Yıllara meydan okumak

İnsan doğar,büyür ve ölür. Doğduktan sonraki bebeklik zamanını hiç hatırlamaz.Çocukluk hayal meyal geçer ,uyku saatlerini de eklersek  ortalama bir ömrün yarısını bile yaşamamış oluyoruz. Güzel geçen günler,mutlu anlar nedense hayatımızda üzüntülü zamanlara bakış daha azdır. Belki de dünyada hüzünlenecek çok şey olduğu içindir. Acılar,kayıplar,ayrılıklar, umutsuzluk ,sevinçlere,huzura,umutlara ,gülümsemeye bakış daha fazla.

Yaşamın her anını dolu dolu yaşamak gerek der dururuz ne kadar uygulayabiliriz? Mesela hava mis gibi ,güneş gökyüzünde işi bırakıp çıkıp kırlarda yalın ayak koşabilir miyiz? Ya da okul arkadaşlarımızla buluşup tıpkı okul zamanı gibi eğlenip vakit geçirebilir miyiz? Evde işler birikmişken biz çantamızı alıp vapurla çıkıp martılara simit atabilir miyiz? Her yerimizden zincirlerle bağlıyız. Neye biliyor musunuz? Kendi oluşturduğumuz düzene bağlıyız .

Ömür akıp giderken anlamadan zamanımızı çalıp giden uğraşlar ile didinip duruyoruz. Tabi ki işi gücü bırakalım lay lay lom yaşayalım demiyorum. sadece her şeyi kararında bırakalım. Sıkıntıyı özel yaşama,özel yaşamın derdini de sosyal yaşama taşımayalım. İçimizden dondurma yemek geliyorsa 70 yaşında sokakta dondurma yenir mi demeden doya doya o dondurmayı yiyelim. Müzik duyduğumuzda aman etraf ne der demeden dans edelim. Her şeye ve herkese gülümseyelim. Bahsettiğim basit şeyler.Bir bedeli yok.

Ruhumuzu genç tutmak için salıncakta sallanıp, yakan top oynayalım mesela. Çocuk ruhumuzda köşede kalan muzip yanımızı ortaya çıkarmaktan korkmayalım. Sağ iken büyüklerimize doyasıya sarılalım öpelim koklayalım. Çocuklarımız büyürken onları izleyelim,hissedelim büyümesini. Her sene doğum günümüz gelip geçerken pastadaki mumlar çoğalıyor. Alkışladığımız şey ; özellikle orta yaş ve sonrasında "bir yaş daha bitti yaşasın ölüme biraz daha yaklaştımı " kutlamak için.Bir başka bakışa göre bu alkış bundan sonra kalan yıllarımı daha iyi yaşayacağım alkışı. 

Yani hayata nereden ve nasıl bakacağına göre şekillenir yaşamın. Ayağına top gelince kaşını çatmak yerine sen de oyuna katıl ve vur bir tekme.
Ve hep gülümse... 

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Ebru Maral Minareci - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Bizim Yaka Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Bizim Yaka Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.


Anket Halk Ekmek uygulamasından memnun musunuz?