Huzurevi inşaatı ruhsatsız ve kontrolsüz

Yaşlılık; bebeklik, çocukluk, ergenlik, yetişkinlik gibi yaşam dönemidir.

Geleneksel aile yapılanmasının dağılmasıyla yaşlılar, “İşe yaramazlık duygusu yaşayan, zihinsel işlevleri gerileyen, çevreye ilgisi azalan, günlük yaşamını sürdürebilmek için başkalarının yardımına ihtiyaç duyan” bireyler olarak görülüyor.

Çocuklukta anneye ve babaya sahip çıkmak bir yarışının yanında, “Benim annem, benim babam” sahiplenmesinin yerini sorunların ve sorumlulukların arttığı 30’lu, 40’lı yaşlardan sonra, “Senin annen, senin baban” oluyor.

Çocuklar tarafından “çekirdek aile” formatı dışına itilince yaşamlarının son günlerini huzur içinde geçirecekleri sıcak bir yuva aramaya başlanıyor.

Anılarını ve duygularını paylaştıkları ortamdan koparılan, sosyal ve psikolojik travmalar geçiren yaşlılar, yaşamlarını itilip kakılmadan, dışlanıp horlanmadan sürdürebilecekleri huzurevlerinin kapısını çalıyor.

Sevgiyi, şefkati, huzuru adı “huzurevi” olan kurumlarda arıyor.

Devletin sağladığı toplu taşıma aracına ücretsiz binerken aşağılanan yaşlılar, huzurevlerinde yaşamak istiyor.

Geleneksel aile yapısı içerisinde saygın bir yere ve otoriteye sahip olan yaşlılarımız huzurevini tercih ederken hazır olmadıklarını biliyorlar ama başka seçenekleri olmadığı için kabul etmiş görünüyorlar.

Peki huzurevlerinde aradıkları huzur, mutluluk, sevgi ve şefkat verilebiliyor mu?

Cevabı; daha çok beslenme, barınma gibi temel ihtiyaçların karşılanmasına yönelik hizmetlerin sunulduğu kurumsal yatılı bakımevi olarak baktığımızda hayır.

1994-2016 yılları arasında her yıl ortalama 80-90 yaşlının kaldığı Kocaeli huzurevinde 300 civarında yaşlının vefat ettiğini dikkate aldığımızda beklenen sevgi, şefkat verilmiyor.

Diğer ülkeler ve özel huzurevleri ile kıyasladığımızda nitelik ve nicelik bakımından sınırlı düzeyde kalıyor.

İNŞAAT YÜKSELİYOR

Ülkemizde yaşlı kabul edilen 65 yaş ve üstünün yüzde 7’sinin (yaklaşık 130 bin) yaşadığı Kocaeli’deki duruma dönelim.

Turgut Mahallesi’nde 9 Aralık 1994 tarihinde açılan,12 Nisan 2016’da boşaltılan, 10 Ekim 2017’de yıkılan huzurevi inşaata bakalım.

Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’na bağlı, ihalesi Kocaeli Valiliği YİKOB (Yatırım İzleme Koordinasyon Başkanlığı) tarafından 29 Ocak 2019’da gerçekleşen huzurevi inşaatını,19 milyon 811 bin lirateklif vererek ihaleyi alan Taşlar Yapı İnşaat yapıyor.

Yıkılan binanın 3 bin metrekarelik alanı üzerine yapılan, başlangıçta 4 kat olarak projelendirilmesine rağmen daha sonra 8 kata çıkartılan huzurevinde birer kişilik 100 oda olacak.

İnşaatın sahibi Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü ve işin takipçisi YİKOB İzmit Belediyesi’nden ruhsat alınamadığı için yer teslimi ardından temeli sessiz sedasız atıldı.

Önceki gün merak edip Turgut Mahallesi’nde devam eden huzurevi inşaatını görmeye gittim.

Deniz manzaralı alanda ulaşım sorunu olan 3 bloktan oluşan 8 katlı huzurevi binasının bir bloğunun 3 katı bitmiş, diğer bloğun zemini beton atmaya hazırlanmış.

Tabelası ve bekçisi bulunmayan, ustaların çalıştığı inşaat sahasına elimi kolumu sallaya sallaya girdim, sahanın tamamını dolaştım, fotoğraf çektim ve çıktım.

Bir Allah’ın kulu, “Kimsin, niye buradasın, niçin fotoğraf çekiyıorsun?” demedi.

Deprem senaryoları yazımının sıklaştığı bugünlerde huzurevi inşaatından yapı ruhsatının olup olmadığını, demir ve beton testlerinin kim tarafından denetlenip kontrol edildiğini öğrenemeden ayrıldım.

Sizin anlayacağınız; huzurevi inşaatının yapı ruhsatı yok, demir ve beton testlerini kimin denetlenidiği ve kontrol ettiği belli değil.

Bu yazının ardından büyük olasılıkla, inşaatın kamuya ait olması nedeniyle bir çok kamu kurumunda olduğu gibi yapı ruhsatına gerek olmadığı cevabı verilecektir.

Ruhsat ile ilgili sorunun İzmit Belediyesi’nden kaynaklandığı söylenecektir.

Kim hangi açıklamayı yaparsa yapsın, ne tür cevap verirse versin belli ki hnuzurevi yapımı proje, ihale, ruhsat dahil tüm teknik işler ilk günden beri iyi yönetilmemiş.

Sorunlar çözülmeden, “Ben kamuyum. Ben yaptım oldu” mantığıyla inşaata devam edilmiş.

İnşaatın ruhsatı olmasa da, beton ve demir testlerinin kimler tarafından denetlenip kontrol edildiği bilinmese de Vali Hüseyin Aksoy’un görev yaptığı bir ilde yanlış olacağını sanmıyorum.

Huzurevinde kalacak şanslı yaşlılar huzurlu olabilir, gönül rahatlığıyla kalabilir.

Keşke sorduğum, merak ettiğim, öğrenemediğim soruların cevabını alabilmiş olsaydım.

TAKAS YAPILMADI

Huzurevi inşaatı ruhsatsız, kontrolsuz, denetimsiz devam ededursun İzmit Belediyesi’nin inşaat alanı içinde kalan 300 metrekarelik arsanın Kocaeli Valiliği’ne devri hala gerçekleşmedi.

Geliniz biraz gerilere gidip inşaat ruhsatı alınamamasının ana nedenlerden biri gösterilen arsa ile ilgili kim ne söyledi, ne karar aldı ona bakalım.

Bir: İlk kez Bizim Yaka Gazetesi’nin manşetten kamuoyuna duyurduğu haberde inşaat alanı içinde kalan 300 metrekare için 300 bin TL istendiği yazılmıştı.

İki: İzmit Belediyesi’nin Kocaeli Valiliği’ne gönderdiği yazıda Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler İl Müdürü’nün beyanı doğrultusunda ruhsat işlemlerinin başlayabilmesi için, “Turgut Mahallesi 308 ada 25 nolu parseldeki ihdas, tevhid, yola terk ve parka terk işlemi belediyemiz encümeninin 29.05.2019 tarih 337 sayılı karan ile uygun görülmüştür. İhdas bedeli olarak belediyemiz encümeni tarafından belirlenen 350.890,00 TL bedelin yatırıldıktan sonra işleminize devam edilecektir” görüşüne yer verildi.

Üç: Vali Hüseyin Aksoy’un, “para olmaz takas yapalım” uyarısı üzerine arsa arayışı başladı.

Dört: Aradan 4 aya yakın zaman geçmesine rağmen Kocaeli Valiliği ile İzmit Belediyesi yetkilileri arsa takası konusunda anlaşamadı.

Beş: Anlaşma sağlanamayınce Huzurevi inşaatını üstlenen firmanın ruhsat dosyası İzmit Belediye ilgili biriminde bekletiliyor.

SONUÇ: Sayın Vali’nin huzurevi inşaatıyla ilgili gelişmelerden bilgi sahibi olduğunu sanmıyorum. 100 yaşlının kalmak için hizmete açılmasını sabırsızlıkla beklediği Huzurevi, Kocaeli Valiliği ve İzmit Belediyesi yöneticilerinin bir araya gelip uzlaşamaması nedeniyle inşaat ruhsatsız, denetimsiz ve kontrolsüz devam ediyor.

*********

 RASİM HOCA'DAN İKİ PROJE DAHA

Kim ne derse desin, kim nasıl yoırumlarsa yorumlasın, kim nereye şikayet ederse etsin İl Milli Eğitim Müdürü Fehmi Rasim Çelik’in farkındalık yaratan projelerini yazacağım.

Hasetlikten, kıskançlıktan çatlasalar da patlasalar da, yazılarımdam rahatsız olup sağa sola saldırsalar da Rasim Hocanın eğitime kazandırdıklarına, öğretmenlere sahip çıkacağım.

Okul öncesinden liseye kadar her kademedeki eğitim kurumunda kalitenin artmasında, başarı çıtasının yükselmesinde Rasim Hocanın, Kocaeli için şans olduğunu  anlatacağım.

Milli Eğitim Bakanı Prof. Dr. Ziya Selçuk’un il müdürleriyle yaptığı toplantılarda Kocaeli’nin eğitimdeki başarısı nedeniyle Rasim Hocayı tebrik ederek örnek gösterdiğini söyleyeceğim.

Düne dönüp yapılanları pehlivan tefrikası gibi anlatmayacağım.

Bugün, son bir haftada hayata geçirilen Vali Hüseyin Aksoy huzurunda imzalanan Türkiye’de “ilk” 2 projeyi anlatacağım.

Birincisi: Kocaeli Üniversitesi, İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa, Eskişehir Osmangazi Üniversitesi ve Kocaeli İl Milli Eğitim Müdürlüğü işbirliğinde “Özgül Öğrenme Güçlüğü Olan Çocuklar İçin Okuma ve Yazma Müdahale Etkinlikleri Değerlendirme” projesi.

Vali Hüseyin Aksoy’un katılımıyla gerçekleştirilen, “Kocaeli Çöpüne Sahip Çıkıyor” projesi. Projeye göre, Kocaeli İl Milli Eğitim Müdürlüğü ile DP World Yarımca, Kocaeli İli Çevre Koruma Vakfı ve Çöpüne Sahip Çık Vakfı iş birliği ile ilköğretim okullarında görev yapan 3. Sınıf öğretmenlerine çevre duyarlılığı konularında eğitim verilecek. Pilot il olarak ilk Kocaeli’nde başlatılacak olan; okula giden ve okuma - yazmayı öğrenemeyen çocuklar için sorunlarını çözecek, okuma yazmayı öğrenmelerini sağlayacak özel bir eğitimi amaçlayan “Özgül Öğrenme Güçlüğü Olan Çocuklar İçin Okuma ve Yazma Müdahale Etkinlikleri Değerlendirme Projesi” Vali Hüseyin Aksoy, İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Hasan Ali Yücel Eğitim Fakültesi Eğitim Bilimleri Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ayşe Esra Aslan, milli eğitim il müdürü Fehmi Rasim Çelik tarafından imzalandı.

Projenin hayata geçirlmesiyle Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan Hanımefendi’nin himayesinde 26 Eylül 2017 tarihinde başlatılan “Sıfır Atık Projesi” kapsamında atıkları kontrol altına almak, gelecek nesillere temiz ve gelişmiş bir Türkiye ile yaşanabilir bir dünya bırakmak amaçlanıyor.

İkincisi: Kocaeli Milli Eğitim İl Müdürlüğü ile Kocaeli Üniversitesi Eğitim Fakültesi arasında imzalanan “Uygulama Okulları” projesi.

Alanında ilk olan “Uygulama Okulu” projesi Milli Eğitim Müdürü Fehmi Rasim Çelik, KOÜ Eğitim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Elif Çelebi Öncü, İzmit İlçe Milli Eğitim Müdürü Ömer Akmanşen arasında imzalandı.

“Uygulama Okulu” projesi, kapıları önünde öğrenci servis araçlarının kuyruk oluşturmadığı şehir merkezinde kalabalık sınıfların bulunduğu okulların aksine dezavantajlı okullar olarak bilinen ekonomik, spsyal, kültürel durumları iyi olmayan ailelerin yaşadığı bölgelerde sınıf mevcutları az okulları kapsıyor. İzmit’te ilkokullarda Muammer Aksoy İlkokulu, ortaokullarda Mehmet Akif Ortaokulu “Uygulama Okulu” seçildi.

Uygulama Okulları’nda, Eğitim Fakültesi tarafından belirlenen temsilciler ile okul yönetimlerince yapılan ortak çalışmayla ders içi ve ders dışı etkinlikler, ders materyali geliştirme, örnek ders uygulamaları, öğretmen eğitimleri, veli eğitimleri gibi faaliyetler planlanıp hayata geçirilecek.

************

KAYMAKAM EMİROĞLU’NUN BİTMEYEN ‘KOCAELİ SEVGİSİ’

Kaymakam Ersin Emiroğlu, İzmit’te uzun yıllar görev yaptıktan sonra 29 Ağustos’ta duygusal bir törenle Silifke’ye uğurlanmıştı.

İzmit’te görev yaptığı süre içinde herkes tarafından sevilen, herkese dokunan Kaymakam Emiroğlu’nun “Kocaeli Sevgisi” Silifke’de de devam ediyor.

Geçtiğimiz günlerde Kaymakam Emroğlu’nun Adana Seyhan Nehri civarında bulunan ve ölmek üzere olan sokak köpeği ile yanında getirilen bir kediyi sahiplendiği haberini televizyonda izlerken makamındaki “ Kocaelispor Atkısı” dikkatimi çekti.

İzmit’te başarılı bir mülki amirliğin yanı sıra hayvan dostu olarak da tanınan Ersin Beyi aradım. “Kocaelispor sevgisini” Silifke’de de devam ettirdiği için tebrik ettim.

Makamında “Kocaelispor Atkısı” olan ve ‘Risus’ adı verilen 3 aylık kedi ile çektirdiği o fotoğrafı siz okurlarla paylaşmak istedim.

 

 

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Galip Ataman - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Bizim Yaka Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Bizim Yaka Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.


Anket Kocaelispor’un yeni teknik direktörü Selahattin Dinçel başarılı olur mu ?