11 bin ortaokul mezununa okul ve derslik aranıyor

Eğitim, AK Parti’nin 17 yıllık kesintisiz ve tek başına iktidarının önceliklerinin hep ilk sırasında yer aldı.

2002-2019 yıllarında Milli Eğitim Bakanlığı’ndaki değişime baktığımızda;

Bütçe 7.5 Milyar TL’den 114 Milyar TL’ye, öğrenci 13 Milyondan 18 Milyona,  öğretmen 500 Binden, 1 Milyona yükseldi.

Derslik sayısı 350 binden 750 bine çıkarken derslik başına düşen öğrenci sayısı 50’lerden 30’lara düştü.

Öğrencilere 2003-2004 eğitim öğretim yılından buyana yaklaşık 3 milyar kitap ücretsiz dağıtıldı.

3’ü profesör, 4’ü siyasetçi 7 bakan değişti; Erkan Mumcu (19 Kasım 2002-17 Mart 2003), Hüseyin Çelik (17 Mart 2003-3 Mayıs 2009), Nimet Çubukçu (3 Mayıs 2009-7 Temmuz 2011), Ömer Dinçer (7 Temmuz 2011-25 Ocak.2013), Nabi Avcı (25 Ocak.2013-23 Mayıs.2016), İsmet Yılmaz (24 Mayıs 2016-10 Temmuz 2018), Ziya Selçuk (10 Temmuz 2018-…).

7 bakanın 17 yılda yaptığı değişikliklere baktığımızda:

Bir: Eğitime Yüzde 100 Destek Kampanyası başladı.

İki: Katsayı farkı kaldırıldı.

Üç: Eğitim müfredatı değişti.

Dört: Liseler 4 yıla çıkarıldı.

Beş: OKS yerine SBS geldi.

Altı: ÖSS’nin yerini YGS ve LYS aldı.

Yedi: Düz liseler, Anadolu lisesi oldu.

Sekiz: İlköğretimde kesintisiz 8 yıllık sistem yerine 4+4+4 sistemine geçildi. Dokuz: Milli Eğitim Bakanı Ömer Dinçer döneminde, çocukların okula başlama yaşı üst limiti 72 ay, alt limiti 60 ay oldu.

On: SBS’nin yerini TEOG aldı.

On bir: 2017 yılında Liseye Geçiş Sistemi (LGS)  uygulandı.

On iki: Başbakan Binali Yıldırım ve dönemin Milli Eğitim Bakanı İsmet Yılmaz 2019’un sonunda tüm okullarda tam gün eğitime geçileceğini açıkladı.

On üç: Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk, sınavla öğrenci alan okulları “nitelikli lise” olarak açıklayınca meslek ve imam hatip liselerinden kaçış başladı.

7 yılda yapılan siyasi, bürokratik, kurumsal ve yapısal değişikliklere rağmen bakanların popülist kararlarıyla uygulamaları, sendikaların müdahaleleri sonrası beklenen sonuç alınamadı. Tartışmalar günümüze kadar devam etti.

Allah’tan sayıları az da olsa Fehmi Rasim Çelik gibi özveriyle çalışan, eğitimi dert edinen, farkındalık yaratan projelere imza atan, bireysel başarıları ve performansları öne çıkan müdürler var da eğitimde biraz olsun yüzümüz gülüyor.  

 

LGS-2020 VE 4+4+4   

Milli Eğitim’de güzel işler yapılsa da her bakanın kendi kadrosunu kurması, aldığı popülist kararlara sahip çıkamamasının sonunda yaşanan sorunları

tek tek anlatmayacağım.

17 yılda Milli Eğitim Bakanlığı’nı yöneten kadrolarda zaman zaman değişiklik yapılsa da zihniyetin aynı olduğunu da eleştirmeyeceğim.

Milli Eğitim Bakanı Ömer Dinçer’in aldığı çocukların okula başlama yaşı değişiklik kararının bugün eğitimde “LGS Seferberliği” başlatılmasına neden olan sıkıntıyı yazacağım.

O tarihte okula başlama yaşı üst limiti 72 ay, alt limiti 60 ay kararı ile 11 bini Kocaeli’de olmak üzere Türkiye genelinde 400 binin üzerinde çocuk ilkokul 1. sınıfa başladı.

Gelecek sene yapılacak yerleştirmelerde 4+4+4 eğitim sistemi ile ilkokula başlayan çocuklar yüzünden okul, derslik ve öğretmen sıkıntısı yaşanacak.

Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk, geç de olsa gelecek sene yaşanacak tehlikenin farkına vardı.

Ve bir süre önce Sivas’ta yaptığı il müdürleri toplantısında bugünden önlem alınmasını, planlama yapılmasını istedi.

İstanbul başta olmak üzere illerde bugünden önlem alınmaz, planlama yapılmaz ise yaşanacaklara göz atalım:

Bir: Dönemin Milli Eğitim Bakanı İsmet Yılmaz’ın açıkladığı “tüm okullarda tekli öğretime geçilecek” müjdesi hayal olacak. Aksine tüm okullarda çiftli öğretime dönülecek.

İki: yaptırılan okul ve dersliklerle sınıflarda 30’a indirilen öğrenci mevcudu yeniden 40’a çıkacak.

Üç: Liselerde branş öğretmen ihtiyacı artacak.

Dört: Bakan Ziya Selçuk’un “nitelikli okullar” tanımlamasının ardından kontenjan açığı olan meslek liseleri bünyesinde Anadolu Lisesi şubeleri açılacak.

Beş: Tercih edilmediği için boş kalan imam hatip liseleri Anadolu lisesine dönüştürülecek.

Sizin anlayacağınız, Milli Eğitim Bakanları’nın zaman zaman aldığı siyasi, popülist ve keyfi kararların bedelini öğrenciler ödüyor.

Ülke genelinde ekonomik sıkıntının yaşandığı, her alanda tasarrufa gidildiği ve ödeneklerin kesildiği bir dönemde valilerin ve milli eğitim müdürlerinin işi zor.

 

KOCAELİ ÖRNEK İL

İstanbul başta olmak üzere tüm illerde yaşanacak sorunları en aza indirebilmek için çalışmalar yapılırken en rahat ilin, Bakan Ziya Selçuk’un Sivas toplantısında örnek gösterdiği Kocaeli diyebilirim.

Valiler Erdal Ata ve Ercan Topaca dönemlerinde “Eğitime Yüzde 100 Destek” kampanyası ile hayırseverlere ek olarak Vali Hüseyin Aksoy döneminde devlet katkısıyla yaptırılan okul ve derslikler sayesinde küçük dokunuşlarla Kocaeli, sıkıntı yaşanmayacak illerin başında geliyor.

Kocaeli’de 2018-2019’da 27 bin olan LGS’ye giren öğrenci sayısı 2019-2020’de 38 bin olacak.

8 yıl aradan sonra gelen 11 bin fazla öğrenciyi liselere nasıl yerleştireceklerini

Milli Eğitim İl Müdürü Fehmi Rasim Çelik’e sordum.

Rasim Hocanın cevabı, “Sivas’ta yapılan toplantının ardından ilçe milli eğitim müdürlerimizle bir araya geldik. 2019-2020 eğitim-öğretim yılı sonunda LGS kapsamında liselere geçiş yapabilecek öğrenci sayısında 2019’a göre11 bin artış söz konusu. Tüm ilçelerimizde kayıt alanlarını tek tek masaya yatırıyor, planlamaları bugünden yapıyoruz. Her bir kayıt bölgesinde geçiş yapacak öğrenci sayıları, mevcut okullarımızın kapasiteleri, yapımı devam eden okullarımız ve yeni yatırımların tamamını birlikte değerlendiriyoruz. İlçe müdürlerimizden gelecek raporlar doğrultusunda hazırlıklarımızı yapacağız. Kocaeli’de bu sene olduğu gibi 7 Haziran 2020’de yapılacak LGS sonrası öğrenci yerleştirmelerinde de sorun yaşanmayacaktır” oldu.

Rasim Hocanın öğrenci fazlalığında sorun yaşanmaması için ortaokul müdürleriyle ilgili söylediği şu cümleyi de sizlerle paylaşmak istiyorum, “Mesleki eğitimi özendirmek ve öğrencileri Mesleki ve Teknik Anadolu Liselerine yönlendirmek için ortaokul müdürlerini yarışa sokacağız. Mesleki eğitime en fazla öğrenci gönderen okul müdürünü ödüllendireceğim”.

Her zaman olduğu gibi biraz ders çalışınca 8 yıl önce kayıt yaptıran 60 ay öğrencilerinin yoğun olduğu ilçeler arasında İzmit, Derince, Gebze, Dilovası ve Darıca’da öğrenci sayılarının fazla olduğunu öğrendim.

Buradan Rasim Hoca başta olmak üzere ilçe müdürlerinin çalışmaları ve planlamaları sonrası 7 Haziran 2020’de LGS’ye girecek öğrencilerle velilerine rahat olmalarını söyleyebilirim.

Vali Hüseyin Aksoy’un talimatı, Milli Eğitim İl Müdürü Fehmi Rasim Çelik’in öncülüğünde öğrenci sayısı artan ilçelerde alınan önlemleri ve yapılan planlamaları ayrı ayrı yazmak yerine sorunun nasıl çözüldüğünü anlatayım.

İlçelerde biten ama henüz açılışı yapılmayan okullarla 2020-2021 Eğitim Öğretim yılına yetiştirilecek inşaatları dikkate aldığımızda 11 bin fazla öğrencinin yerleştirilmesinde sorun yaşanmayacak gibi görünüyor.

Yeni okulların yanı sıra önceki yıllarda açılan ama tercih edilmediği için yeterli öğrencisi olmayan bazı İmam Hatip Anadolu Liseleri ya Anadolu Lisesine dönüştürülecek ya da bünyelerinde Anadolu Lisesi açılacak.

Anadolu Liseleri sınıf mevcutları bu sene bazı okullarda olduğu gibi 40’a çıkarılacak.

SONUÇ: Milli Eğitim Bakanı Ömer Dinçer döneminde alınan okula başlama yaşı üst limiti 72 ay, alt limiti 60 ay kararı sonrası 1. Sınıfa başlayan öğrenciler 7 Haziran 2020 tarihinde LGS’ye (Liseye Geçiş Sistemi) girecek. Kocaeli’de geçen sene LGS’ye giren öğrenci 27 bin iken bu sene bu sayı 11 bin artışla 38 bin olacak.

*****************

KOÜ’DEKİ  UYGULAMA

YÖK’E REFERANS OLDU

Kocaeli Üniversitesi’nde nitelikli, istihdam odaklı ve kaynakların ekonomik kullanılması amacıyla 5 Meslek Yüksekokulu’nun yeniden yapılandırıldığını 19 Ekim’de yazmıştım.

YÖK tarafından onaylanan yapılandırmaya 2020-2021 Akademik Yıldan itibaren başlanacağı, öğrencilerin ve öğretim elemanlarının mağdur olmayacağı bilgisini paylaşmıştım.

Ahmet Hocanın Meslek Yüksekokullarının yeniden yapılandırılmasının ardından OSB’ler (Organize sanayi Bölgeleri) bünyesinde Meslek Yüksekokulu açma çalışmalara başladığına dikkat çekmiştim.

Meslek Yüksekokullarını “Teknik, Endüstriyel ve Sosyal” alanlarda yeniden yapılandırılmasında bir “ilk”e imza atan Rektör Prof. Dr. Sadettin Hülagü ve Yardımcısı Prof. Dr. Ahmet Küçük’ü kutlamıştım.

Hafta sonu YÖK sayfasında dolaşırken Yükseköğretim Kurulunca ön lisans programlarındaki isim kargaşasına son verecek düzenlemeyle ilgili ciddi bir çalışma başlattıklarını gördüm.

55 üniversiteden 120 akademisyenin yer aldığı 17 komisyonun şeffaf ve katılımcı bir yöntemle çalıştığını ve kendi eğitim alanlarındaki programların yeniden isimlendirilerek tasnif edildiklerini okudum.

YÖK’ün, Kocaeli Üniversitesi’nin bir “ilk”e imza attığı Meslek Yüksekokulları

Yeniden yapılandırılması projesini “referans” alarak üniversiteler, akademisyenler, kamu kurum ve kuruluşları, iş çevreleriyle diğer paydaşların görüş ve önerilerini 25 Kasım 2019 tarihine kadar prsiniflama@yok.gov.tr adresine göndermelerini istemelerine

Sadettin ve Ahmet Hocalar adına sevindim.

Sizin anlayacağınız YÖK, 2009 yılında Uluslararası Standart Eğitim Sınıflaması dikkate alınarak sınıflandırılan önlisans program adlarında meslek yüksekokulları bölüm ve program açma ile eşdeğerliklerin yapılmasında değişiklik yapacak.

Bu yeni çalışma ile önlisans programlarının eğitim sınıflaması ve adlarını “ISCED-F 2013” ve UNESCO Uluslararası Standart Eğitim Sınıflamasını dikkate alarak güncelleyecek.

YÖK’teki çalışmanın amacı, mesleklerin yetki ve sorumluluk alanlarını yeniden belirleyerek “meslek sınıflaması yapmak değil”, yükseköğretim sistemindeki mevcut önlisans ve lisans programlarının UNESCO Uluslararası Standart Eğitim Sınıflamasına uyumlu, yani daha evrensel nitelikli “eğitim alan sınıflamasını” yapmak.

Başka? Yükseköğretim önlisans ve lisans programlarına çalışma kapsamında verilecek dijital kodlarla alanlara göre öğrenci ve öğretim elemanı gibi temel verilerin izlenmesine, bu verilere ilişkin analiz yapılmasına, alan ve mesleklere ilişkin istatistiki sonuçlar çıkarılmasına imkan sunacak büyük veri tabanının oluşmasını sağlanacaktır.

Bu sayede yükseköğretimde beşeri kaynakların etkin planlaması yapılarak söz konusu kaynağın daha etkili ve verimli kullanılması sağlanmış olacaktır.

YÖK’ün bu çalışmasında beni en çok etkileyen bölüm, Kocaeli Meslek Yüksekokulu Müdürlüğü yaptığım 1976-1981 yılları arasında her platformda gündeme getirdiğim ve gazeteci olarak zaman zaman yazdığım, “Türkiye’nin eğitim alanı haritası çıkarılacak olması. Hangi alanda ne kadar insan kaynağı olduğunun ortaya çıkacak ve üst planlamaların veriye dayalı yapılabilecek olması” bölümü oldu.

 

GELECEĞİN MESLEKLERİ

YÖK Başkanı Prof. Dr. Yekta Saraç’ın mesleklerin yetki ve sorumluluk alanlarını yeniden belirlemenin yanında “Geleceğin Meslekleri, Mesleklerin Geleceği” konulu kongre düzenlemesini de önemsiyorum.

Anladığım kadarıyla YÖK’te önümüzdeki günlerde yükseköğretimin planlayıcıları, politikacılar ve iş dünyasını yönetenler ile paralel olarak, 21. yüzyılın yetişecek bireylerini hazırlamak amacıyla yoğun ve entegre çalışmalar Ayrıca YÖK tarafından günümüzde tüm mesleklerde sunulan, “dijital çağ okuryazarlığı, temel, bilimsel ve ekonomik teknoloji okuryazarlığı, dijital medya ve ortamların kullanılması, etkili iletişim, heterojen gruplarla etkileşim, büyük resim içinde davranabilme, esneklik ve uyum” gibi ana beceri ve kavramlar özellikle takip edilecek.

Siyasetin kısır çekişmelerinden uzak, tamamen bilimsel çalışmalarla dünyayla entegre olacak geleceğe yönelik projelere imza atan YÖK Başkanı Prof. Dr. Yekta Saraç’ı keyifle ve takdir ederek izliyorum.

SONUÇ: Kocaeli Üniversitesi yönetimini nitelikli, istihdam odaklı ve kaynakların ekonomik kullanılması amacıyla başlattığı meslek yüksekokullarının yeniden yapılandırılmasına öncülük ederek bir “ilk”e imza atması nedeniyle kutluyorum. YÖK’ün Kocaeli Üniversitesi uygulamasını “referans” alarak lisans ve önlisans programlarının yeniden yapılandırılmasını Türkiye genelinde yaygınlaştırmak için ciddi, şeffaf bir çalışma başlatmasını önemsiyorum.

YÖK Başkanı Yekta Hoca’nın “Geleceğin Meslekleri, Mesleklerin Geleceği” konulu kongre düzenlemesini destekliyorum.

 

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Galip Ataman - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Bizim Yaka Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Bizim Yaka Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.


Anket Kocaelispor’un yeni teknik direktörü Selahattin Dinçel başarılı olur mu ?