il başkanı, 7 milletvekili, 1 Büyükşehir, 12 ilçe belediye başkanı CHP’nin 2 milletvekili ve İzmit Belediye Başkanına cevap veremiyor, verseler de onlar kadar kamuoyunda etkili olamıyor.

AK Parti’nin 31 Mart seçimleri sonrası “basiret bağlanması” yaşadığını kabul ediyorum.

İstanbul, Ankara, Antalya gibi Büyükşehirlerle İzmit Belediyesi’ni kazanan CHP’nin kamuoyunu yalan yanlış bilgilerle yanıltırken AK Parti’nin suskunluğunu anlatmak için çok uzaklara gitmeye gerek yok.

Geçen hafta yaptığı, kamuoyunu yanıltan “ BHC” açıklamasına bakmak yeterli.

 

CHP’LİLER OKUMUYOR!

15 Kasım Cuma günü, CHP İl Başkan Yardımcısı Demet Özgün Karaman, İl Kadın Kolları Başkan Vekili Selvi Beyhan, Hukuktan Sorumlu İl Başkan Yardımcısı Berna Çetin Peker, Kadın Kolları Yöneticisi Aygül Fırat, Kartepe Meclis Üyesi Tugay Adak, Müzeyyen Topçu Tan il binasında bir araya gelmiş.

İl Başkan Yardımcıları Seda Oral ile Selim Yıldız da arkadaşlarını yalnız bırakmamış.

“CHP Doğa ve İnsan Hakları İzleme Grubu” konuğu ise Kocaeli Akademik Odalar Platform üyelerinin Büyükşehir Belediyesinde yapılan “Evsel Katı Atıkların Bertarafı İçin Yer Seçim Toplantısında” oy birliğiyle alınan karar sonrası sesi çıkmayan, eylemlerine ara veren Sait Ağdacı.

Çevre Mühendisleri Odası önceki Dönem Başkanı Sait Ağdacı karşısında gazetecileri görünce anlatmış da anlatmış, HDP Milletvekilinden girmiş, bilim insanı edasıyla BHC’nin zararlarından çıkmış.

Kendisini çevreci aktivist olarak tanıtan, her eylemde ön safta yer alan Ağdacı’nın bilgi sahibi olmasına rağmen kamuoyunu çarpıtan açıklamalarına alışkın olduğumdan yadırgamadım.

Ama CHP Doğa ve İnsan Hakları İzleme Grubundan bir tek kişinin konuşma boyunca ve sonrası çıkıp, “Sizin yazdıklarınızla Galip Hocanın yazdıkları farklı şeyler. Siz mi yalan söylüyorsunuz, Galip Hocamı yalan yazıyor?” dememiş, diyememiş.

Çünkü CHP’liler okumuyor, BHC gerçeğini bilmiyor, İZAYDAŞ’ı hala Sefa Sirmen’in 1996 yılında kurduğu kapasite ve teknikle çalıştığına inanıyor.

40 yıldır tartışılan Merkim depolarındaki BHC’nin bugüne kadar bertaraf edilememesinde CHP’nin yerel iktidarlarının sorumluluğunu kabullenmiyor.

 

AĞDACI YANILTIYOR

CHP’li kadınların oluşturduğu Doğa ve İnsan Hakları İzleme Grubu konuğu Sait Ağdacı, “Bertaraf edilecek miktar Bin 660 Ton. Ancak ilimizdeki toplam pestisit miktarı 2 Bin 500 Ton. Geriye kalan 840 Tonu nerede” diye sormuş?

Hızını alamamış, “Pestisitlerin temas ettiği toprağın ve depoların temizlenmesi gerekiyor. Bu maddelerin yüksek derecede yakılması gerekiyor. Yakma işlemi esnasında da ortaya çıkacak gazlar da kanserojen madde” demiş.

Bir adım daha ileri giderek ahkam keserken bakın neler söylemiş, “Bu madde doğada ve çevrede uzun süre kalabiliyor. Rüzgar yoluyla hem suya ve toprağa karışıp canlıların neslinin tükenmesine, zeka geriliğine, zihinsel hastalıklara sebep olabiliyor”.

Hep Sait Ağdacı soracak değil ya. Ben de Ağdacıya soruyorum, “40 yıldır depolardaki BHC’lerden bugüne kadar hangi canlıların nesli tükenmiş, zeka geriliğine, zihinsel hastalıklara sebep olmuş?”

Söyleyebilir mi? Söyleyemez. Bakmayın siz Sait Ağdacı’nın Merkim depolarındaki BHC konusunda ahkam kestiğinde. Çünkü bilmiyor. Bilse bile

Doğruyu söylemez, işine gelmez, CHP’lileri kandıramaz.

 

BHC VE İZAYDAŞ GERÇEĞİ

Sevgili okurlar, BHC gerçeği ile ilgili belgeli, fotoğraflı, gerçek o kadar çok yazı yazdım ki toplasam kitap değil kitaplar eder.

BHC ve İZAYDAŞ gerçeğini bir kez daha yazayım ki CHP Doğa ve İnsan Hakları İzleme Gurubu dahil tüm CHP’liler ve kendisini bu konuda “otorite” gören Sait Ağdacı da öğrensin.

Önce Merkim depolarınaki yaklaşık 3 bin ton BHC’den başlayalım.

300 ton bertaraf edilmek üzere risk alan Vali Ercan Topaca döneminde Almanya’ya gönderildi.

210 ton pestisit, 55 ton kontamine atık, 9 ton kontamine su olmak üzere toplam 274 ton kontamine malzemenin ön işlem, nakliye ve bertarafı İZAYDAŞ depolarına gönderilerek 1.487.000 TL karşılığında yakıldı.

UNDP (Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı) tarafından 8 Ekim 2018 tarihinde yapılan uluslararası ihale sonucu BHC bertaraf işini Yunan menşeli Polyeco S. A. firması aldı.

Bertaraf giderleri Birleşmiş Milletler Küresel Çevre Fonu (GEF) tarafından finanse edilecek olan 2 bin 700 ton BHC’nin 880 tonu Fransa’ya, 780 tonu İZAYDAŞ’ta bdertaraf edilmek üzere Merkim depolarında uluslararası koşullara uygun paketlendi.

İZAYDAŞ’a 7 Ağustos 2019’da sevkiyata başlandı, bugüne kadar yaklaşık 700 bin ton gönderildi, günlük ortalama 3.5 ton yakılarak 200 bin tonu bertaraf edildi.

Fransa’da bertaraf edilmesi programlanan 880 ton BHC varillere konmasına rağmen Basel sözleşmesi kapsamında notifikasyon sürecinin tamamlanamaması

nedeniyle Merkim depolarında bekletiliyor.

İZAYDAŞ’ın durumuna baktığımızda, bugüne birçok deneme yakmaları gerçekleştirdi ve Çevre Mevzuatına uygun şekilde işletildiğini ispatladı.

24.08.2017 -24.08.2022 tarihleri arasında geçerli olmak üzere Çevre İzin ve Lisans Belgesi sahibi İzaydaş,

ne sahiptir.

UNDP KOK Projesi

Bu tür pestisit atıkları “kalıcı organik kirletici” (KOK) veya İngilizce kısaltması POP olarak anılmaktadır. Yaklaşık 3.000 ton civarında olan ve bertaraf maliyetinin yüksekliği nedeniyle yıllardır çeşitli çözümler bulunmaya çalışılan bu atıklar, Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı (UNDP) tarafından yürütülen bir proje kapsamında bertaraf edilecektir. İZAYDAŞ projenin başından beri üst yönetimimizin de onayı ile projeye katılmış ve UNDP tarafından sağlanan 850.000 $ fon ile (GEF) teknik yatırımları da yaparak; deneme yakması sonucu tesiste bu atıkların uluslararası standartlarda güvenli ve çevreye uygun bertarafını yapabileceğini göstermiştir.

Küresel Çevre Fonu ‘Kalıcı Organik Kirletici Stoklarının Bertarafı ve Kalıcı Organik Kirletici Salınımlarının Azaltılması’ projesi kapsamında; kalıcı organik kirletici atıkların uluslararası standartlara uygun nihai olarak bertarafının sağlanabildiğini ispatlayan bir Deneme Yakması yapılmıştır. Deneme Yakması 12 -18 Aralık 2016 tarihleri arasında uluslararası koşulları içerecek şekilde tanımlanmış bir Deneme Yakma Planına uygun olarak gerçekleştirilmiştir.

Deneme yakma sürecinde, DE (imha verimliliği) ve DRE (imha ve arındırma verimliliği) hesaplamaları OCP (Organo Klor Pestisit) ve HCH (Hekzakloor siklohekzan) giderimi konusunda İZAYDAŞ yakma prosesi değerlendirildi. KOK-pestisit ve PCB atıkları bertaraf ederek, gerek ulusal yasaları ile başta Stockholm Sözleşmesi gerekleri ve GEF rehber dokümanlarında tanımlanan şartlar olmak üzere uluslararası standartları yerine getirdiğini teknik ve çevresel performans göstergelerini sağladığı tespit edildi.

Türkiye'nin tek "Tehlikeli Atık Yakma Tesisi" ile Türkiye'nin tamamına hizmet veren bir kuruluş olduğu onaylandı.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Galip Ataman - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Bizim Yaka Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Bizim Yaka Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

01

Ahmet - Bu şehirde yaşam süren halkımızı bilgilendirme için teşekkürler.

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 17 Kasım 23:30

Anket Kocaelispor’un yeni teknik direktörü Selahattin Dinçel başarılı olur mu ?